abdullahyalnız (no login) from IP address 212.29.64.151
Müslümanların en önemli problemlerinden biridir bu sorun.
O (peygamber) heva ve hevesinden konuşmaz ayeti öncülüğünde ister istemez akla bu soru geliyo.
Bilindiği gibi resul kuran dışında bir çok söz söylemiştir.Bu sözleri genel olarak tarih boyunca kuranın emriyle müslümanlar kaale almak zounda kalmışlar ve bir çok amellerini bu doğrultuda uygulamışlardır.
4/65 Hayır, Rabbine andolsun, anlaşmazlıklarında seni aralarında hakem kılmadıkça ve verdiğin kararı, kalplerinde bir burukluk duymadan kabul etmedikçe ve tam teslim olmadıkça inanmış olmazlar.
4/115 Erdirici kılavuzluk kendisine ayan-beyan geldikten sonra, resulden kopup müminlerin yolunun dışını izleyeni biz, yöneldiğiyle kaynaştırır, sonra da cehenneme sallarız. Ne kötü bir dönüş yeridir o!
Hz Muhammed kurandan ayrı olan ve helellik haramlık bildiren sözleri Allaha kurana aykırı olması için özellikle kendi aklından mı uydurmuştur yoksa böyle hassas bie misyona sahip peygamber ayrt dışındaki sözlerinide mi Allah tan alıyordu?
allah rasulü muhakkak ki hevasından konuşmaz
eger konuşsaydı uyarılırdı
ama aynı zamanda bir çok helal ve haram belirtmiştir
peki bunlar kendindenmidir asla
bunlarda aldıgı vahiylerden çıkmıştır
yani gelen kuran ayetlerinin
hayata pratize edilmesi için tatbik edilen yolda vahiydir.
ki biz buna sünnet diyoruz
biz sünnete hz muhammetin fiilleri oldugundan itibar etmiyoruz
bunların vahi oldugu için
yani allahtan oldugu için itibar ediyoruz
sayfan için allah razı olsun
Eger Allah Hz Muhammed e boyle bir gorev yuklemisse,
Ve bilmedigin seyler hakkinda konusma demisse,
Peygamber efendimizin(onemli konularda)bilhassa dini hususlarda kafasindan uydurdugunu soylemek , hem Allaha hem de Resuluna hakarettir.
Nitekim Hz. Muhammed bilmedigi konularda "gelin yarin cevabini vereyim" gibi sozlerle sorulari gecirmistir ta ki Allahtan bir isaret alana kadar.
Hz muhammed in daha Peygamber olmadan bile hic yalan soylemedigi,tarihi bir gercektir.
Bu konuda fikir yuruten muslumanlarin,eger Allahtan korkuyorlarsa,burada fikir yurutmeden Hz. Muhammed in hayatini okumalarini tavsiye ederim.
Ilkonce hakkinda konustuklari zati tanisinlar,okusunlar
sonra fikir yurutsunler.
Bir insanin tanimadigi bir kisi hakkinda konusmasi "GIYBET" tir.Bu zavallilar burada hava atacagim derken ne kadar gunaha girdiklerinin farkinda bile degiller.
Bence bu sorunun yaniti cok basit.. Bu konuda hic bir kuskum yok sahsen..
Vahy temel olarak, peygamberlere gelen ilhamdir. Yalniz bir kitabin kapsaminda kalacak diye bir kural yoktur. Normalde ilham konusurken de gelebilir, dusunurken de, kendiliginden de.. Kur'anin ilhami kendiliginden gelmistir. Hz. Muhammed'e kendiliginden gelen ilhamlarin, yani bir peygambere geldikleri icin, vahiylerin tumu, Kur'anda toplanmistir. Onlar baska yerde mevcut degildir. Ama, her insana konusurken ve dusunurken gelen ilhamlar, Hz. Muhammede'e de gelebilir. Onlar yine de vahy olarak kabul edilmelidir. Ama ne kadarini Hz. Muhammed vahy olarak algilamistir. Onlari kendisinin bile bilmesine olanak yoktur....
Ben boyle dusunuyorum. Inanmiyorsaniz, sizin sorununuz...
ULEN HIYAR!... SEN HANGI BILGINLE KALKIP O SEVGLI PEYGAMBERE DIL UZATIRSIN?...KEFERE!...INANMAK ZORUNDA DEGILSIN!...SENIN BOYNUNA IP MI ATAN VAR!...1421 SENEDIR TEK BIR DEGISIKLIGE UGRAMAMIS ALLAH (C.C) KELAMININ GELISI BELLIDIR!...KEFERE OLAMAYN O KUS BEYNINEL ALAYMI ETMEYE KALKARSIN ESEKOGLU ESEK!...
EGER ALAY EDECEKSEN BABANA GIT!..ANA GIT !... ONLARA SOZ EDEMZSEN AYNAIN KARSINA GIT DOMAL KICINLA ALAY ET!... SEREFSIZ OROSPU COCUGU!...SANA SORANMI OLDU?...PEZAVK OGLU PEZEVENK!... AGZINDAN CIKANI KUS BEYNINDE SUZ ONADAN SONRA YAZ SEREFSIZ ADI PUST!...
HADII BAKIMMM ANCA TEPRSIN ADI KOPEKKK
hadis rivayetlerini toplayıp bir araya getirirken çok sistemli çalışıldı
sahabenin hepsine münafık dersen
KURAN BİZE NERELERDEN GELDİ?
çelişkiler var
birincisi peygamberin otoriter olduğunu kabul etmiyorsun
diğer yandan sahabe münafıktır diyorsun
peygamberin otoriter olduğunu ve vahiyden başkasına uymadığını ıspat ettik
bunu biz değil allah ıspatlıyor çünki biz rasulullahı tanımadık
bunu dahi anlamamazlıktan geliyorsun
ve münafık iftirasını atıyorsun
konuyu sistemli irdelemek için önce peygamberin sözlerinin bizim için hangi konumda olduğununun iyice anlaşılması gerek
biz anlattık ama göz önündeki ayetlere bir iman edemedin
eğer etseydin
daha sonra hadislerin yazılışı rivayet edilişi imam buhari imam müslim ve onların çalışmaları üzerinde dururduk
hz muhammede kuran dışı vahiy gelmişmidir sorusuna gelince
"allah bir insana ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vayh eder o yücedir hakimdir"
burda allah bir beşere hükümleri gönderişini üç şekilde olduğunu anlatıyor birincisi doğrudan vahiy (ilham) ikincisi perde arkasından konuşarak üçüncüsü melekler vasıtasıyla vayih kuranı kerimdeki toplanan vayihler bu üçüncü kısma girer çünki
"(ey rasulum ) deki kendinden evveklkileri tastik eden müminlere hidayet ve beşaret getiren kuranı allahın emriyle kalbine koyan cebrail olduğunu düşman olan kimselere bildir alaha allahın meleklerine allahın rasullerine cebraile ve mikaile düşman olan kim olursa olsun allah bu gibi kafirlerin düşmanıdır"
2/97 98
"muhakkaki o(kuran ) alemlerin rabbinin indirmesidir onu ruhul emin (cebrail) indirdisenin kalbineki uyarıcılardan olman için" 26/192194
kuran cebrail vasıtasıyla gelen vahiyden oluşmaktadır
şura suresindeki talimatların gönderildiği diğer iki yol bunlara ilavedir kuranda bize rasuıllaha talimatlar vildiğini anlatmaktadır
1bakara suresindeki 143 144 ayetlerinden anlaşıldığına göre mescidi haramkıble yapılmasından önce peygamber ve müslümanlar başka bir kıbleye yöneliyorlardı daha sonra kuran dönülen kıble bizim tayin ettiğimiz kıbledir der ama kıbleye yönel emri kuranda geçmez eğer hz muhammede kurandan ayrı ilaveten bir vayih gelmediyse peygamber bu emri kimden aldı
2hz muhammet medinedeyken mekke ile ilgili bir ruya görür müşriklerin onları durduracağını ertesi yıl görevlerini yapacaklarını ve gelecekteki fethin yolunun bu şekilde açılacağını b arışın olacağını allah rüya işle peygambere gösterir
kurandada bu rüyayı tastik etmiştir
"andolsun allah rasulun gördüğü rüyanın hak olduğunu doğruladıallah dilerse mutlaka siz mescidi harama güven içerisinde saçlarınızı traş ettirmiş kısaltmış olarak korkusuzca gireceksiniz fakat allah sizin bilmediğinizi bildi böylecede bundan önce size yakın bir fetih kıldı" 48/27
3allah rasulu eşlerinden birine bir sır verir oda bunu diğerlerine açar hz peygamber bunun üzerine sorduğunda eşi "bu benim diğerlerine söylediğimi nerden öğrendin diye sorar peygamberde bana alim ve habir olan allah haber verdi der
"o zaman peygamber hanımlarından birine gizli bir şey söylemişti fakat o bunu haber verip allahta bu (yaptığını) ona açıklayınca peygamberde bir kısmını açıklamış bir kısmını(söylemekten) vaz geçmişti işte bunu kendisine haber verince o "bunu sana kim haber verdi" dedi oda "bana alim (herşeyi bilen)ve habir her şeyden haberdar olan ) allah haber verdi buyurdu"65/3
4 zeyd olayını hepimiz biliyoruz
"artık zeyd ondan ilişkisini kesince biz onu seninle evlendirmiş olduk ..."33/37
bu ayet geçmiş bir olayı anlatmakta peki nikah kıy emri kuranın neresinde geçmektedir
5 allah rasulu beni nadirde civardaki bahçelerden pek çok ağaç keser (saldırıda yol açılsın diye) m uhalifler büyük bir fesat çıkarırlar meyveli ağaçların katli oldu diye ortalığı yaygaraya verirler
bunun üzerine allah
"her hangi bir hurma ağacından kestiniz veye onu (kesmeyip) kökleri üzerine bıraktıysanız (hep) allahın izniyledir"59/5
bu izin kuranın hangi ayetndedir?
6 bedir harbi bitiminde ganimet mallarının taksimi meselesi ortaya çıkınca enfal suresi nazil olur ve savaş üzerine değerlemndirme yapılır
" allah size iki taifeden birinin muhakkak sizin olacağını vaad ettiği zaman silahlı olmayanın kendinizin olmasını istiyordunuz allahta sözleriyle haakı açığqa vurmak ve kafirlerin belini kıramk istiyordu"8/7
bu üstünlük vadi hangi ayette vardır nerdedir?
7 " hani siz (bedirde) rabbinizden yardım istiyordunuz da oda "muhakkakki ben size birbiri ardınca gelen bin melekle yardımcıyım" diye duanızı kabul buyurmuştu" 8/9
müslümanların feryadına bu cevabın kuranın hangi ayetinde olduğunu gösterecek varmı?
Sevgili Brek söylenmesi gereken herşeyi söylemştir.Apaçık delilleri gösterdikten sonra artık bize bu delillere iman etmek kalır.
Üç beş tane çulsuz oryantalist ve munafığın hadislere kattığı uydurma sözler yüzünden resulu bir kenara atmak yerine Allahın elçisine bildirilen kuran dışı vahiyleri kaale almanın farz olduğunu kabul etmekten başka hiç bir alternatifimiz yoktur.
Selametle...
bunlar üzerinde konuşulmadıkça ve bu deliller açıkça kabul edilmedikçe ben artık bu konuda konuşmamayı düşünüyorum
tabii susmam söz konusu değil ama...
bu konuda aydınlatmak istediğimiz arkadaşların samimiyetindende kesinlikle kuşku duyuyorum
bu sayfada yazı yazmaktan
imtina edip
başka başka başlıklar açarak bizler için "müşrikler"
iddialarına devam ediyorlar
bu ve bunun gibi kaç sayfa okunmadan yada üzerinde durulmadan terk edildi
yapacak bir şey yok
tüm mesele kalbde biter
bizim kimsenin kalbiyle doğrudan işimiz yok
kalbleri allah açar yada (gerçeğe karşı) kapar
arkadaş son sözünü bir başlık açmış söylemiş
ne diyelim
Edip yüksel`ciler peygamberimizi siradan bir beser konumuna düsürebilmek icin istisnasiz bütün hadis rivayetlerini inkar ediyorlar. Tipki O´nu insan olan yanindan siyirarak, neredeyse Allah konumuna yükseltebilmek icin hadisleri Kur-an`in önüne koymaya yeltenen gafiller gibi.
Yalan hadis rivayetleri Kur-an`la karsilastirildiklarinda kendilerini ele verirler zaten. Ayrica Allah resulunun uslubu cok belirgindir. O`nun tarzini kavrayabilmek icin hayatini iyi tanimak ve hadisleri iyi incelemek yeterli. Yinede biz, hadislere göre iman ve itikadimizi belirlemek zorunda degiliz. Bizim icin yegane kistas Kur-an olmalidir. sevgili Bedirhan bana cok ilginc bir soru sormustu. Aynen söyle;
"Dilemma yoksa sende mi hadisleri inkar ediyorsun?"
Bu sorunun uslubunda cok ince bir dokundurma var. Sanki ben "evet hadisleri inkar ediyorum" dersem iman elden gidecekmis gibi tuhaf bir tedirginlik hissettim. Dogru degil. Kaynagi cok kuvvetli olsa da hicbir hadisi inkar etmek, "Hadisler tutarsizdir. Güvenli bir referans niteligini tasimazlar"" demek insani dinden cikarmaz.
"Benden bir söz isittiginizde kalbiniz onu tasdiklerse, bilinki ben o söze, sizin ona oldugunuzdan cok daha yakinimdir. Eger kalbiniz sogur ve bugz ederseniz, bilin ki ben o söze, sizin ona oldugunuzdan cok daha uzagimdir"
Sözü de bir hadis rivayetidir.
Ancak su da bilinsin.. Edip yüksel`ciler salt peygamberi sokaktaki adam konumuna indirgemek icin hadisleri sümen alti etmiyorlar. Onlar icin son peygamber Hz. Muhammed degil, Resad Halife`dir. Yani onlarin müslümanliklari tartisilir durumdadir. Kisaca, bize "sizin dininiz size, bizim dinimiz bize" derken cok haklilar...
19 org forumunda bir katilimcinin,
"Reshad'ın elçiliği, zaman zaman değişik boyutları ile gündeme geldi. ZQR'nin "Bir anlamda hepimiz elçiyiz" ifadesinin kapsamının ötesinde; Reshad'ın "Kendisinin, Allah tarafından Elçi olarak görevlendirildiği" ne dair; ifadesi, iddiası yada davranışı var mıdır? "
sorusuna Edip Yüksel`in verdigi cevap;
"Rehad 1986 veya 1987 yilinda 3:81 ayetiyle haber verilen elci oldugunu ileri surdu. Bu iddiayi ilk isittigimde onun bir elci oldugunu "neredeyse biliyordum." O gun tereddutsuz kabul etmistim elciligini! "
Edip yüksel, verdigi cevapla irkilen ve panikleyen bir müridini teskin ediyor;
"Bence, Resad'in elciligini, hele o oldukten sonra kabul etsen veya etmesen o kadar onemli degil; ancak bu konuyu ciddiye alip karar icin acele etmekte tereddut etmen senin samimiyetinin bir belgesi...
