YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

Türkçe İbadet

July 17 2001 at 1:39 AM
tip  (no login)
from IP address 141.84.69.18

DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU KARARI
(Türkçe İbadet)

KARAR TARİHİ : 04.12.1997

Son günlerde Türkçe ibadet ve özellikle Kur’an-ı Kerim’in namazda Türkçe tercemesinin okunmasına dair tartışmaların yoğunluk kazanması üzerine konu Kurulumuzda görüşüldü. Yapılan inceleme ve müzakere sonunda:

Bütün ilahi kitaplar, onları insanlığa tebliğ ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmişlerdir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.) Arabistan’da Araplar arasında yetiştiği ve Arapça konuştuğu için, O’nun tebliğ ettiği Kur’an-ı Kerim de Arapça olarak indirilmiştir.

Ancak Yüce Rabbımızın bütün insanlığa son kitabı ve ebedi hitabı olan Kur’an-ı Kerim, sadece Araplar ve Arapça’yı bilenler için değil, bütün insanları sapıklıklardan korumak, onlara Hakkı ve hakikati öğretmek, hidayet ve gerçek saadet yolunu göstermek için indirilmiştir. Bunun gerçekleşebilmesi için de, Kur’an-ı Kerim’in bildirdiği ilahi gerçek ve öğütlerin herkese, bütün insanlığa tebliğ edilmesi, herkes tarafından öğrenilmesi, anlaşılması, üzerinde düşünülmesi, kavranması ve kalplere yerleşmesi gerekir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de:

“Bu Kur’an, bütün insanlara bir açıklama, sakınanlara yol gösterme ve bir öğüttür.” (Al-i İmran, 3/138)

“Ey Peygamber, Rabbından sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O’nun elçiliğini yapmamış olursun...” (Maide 5/67)

“Kendilerine, indirileni insanlara açıklayasın diye sana Kur’an’ı indirdik.” (Nahl, 16/44)

“Bu Kur’an, ayetlerini iyiden iyiye düşünsünler, tam akıl sahipleri ibret alsınlar diye sana indirdiğimiz feyz kaynağı bir kitaptır.” (Sad, 38/29)buyurulmuştur.

İfade edildiği üzere Kur’an-ı Kerim Arapçadır. Cenab-ı Hakk’ın yüce kelamı kutsal kitabımızın dilinin her müslüman tarafından bilinmesi ve anlaşılması, arzu edilen bir durum ise de, âdeten mümkün değildir. O halde Kur’an-ı Kerim’in Arapça bilmeyenlere tebliğ edilebilmesi ve onların da bu Yüce Kitapta bildirilen ilahî gerçek ve öğütleri anlayıp üzerinde düşünebilmeleri ve O’nun hidayetinden yararlanabilmeleri için, başka dillere tercüme edilmesine, kısa ve uzun açıklamalarının yapılmasına kesin ihtiyaç hatta zaruret vardır. Nitekim, İslamın ilk dönemlerinden itibaren buna ihtiyaç duyulmuştur. Ashabın ileri gelenlerinden Selman-ı Farisî’nin İranlı hemşehrilerinin isteği üzerine Fatiha Sûresini Farsçaya çevirip onlara gönderdiği bazı kaynaklarda (bk. Serahsi, el-Mebsut, I, 37, Beyrut, 1398/1978) yer almıştır. Günümüzde Kur’an-ı Kerim, dünyadaki belli başlı hemen bütün dillere çevrilmiş durumdadır. Dilimizde de yüzün üzerinde meal, terceme ve tefsiri bulunmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’in namazda Türkçe tercemesinin okunmasına gelince:

Kur’an-ı Kerim’de “Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun” (Müzzemmil, 73/20) buyrulduğu gibi, Hz. Peygamber (s.a) de bütün namazlarda Kur’an-ı Kerim okumuş ve namaz kılmayı iyi bilmeyen bir sahabiye namaz kılmayı tarif ederken “... sonra Kur’an’dan hafızanda bulunanlardan kolayına geleni oku.” (Müslim, Salat, 45) buyurmuştur. Bu itibarla namazda kıraat yani Kur’an okumak, Kitap, Sünnet ve İcma ile sabit bir farzdır.