Ben tereddut etmedim, zira onun calismalarini o iddiasindan once yillarca incelemis ve kendisiyle defalarca mektupla tartismistim. Tevbenin son ayetlerini inkar ettigini onun bana gonderdigi bultenden ilk ogrendigimde aceleyle yazdigim cevabi mektubumda kendisini haddi asmakla ve inkarci olmakla suclamistim. Ne var ki zaman icinde gelisen olaylar ve ogrendiklerim beni o adamin ozellikle secilmis Tanri'nin erdemli bir kulu olduguna ikna etti. Bu yuzden, Tanri elcisi oldugunu ilan edince benim icin hic surpriz olmamisti. Daha sonra haftanin yedi gunu kendisiyle birlikte Tucson Mescidinde calistigim bir yillik sure icinde bu inancim daha da pekisti. Kendisiyle iliskim bir seyh murit ileiskisi degil, bir arkadaslik iliskisiydi. Kuran ayetleri veya herhangi bir konu uzerinde kendisiyle tartismaktan hicbir zaman cekinmedim.
Konunun dagilmamasi icin asagiya yazdigim iki ayet ve aciklamasini buraya kopyaliyorum.
Eger cogunluk ayni fikirde ise ilerleme vardir demektir.
Hatta Baris in da bu konuda tekrar dusunecegi kanaatindeyim.
Yanliz zamana ihtiyaci var.insan dogru bildiklerini birden silip atamiyor
Hele sozkonusu inanc ise,
selamlar
Ilkonce iki Ayet:
Ali Imran:
31- De ki, siz gerçekten Allah'i seviyorsaniz bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve suçlarinizi bagislasin. Çünkü Allah çok esirgeyici ve bagislayicidir.
32- De ki, Allah'a ve Peygamber'e itaat edin! Eger aksine giderlerse, süphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.
Author Reply
Alibaba_
203.27.69.93 Ve aciklamasi: July 18 2001, 11:15 AM
Merhum Elmalili Hamdi Yazir dan:
31-Mahabbet (muhabbet, sevgi), insan ruhunun yücelik ve güzellik sezdigi bir seye öyle bir meyil göstermesidir ki, ona yaklasmak için gerekli sebep ve vesileleri arayip bulmaya yöneltir. Binaenaleyh sevenin hedefi, sevgilinin rizasina erebilmek ve öfkesinden sakinmak, korunmak oldugundan, sevgi, itaat istegini ve isyan sayilan seylerden kaçinmayi gerektirir. Herhangi bir kisi, hakiki yüceligin ve kemalin ancak Allah'a ait oldugunu idrak edip anladigi zaman, onun bütün sevgisi Allah için, Allah yolunda ve Allah'in rizasini kazanmak ugrunda olur. Allah'in dini de tevhid ve Islâm oldugundan, sevgisi hep bu çerçevede dolasir durur. Itaat ve ibadet için gösterdigi iradede ancak bu din hakim olur. O halde Allah'i sevenler "Ben özümü Allah'a teslim ettim, bana uyanlar da öyle..." (Âl-i Imrân, 3/20) diyen ve bu ilâhî emri teblig eyleyen Resulullah'a karsi gelmemek ve onun gibi ihlas ve samimiyetle, "Ben özümü Allah'a teslim ettim..." deyip dininde ve seriatinda ona ve onun ögretim ve bildirilerine uymak ve onu örnek almak lazim gelir. Bunun ziddi, "Ben Allah'i severim, ama emrini dinlemem, O'nun sevdigini sevmem, O'nu sevenleri, O'nun yolunu gösterenleri, O'nun seçip gönderdiklerini sevmem, onlara benzemek istemem." demektir ki, bu da, "Ben kendimden baska birsey sevmem, tevhid yolunda yürümek istemem." demektir. Allah'in Resulüne uymak istememek "Ben özümü Allah'a teslim ettim." dememek ve düstur ile hareket etmemektir. Bu da Allah'i sevmemek ve rahmetinden mahrum kalmaktir.
Rivayet olunuyor ki, âyeti nazil oldugu zaman
münafiklarin basi Abdullah b. Übeyy, "Bakiniz, Muhammed kendisine itaat ve ibadeti Allah'a taat gibi tutuyor ve bize, hiristiyanlarin Isa'yi sevdikleri sekilde kendisini sevmemizi emrediyor." demis idi ki, bunun üzerine ikinci âyet nazil oldu. Ve öyle bir süphenin yerinde olmadigini gösterdi. Yani Resalullah'a uymak, hiristiyanlarin Hz. Isa hakkinda iddia ettikleri gibi, tanriliga ortak olmak demek degildir. Allah sevgisini bölüp üç ayri ortaga paylastirmak degil, yalniz "Ben özümü Allah'a teslim ettim." diye bütün sevgiyi sirf Allah'da toplayip, O'na teslim oldugunu sunmakta ve itaati yalnizca O'na yapmaktir. Hz. Muhammed'e de sirf Allah'in resulü, görevlendirdigi peygamberi, dinin tebligcisi, hidâyetinin ve emirlerinin bildiricisi ve habercisi oldugundan dolayi, yine sirf Allah için uymak ve izinden gitmektir. Birine uyarken, onun karsisinda veya yaninda diger birine veya ikisine daha uymak baska sey, tek basina ve yalnizca O'na uyarken, O'nun namina, O'nun bir adamini, bir görevlisini tanimak yine baska bir seydir. Bir elçiyi tanimak, onun kendisini degil, onu görevlendirip gönderen makami tanimaktir. Mesela bir devletin elçisini, memurunu reddetmek, o devleti ve onun kanunlarini reddetmek demek oldugu gibi, Allah'in elçisi demek olan peygamberini kabul etmeyip reddetmek de Allah'a küfür ve saygisizliktir. Bundan dolayi Allah'in elçisine itaat etmekten kaçinanlar, Allah'a ibadet ve taattan kaçinan kâfirlerdir. Allah da kâfirleri sevmez, küfrün hiçbir çesidine razi olmaz. Eger hiristiyanlar Allah'i sevselerdi, Isa'yi Allah'in bir peygamberi olarak tanirlar ve ona bir tanri olarak ibadet degil, bir peygamber olarak itaat ederlerdi. Eger ancak Allah'i seviyorlar ve Isa'ya Allah'in bir peygamberi olarak itaat ediyorlarsa, peygamberlik sifatinda Hz. Muhammed'in zati ve kisiligi degil, ancak onu gönderenin san ve serefinin dikkate alinmasi gerekeceginden, peygamberlerin sonuncusu olan Hz. Muhammed'i de tanirlar ve itaat ederlerdi. Onlar Allah'i sevseler, Allah'in peygamberlerinden bir kismini taniyip da yalnizca birini ayirmazlardi, tanimazlik etmezlerdi. " Biz Allah'in resulleri arasinda fark gözetmeyiz", derler ve Hz. Muhammed'i de tanirlardi. Bunu ayri tutup tanimamalari, Isa'yi Allah için degil, bizzat kendi zatî varligi, kendi sahsiyyeti için sevdiklerinden, Allah'i ve Isa'nin Allah tarafindan yaptigi teb ligleri tanimadiklarindan dolayidir. Bu noktadan bakildiginda ayni sey yahudiler için de söz konusudur. Hiristiyanlar bir peygamberi ayri tuttuklari için, yahudiler de hem Hz. Isa'yi, hem de Hz. Muhammed'i ayri tuttuklari için, yani iki peygamberi tanimadiklari için Hz. Musa'nin peygamberlik sifatindan ziyade kisiliginde israr etmislerdir. Bu bakimdan hiristiyanlarin küfrü bir ise yahudilerin
küfrü ikidir. Diger müsriklerin küfrü daha fazladir. Genel anlamda dinleri inkâr edip, hiç Allah tanimayanlarin küfrü de sonsuzdur. Velhasil Allah'a itaat ile Resulüne itaat arasinda karsilikli bir gereklilik vardir. Fakat bunda Allah gibi sevmekle, Allah için sevmek arasindaki büyük farki görmemezlikten gelip gözardi etmemek gerekir. Allah gibi sevmek, yani âyette geçtigi sekilde "Onlar, putlari Allah gibi severler..." (Bakara, 2/165) ifadesinde Allah'a bir ortak, bir denk sevmektir. Bu Allah'a sirktir ve küfürdür. Iste hiristiyanlarin Isa'ya olan sevgi ve bagliliklari böyledir. Oysa istenen "Allah gibi sevmek" degil "Allah için sevmek"tir. Allah için sevmek ise, ancak bir tek Allah için sevmek ve hiç kuskusuz tevhid üzere sevmektir. Bakara sûresinde zaten bu nokta iyice açiklanmis oldugundan, burada "Bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin." diye Muhammed'e uymakla emrolunmustur. Bu emri, o münafikin yaygarasi gibi, hiristiyanlarin Isa'ya bagliliklari seklinde bir süphe ile ele almaktan katiyyen sakinmak gerekir. Çünkü âyet, zaten o tür anlayislari kinamak için gelmistir. "De ki, ben özümü Allah'a teslim ettim, bana uyanlar da öyledir..." emri ile muhatap tutulan ve bu emirleri teblig eden Hz. Muhammed'in izinde olan ümmeti, bu uymadan disari çikmamak ve Allah'dan baskasini Allah'in sifatlarinda denk ve ortak tutmamak için bu baglilik ile yükümlü tutulmuslar ve bu uyma ile Allah'in sevgisine nail olacaklarina inanmislardir. Hatta bu gelisigüzel bir uyma da degil, tamamen kendi istek ve rizasi ile olan bir uyma olmalidir. Bu itaat dogrudan dogruya Allah'a itaattir. Çünkü Hz. Muhammed'in sahsi ve bedeni varligi bakimindan degil, O'nun peygamberlik görevi bakimindandir ve Allah adina vekalet yoluyla olan bir itaattir. Yani, bana uyunuz, demek, "Allah'a ve Resule uyunuz!" demektir.
Burada hiristiyanlarin Hz. Isa'da sandiklari gibi, hasa Allah'in birligi Hz. Muhammed'in sahsinda yok olmus degil, tam aksine Hz. Muhammed'in hakikati ve sahsiyeti Allah'in birliginde yok olmustur. Onun dilinden isitilen biz sözü, Hz. Muhammed'in öz benliginin ve kisisel varliginin ifadesi degildir. Hz. Muhammed "Ben özümü Allah'a teslim ettim." diye kendisini ve kendi benligini tamamen Allah'a teslim etmistir. Muhammed, kendi varliginin kendisine degil Allah'a ait oldugunu bilmistir. O, yani, bana uyunuz, dedigi zaman, Allah'in karsisinda yer almaya çalisan, tanriligi beseriyete indiren bir benlik degil; aksine zavalli insanligi sirk ve bayagilik batakligindan kurtarip Allah Teâlâ'nin yüce birligine, en büyük rizasina eristirmek için görevlendirilmis bir peygamberin kulluguna ve peygamberligine yakisan bir vicdanla söylemistir.
Bu nokta o kadar mühimdir ki, Allah'in birligine iman konusunda hiçbir süpheye yer birakmamak için bu vicdana açik bir suurla sehadet de sarttir. Yalnizca "Ben sahitlik ederim ki, Allah'dan baska ilâh yoktur." sehadeti ile yetinildigi zaman, hiristiyanlarin süphesine benzer bir süpheye veya Allah'in beseri bir mahluk, bir bende yok olacagi tarzinda bir vahdet-i vücud anlayisina ihtimal ve imkan kalabilecegi için, buna bir de "Ben sahadet ederim ki, Muhammed Allah'in kulu ve resulüdür." sehadetinin eklenmesi lüzumlu görülmüs ve Islâm'in temeli olmustur. Zira tanrilik Isa'ya gelmis ve Allah Isa'da yok olmustur, batil inancinda olan bir kimse, gerçekte Allah'i inkâr etmis ve yok saymis oldugu halde yine de kendine göre diyebilir. Ve bunun altinda, fakat Allah Isa'dir, veya Isa'dadir gibi bir inanç da gizleyebilir. Yine bunun gibi bir baskasi da derken, fakat Muhammed Allah'dir veya Allah Muhammed'in sahsindadir gibi batil bir vahdet-i vücud inanci gizleyebilir. Halbuki katiksiz sirk, katiksiz inkâr, Allah'i görevlerinden soyutlayip tatile çikarmak ve hulûl inanci, nasil bir küfür ise; Allah'i, kâinatta veya varliklardan birinde yok olmus saymak sûretindeki vahdet-i vücud iddiasi da öylece batil bir inançtir ve öylece küfürdür. Gerçek tevhid inancinda Allah'dan baska hersey Allah'da fena bulacaktir, her sey Allah'a irca olunur. Allah, kendisinden baska hiçbir seye, hiçbir varliga irca olunmaz. Allah her seyi örter ve kaplar, hiçbir sey Allah'i örtemez, kaplayamaz. Allah'i ve Allah'in âyetlerini örtbas etmeye çalisan kâfirleri de Allah sevmez.
32-Iste bütün bu süphelerden dolayi, açikça peygamberlige sahedet edilmedikçe, Allah'in birligine, Allah'in kendisinin sehadeti gibi gerçek bir sehadet yapilmamis olacagindan Islâm'da bu iki sehadetin birlestirilmesinin sart oldugunu ve Allah'a itaat ile Resulüne itaatin birbirini gerektirdigini ve Allah'in rizasina, magfiretine, rahmetine ermenin ancak bu sûretle mümkün olacagini açiklamak üzere; "De ki, Allah'a ve Resul'e itaat ediniz! Eger onlar yüz çevirirlerse, sunu bil ki, Allah kâfirleri sevmez." buyurulmustur.
Su halde bahis, tanriliktan peygamberlige geçmis olmakla, Hz. Muhammed'in peygamberlik özelligini anlatmaya ve bütün gerçekleri ortaya koymaya gelmistir. Onun peygamberligi bir tekamül sistemi içinde ilâhî istifa (seleksiyon) ya mazhar olmus bir kadim peygamber hanedanindan geldigini tesbit edip desteklemek üzere, herseyden önce, alelade insanlardan seçkin durumda olan peygamberligin niteligini ve genel olarak bütün peygamberlerin yüce kadrini anlatmak için, daha sonra da Hiristiyanligin özüne ve içyüzüne geçip Hz. Meryem ile oglu Hz. Isa'nin hallerini ve dine davetindeki, tevhid inancina davetindeki
tutumunu ve bu arada Hz. Zekeriya ile Hz.Yahya'nin yüce kadrini beyan ederek, hem hak ve hakikati dile getirmek ve açiga çikarmak, hem de bütün bunlar hakkinda yahudilerin ve hiristiyanlarin ifrat ve tefrit arasinda bocalayip duran tutumlarini iptal etmek; daha sonra bunlarin Hz. Ibrahim hakkindaki mücadelelerinin de kof oldugunu göstererek onun, Yahudilikle ve Hiristiyanlikla bir iliskisi bulunmadigini ispat etmek ve nihâyet bütün peygamberlerin, bir Allah'a ibadet ve itaatten baska bir yol izlemediklerini, kendilerine veya meleklere veya diger bir peygambere ibadete davet etmek gibi bir ihtimal bulunmadigini, böyle bir saibeden uzak olduklarini ve binaenaleyh Hz. Muhammed'in peygamberliginin bütün yönleriyle saglam temeller üzerinde bulundugunu ve Islâm'dan baska bir din aranamiyacagini beyan ve teblig ettikten sonra onun hükümlerinin uygulanmasina geçilmek için evvela buyuruluyor ki:
Bir kisinin soylediklerini kaynak vererek buraya kopyalamak arkasindan konusmak degildir.
Yazi Edip imzali,yoksa dilemma burada Edip adina yazilar mi yaziyor demek istiyorsun?
ZQR e de ne buyuk bir vebal altinda oldugunu soyledik.
Eger bir nebze Allah korkusu olsa idi,burada Muslumanlarla helallesirdi,yapmadigina gore yorumu sana birakiyorum.
selamlar.
"Edip yüksel, verdigi cevapla irkilen ve panikleyen bir müridini teskin ediyor;"
"Bence, Resad'in elciligini, hele o oldukten sonra kabul etsen veya etmesen o kadar onemli degil; ancak bu konuyu ciddiye alip karar icin acele etmekte tereddut etmen senin samimiyetinin bir belgesi...
Ben tereddut etmedim, zira onun calismalarini o iddiasindan once yillarca incelemis ve kendisiyle defalarca mektupla tartismistim. Tevbenin son ayetlerini inkar ettigini onun bana gonderdigi bultenden ilk ogrendigimde aceleyle yazdigim cevabi mektubumda kendisini haddi asmakla ve inkarci olmakla suclamistim. Ne var ki zaman icinde gelisen olaylar ve ogrendiklerim beni o adamin ozellikle secilmis Tanri'nin erdemli bir kulu olduguna ikna etti. Bu yuzden, Tanri elcisi oldugunu ilan edince benim icin hic surpriz olmamisti. Daha sonra haftanin yedi gunu kendisiyle birlikte Tucson Mescidinde calistigim bir yillik sure icinde bu inancim daha da pekisti. Kendisiyle iliskim bir seyh murit ileiskisi degil, bir arkadaslik iliskisiydi. Kuran ayetleri veya herhangi bir konu uzerinde kendisiyle tartismaktan hicbir zaman cekinmedim.
Eger buraya Edip Yüksel hakkinda yazi yazmak dedikoduysa, dedikodularin en masumudur. Zira sayin Yüksel`in hakkinda konusulanlari okuyabilme imkani vardir.
Ha bu arada 19. lar bu ayin 19 nda bulusmayi planliyorlardi fakat 19 kisilik kontenjani tamamlayamadiklarindan, 2019 yilina tehir etmisler.
Peygambere vahiy gelip gelmediği Allaha iman ile ilgildir ama Peygamberin diye başkalarınca rivayet edilen söz ve davranışlara itibar, peygambere de değil rivayet edenlere iman etmeyi gerektirir. Allahın sözü Kuranda doğrudan kullarınadır ve buyurgandır arada bir elçi olduğunu sadece o elçiye hitab edildiği zaman anlarız. Demek ki elçi de vahiy de hitap konusudur yani elçinin Allahın özel bir vayhine muhataplığı sözkonusu değildir. Yoksa tebliğ edilmemek üzere onu gizlice uyarabilir "yüzünü ekşitme" diyebilirdi. Ama öyle yapmamıştır ;açıkça peygamberin bugün sünnet olarak benimsenen davranışını Allah kınamıştır. Demek ki vahiy in söz e dönüşmesinin bir aracısı ve söze dönüştükten sonra onun uygulamacısı olmaklığı dışında Peygamberin özel bir vahiy alması falan sözkonusu değildir. Peygamber kimi ayetleri kendisi dahi yanlış anlama sınırına gelmiştir ki sana sorarlar o iş öyle değil şöyledir gibi beyanlar vardır. Hatta peygamberin vahiyi yorumlamasında düşebileceği yanlış yollara karşı ona karşı tehditler bile vardır:" Yemin olsun ki, dilersek sana vahyettiğimizi ortadan kaldırırız; sonra bize karşı kendine bir vekil bulamazsın. "
Peygamber bir insandır Allahın onu tercihinde elbet insani vasıflarının üstün yönleri oluşu etkilidir ama o da bir insandır, ve bizzat kurandan çıkarsanan vahiy in aktarımında peygamberin dahi hataları olmuştur ve bu vahiy ile düzeltilmiştir.
Şimdi ortaya şu sonuç çıkıyor; eğer bir peygamberin davranışları bizzat tebliğcisi olduğu dinin vahiyini bildiren Allah tarafından düzeltiliyorsa ve daha önceki peygamberlere yapılan tebliğin insanlar tarafından çarpıtıldığı sık sık vurgulanıyor ise, bugün İslamın tebliğinin peşinden gidenlerin Allahın bu uyarısına uymalarından başka çareleri yoktur. Yani güvenecekleri tek kaynak o tebliğin kendisidir. Kaldı ki bu tebliğin bile beşerin elinde bozulmuş olabilirliği sözkonusudur.
Beşerin beşere değil Allahın sözüne uyarak dinini yaşaması kimilerine göre mümkün olmamaktadır. Fakat buradaki en önemli sorun da bu kişilerin önerdikleri çözümdür. Önerilen çözüm bir yoruma biat etmekten ibarettir ve tarihte yorumlar bütünü olarak ortaya çıkmış pekçok anlayış yani mezhep vardır. Allahın kelamını bir yana koyup bunların bir kısmına hak mezhep diğerlerie de islam dışı diye bakmak yine beşeri bir refransa daynarak olur. Yine ilginç olan bu mezheplerin kendilerine dayanak olarak peygamber davranışlarını göstermeleridir. Bu şu anlama gelir ya peygamer bir konuda açıklayıcı bir davranış yada söz söylemişken diğerleri uydurulmuştur yada peygamber çelişkili açıklamalar yada davranışlar sergilemiştir. İkinci olasılığı kabul edersek elimizde Kurandan başka refrans kalmaz, birinciyi kabul edersek hangisi doğru diye sormak gerekecektir. Doğru olanı tesbit etmenin de tek yolu yine Kuranın kendisi olacaktır. Yani bugün Allahın yolundan gitmek isteyene nereden yaklaşılırsa yaklaşılsın Kuran dan başka bir referans ortaya çıkmaz.
Fakat yapılan şu olagelmiştir: Peygamberin sözleri diye rivayet edilen bir külliyat oluşturulmuştur, bu külliyatın hemen hemen rivayet sayısı kadar içinde barındırdığı çelişkiler bile Allahtan kabul edilmiştir. Bu yolla Allaha iman , onun vayhie iman dan uzaklaşılarak rivayet nakilcilerine iman edilmiştir. Oysa imanda nekilciye iman hiçbirzaman yoktur. Kuranın hiçbir yerinde bir gün allah dedi ki demez yani bu anlamda Paygamber de bir nakilci değildir. Vahiy onda doğrudan söze dönüşmüştür, dile gelmiştir. Peygamberin bu sözlere tümüyle uygun fikir ve davranış içinde olacağı fikri aslen bu sözleri onun uydurduğu iddasının teryüz edilmiş halidir. Vahiy Peygamberden bağımsızdır. O na içkin değildir.
Fakat bu İslamın tarihindeki siyasi kaygılarla kolayca gözardı edilmiştir. Sadece Peygamberi vahiyle özdeşleştirmekle de yetinilmemiştir, peygamber sonrası siyasi liderler de vahiy ile özdeşleştirilmiştir, bu da yetmemiş peygamberden rivayet edilenleri yorumlayanlar da vahiyle özdeşleştirilmiştir. Başka bir değişle Allahın insanlara ve hatta peygamberine doğrudan vahiyi değil, aktarıcıların beyanları kutsanmıştır.
Kuranın beşer tarafından değiştirilip değiştirilmediği de burada önemsizdir çünkü burada bir yaklaşım farkı sözkonusudur. Vahiy doğrudan kişinin aklı ve vicdanına yönelen bir usluptur oysa diğerleri birer irvayet aktarımıdır.
Eğer kişi abdest konusunda peygamberin ayrı bir vahiy aldığını idda ediyor ise:" ey peygamber abdest işöyle al" gibi bir emri varetmek zorundadır. Böyle bir emir Kuranda geçmiyorsa ve sadece peygambere verilmiş bir emir ise zaten diğer mümünleri de bağlamaz. Vahiyde yüzünü ekşitmesi gibi özel bir konuda, şahsi bir davranışla uyarılan peygamberin abdest yada namaz gibi tüm müslümanları ilgilendiren bir konuda uyarılıp bunun mümünlere verilmiş emirler arasında olmayabilirliği saçmadır.
Allah tarfından gönderilmiş vahiy de iman ve ibadetine yol göstericilik konusunda bir eksiklik bulan kişi vahiy in DİNİMİ TAMAMLADIM sözüne inamıyor demektir.
Sonuç olarak kuranda kuranın değişmeyeceği, Allah tarafından korunacağı beyanına uyup öte yandan da değişebilirliği sözkonusu olan beşer sözüne rağbet etmek çelişkilidir. Müminler şunu sorarlar, iyi ama kuranda nasıl namaz kılınacağı yazmıyor?
Kuranda herşey yazılıdır. Namaz allahı kalben anmak kıblesine dönüp secde etmektir. Matematiksel olarak belli eylemleri rektalara bölmek toplamak çıkarmanın ise kalple ilgisi yoktur. Acaba kaçıncı rekattayım aman kaçırmayayım diye düşünen in Allahı anması sözkonusu nasıl olabilir. Vahiyde bizzat bu göstreiş olarak allah tarafından lanetlenmemişmidir. Allah kalbindekini biliyorken sen sayısını artttırsan da birşey farketmez. Bedenin belli hareketler yapması değil allahı anmaktan sözedilir kuranda, kalben kıbleye dönülerek ve secde edilerek.
Unutkan birinin parmağına iplik bağlamasının giderek hatırlama konusunda tek refrans olması ve unutmamak için herkesin iplik bağlaması ile namazı formlar içine sokmak aynı şeydir. Peygamber bunu nasıl uygulamıştır diye sormak da abes tir. Allahı anmanın biçimi olur mu?
Bir biçimi taklid etmek ile allah anılır mı?
Bunun öteside bugün namaz bir islam geleneği olarak belli formlardadır. Elbette toplum bu geleneği yaşamaya devam edecektir. Buna da kimse karışamaz. Fakat önemli konu beşere tapmak ile Allaha tapmak arasındaki ayrımı iyi koymaktır. Eğer bu yapılmaz ise Allahın adını kullanan ve kendisine tapılmasını isteyen pekçok beşer mühlet verilmiş olan adına insanları kendi yoluna davet etmekten başka birşey yapmaz. Bunun da adı:
ŞİRK tir
yazdıklarımın cevabını 19.org'da verebilecekkken, bana edip'in müridi diye hakaret etmeyi seçmen ve yazıların yazıldığı yerde değil de başka forumlarda beni ve edip'i gerçekten mürit kardeşlerine şikayet etmen senin kaliteni yeterince ortaya koyuyor zaten..
öncelikle bilesin ki benim şeyhim, efendim, yahut siz ne halt diyorsanız öyle tabii olduğum bir fani yok..
yalnız ve yalnız Allah'a tabiiyim ve onun gerçek sözü kuran'a.. ve de sana tavsiyem henüz benim sözlerimi okuyup da anlayamazken domates seçer gibi "bu hadis iyidir bu çürük" diye akla ziyan yollar seçmek yerine, tartışmasız olan Allah sözünü rehber alman..
söylediklerim/yazdıklarım elbette ki aleyhimde delil olarak kullanılabilir.. ve fakat kullanacak
olanın beynini de kullanabiliyor olmasını isterdim.. ve kullananın; edip'e 19.org 'da
yazdığım yazıyı 19.org 'da değerlendirebilecek kadar yüreğe sahip olmasını da en azından arzu
ederdim ..
edip'e "korkuyorum gerçekten korkuyorum" derken, kastettiğimin şu ana dek her itirazımda haklı
çıkması olduğunu, ve bunun panikleme yahut irkilme değil bir çeşit haklı olabileceği ihtimalini
kabul etmek olduğunu anlayamayan röntgenciler yazımı değerlendirecek olursa böyle ucube
yorumlar çıkar tabii ortaya.
"edip'e yahut bana 19.org'da aslında ne demek istiyorsunuz?" diye soramayacak kadar ürkek olan
tavşanlarla, Allah'ın "biz bu kuran'ı anlayasanız diye apaçık indirdik" mealindeki sözlerini
göremeyen, görse de anlayamayan röntgencilerle hadisi sünneti tartışsam ne olur, tartışmasam ne
olur...
herkes inandığı tanrı yahut tanrılara emanet olsun..
Hadisler aleyhinde dile getirilen bütün bu açıklamalar burada daha önce yapıldı. Hiç bir yararı olmuyor. Kuma yazılan yazılar gibi.
İliklere işleyip lök diye oturmuş koşullanmalar var. O koşullanmalar, kumdaki yazıları silen dalgalar gibi çabucak siliyor o açıklamaları. Sıfıra sıfır elde var sıfır.
Örneğin, "Biz Kur'an'daki ayetlerle çelişen hadisleri onaylamıyoruz ki..." diyorlar. Aman ne güzel!
Sonra 62:9'da Yüce Allah'ın BÜTÜN inanan kimselere seslendiğini ve cuma namazını farz kıldığını anımsatıyorsunuz. Müslüman kadınlar da İNANAN kimseler olduğuna göre kadınlara da cuma namazı farzdır, diyorsunuz.
'Hayır!' diyor hadisçi-sünnetçi zat.
'Allah genel hükmü koyar; Hz Muhammed, hadisleri ya da uygulamasıyla, onu özele indirger. Kadınlara cuma namazı farz değildir. Hz Muhammed onu özele indirgemiştir. İnanan kadınlar cuma namazı kılmaktan bağışlanmıştır.'
Yüce Allah'ın hükmünü, Hz Muhammed'in sözde hadis ya da sünnetine neshettiriyor.
Ve kestirip atıyor:
Bu böyledir. Paşa gönlünüz isterse!
Çelişkiden de öte, ilahî hükmü nesheden sözde hadisleri dayatıyorsunuz! Bu ne tutarsızlık!
Boş ver.
Bir sorumsuz tavır, bir laçkalık ki Allah'ın dinini kokuşturmuş. Kendi keyfine tapmayı din sanan zamane Haricileri üretmiş.
Ama yine de tartışmak güzel.
Biz bu gerçekleri internetteki sanal ortamın dışında, örneğin, camilerde söylemeye kalksak bizi kıtır kıtır keserler.
Konca Kuriş'i kestikleri gibi.