Bilindiği üzere Kur’an, Cenab-ı Hakk’ın Hz.Muhammed (s.a,)’e Cebrail aracılığı ile indirdiği manaya delalet eden elfazın (nazm-ı münzel’in) ismidir. Sadece mana olarak değil, Resülüllah (s.a.)’in kalbine elfazı ile indirilmiştir. Bu itibarla bu elfazdan anlaşılan ve başka lafızlarla (sözlerle) ifade edilen mana Kur’an değildir. Çünkü indirildiği elfazın dışında, hatta Arapça bile olsa, başka sözlerle ifade edilen mana Cenab-ı Hakk’ın kelamı değil, mütercimin ondan anladığı yorumdur. Oysa Kur’an kavramının içeriğinde, sadece mana değil, bir rüknü olarak onun elfazı da vardır. Nitekim:

“Şüphesiz O, alemlerin Rabbı tarafından indirilmiştir. Onu Ruhu’l-emin (Cebrail), uyarıcılardan olasın diye, senin kalbine apaçık Arap diliyle indirdi.” (Şuara 26/192-195)

“Böylece biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik.” (Ta-Ha 20/113)

“Korunsunlar diye dosdoğru Arapça bir Kur’an indirdik.” (Zümer, 39/28)

“Bu bilen bir toplum için, ayetleri Arapça bir Kur’an olmak üzere ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır.” (Fussilet, 41/3)

gibi tam on ayrı yerde (Yusuf, 12/2; Ra’d, 13/37; Nahl, 16/103; Şura, 42/7; Zuhruf, 43/3; Ahkaf, 46/12) nazm-ı münzel’in Arapça olduğunu ifade eden ayetlerden, sadece mananın değil, elfazının da Kur’an kavramının içeriğine dahil olduğu açık ve kesin bir şekilde anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, tercemesine Kur’an denilemeyeceği ve tercemesinin Kur’an hükmünde olmadığı konusunda İslam bilginleri görüş birliği içindedir.

Bilindiği üzere terceme, bir sözün anlamını başka bir dilde dengi bir sözle aynen ifade etmek demektir. Oysa her dilin, başka dillerde bulunmayan (kendine ait) ifade, üslup ve anlatım özellikleri vardır. Bu yüzden, edebî ve hissî yönü bulunmayan bazı kuru ifadeler dışında, hiçbir terceme aslının yerini tutamaz ve hiçbir terceme de her bakımdan aslına tam bir uygunluk sağlanamaz. O halde, Kur’an-ı Kerim gibi, ilahî belağat ve i’cazı haiz bir kitabın aslı ile tercemesi arasındaki fark, yaratan ile yaratılan arasındaki fark kadar büyüktür. Çünkü biri Yaratan Yüce Allah’ın kelamı; diğeri ise yaratılan kulun aciz beyanı. Hiç böylesi bir tercemenin, Allah kelamının yerine konulması ve aynı hükümde tutulması mümkün olur mu?

Kaldı ki, İslam dini evrensel bir dindir. Değişik dilleri konuşan bütün müslümanların ibadette ortak bir dili kullanmaları onun evrensel oluşunun bir gereğidir.

Herkesin konuştuğu dil ile ibadet yapmaya kalkışması, Peygamberimizin öğrettiği ve bugüne kadar uygulana gelen şekle ters düşeceği gibi içinden çıkılmaz bir takım tartışmalara da yol açacağı muhakkaktır. Konuya ülkemiz açısından baktığımızda ise böyle bir uygulamanın dışarıda Türkiye aleyhinde, içerde ise Devlet aleyhinde bir malzeme olarak kullanılacağı, vatandaşların birlik ve beraberliğini zedeleyeceği, sonuç olarak bir takım huzursuzluklara sebebiyet vereceği dikkatten uzak tutulmamalıdır.

Diğer taraftan, yüzleri aşan terceme ve meal arasından din ve vicdan hürriyetini zedelemeden, üzerinde birlik sağlanacak birisinin namazda okunmak üzere seçilmesi ve buna herkesin benimsemesi mümkün görülmemektedir.

Türkçe namaz ile Türkçe dua birbirine karıştırılmamalıdır. Çünkü dua kulun Allah’tan istekte bulunmasıdır. Bunun ise herkesin konuştuğu dil ile yapılmasından daha tabii bir şey olamaz ve zaten genelde de ülkemizde Türkçe dua yapılmaktadır.

Diğer taraftan, Kur’an-ı Kerim’in en önemli özelliklerinden biri de i’cazdır. Bir benzerinin ortaya konulması konusunda, Kur’an bütün insanlığa meydan okumuştur. Bu i’cazın sadece anlamda olduğu söylenemez. Aksine, “onun Allah katından indirildiğinde şüpheniz varsa, haydi bir benzerini ortaya koyun” anlamındaki tehaddi (meydan okuma) ayetlerinden (Bakara 2/23-24; Yunus, 10/37-38; Hud, 11/13; İsra, 17/88; Tur, 52/33-34) bu özelliğin daha çok lafızla ilgili olduğu anlaşılmaktadır.