Onun için Allah'ın bu nimetini iyi değerlendirelim. Sabırla yazalım yazılarımızı. Kuma yazdığımız bu yazılar bir gün mermere oyulmuş kadar kalıcı olur. İnsanların bilincinde uyanışlar başlatır.
tnn de (galiba ordaydı) bir anektod düşmüştüm
yeri geldi tekrar edelim
vaktiyle padışahın oğluna lalası güzel bir hikye anlatmakla görevlendirilmiş ve leyla ile mecnununun aşkını anlatmaya karar vermiş
ve başlamış badişahın oğluna hikayeyi anlatmaya iyice anlasın diye açık açık tane tane uzun uzun anlatıyormuş. hiç bir ayrıntıyı da atlamamaya özen gösteriyormuş vakit çok ilerlemiş lala nihayet hikayeyi bitirmiş ama birde bakmışki gece bitmiş sabah olmuş. hikaye tüm gece sürmüş. padişahın oğlu iki gözü iki çeşme ağlamaya başlamış hikayeden çok etkilenmişe benziyormuş.
lala işini bitirip artık huzurdan çekilmeye hazırlanıyormuşki tam o sırada padişahın oğlu
"lalacığım hikaye çok duygusal çok güzel iyi hoşta benim anlamadığım bir nokta var sorabilirmiyim demiş
lala tabiki sorabileceğini söyleyince padişahın oğluda
şu soruyu sormuş
Lisede bütün bir yıl trigonemetri okuduk. İçimiz dışımız trigonometri oldu. Aç parantez Sinüs x eksi kosinüs y kapa parantezin karesi eşittir sinüs kare x artı iki sinüs xy artı kosinüs kare y. Hmmmm. Böyle değil miydi yoksa?
Neyse.
Bir arkadaşımız vardı. Sınavlarda, eh, bir dört buçuk alırdı. Matematik öğretmenimiz, "Vatandaşın yavrusu!" diye takılırdı. "Vatandaşın yavrusu! Alacak bir dört buçuk; vatan kurtulacak."
Yıl bitti.
Bizimki öğretmene gitmiş, "Hocam," demiş; "her şeyi anladım anlamasına... da sin ne demek cos ne demek onu anlamadım."
Tanr1 buyrugu abdul cambaz eh Hoseyni buyrugu olsayd1 tabiki mümkündü,
Ama gücü ve hesab1 sonsuz olan bir gücün buyrugunu
bir zavall1 kulun deyistirmesini düsünmek insan1n akl1n1n kac1kl1g1na esittir.Ve levki peygamberde olsa.Tanr1 yan1nda bicare bir kuldan baska birsey deyildir.Tabiki biz gibi bicare deyil.Ama tanr1 yan1nda her canl1 bicaredir.
Sadece basliga cevap veriyorum. Yazilarin hic birini okumadim ve zaten gerek de yok. Muhammed'e vahiy falan gelmemis, hepsi kendi tarafindan uydurulmustur.
Peygamber kim, senmisin? Nerde biliyorsun susturulduğunu?
Hem hristiyanların incil yazarlarını "yahu bunların çoğu isa yı dahi görmemiş" diye yoksaycaksın hem de peygamberi değil ondan aktaranı bile görmemiş hadis derleyecilerine rağbet edilmedi mi "peygamber susturuluyor" diyeceksin.
Aslen mesele şuna dayanıyor: Eğer önce Kuran okunup anlaşıldıktan sonra hadisler ele alınırsa hadis bir rivayet dağarcığı olarak islam kültüründe yerini alır. Yok ama önce hadislere dayanılarak bir islam öğrenilmiş ise Kuranı anlamak zorlaşır, çünkü kuran ile çelişen pekçok inanç elenmek zorunda kalır. Nedir bunlar:
Kabir azabı
sırat köprüsü
münkir nekir
adem in ilk insan oluşu
.
.
.
..
İslamın kitabı kurandır tek referans o dur hadisler ise bir rivayetler külliyesidir. Peygamberi asıl susturan söylemediği halde söyledi diyen aktarıcılardır.
Sizi bahis mevzuu yapmadim. Sizin nickiniz dahi gecmedi alintimda. Siz benim konum degildiniz, neden kendinizi üzdünüz bu kadar? Mürit diye sifatlandirdigim kisi siz degil de, forumdan bir baskasi da olabilirdi. "Müritlik" vasfi sizi niye bu kadar ürkütüyor? Peygamberi siradan bir beser konumuna indirmenizdeki psikolojiyi de bu; baglanma, kabullenme, vorbild olarak algilanabilecek bir reybinin pesinden giderek, ona ve onun ilkelerine gönül vermenin düsürebilecegi kompleks icerikli acziyet sendromlariyla aciklayabilir miyiz? Kucakladiginiz dalin bir gölge olmasindan mi korkuyorsunuz? Ama zaten bütün insanlik gölge degil mi? Hepimiz konusan gülen, inleyen ve eriyen, toprak nasil suyu emerse, zamaninda öylesine yutacagi birer gölgeden baska neyiz ki... Bir önderin elindeki fenerin isigina kavusmaniz, tek basina vereceginiz bir mücadelede belki yillariniza mal olacak, belki bütün bir ömrünüze. Amac karanliktan mi kurtulmak, egoyu mu pispislamak?
Su an bes ayri forumu ayni anda takip ederken, bunlardan sadece iki ayri forumda yaziyorum. Takip ettigim forumlarda ilgimi ceken, düsündüren, üzen, sevindiren, tedirgin eden fikri veya ilmi malzemelerden istifadeyi, netin sagladigi bir avantaj olarak kabul ediyorum, hirsizlik veya röntgencilik degil. Sizin sahsinizla degil, felsefenizle ilgilenirken, (gayri ihtiyari) felsefenize yön veren sahis da ilgi alanima giriveriyor. Dilemma ününü alternatiforumla sinirlandirmaya calisiyor. Neden söhreti arsi alayi asmis bir insanin kendi forumunun esiginden bir süreligine olsun uzaklasarak hakkinda yazilanlara cevap verme zahmetine katlanmadigini sorgulamadiniz da, davetlerinize icabet eden ve "misafir izleyici" linkini tiklayarak, tikladigi linkin sinirlari icinde kalmaya calisan bir "konugunuzu" röntgenci (cok banal bir uslup) olarak fisleyip, bunla da yetinmeyip "röntgenci dilemma" basligi altinda tartisma konusu yapmayi tercih ettiniz? Etik anlayisiniza hayran kaldim dostum...
Bireyler de ictimai siniflar gibi antitezlerini iclerinde besliyorlar. Kimbilir, belkide bir naasi hafizanizin sathina cikarttim, tepkiniz bu yüzden böyle atesli. Bence siz cömezi oldugunuz sahsin sözünü dinleyin ve bizim gibi "hastalikli" bünyelerle komunikationdan uzak durun.. Hastalik size de sirayet edebilir
Sahiden hastamiyim ya? Ölüm mikroplarini icimde tasidigim kesin. Sürünün terkettigi, sürüsünü terk eden hasta bir koyun. Sürü ile aci cekmenin, aci cekmemekle ayni anlami tasidigini fark eden ilkel bir yaratik, hastalikli bir bünye. Süphe yok ki hasta, sapina kadar hasta. Bir Julien Sorel kadar hipokrit, ama onun gibi karanliklardan gelmiyor.
Remouz, birgün ilgili merciie hesabimi verecegim. Tipki sen ve digerleri gibi. Baska hesap mercii tanimiyorum. Tipki sen ve digerleri gibi (haklimiyim?)
Ben sizi sahsen Röntgenci olarak nitelemiyorum...sitemize ilgi duymaniza sevindim, ama cimbizlan, büyüteclen yazi seleksiyonu yerine, gerekli soru yada düsüncelerinizi dolaysiz olarak bizlerlen payslasmaniza daha cok sevinecektim
Ich hoffe sie Ehren uns irgendwann wieder
Ayrica sizinle sitemizde uzun uzadiya kafaniza takilan konulari tartismak isterim....benden davet etmesi, gerisi sizin takdiriniz, korkmayiniz bizde küfür(en azindan bizim cemaatin icinden)hickimse yapmaz, herkes özgürce istedigini savunabilir....bunu bizim foruma katilan sevgili emreden teyid edebilirsiniz yada ARTC...
Bana verdigin cevapta haklisin (hesap ve mercii konusu)
Fakat onun üstünde yazdigin seylere pek katildigimi söyleyemem.Z.Q.R in yazdiklarini bir daha oku bence ve bizim forumda "misafir izleyici" olarak kalma .Foruma katilma prosedürü cok basit senin gibi birinin halledemeyecegi bi sey degil
Senin gibi sanli söhretli birini bizimkilerden mahrum birakma
eğrilik bendenizin suretinde değil yediğiniz herzede dostum(!)
""""Sizi bahis mevzuu yapmadim. Sizin nickiniz dahi gecmedi alintimda. Siz benim konum degildiniz, neden kendinizi üzdünüz bu kadar""""
mevzu beni bahis konusu yapmanız değil sözlerimi çarpıtıp, yahut anlamını saptırıp ve bunu bahane edip bir topluluğa çamur atma ahlaksızlığına teşebüs etmekten ibaret .. nick'imin geçip geçmemesi önemli değil kötü niyetinizden tiksindim, o kadar..
"""""Mürit diye sifatlandirdigim kisi siz degil de, forumdan bir baskasi da olabilirdi. "Müritlik" vasfi sizi niye bu kadar ürkütüyor? Peygamberi siradan bir beser konumuna indirmenizdeki psikolojiyi de bu; baglanma, kabullenme, vorbild olarak algilanabilecek bir reybinin pesinden giderek, ona ve onun ilkelerine gönül vermenin düsürebilecegi kompleks icerikli acziyet sendromlariyla aciklayabilir miyiz?"""""
müritlik vasfı siz ve sizler gibi düşünenlerin aksine beni ürkütmekten öte midemi bulandırır. benim tek efendim Allah'tır.. ve bunun aksi benim cevap veremeyeceğim zannedilen platformlarda söylenince bu bulantı artar..
"""""Kucakladiginiz dalin bir gölge olmasindan mi korkuyorsunuz? Ama zaten bütün insanlik gölge degil mi? Hepimiz konusan gülen, inleyen ve eriyen, toprak nasil suyu emerse, zamaninda öylesine yutacagi birer gölgeden baska neyiz ki... Bir önderin elindeki fenerin isigina kavusmaniz, tek basina vereceginiz bir mücadelede belki yillariniza mal olacak, belki bütün bir ömrünüze. Amac karanliktan mi kurtulmak, egoyu mu pispislamak?"""""
her hangi bir dalı kucaklamadığımdan, peygamberler dahil hiç bir faniyi put saymadığımdan edip'in yarın bir şekilde kuran'a aykırı bir davranışını hiç tanımadığım birini eleştireceğim yahut lanetliyeceğim gibi lanetliyeceğimden gölge olmuş olmamış çok da farketmez..
19 org da okuduklarınızın dedikodusunu orada burada yapmak yerine, 19 org yahut edip'le ilgili sorularınızı "ben oraya gelmem (ki geldiniz) o buraya gelip bana cevap versin" demek "egoyu pıspıslamak" değilse nedir?
""""" Sizin sahsinizla degil, felsefenizle ilgilenirken, (gayri ihtiyari) felsefenize yön veren sahis da ilgi alanima giriveriyor. """"
bu sözler buram buram yanık kokuyor, bence kazı bir kez daha çevirmeyi dene.. benim felsefemin dedikodusunu benim cevap veremeyeceğimi sandığın yerlerde yapman kaliteni bir kez daha belgeliyor..
"""""kendi forumunun esiginden bir süreligine olsun uzaklasarak hakkinda yazilanlara cevap verme zahmetine katlanmadigini sorgulamadiniz da"""""
bunu çok önce sorguladım.. ve edip'e hitaben (19. org forum arşivinde bulabilirsin) senden özür dilerim başlıklı bir yazı da astım sorguladıktan sonra, çünkü her yönden gelen birbirinin aynı gerizekalı sorulara defalarca cevap vermenin güçlüğünü farkettim.. adam oturmuş bir kitap yazmış.. "dayandığım tek şey kuran" diyor, delilde gösteriyor.. sen ve senin gibiler kitabını dahi okumadan (putlarınızdan ayrılamadığınızdan) itiraz ediyorsunuz.. delil melil de hak getire.. ("üzerinde 19 var", kitabın adı, merak edene not)
bir tek ayet bütün hadis zırvalarını silip atıyorken, (mealen: biz bu kitabı anlayasınız diye apaçık indirdik) yok efendim hadis olmasa kuran anlaşılmaz diyorsunuz, yahut öyle diyenlere itibar ediyorsunuz.. yahu tabii ki hastasınız..
"""""" davetlerinize icabet eden ve "misafir izleyici" linkini tiklayarak, tikladigi linkin sinirlari icinde kalmaya calisan bir "konugunuzu" röntgenci (cok banal bir uslup) olarak fisleyip, bunla da yetinmeyip "röntgenci dilemma" basligi altinda tartisma konusu yapmayi tercih ettiniz? Etik anlayisiniza hayran kaldim dostum..."""""
evime davet ettiğim konuğum evimden çıkıp, yüzüme söylemek yerine, komşuda dedikodumu yaparsa, yüzüne onun hakkında düşündüğümü söyleme hakkım doğar diye düşünüyorum.. etik anlayışımda gıybete yer yok! bunu hayat tarzı olarak benimseyenlere toleransım tabii ki yok..
"""""Bireyler de ictimai siniflar gibi antitezlerini iclerinde besliyorlar. Kimbilir, belkide bir naasi hafizanizin sathina cikarttim, tepkiniz bu yüzden böyle atesli. Bence siz cömezi oldugunuz sahsin sözünü dinleyin ve bizim gibi "hastalikli" bünyelerle komunikationdan uzak durun.. Hastalik size de sirayet edebilir"""""
herhangi bir nassı satha çıkarmış değilsiniz en fazla sinirlerim biraz ayaklandı ki o da şimdi şimdi geçti
bir kez daha saptırıyorsun , ama benim değil edip'in sözlerini.. bunu burada yazmak yerine edip'in cevap verebileceği şekilde onun bahsettiğin yazısının kuyruğuna asacak kadar yürekli misin, yoksa tavşanlıkta hala ısrarlı mısın?
""""Sahiden hastamiyim ya?""""
bu soru belki de iyi bir başlangıç olur.. umarım..
bu yazıyı 19 orga da asıyorum, cevap verecek olursan alıntıyı oradan yap ki etik(!) olsun
selam;
murat
not: putperestlere gıcık için değil gerçekten, şu linkleri severim
Hey Z.Q.R. ben sizin foruma hiç katılmadım ki?Yani daha 19. orga hiç yazı yazmadım.Sadece misafir izleyici olarak katılıyorum,henüz üye olup bir şey yazmış değilim.Sizin sitede emre nikiyle yazan biri vasa o ben değilim bilesiniz(bundan sonra yazabilirim o başka).Aynı şey isa mesih orgda da olmakta emre nikiyle bir hristiyan yazılar yazmakta ...duyrulur ikisi de ben değilim...selamlar
Sevgili dostum ben nikimden memnunum değiştirmem şimdilik söz konusu değil ama beni kimle karıştırdığını açıklar mısın?İsa mesih orgdaki emre'yle mi yoksa sizin 19. orgda emre nikiyle yazan biriyle mi?
---eğrilik bendenizin suretinde değil yediğiniz herzede dostum(!)---
Masallah!
"El cahilu kel hunfesa, iza teherreke fesa"
buyurmus peygamber.. Sen halter kaldirir gibi konusuyorsun, karsindaki onu mukavvadan saniyor. Cümlelerini tükürük ve sümüklerle bezeyip, sürüyor önünüze... Konusuyor mu kusuyor mu? düsünün durun.. Aradaki fark öyle kücük ki.
---ve bunun aksi benim cevap veremeyeceğim zannedilen platformlarda söylenince bu bulantı artar..---
Cok haklisin herzeci dost... O kadar güveniyordum ki size. Nerden kestirebilirdim birgün kulaginizi evinizin duvarina, gözünüzü anahtar deligine dayayip pür dikkat kesilebileceginizi. Hani surda es dostla tatli tatli muhabbet ederken, anahtar deliklerinin kapilari aralamada oldugu kadar sirlari ifsa da cok büyük fonksiyonlara sahip olabildiklerini unutuvermisiz iste. Gaflet... Haklisin, cevap verebilecegini de hic akil edemedim. Edebilseydim hic acik birakirmiydim anahtar deliklerini... Yerin kulagi, Simurg`un kilici var... Dimi yani! Kücük harflerle yazardim, kiliniz bile duymazdi halbuki
(yahu derdinizi anlatabilmek icin karsinizdaki insanin seviyesine düsme zorunlulugu ne kadar igrenc bir durum. Su kullandigim türkcenin tekdüzeligine bakin...Neyse, basladim birkere, böyle de devam edecek.)
Buyurun herzeci komsum, söyle gecin, karsiya oturun, iki medeni komsu gibi konusalim. Herze ister misiniz? Bizde yok ama, bi kosu cocugu gönderip bakkaldan aldirtirim. Ne menem bisey oldugunu aciklamaniz lazim tabi. Eh sanalin herzesi de baska oluyor dimi?
Aman be bosver komsum. Gel biz dedikodu edelim.
Bak gecenlerde ne oldu. Sizin forumun efradindan Hanife ile bizim forum mudavimlerinden Arife fena tutustular. Bizim Arife`nin oglu, sizin Hanife`nin velediyle dövüsmüs. Arife`nin oglu Hanife`nin ogluna "19. gavur!" demis. Onunla da yetinmemis, tutmus, agzinda evirip cevirdigi aycicegi kabuklarini Hanife`nin oglunun suratina tükürmüs. Tükürürken de tam tamina 19`a kadar saymis. (konuyla ilgili gifleri e-mailine postalamis velet J). Bir kizil kiyamettir kopmus. Arife`nin tepesi atmis tabi.
"Cocuk degil it büyütmüs. Kiz Hanife, su itin terbiyesini ver. Benim bacak kadar cocugumdan ne ister bu zibidi. Zincir al bagla. Kazik cak bagla. Her zaman her zaman olmaz bu. Isittin mi sasi kari!”
diye avaz avaz bagirinca, Arife monitörün ceperinden uzatti basini. Kizginligini engelleyemedigi icin sesi gürültülüydü (Röntgencilige falan gerek kalmadi yani).
J
“Agzindan eyi laflar cihsin Hanife haniiim”
dedi.
“Oglani konusturmaz etti. Dün de forumu hacke yeltenmis ama becerememis senin bu Necatin...“
“Gözel söyle, eyilikle söyle” diye sikayetlendi Arife.
“Güzel söylemem kar etti mi? Benim ki bir tane. Sen itlerini terbiye et, etmezsen...“
„Biri de veren Allah, bini de. Benimki bana eyi, seninki sana eyi.“
“Ne estiyon bacim. Öldürem mi? Aha yanina gönderem de sen öldür.”
“Elimi mundara sürmem, kazik cak bagla”
“E yetti gayri! Mundar sensin sen!”
“Senin gibi vahsileeer!”
“Vahsi de sensin yaban da”
“Hizmetci kilikli!”
„Evimin hizmetcisiyem. Yavrularimin hizmetcisiyem. Forumumun mudavimiyem. Senin gibi sey degil.“
„Sen de hizmetcisin kocan da“
„Kocama da kurban ol, bana da. Kokana.”
“Ayyy suna bak suna! Cingene fala bakar, lakabini ele takar.”
“Cingene de Allah`in kulu. Sen seysin.“
„Ben memur karisiyim. Senin gibi...“
„Rüsvetcinin garisisin, bu ayip sana yeter.“ diyip
„Tuuu“ diye tükürdü Hanife`nin suratina bizim Arife...
„Hosttt it!“
Diye gürledi Hanife.
“Ben itsem, sen de seysin..”
“Sen de seysin”
“Sen seysin…”
Ve devam edip gitti.
Ben dahil herkes, merakla bilgisayarlarindan gözlemliyorlardi olanlari.Valla gözümle gördüm. Meger hepsinin kamerasi varmiiiis. Üstelik dvd leri de varmiiis. Hatta bazilari teleskop da taktirmiiis. Jüpiterde`ki uzaylilar da sanal paparazilerden bunalip, mahkemeye basvurmuslar. Birden seyi fark ettim; ayol komsum, ne cok sanal röntgenci varmis.. Hay Allah !
yani dilemma baska forumlarda yazarak sanal bir ün yapmak istemiyor..
Ünlü oldugumu düsündügüm falan sanilmasin. Aforumda bir ünüm var biliyorum, ve öyle kalsin istiyorum..
ok?
Arife ile hanife icin sadece gülmeyelim, düsünelim. Birde baslangicta hanife yerine arifeyi konusturmusum. Bir yanlislik olmus galiba.. yav aceleyle yazildi iste.
Simurg yine kilicini cekecek biliyorum. Eski enerjim olsa davete falan gerek kalmazdi remouz. Forum ayrimi yapmiyorum. Belki ilerde yazarim belli de olmaz. Su an simurgun tezahüratlarina son vermesini ümit ediyorsam, bu eski enerjimden bir seyler kaybettigimi gösterir.
Sizler her kimi ki kendinize yakın görürseniz daha çok seversiniz
July 22 2001, 2:47 AM
Muhammed'imiz de insandı, benimserseniz şayet O da bizler gibi zaaflı ve meziyetli ve fakat bizlerden çoook üstün insandı
Peki ilham gelmeseydi bu sözleri nasıl edebilirdim ki?
Asıl konu Ehl-i Beyt`tedir; Muhammed'imiz`in sevdiklerini sevmeden Muhammed'imiz`i ve Yüce Allah'ı hakkıyla sevebilmek ve takdir edebilmek olanaklı mı?
Amentü'ye sadık kalmadan, Manen ve maddeten Abdest'li olabilemeden Eşhedü olabilir mi?
"Tartışın, tartışın" diyeceğim ama, {"laikrahe fiyddiyn" ilkesiyle düşünebilin, özgür olabilin} demeyi daha çok yeğliyorum
Muhammed'imiz bizlerden üstün değildi, çünkü bu günkü olanaklarla tebliğde de, kullukta da bizler Muhammed'imiz,den daha fazla olanaklara sahip olabiliriz ve Muhammed'imiz`e bile üstün olabiliriz
Yetiş ya Hacı_Ali diyeyim bari
Çünkü Hacı_Ali bu söylemi anlayabilirse herkes anlayabilmiş sayılır; kalın kafalı dostum sevgili Haci bile
"Men arefe nefsehu, fekad arefe Rabbehu"
.
.
.
"Kim ki nefsini bildi,
işte o Rabbini de bildi"
"Daha iyi bilir" demektir
Çünkü herkes az çok biliyor da, tam olarak / tümüyle, saçından tırnağına değin bir türlü bilemiyor ve en vahimi iddia edip duruyor
Ali misiniz,
Ammar mısınız,
Selman mısınız,
Sevgiyle/ esenlikle/ hoşgörüyle
Herkes kendi ahiretine/ kendi menziline / kendi yoluna
Ve inanın ki
her insan mutlaka sonuçta kendi edimiyle / edimleriyle
Bismillâhirrahmanirrahim
Aşkıyla adının UluTanrımın
esirgeyip gözetip koruyucu,
yaşatıcı,
acıyıp affedici,
yaşamsallık, üretkenlik bağışlayıcı,
sonsuz merhametli,
merhametinden merhamet verici
1- vel'asrí
1- And olsun ömrün ilkindi çağına
2- innel'insâne lefiy husrín
2- Hiçkuşkusuz kesinlikle
insân hüsrân içindedir o zamán
3- illelleziyne ámenû ve ãmilussâliháti
ve tevásav bilhakkı
ve tevásav bissabr
3- Ancak işte onlar, aşk olsun onlara,
görürcesine bilinçle inananlar,
and olsun ki
hiçkuşkusuz gerçekten
işleği dosdoğru sağlam olanlar,
and olsun ki hiçkuşkusuz
gerçekten
öğütleyenler gerçeği,
yaşayan, etkin, canlı,
gerçeğime uyumlu halde olmayı
and olsun ki
hiçkuşkusuz gerçekten
öğütleyenler sabrı
durumu bambaşka onların
2001-07-22 İsa Ahıshalı (C)
"Men arefe nefsehu, fekad arefe Rabbehu"
.
.
.
"Kim ki nefsini bildi,
işte o Rabbini de bildi"
"Daha iyi bilir" demektir
Çünkü herkes az çok biliyor da, tam olarak / tümüyle, saçından tırnağına değin bir türlü bilemiyor ve en vahimi iddia edip duruyor
Ali misiniz,
Ammar mısınız,
Selman mısınız,
Sevgiyle/ esenlikle/ hoşgörüyle
Herkes kendi ahiretine/ kendi menziline / kendi yoluna
Ve inanın ki
her insan mutlaka sonuçta kendi edimiyle / edimleriyle
Bismillâhirrahmanirrahim
Aşkıyla adının UluTanrımın
esirgeyip gözetip koruyucu,
yaşatıcı,
acıyıp affedici,
yaşamsallık, üretkenlik bağışlayıcı,
sonsuz merhametli,
merhametinden merhamet verici
1- vel'asrí
1- And olsun ömrün ilkindi çağına
2- innel'insâne lefiy husrín
2- Hiçkuşkusuz kesinlikle
insân hüsrân içindedir o zamán
3- illelleziyne ámenû ve ãmilussâliháti
ve tevásav bilhakkı
ve tevásav bissabr
3- Ancak işte onlar, aşk olsun onlara,
görürcesine bilinçle inananlar,
and olsun ki
hiçkuşkusuz gerçekten
işleği dosdoğru sağlam olanlar,
and olsun ki hiçkuşkusuz
gerçekten
öğütleyenler gerçeği,
yaşayan, etkin, canlı,
gerçeğime uyumlu halde olmayı
and olsun ki
hiçkuşkusuz gerçekten
öğütleyenler sabrı
durumu bambaşka onların
2001-07-22 İsa Ahıshalı (C)
Bu sureyi okurken ve uzerinde derince düsünürken hep hüzün icinde olurum, bazende gözyaslarimi tutamam...(ayetlerin tesirine kapilmamak mumkun degil)
Izninizle birde Asr suresini benim ve Edip'in cevirisinden izleyelim;
"ANDOLSUN O (Baris ve huzur veren) ASR(cag,zaman)A"
"INSANLAR TAM (Ahlak ve moral) CÖKÜNTÜ/BOZUKLUK(tadir)"
"ANCAK INANIP SALIH (Baris'a, iyilige yönelik)ISLERDE BULUNANLAR,(Namaz,bilim,zikir,dostluk,sevgi...)BIRBIRINE (Bu erdemliklerin kaynagi) HAQQI (Quran'i, ondaki ögütü, degerleri,..) TAVSIYE EDENLER VE SABRI TAVSIYE EDENLER MUSTESNADIR (ahlaki cöküntüden, azabdan, huzursuzluktan..kurtulmuslardir)"
Cevirideki parantezler ayetin öncesi sonrasi ve Quran butunlugunu gözönünde tutarak yapilmistir...
Bu sureyi tekrar okuyup tedebbur ettikce, ögütünü sindirdikce bilinc ve bedenim, cevrem ve insanlar ile barisik oluyorum....icimde sicak bir his ve duygu parliyor...
Rabbim, bizi husrandan sakindiracak, erdemli islerde bulunmamizi saglayacak, yardimini...af ve magfiretini üzerimizden eksiltme!
Elbette ki insanlar gerçekler dünyasını, Olanaklar Evreni'ni öğrenmeden önce sanal düşünüyorlar
July 22 2001, 4:41 PM
Öğreniyorlar,
Geleceklerini Sanal Tanılarına Göre kurmağa/kurtarmağa çalışıyorlar/çabalıyorlar,
Ve her defasında da Gerçekler Evreni'nin yanılgı kabuletmezliğine tosluyorlar,
İdealleri ve cesaretleri oldukça, biryandan sanal tanılarını Gerçeklerle restore edip bir yandan da özlemlerini değiştirseler de yine de amaçlarına yönelmeten caymıyorlar/bıkmıyorlar,
Ve insanlar 40/45 gibi yaşlara, ömürlerinin ikindi çağına erişince artık önceki çabalarından yoruluyorlar ve görüyorlar ki, kendi dedikleri, diledikleri değil, Allah'ın dedikleri/diledikleri oluyor, birçok raslantılar, üzüntüler, felaketler, sevinçler kendi dışlarında oluyor veya Gerçekler Evreninin Egemenliğine, Tanrı'nın Melekutuna baş eğmek durumunda oluyor,
Sonuçta İnsanlar Ömürlerinin İkindi Çağı'nda çoğunlukla hüsran içinde oluyorlar.
Bu Kutsal bölümde, YüceAllah akıp giden Çağ'a, Zaman'a "andolsun" deyip yemin ediyor, ancak O, Şems Bölümünde Yıldızlara, "Yıldızların yeri üzerine" ve "Yıldızların Neliği"ne de "andolsun ki" der. Çünkü O Allah'tır. Fakat Asr Bölümünde İnsan'a ilişkin olarak kastedilen her insanın ömrünün ikindi vaktidir.
Sonra da ihtiyarlık ve Rabb'e ister istemez, bilinçli veya bilinçsiz teslimiyetle baş eğmek geliyor.