Ayrıca bir benzerini ortaya koymak için, insanlar ve cinler bir araya toplanıp birbirlerine destek olsalar bile bunu başaramayacaklarını ifade eden ayet-i kerime (İsra, 17/88) den de, Kur’an’ın bir benzerinin yapılamayacağı ve bu itibarla tercemesinin Kelamullah sayılamayacağı, o hükümde tutulamayacağı ve dolayısıyle namazda tercemesinin okunamayacağı açıkça anlaşılmaktadır. Nitekim, 1926 yılında İstanbul Göztepe Camii İmam-Hatibi Cemal Efendi’nin Cuma namazında Kur’an-ı Kerim’in Türkçe tercemesini okumasıyla ilgili olarak İstanbul Müftülüğü(nün 20 Mart 1926 tarih ve 92-93 sayılı yazısı üzerine, altında Atatürk tarafından göreve getirilen ilk Diyanet İşleri Reisi Rifat Börekçi’nin imzası bulunan 9 Ramazan 1324/23 Mart 1926 tarih ve 743 numaralı Müşavere Hey’eti kararında:

“Namazda kıraet-i Kur’an bi’l-icma farz ve Kur’an’ın hangi bir lügat ile tercemesine Kur’an itlakı kezalik bi’l-icma gayr-ı caiz ve namazda kıraet-i Kur’an mahallinde terceme-i Kur’an’ın adem-i cevazı da bi’l-umum mezahib fukahasının icmaı ile sabit olduğundan, hilafına mücaseret, namazı vaz’-ı şer’isinden tağyir ve emr-i dini istihfaf ve mel’abe şekline vaz’ı mutazammın olduğu gibi, beyne’l-müslimin iftirak ve ihtilafa ve memlekette fitne hûdusuna bâis olacağından, fiil-i mezbure mecasereti sabit olan merkum Cemal Efendinin uhdesindeki vezaif-i ilmiye ve diniyenin ref’i, emr-i zaruri halini almış olmakla ol vechile tebligat icrası...” denilmiştir.

Şüphesiz bir müslümanın en azından namazda okuduğu Kur’an-ı Kerim metinlerinin anlamlarını bilmesi ve namazda bunları anlayarak ve duyarak okuması son derece önemlidir ve bu zor da değildir. Ancak manasını anlamak, onun hidayetinden faydalanmak ve Yüce Rabbimizin emir, yasak ve öğütlerinin neler olduğunu öğrenmek için Kur’an-ı Kerim’i terceme etmenin ve bu maksatla meal, terceme ve tefsirlerini okumanın hükmü başka; bu tercemeleri Kur’an yerine koymanın ve Kur’an hükmünde tutmanın hükmü yine başkadır.

Namazda ve ibadet olarak Kur’an-ı Kerim asli lafızları ile okunur. Yüce Rabbımızın bize olan öğüt, buyruk ve yasaklarını öğrenmek, onun irşadından yararlanmak maksadıyla ise, terceme, meal ve açıklamaları okunur. Bu maksatla Kur’an-ı Kerim’in terceme, meal ve açıklamalarını okumak ta çok sevaptır ve genel anlamı ile ibadettir.

 
 Respond to this message   
AuthorReply
Ergenekon 1
(no login)
194.29.61.158

Niye Arapca

July 23 2001, 2:56 AM 



Sevgili tip,bu masal1 biz cok dinledik.

Fazla zaman1m1z yok masallara.

Ibadeti Öz dille yap1l1rsa deyerlidir.Yoksa ha yapm1s1n ,hada yapmam1s1n.

Ibadetin dili anadildir.


Ayet:Biz kur,an1 Arapca indirdik,eyer Arapca indirmeseydik,KUREYS liler bu kitaba inanmayacaklar



Demekki,kur,an1n Arapca inmesindeki gerekce.Araplar1n baska dille gelecek kur,ana inanmayacaklar1n1 bildigi icin Allah Arapca göndermis.


Zaten Tanrinin gayesi,Feläket bir ahlaks1z hayat yasayan Araplar1 ilk önce terbiye etmek, ondan sonra diyer milletlere nasihatleri ulast1rmak.


Ilk gaye Arab1 terbiye geneli deyil.

ikinci gaye genel

Bol kepce sevgi

Er gene kon 1

 
 Respond to this message   

(no login)
63.11.147.111

Turkce ibadet

July 23 2001, 3:51 AM 

Dunyada Arapca bilmeyen bircok ulus var ve Allah her ulusa kendi dilleriyle konusan elciler gonderdigini bildiriyor... Ornegin gecmis uluslara gonderilen Suayb, Hud, Nuh, Ibrahim, Davut, Musa gibi nice elciler Arapca konusmuyorlardi buyuk olasilikla! Sokrates ve Epiktetus gibi, isimleri Kuran'da gecmeyen ama Allah elcisi olduklari anlasilan bircok lider ve onlarin mesajina muhatap uluslar var.

Kuran, gecmis elcilerin ve muminlerin namaz kildiklarini bildiriyor. Boyle olunca Ibranice konusan elciler Ibranice namaz kiliyorlardi demek.