Buraya değin söylemim anlaşılırsa, sonrası kendiliğinden anlaşılabiliyor artık
Bismillâhirrahmanirrahim
Aşkıyla adının UluTanrımın
esirgeyip gözetip koruyucu,
yaşatıcı,
acıyıp affedici,
yaşamsallık, üretkenlik bağışlayıcı,
sonsuz merhametli,
merhamet verici
1- 1- vel'asrí
1- And olsun ömrün ilkindi çağına
2- 2- innel'insâne lefiy husrín
2- Hiçkuşkusuz kesinlikle
insân hüsrân içindedir o zamán
3- 3- illelleziyne ámenû ve ãmilussâliháti
ve tevásav bilhakkı
ve tevásav bissabr
3- Ancak işte onlar, aşk olsun onlara,
görürcesine bilinçle inananlar,
and olsun ki
hiçkuşkusuz gerçekten
işleği dosdoğru sağlam olanlar,
and olsun ki hiçkuşkusuz
gerçekten
öğütleyenler gerçeği,
yaşayan, etkin, canlı,
gerçeğime uyumlu halde olmayı
and olsun ki
hiçkuşkusuz gerçekten
öğütleyenler sabrı
durumu bambaşka onların
2000-04-03 İsa Ahıshalı
"yediğiniz herze" lafını geri aldım :) (r. dilemma'ya)
July 23 2001, 2:31 PM
"""""buyurmus peygamber.. Sen halter kaldirir gibi konusuyorsun, karsindaki onu mukavvadan saniyor. Cümlelerini tükürük ve sümüklerle bezeyip, sürüyor önünüze... Konusuyor mu kusuyor mu? düsünün durun.. Aradaki fark öyle kücük ki."""""
sen neymişsin be abi? "halter kaldırır gibi" konuşup da (ne demekse) yazdıklarıma cevap verirmiş gibi yapıp da vermeden kıvırmayı ne de güzel becerirmişsin..
kurduğum cümleleri kusmak diye nitelemen örtemez ki ahlaksızca iftira ettiğin gerçeğini.. yahut, 19.org da okuduklarının dedikodusunu muhataplarının cevap veremeyeceğini sandığın platformlarda yapmanı.. ve hatta sözlerimi çarpıtarak alıntılamanı..
kıvırma boşuna suç üstü yakalandın röntgenci tavşan kardeş..
"""""Cok haklisin herzeci dost... O kadar güveniyordum ki size. Nerden kestirebilirdim birgün kulaginizi evinizin duvarina, gözünüzü anahtar deligine dayayip pür dikkat kesilebileceginizi."""""
edep yahu!
yani şimdi ben anahtar deliğinden gözetlemiş ve de röntgencilik etmiş oluyorum öyle mi? yaptıklarını bana yamaman çok etik doğrusu
aslı astarı olmayan çamurlarına cevap vermek hem de senden farklı olarak itirazımı senin yazının altına asmak hakkımı (yoksa böyle bir hakkım da mı yok?) kullanırken senin bu neviden iftiralarını göze almıştım zaten..
bence başka bir yöntem bul kıvırmak ve yediğin herzeyi unutturmak için.. senin bu ahlaksız tavrının hesabını görmek için eğri bir kılıç (ne demekse?), yahut gereğince kullanılan bir beyin yeterli gözüküyor ..
""""(yahu derdinizi anlatabilmek icin karsinizdaki insanin seviyesine düsme zorunlulugu ne kadar igrenc bir durum. Su kullandigim türkcenin tekdüzeligine bakin...Neyse, basladim birkere, böyle de devam edecek.)""""
maalesef türkçem yetersiz hatta tekdüze haklısın, "worbild"in, "reybi"nin, sendromun türkçe(!) cümleler içinde nasıl kullanılacağından bihaberim.. bir tek herzeye basıyor nacizane kafam..
onu da beğenmemişsiniz, ne yapalım?..
bir de aklıma bu sözlerin üzerine "dinime küfreden müselman olsa" meseli geliyor ne alakası varsa, hiç etik değil halbuki ..
dedim ya kıvırma çabaların kifayetsiz kalıyor, hem de böylesi suç üstü yakalanmışken, röngenci tavşan kardeş..
"""""Buyurun herzeci komsum, söyle gecin, karsiya oturun, iki medeni komsu gibi konusalim. Herze ister misiniz? Bizde yok ama, bi kosu cocugu gönderip bakkaldan aldirtirim. Ne menem bisey oldugunu aciklamaniz lazim tabi. Eh sanalin herzesi de baska oluyor dimi?""""
nemenem bir şeye olduğunu türkçe sözlükler yazar muhtemelen.. ama sadece herzeye mi takıldın söylediklerimde diğerlerine hiç itirazın yok galiba;
sözlerimi çarpıtarak alıntıladığını söylememe,
19 orgda okuduklarının dedikosunu 19 orgdan başka yerlerde yaptığını söylememe,
asıl "egosunu pıspıslayanın" "ben oraya gelmem, o gelsin buraya bana cevap versin" diyen, tavşanlar olduğunu iddia etmeme,
edip'i, edip'in kitabını dahi okumadan, söylediklerini araştırmadan tamamıyla işkembe-i kübradan attığın iftiralarla eleştiriyormuş gibi yaptığını söylememe,
hadisleri domates seçer gibi bu çürük, bu sağlam diye sınıflandırdığını söylememe,
hiç itirazın yok anlaşılan..madem öyle "yediğiniz herze" lafını geri aldım.. kalan kısımda anlaşıyoruz nasılsa
ve de bence böylesi kurgusal taşlamalar yapmaya harcadığın enerjiyi (ki yellenmeye harcadığından daha fazla harcamışsın gibi durmuyor); "yahu ben ne saçmalıyorum, bal gibi yakalanmadım mı?" sorusunun cevabını bulmaya harcasan hakkında daha iyi olur gibi geliyor bana.
sen en iyisi bir süre kaybol, kaybol ki aslında ne kadar kalitesiz bir iftiracı olduğun unutulsun..
selam,
murat
not: putperestlere gıcık için değil gerçekten, şu linkleri severim
Cürümüs yanlarin var bayim.. Yanlis söyledim... Cürüyebilmek icin yasiyor olmak lazim. Sen civiksin sadece, camur gibi...
Nezaketimi suistimal ettin. Sen bu uslubu hakettin. Pervasizliginla ait oldugun veya oldugunu sandigin kitleyi de kirlettin. Galiba yegane amacin ilgiyi üzerinde toplamak. Bu ilginin negatif olmasi senin ne derece umurunda bilemiyorum ama, bazi saygin ve düsündürücü sitelere, klavyenden dökülen linkler sayesinde ulasabildigim icin icerliyorum....
Muvaazene kabiliyetin, yukarida hiciv yollu vermeye calistigim mesaji dahi kavrayamayacak kadar dar. Cünkü sen sanalda kendine bir dünya kuranlardansin.Teknolojik örümcek aginda siginacak bir köse aramissin ve bulmussun. Yarattigi rüyalari göremez insan. Bir kadeh rakinin verdigi sarhosluk, bir avuc dumanin actigi kapi ve bir "klik" sesiyle baslayan dünya. Aynaya benzeyen, seyredilen, ama icine girilemeyen bir dünya.. Ne demek icine girilemeyen!... Sen girmissin bu dünyanin icine. Siradan bir hasir iskemle gibi herhangi bir esyasi bile olmussun. O forum senin evin, biz senin kapi komsun.. Ne ala Iyi ama, mahalle kavgalarini, muhabbetlerini bir kenardan izleyen insanlar nasil olurda röntgenci ilan edilirler? Hem gel, bangir bangir meydanda nutuklar at, sonrada dön seni izleyip "heyy ne diyosun sen?" diye soranlara camur at.. Yok öle yagma... Sarkici kadinin dedigi gibi, "Atarsan atarlar gülüümm..."
Cünkü karsindaki insanin bu tür takintilari yok. Onun icin ne orasi senin mekanin, ne burasi onun tapulu mali. Dilemma`ya göre, tartismanin müsebbibi olan paragrafin, E. Yüksel`in kitabindaki ilginc bir kac satirdan farki yok. O, senin veya bir baskasinin giyabinda dedikodu yapmis olmanin psikolojisi veya ezikligini tasimiyor. Cünkü o, adi gecen yaziyi, tipki senin gibi asagi yukari her yazisini 19 org sitesinin web adresiyle noktalayan bir tartismacinin huzurunda yapistirdi. Ve yine o, aylardir burada süren tartismalardan sizin habersiz kalmadiginizin bilincinde. Kisaca, olaylarin sizin giyabinizda vuku bulmadigini bildigi icin hakkinizdaki düsüncelerini verdiginiz adreslerdeki iceriklerle belgeliyor. Simdi siz, neyi ispata calisiyorsunuz?
Siz simdi aforuma hic ugramadiginizi, hic takip etmediginizi mi ima etmeye calisiyorsunuz? Anlamiyorum. Bayim, sahsen sizin buraya astiginiz tonlarca yazinin sahidiyim. Sadece "bu linkleri severim" cümlesi bile, nickinizle pekisip hafizamiza kazinir oldu. Ne yapmaya calisiyorsunuz?
Hakikat bu kadar cirkin mi? Niye binbir türlü yalan dolanla sarip sarmalamaya calisiyorsunuz? Yalan daima asil degil. Donmus bir ruh. Ne ümidin sicakligi, ne sevginin alevi, Sibirya`da vahalar yaratamaz. Ne diye ugrasiyorum sizinle... Yalan söylediginiz icin tabi. Siz bu forumda yaziyorsunuz. Asagi yukari bir seneden beridir 19 org sitesinin reklamlari carsaf carsaf asiliyor alternatiforuma...
Sitenizin ve E. yüksel`in yeni yeni farkina varmis degiliz. E. Yüksel`in kitaplarini okumadigima iliskin degerlendirmen diger iftiralarinin yaninda daha masum kaliyor tabi. E. Yüksel`le lise yillarimda tanistim. Ilk kitabini okudugumda hepiniz gibi ben de sasirdim. Daha sonra, Kur-an`in Allah kelami oldugu konusunda hicbir sek ve süphesi olmayan bir müslümanin böyle fuzuli gayretlere girmeyecegini düsünerek diger kitaplari okumaktan vazgectigimi hatirliyorum. Benim yegane felaketim susamadan icmek. Aile büyükleri ellerinde isik dolu birer kadeh habire zorluyorlardi. Birini hazmedemeden digeri sürülüyordu. Onlari bugün daha iyi anliyorum. Yillarca peslerinde kostuklari ve tam faydalanamayacaklari bir zamanda sahip olduklari hazinelerle hic degilse nesillerini beslemek istiyorlardi. Konu dagildi...
Yani E. Yüksel`i okudum... Bütün kitaplarini sen bile okumamissindir. Bu yüzden hicap duymuyorum...
Ne garip bir tecessüs bu sizdeki... Kurumus bir deve dikeni. Bir nevi agac iskeleti. Camura saplanmis bir arabaya döndünüz. Ayni nakarati tekrarlayip dur...
Modaya tahakkum eden yazarlar nasil isterlerse Parisli dilber öyle giyinir, öyle yürür, öyle konusur, öyle düsünür hatta yazmaya kalkarsa öyle de yazar. Ellerinde zemberekli bir bebektir, bütün telkinlere uyar. Bir nanemolla... Üstadiniz mezbahaya ayagi ile gelen bir koyun sanip, biraz derince kirpmis yünlerinizi Bugün Resad Halife`ye elcilik isnad edenler, yarin bizzat kendileri rabbin ilhimina mazhar olmus resul pozlarina girerler. Olmayacagina kim, nasil karar verir? Itisafa ugrayan resuller, bir mitle haleli resuller Sonra Amerika`ya otag kurarlar ve müritler mimar efendilerinin kuracaklari abideye tas tasimakla görevlendirilirler. E. Yüksel; yumusak, efendi, kültürlü, mantikli, uzlasmaci öyle mi acaba? Simurg; senin gibi, tirnaklarini saklayan bir yaban kedisi olmadigini nerden bilebiliriz? Mesela senden mükemmel bir polis müdürü olabilirdi. Bir savci olabilirdin simurg, ya da Osmanli kadiaskeri
Niye hadisleri domates secer gibi seciyormusum? Soruya bakin.. Domates misali secmek, ortacag hahamlari gibi kültür hazinelerini yakmaktan daha evladir da o yüzden. Hadis rivayetleri peygamberin hayati ve felsefesi hakkinda ip uclari verir. Bir emegin ürünüdürler. Tarihtirler, kültürdürler. Tipki sana yazdigim yukardaki yazida oldugu gibi, hosuma gideni, Kur-an`la celismeyeni kabul eder ve istedigim yerde kullanirim. E. Yüksel`in forumunda yazdigi yazilar da benim icin kaynaktir. Istedigim yerde, istedigim gibi kullanirim. Kitaplari da referanstir. Istedigim gibi kullanirim. Yoksa sen, okudugun her kitabi yazarina danisarak mi dip nota düsüyorsun? Dilemma, senin yazdiklarinda da(simdiye kadar olmadi ama) isine yarar bir malzeme bulursa hemen kapar ve istedigi yerde kullanir.
bu işte bir gariplik var..
hanidir bu zinciri izliyorum
laf sokusturma da ikinizde epey basarilisiniz
ama dilemma
ilk önce sunu sen yazmışsın oyle değil mi??
"Edip yüksel, verdigi cevapla irkilen ve panikleyen bir müridini teskin ediyor;"
nereden biliyorsun paniklediğini
hem de müritliğini..
sordun mu ?
adama sormadan yazisini copy pastlaman önemli değil
elbette ki yapabilrin
yararlanabilirsin sanal dünya burası
dikkat çekmeye değer bulduysan link atsaydın da yorumsuz izleseydik önce
sonra beraber yorumlasaydık kim yoldan çıkmış
ama yazıyı alıntılarken yorumlarını eklemek neyin nesi...
alıntıladığın yazıda yazıyor muydu?
"ben simurg bir müridin olarak soruyorum ey edip"
diye ya da
ben edip seni yanıtlayayım müridim simurg"
diyormuydu
kaldi ki insanlari müritlikle siniflarken bir de sor bakalım gercekten oyle midirler
"Ben dehsete düstüm... Buyurun takdir sizin."
demissin ya bir de
simurg yazini farketmeseydi de yanitlamasaydı seni;
simurgu direk mürit formunda algılayacak olanlar
nasil algılayacaklardı bundan boyle simurgu
simurg da aciklamış sana netekim
"iğrenirim kusarim kizarim böyle müritlik falan filan .."demiş ,
demek ki günahını almıssın
ama sonra kusura bakma demek varken kin kusmaya baslamış yazilar..
dilemma ikilem demek
ikilemde olmak gelismeye de ulastirir insani
içinden çıkamazsa çelişkilerde boğulabilir de
guç durum yani seninkisi
kolay gelsin
selamlar
Müritlik utanılacak kızılacak bir şey ise mürit olmayacaksın......
Ne kadar sözde Allah adına ya da bilinmezlik adına oluşturulmuş din ya da tarikat var hepsinin torba dolusu akıllarını vestiyere emanet etmiş müritleri kol geziyor ortalıkta.
İşleri güçleri de ortalığa pisleyip iz bırakmak.
Ne adına.....
Reklam adına.
Zaten kendi himmete muhtaç bir dede
Nereye kaldı gayrıya himmet ede.....
Adam dangalaklık ormanının içinde yürürken aklına sayı saymak gelmiş.
Herhalde 20 ye kadar saymayı bilmediğinde olsa 19 da kalmış. Dönmüş geriye bir daha saymış e öğreten olmayınca gene anca 19 a kadar saymış. Üçüncüde, dördüncüde ve hatta son sayımı olan ondokuzuncuda da 19 da kalınca bırakmış diğer saçmalıkları veeeee....
19 a tapar olmuş.
Telaşlanmayın 19 kere daha yazar....
Sonra kaybolurlar.
Tüm saçmalıklar böyle bitmiştir evrende....
Dilemmalar ise hayatın gerçekleridir.
Onlardan kurtuluş yoktur......
Demek adamlar peygamberi kul deyil Yar1m Allahm1 görüyorlar,görmek istiyorlar ne ?
Sevgili Ali baba diyorki,Allah Resülüne bilmedigin konuda konusma demisse vede peygambere konustu diyen varsa , bu kisi ham Allaha hemde peygambere hakaret etmis olur.
Peki peygamber bildigi halde Tanri buyruguna muhalefetten azarlanmas1n1 hemde bir kac defa,bilmeyene ne denir acaba ,say1n vede sevgili Alibaba ?
Alibaba,siz peygamberi oldugundan cok baska görmek oldugu yerden daha yükseklerde oldugunu göstermek istiyorsunuz.Bu dogru deyildir.
Yarat1lana Yaratan gibi bir poz vermek hic dogru deyildir.
Hatasiz kul olmaz.Isterse peygamber olsun.Baz1lar1 diyorki peygamberlerinkine hata denmez.Peki ne denir?Adamda peygamberi Ilähläst1rma hisleri k1p1r k1p1r k1p1rdadigi görülmekte.
E ,köyümüzden hacca gidenler,idda ediyorlar ISA hocay1(yani benim zampara dedemi)käbe tavaf1nda görmüsler.
Biz diyoruzki,arkadas ,dedem bizimlendi bir yerlere gitmedi.Onlar yok,biz hocay1 käbe ziyaretinde gördük.O adam ermis biridir.
Birileri bu tartismayi bilincli olarak kizistiriyor gibi bir izlenim edindim ama neyse...
Son yazan arkadas, E. Yüksel neden müridim hitabini kullansin veya Simurg neden seyhim desin? Sorun seyhlik, müritlik degil ki? Ben simurg`un rumuzunu verdim mi? Soruyu kimin sordugunu söyledim mi? Önemli olan E. Yüksel`in verdigi cevapken, neden diger detaylara dikkatleri cekmeye calisiyorsunuz? Cünkü amaciniz gercegi kamufle edebilmek. Insanlarin henüz E. Yüksel`in bu tür beyanlarina alisik olmadigini düsünüyorsunuz. Henüz isindirma modundasiniz. Ve biri cikip olayi ifsa edince kiyameti koparip, ilgili sahsi yipratmaya calisiyorsunuz. Tabi olan size oldu aslinda:
"eğrilik bendenizin suretinde değil yediğiniz herzede dostum(!)"
"not: putperestlere gıcık için değil gerçekten"
"kıvırma boşuna suç üstü yakalandın röntgenci tavşan kardeş.."
"bence başka bir yöntem bul kıvırmak ve yediğin herzeyi unutturmak için.."
"bir de aklıma bu sözlerin üzerine "dinime küfreden müselman olsa" meseli geliyor"
" ve de bence böylesi kurgusal taşlamalar yapmaya harcadığın enerjiyi (ki yellenmeye harcadığından daha fazla harcamışsın gibi durmuyor);"
Allah`im ne müthis bir tartisma ahlaki..
Herzesini geri alan herzeci...
Mürit yakistirmasini geri aldim. Peki sen, bunca hakaretin hangi birini geriye alacaksin?
"""""Cürümüs yanlarin var bayim.. Yanlis söyledim... Cürüyebilmek icin yasiyor olmak
lazim. Sen civiksin sadece, camur gibi...""""""
bilinçaltının özlediğinin aksine gayet hayattayım, dedikoducu röntgenci.. ve hayatta oldukça da sen ve senin gibi ürkek tavşanlarla uğraşmaya devam edeceğim ..
""""""Nezaketimi suistimal ettin. Sen bu uslubu hakettin.""""""
yazdıklarımı çarpıtarak alıntılaman mı nezaket yoksa çarpık yorumlarını mürit kardeşlerinle dedikodu malzemesi olarak kullanman mı? hangi nezaketten bahsediyorsun anlayamadım?..
""""""Pervasizliginla ait oldugun veya oldugunu sandigin kitleyi de kirlettin. Galiba yegane
amacin ilgiyi üzerinde toplamak. Bu ilginin negatif olmasi senin ne derece umurunda bilemiyorum ama, bazi saygin ve düsündürücü sitelere, klavyenden dökülen linkler sayesinde ulasabildigim icin icerliyorum.... """"""
hayatımın hiç bir anında bir kitleye ait olmanın dayanılmaz koyunluğunu özlemedim, yaşamadım.. beni kendin gibi güdülme arzusuyla dolu bir koyun sayman oldukça garip.. istersen düşündürücü bulduğun ve fakat dğüşünmeyi beceremediğin linklerin webmaster'larına birer şikayet dilekçesi yaz sandığının aksine bir
kitlenin, sürünün adamı olmadığımı ve asla olmayacağımı belki de anlarsın..
""""""Muvaazene kabiliyetin, yukarida hiciv yollu vermeye calistigim mesaji dahi
kavrayamayacak kadar dar."""""
sakın "muvaazene" yerine "muhakeme" demeye çalışıyor olmayasın.. yoksa bu da "worbild"den "reybi"den sonra güzel türkçe(n)ize kattığın yeni bir sözcük cük cük mü? muhteşem mesajına gelince dedim ya;
yellenmeye daha çok enerji harcıyorsundur muhtemelen..
"""""" Cünkü sen sanalda kendine bir dünya kuranlardansin.Teknolojik örümcek aginda
siginacak bir köse aramissin ve bulmussun. Yarattigi rüyalari göremez insan. Bir kadeh rakinin verdigi sarhosluk, bir avuc dumanin actigi kapi ve bir "klik" sesiyle baslayan dünya. Aynaya benzeyen, seyredilen, ama icine girilemeyen bir dünya.. Ne demek icine
girilemeyen!... Sen girmissin bu dünyanin icine. Siradan bir hasir iskemle gibi herhangi bir
esyasi bile olmussun. O forum senin evin, biz sen Ne ala Iyi ama, mahalle kavgalarini, muhabbetlerini bir kenardan izleyen insanlar nasil olurda röntgenci ilan edilirler? Hem gel, bangir bangir meydanda nutuklar at, sonrada dön seni izleyip "heyy ne diyosun sen?" diye soranlara camur at.. Yok öle yagma... Sarkici kadinin dedigi gibi, "Atarsan atarlar gülüümm..."""""""
"misafir izleyiciydim ama.." diye başlayan viyaklama cümlelerin üzerine; "davetliydin madem, neden komşularda dedikodu yapıyorsun, sıkıntını gel yüzümüze söyle, tabii eğer yüreğin yetiyorsa?" mealinde cevap verdim sana.. bunu pekala da biliyorsun.. ve fakat anlamazlıktan gelmek ahlaksızlığının gözden kaçacağını sanmak basbayağı rahat bir gaflet uykusu olmalı..
"hey ne diyorsun sen" şeklinde bir cümlenin muhataplarının sözlerimi alıntılayıp da kullandığın ortamda bulunmadığını da pekala biliyorsun.. ama bilmezlikten gelmek ahlaksızlığının farkedilmeyeceğini sanmak da ayrı bir aptallık belgesi olmalı..
bu arada edebiyat yapmaya çalışırken banu alkan sözleri
düzeyinden bir türlü yükselememen de dikkat çekici bir
andavallık tabii..
boşuna kıvırma röntgenci tavşan süçüstü yakalandın bir kere..
yazımı bana "hey ne diyorsun sen" diye sormaktan ürkerek hem de sölerimin anlamını çarpıtarak bir dedikodu malzemesi olarak kullandın bir kere.. elbette ki sen ahlaksız, yalancı, dedikoducu bir röntgencisin..
yaptıkların elbette ki yapabileceklerinin teminatı, ben daha ne kadar kıvırabileceğini merak ediyorum sadece..
""""Kisaca, olaylarin sizin giyabinizda vuku bulmadigini bildigi icin hakkinizdaki
düsüncelerini verdiginiz adreslerdeki iceriklerle belgeliyor. Simdi siz, neyi ispata
calisiyorsunuz?"""""
yineliyelim o zaman; benim yahut edip'in yahut herhangi birinin herhangi bir forumdaki yazısına itirazı olan itirazını, o yazının kuyruğuna asmalı diyorum.. bunu böyle yapmak yerine sözleri
cımbızlayıp anlamlarını çarpıtıp başka forumlarda "bakın ya böle yazdılar" işte diye fingirdeyenler, sonra da "niye bana röntgenci dediniz"
diye hüngürdeyenler; yalancıdır, röntgencidir, dedikoducudur diyorum..
anlaşıldı mı?. sanmam ya neyse..
"""""""Hakikat bu kadar cirkin mi? Niye binbir türlü yalan dolanla sarip sarmalamaya
calisiyorsunuz? Yalan daima asil degil. Donmus bir ruh. Ne ümidin sicakligi, ne sevginin
alevi, Sibirya`da vahalar yaratamaz. Ne diye ugrasiyorum sizinle... Yalan söylediginiz icin
tabi. Siz bu forumda yaziyorsunuz. Asagi yukari bir seneden beridir 19 org sitesinin
reklamlari carsaf carsaf asiliyor alternatiforuma...""""""
sadece bilgin olsun diye söyliyeyim; ben bu foruma tonlarca yazı yazmış değilim.. "hiç yazmadım" gibi bir yalan söylüyor da değilim.. bu foruma üç beş yazı astıktan sonra düzeysizlikten, küfürden tiksinip
uzaklaşanlardanım.. senin sözlerimi (ç)alıntılayıp anlamını saptırdığını duymamış olsam buraya dönecek de değildim.. ama madem bu kadar ahlaksızca saptırarak sözlerimi kullanıyorsun o zaman asıllarına
katlanmayı da bilmelisin diye düşündüğümden yeniden yazıyorum.. senden farklı olarak itirazımı senin yazının altına asmam mı seni rahatsız eden, yoksa suçüstü yakalanmış olmanın eziklği mi karar
veremiyorum..
ama ne iddia ettiğimi anlaman için az önce yazdığım
paragrafı tekrar koyuyorum önüne, rezilliğini büsbütün göresin diye;
benim yahut edip'in yahut herhangi birinin herhangi bir forumdaki yazısına itirazı olan itirazını, o yazının kuyruğuna asmalı diyorum..
bunu böyle yapmak yerine sözleri cımbızlayıp anlamlarını çarpıtıp başka forumlarda "bakın ya böle yazdılar" işte diye fingirdeyenler, sonra
da "niye bana röntgenci dediniz" diye hüngürdeyenler; yalancıdır, röntgencidir, dedikoducudur diyorum..
anlaşıldı mı?. sanmam ya neyse..
. """Daha sonra, Kur-an`in Allah kelami oldugu konusunda hicbir sek ve süphesi olmayan
bir müslümanin böyle fuzuli gayretlere girmeyecegini düsünerek diger kitaplari okumaktan
vazgectigimi hatirliyorum Yani E. Yüksel`i okudum... Bütün kitaplarini sen bile
okumamissindir. Bu yüzden hicap duymuyorum..."""""
yahu sen gerçekten okuduğunu anlamaktan aciz misin, yoksa bilerek mi böyle davranıyorsun? sözlerini alıntıladığın şarkıcı müsvettesi kadar anlayışın da yok mu , yoksa mahsus mu yapıyorsun?
benim sana edip'in kitaplarını niye okumadın diye mi sormuşluğum var, yoksa okumadan eleştiriyorsun, anlayacağın işkembeyi kübradan atıyorsun demişliğim mi var? okumadan işkembeyi kübradan attığının
delilleri yine senin "okumaktan vazgeçtiğin" şeklindeki kabulün oluyor farkında değil misin?
ne diyeyim Allah ıslah etsin..
"""""Ne garip bir tecessüs bu sizdeki... Kurumus bir deve dikeni. Bir nevi agac iskeleti. Camura saplanmis bir arabaya döndünüz. Ayni nakarati tekrarlayip dur..."""""
senin gibi cevap verdikçe kişiliği, aslında ne olduğu ortalığa dökülen ikiyüzlü, duruma göre renk değiştiren röntgencilerin gerçek yüzünü ortalığa dökmeye yarıyor o nakaratlar ve cevap verilene, yahut özür
dilenene dek o nakaratlardan vaz geçmeyi düşünmüyorum
"""""""Üstadiniz mezbahaya ayagi ile gelen bir koyun sanip, biraz derince kirpmis
yünlerinizi Bugün Resad Halife`ye elcilik isnad edenler, yarin bizzat kendileri rabbin
ilhimina mazhar olmus resul pozlarina girerler. Olmayacagina kim, nasil karar verir? Itisafa
ugrayan resuller, bir mitle haleli resuller Sonra Amerika`ya otag kurarlar ve müritler
mimar efendilerinin kuracaklari abideye tas tasimakla görevlendirilirler. E. Yüksel;
yumusak, efendi, kültürlü, mantikli, uzlasmaci öyle mi acaba? Simurg; senin gibi,
tirnaklarini saklayan bir yaban kedisi olmadigini nerden bilebiliriz? Mesela senden
mükemmel bir polis müdürü olabilirdi. Bir savci olabilirdin simurg, ya da Osmanli
kadiaskeri """"""""
benim senin aksine bir şeyhim, bir üstadım Allah'tan başka tanıdığım kabullendiğim bir efendim yok.. bunu daha önce de söylemiştim ama iftiraya alenen devam etmenin cazibesi seni bu ifadeleri tekrara
kullanmaya mecbur etmiş olsa gerek, başka türlü bu işten sıyrılamayacağının farkındasın sanırım... edip ile ilgili sözlerinin cevabını ise o verirdi, şayet bunları 19.org'da, ona hitaben yazsaydın..
yazık ki bunları edip'e hitaben yazacak yüreğin yok..
""""""Niye hadisleri domates secer gibi seciyormusum? Soruya bakin.. Domates misali
secmek, ortacag hahamlari gibi kültür hazinelerini yakmaktan daha evladir da o
yüzden.""""""
kuran "herşeyi açıkladığını" söylerken, yok açıklamaz hadis olmasa kuran tam olarak anlaşılmaz diyenlerin, Allah'a ve peygamberlerine sözler isnat edenlerin kucağından kalkmamakta ısrar eden münafık,
taklitçi bir maymuna bunu izah etmeye çalışmak yerine onun maymun olarak kalmasına gözyummak umarım günah değildir.. kaldı ki bu satırlarımın bile göremeyen gözlerinin açılma vesilesi olabileceğini
umuyorum..
""""""Istedigim yerde, istedigim gibi kullanirim. Kitaplari da referanstir. Istedigim gibi
kullanirim. Yoksa sen, okudugun her kitabi yazarina danisarak mi dip nota düsüyorsun?
Dilemma, senin yazdiklarinda da(simdiye kadar olmadi ama) isine yarar bir malzeme
bulursa hemen kapar ve istedigi yerde kullanir.
Kullanilmasini istemeyen yazmaz""""""
yazılarımı, yahut yazılanları elbette ki istediğin yerde kullanabilirsin.. ama itirazlarını (yazı sahiplerine sorma olanağı varken sormadan)
iftiraya dönüştürerek dedikodu malzemesi olarak kullanırsan cevabına katlanmayı da bilmelisin..
haddini de..
selam,
murat
not: putperestlere gıcık olsun diye değil gerçekten, şu linkleri severim;
bi not daha; bunu meraktan soruyorum, feriduddin-i attar'da hatırladığım kadar kılıç
yok.. simurg, 30 kuş demek, farsça.. bunu da işkembeden atmadığından emin
misin? bende yanılıyor olabilirim ama.. neyse..
edip'in söylediklerini tartışmak istiyorsan adresi belli.. ona ulaşmak öyle zor da değil.. gidersin forumuna tartışırsın.. yahut alenen yazıp da rezil olmaktan ürküyorsan tavşan kardeş; e-mail adresi yuksel@yuksel.org .. edip'le ilgili sözlerine cevap vermem gerektiğini iddia etmendeki mantığı anlayamıyorum..
Bu konu basligi ile tartisilan yazilarin uzaktan yakindan ilgisi olmadigi icin, bende yazmamaya karar aldim...ama isteyen bu soruyu yeni bir topic acarak sorabilir, bende insaallah orada cevaplarim
Gercekten güzel bir soru, herkese neden QURAN sadece QURAN söyledigimizi göstermek istedigimden, kisisel tartismalardan uzak bir tartisma ortami istiyorum...
Şu açtığım güzelim sayfadan ne kadar umutluydum belkide birçok sorunun çözümüydü sorum.Ama malesef bu sayfayıda kadınlar hamamına çevirdiniz brawo.
...... yarıştırmak istiyorsanız bu başlık altında bir sayfa açın yaw.
"bilinçaltının özlediğinin aksine gayet hayattayım, dedikoducu röntgenci.. ve hayatta oldukça da sen ve senin gibi ürkek tavşanlarla uğraşmaya devam edeceğim .. "
Bilinc altinin bir cöp teneksi oldugunu buram buram les ve kir kokan satirlarindan fark etmek hic zor degil. Asil senin gibi panayir hokkabazlarinin foyalarini nerede, ne zaman olursa olsun ortaya serecegim icin, sen ve senin gibiler benden cok cekecekler...
"yazdıklarımı çarpıtarak alıntılaman mı nezaket yoksa çarpık yorumlarını mürit kardeşlerinle dedikodu malzemesi olarak kullanman mı? hangi nezaketten bahsediyorsun anlayamadım?.."
Sen hasta misin, bunalimda misin, psikopat misin, nesin kardesim?.. Senle ugrasan yok, sen belani kendin yaratiyorsun. Seni ben kaale almadim, sen kendin nane oldun. Sen ne yazdin ki ben saptirayim? Sen hakaretten küfürden baska ne yazdin simdiye kadar. Dön bak yazilarina. Sen simarik, yilisik, cahil ve kabiliyetsiz bir dilekce yazari bile olamazsin. Senin yazilarini neden carpitma zahmetine katlanayim. Senin yazdiklarin zaten carpik.. SEN CARPIKSIN BAYIM, SEN CARPIKSIN! Carpilmissin sen... Senin gibilerin kendilerine mahsus fikirleri, hatta bir fikirleri dahi yoktur. Hayatlarinin sonuna kadar vesayet altindadirlar. Baskalari düsünür, onlar konusur. Yani baskalarinin düsündüklerini konusurlar. Ne acidir ki cogu zaman icler acisi olan durumlarinin farkinda olabilecek kadar dahi kafalari calismaz.
"hayatımın hiç bir anında bir kitleye ait olmanın dayanılmaz koyunluğunu özlemedim, yaşamadım.. beni kendin gibi güdülme arzusuyla dolu bir koyun sayman oldukça garip.. istersen düşündürücü bulduğun ve fakat dğüşünmeyi beceremediğin linklerin webmaster'larına birer şikayet dilekçesi yaz sandığının aksine bir
kitlenin, sürünün adamı olmadığımı ve asla olmayacağımı belki de anlarsın.."
Tabiki özlemezsin. Sen, belli bir sürüye dahil olamayan, cünkü hicbir sürü tarafindan kabul görmeyen bir koyunsun da o yüzden. Huysuzlugun uyumsuzlugundan geliyor... Sen hickimseye hatta E. Yüksel`e dahi dost degilsin, olamazsin. Eger olabilseydin, muridi oldugunu söyleyenlere (ki ben senin ismini anarak böyle birsey söylemis dahi degilim. Cünkü sen mürit dahi olamazsin) sadece güler gecer ve bu kadar köpürmez, debelenmezdin. Senin gibiler sevemezler... Tekrar edebilecek bir ögreti bulabilmek icin pesine takilmis bir papagandan baska hicbirsey degilsin. Belki topalsin ve koltuk degnegine ihtiyacin var.
"sakın "muvaazene" yerine "muhakeme" demeye çalışıyor olmayasın.. yoksa bu da "worbild"den "reybi"den sonra güzel türkçe(n)ize kattığın yeni bir sözcük cük cük mü? muhteşem mesajına gelince dedim ya;
yellenmeye daha çok enerji harcıyorsundur muhtemelen.."
Cahilsin sen. Hayatimda gördügüm en küstah, en adi, en kalitesiz cahillerdensin. E. Yüksel icin bile bir utanc olabilirsin. Seni onunla bagdastirmamaya calisacagim. Her ne kadar sartlar buna zorlasa da...
""davetliydin madem, neden komşularda dedikodu yapıyorsun, sıkıntını gel yüzümüze söyle, tabii eğer yüreğin yetiyorsa?" mealinde cevap verdim sana.. bunu pekala da biliyorsun.. ve fakat anlamazlıktan gelmek ahlaksızlığının gözden kaçacağını sanmak basbayağı rahat bir gaflet uykusu olmalı.. "
Bunaksin ayni zamanda. Senle alip veremedigim hicbirsey yokken, yüzüne gelip neyi soracagim? Sen muhatap alinmamanin izdirabini cekiyor olmalisin. Bastan asagi komplekssin. Bir plebyensin. Iyi bir dalkavuksun. Mükemmel bir külhanbeylisin. Özde bir hicsin sen, bir hic...
""hey ne diyorsun sen" şeklinde bir cümlenin muhataplarının sözlerimi alıntılayıp da kullandığın ortamda bulunmadığını da pekala biliyorsun.. ama bilmezlikten gelmek ahlaksızlığının farkedilmeyeceğini sanmak da ayrı bir aptallık belgesi olmalı.. "
Ilk defa bu yazida senin taktigini kullaniyor (tabi ayni zamanda uslubunu kullaniyorum. Ilk defa bu kadar hakaret dolu bir yaziyi kaleme aliyorum. Sen bunu istedin) ve sözlerini cevaplamak üzere alintiliyorum. Senin sözlerinde kullanilacak hicbirsey yok. Defalarca o yazinin sizin cemaatten birine cevaben yazildigini söyledim ama, muvazene sözcügünden dahi bihaber olan birinden fazlasi beklenemez. Senin zirvalarinda alintilamaya deger bir malzeme olsa bile bunu yapmam. Cünkü senin dogruna dogru demem artik. Sen bir sersin... Serle yogrulmus, hamaketle kaynasmissin. Sen bu ülkenin ufkuna tüneyen baykuslardan biri olabilirsin belki ama, asla insan olamazsin.
"yazımı bana "hey ne diyorsun sen" diye sormaktan ürkerek hem de sölerimin anlamını çarpıtarak bir dedikodu malzemesi olarak kullandın bir kere.. elbette ki sen ahlaksız, yalancı, dedikoducu bir röntgencisin..
yaptıkların elbette ki yapabileceklerinin teminatı, ben daha ne kadar kıvırabileceğini merak ediyorum sadece.."
Bayim sen bir psikopat da olamazsin. Olamazsin, cünkü cümlelerin bir timarhane kaciginin günlügünde kullandiklarindan daha bayagi, daha vasat, daha bozuk. Soru sorulmadi, dikkat cekildi. Sizin suurunuzdaki peygamber siluetinin üzerindeki gölgeler kaldirildi ve E. Yüksel beyin yardimiyla net bir sekilde sunuldu. "Bakin, 19. lar icin Hz. Muhammed son peygamber degil aslinda ve iste bütün mesele burada" denmek istendi. Bu, bütün forumun huzurunda, bir 19 org forum mudavimlerinden birine tevdi edildi ve cevap ondan beklenildi. Tabi tam bu sirada sen ziplayiverdin yerinden. Destursuzlugun yüzünden herkes kenara cekilmek zorunda kaldi. Allah bütün diger forumdaslarina sabir versin...
"yineliyelim o zaman; benim yahut edip'in yahut herhangi birinin herhangi bir forumdaki yazısına itirazı olan itirazını, o yazının kuyruğuna asmalı diyorum.. bunu böyle yapmak yerine sözleri
cımbızlayıp anlamlarını çarpıtıp başka forumlarda "bakın ya böle yazdılar" işte diye fingirdeyenler, sonra da "niye bana röntgenci dediniz"
diye hüngürdeyenler; yalancıdır, röntgencidir, dedikoducudur diyorum.. "
Eger sözlerde herhangi bir cimbizlama, carpitma, kaydirma veya kandirmaca yaptiysam, bunu o sözlerin sahipleri pekala düzeltebilirler. Hatta arzu ederlerse mahkemeye verir, tazminat davasi acarlar. Böyle bir yanlis yaptiysam, buyursun göstersinler, derhal özürdiliyeyim. E. Yüksel beyin verdigi cevabin tümünü astim. paragraf paragraf veya cümle cümle verilmedi yazi. Soruya verilen cevap tümüyle alinip, asildi. Hatta soru da ayni sekliyle asildi. Senin sözlerin ortada zaten Dedigim gibi carpik birsey carpiktir. Üzerinde bile durulmaz. senin veya bir digerinin yazisi degil, bir misyonun temsilcisinin sorulan bir soruya verdigi cevap kullanildi. E. Yüksel gibi taninmis yazarlarin sarfettikleri her cümle, savunduklari düsünceler adina birer veri niteligini tasir. Bu yaziyi pekala konu hakkinda yazacagim herhangi bir makalemde kaynak olarak da kullanabilirim. Kimse beni engelleyemez. Ne etik ne de hukuk acisindan beni durdurabilecek kanun veya kaide yoktur, bulamazsin. Bir gazete kösesinde veya herhangi bir dergide yer alacak bir makalemde bu yaziyi pekala kullanirim ve bunun icin E. Yüksel`den izin alma ihtiyaci da duymam. Hicbir yazar, arastirmaci veya gazeteci böyle bir ihtiyac duymaz. Cünkü E. Yüksel gibi yazarlar toplumun malidirlar.
"benim sana edip'in kitaplarını niye okumadın diye mi sormuşluğum var, yoksa okumadan eleştiriyorsun, anlayacağın işkembeyi kübradan atıyorsun demişliğim mi var? okumadan işkembeyi kübradan attığının
delilleri yine senin "okumaktan vazgeçtiğin" şeklindeki kabulün oluyor farkında değil misin?
ne diyeyim Allah ıslah etsin.. "
Sen E. Yüksel`in kitaplarini okudun mu peki? Hic sanmiyorum. Sen okuyan bir adam degilsin. Sen fihrist heceler gibi okursun okusan Sadece E. Yüksel degil, sen okumuyorsun dostum. Okuyan bir insan böyle yazmaz ve Dilemma okuyan insani tek cümlesiyle tanima kapasitesine sahiptir artik... Sen gazete okursun, sosyete mecmualarini takip edersin. Banu alkan hakkinda tafsilatli bilgiye sahip olabilirsin ama, Kant`la Descartes`in caglarini ve düsünce dünyalarini ayiramayacak, reybi`nin tasidigi anlami bilemiyecek kadar ümmi ve "vorbild" i "worbild" seklinde yazacak kadar da yabanci dil fukerasi olarak kalirsin ömrünün sonuna kadar. Ne diyelim, Allah islah etsin
"senin gibi cevap verdikçe kişiliği, aslında ne olduğu ortalığa dökülen ikiyüzlü, duruma göre renk değiştiren röntgencilerin gerçek yüzünü ortalığa dökmeye yarıyor o nakaratlar ve cevap verilene, yahut özür
dilenene dek o nakaratlardan vaz geçmeyi düşünmüyorum "
Onlardan da vazgecersen geriye ne kalir ki Sakin vaz gecme
"kuran "herşeyi açıkladığını" söylerken, yok açıklamaz hadis olmasa kuran tam olarak anlaşılmaz diyenlerin, Allah'a ve peygamberlerine sözler isnat edenlerin kucağından kalkmamakta ısrar eden münafık,
taklitçi bir maymuna bunu izah etmeye çalışmak yerine onun maymun olarak kalmasına gözyummak umarım günah değildir.. kaldı ki bu satırlarımın bile göremeyen gözlerinin açılma vesilesi olabileceğini
umuyorum.. "
Bir goril ilkelligi ve barbarligi ile bütün bir kültür mirasini tahrip etmek yerine, bir maymun sevimliligi ve oburluguyla onlari devsirmeyi, hifz etmeyi tercih ederim.. Sen bir gorilsin oysa... Cirkin, iptidai, vahsi bir goril. Bulundugun mecliste ise bir ayrik otusun. E. Yüksel sempatizanlari arasinda tanidigim en edepsiz adamsin sen.
Seninle artik muhatap olmayacagim... Seni önce Allah`a, sonra da E. Yüksel beye tevdi ediyorum. Eminim kendileri gerekeni yapacaklar ve terbiyenle bizzat ilgileneceklerdir.
Bütün forum katilimcilarindan bu cirkin tartismadan dolayi özürdiliyorum.... Artik yazmayacaktim ama nefsime yenik düstüm. Bu tartismanin tarafimdan noktalanmasinin yegane sebebi, forumdaki sevdigim ve saygi duydugum insanlari daha fazla üzmek istemememdir.
"Bir goril ilkelligi ve barbarligi ile bütün bir kültür mirasini tahrip etmek yerine, bir maymun sevimliligi ve oburluguyla onlari devsirmeyi, hifz etmeyi tercih ederim.. Sen bir gorilsin oysa... Cirkin, iptidai, vahsi bir goril. Bulundugun mecliste ise bir ayrik otusun. E. Yüksel sempatizanlari arasinda tanidigim en edepsiz adamsin sen."
Bu onlarin normal gelisimi,onlar buraya yazdikca maskeleri dusecek merak etme.
Dur bu daha birsey degil, fikirlerini kabul etmeyenlere zor,siddet ve terror uygulayacaklar.
Bunu daha once buraya yazdik.
Hizbullah , Taliban derken bir de Tucsoni cikti simdi basimiza.
""""""Bilinc altinin bir cöp teneksi oldugunu buram buram les ve kir kokan satirlarindan fark
etmek hic zor degil. Asil senin gibi panayir hokkabazlarinin foyalarini nerede, ne zaman
olursa olsun ortaya serecegim icin, sen ve senin gibiler benden cok cekecekler..."""""
hangi foya nasıl yani