Kuran, seytana uyup sarhos olan bir muslumanin ikinci bir hata isleyerek o haliyle namaza durmamasini emrediyor. Sebep? Kuran'in ileri surdugu sebep su: "sarhos kisi namazda ne soyledigini bilmiyor." Demek ki namazda onemli olan, papagan gibi bir dua metnini, ne kadar kutsal olursa olsun, tekrarlamak degil; anlamini bilerek Allah'la konusmaktir. Namaz, belli vakitlerde birkac kosulu yerine getirdikten sonra Allah ile konusmaktan ibarettir. Allah'i anmak ve sorunlarimiz icin ondan yardim istemektir. Sorunlarimiz her gun ayni degil ki. Ayni duayi ustelik yabanci bir dilde tekrarlamak namazin anlamiyla terslesen sekilcilikten ibaret olmaz mi?

Sizin teolojik sebeplerinize katilmasam da pratik konularda ileri surdugunuz endiselerinize katiliyorum. Muslumanlarin evrensel birligi, cevirinin belirlenmesi konulari gibi...

Toplu kilinmasi gereken tek namazin Cuma namazi oldugunu hesaba katarsak en azindan tek basina kilinan namazlarinda muslumanlarin kendi dilleriyle dua etmelerinde hicbir hata olmaz, inancindayim.

Boylece, en azindan putperest ifadeler iceren Ettahiyyatu duasini okumaz muslumanlar. Ayrica, hemen her Turkiyelinin yanlis telaffuz ettigi ve farkinda olmadan yanlis anlamlar yukledigi bircok Arapca kelime ve cumle bu edebi rezaletin kurbani olmaktan kurtulur.

Tek basina kilinan namazlar anlamli olunca, o zaman toplu namazlarin daha anlamli olmasi icin cozum aranir ve inaniyorum ki bulunur! Herseyden once profesyonel namazcilarin isine son verilerek ise baslanmali. Fransiz filozofu Boerdiou'nun cok guzel bir kitabi var: Sybolic Power. Bu kitabin bir yerinde, Hristiyan dinadamlarinin, halkin anlamadigi Latince veya Ibranice dualari kullanmakta nicin inat ettikleri uzerinde duruyor ve cok guzel aciklamalar getiriyor. Bu kitabi sana tavsiye ederim. Inglizce biliyorsan, bu konuda yazmis oldugum Inglizce bir makaleyi http://www.yuksel.org sitesinin Phlisophy bolumunde bulabilirsin.

Selam ve sevgilerimle,
Edip

 
 Respond to this message   
HACI
(Login omerusta)
66.31.118.77

ZORLA GUZELLIK OLMAZ...

July 23 2001, 4:13 AM 

Bence musluman halkin Arapca Kur'ani, namazi ve ezani yeglemesinin en buyuk nedeni, Cumhuriyet kurulduktan bir sure sonra, dil devrimi ile birlikte, buyuk bir hevesle ezanin "zorla" Turkce okunmasidir. Bu zorlama olmasaydi, halkta Turkce Kur'an ve namaza karsi bu kadar buyuk bir tepki uyanmazdi. Simdi bu engeli yikmak cok guc gibi duruyor.. Turkce ezan musluman halka empoze edilmistir ve halk bunu asla affetmemistir. Bence her turlu zorlamadan kacinmak ve bazi sosyal surecleri kendi haline birakmak gerekiyor.
Zorla guzellik olmuyor.. Bunu simdi daha iyi anlayabiliyoruz. Herseyin temelinde ozgurluk oldugunu gec de olsa idrak etmeye basladigimizi umudediyorum.


 
 Respond to this message   
Ergenekon 1
(no login)
194.29.61.94

Bu yolun yolcular1,hadi görev bas1na.

July 23 2001, 2:00 PM 




Sevgili haci,hakl1s1n.Zorla güzellik olmaz.Türkce ezan icin zorlama cok yanl1st1.Asl1nda bunu ,halk1 ayd1nlatarak yapmak en dogrusu.Bu günkü gidis dogruyad1r.

Yak1n bir zamanda bunun gercekleseceyine inanmaktay1m.

Türkce ezan okuyup Türkce ibadet edilen camilerin ac1lmas1 cok uzak deyildir.Bekliyelim,belki yar1n,belki yar1ndanda yak1nd1r.


Ana dille ibadet yap1lan ibadet evlerinin ac1lmas1n1 sab1rs1zl1kla bekliyoruz.


Bu ÜLKÜNÜN ÜLKÜCÜLERI nerdesiniz?Alevisi ve sunnisiyle.

Bol kepce merhaba

Er gene kon 1

 
 Respond to this message   
Current Topic - Türkçe İbadet
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss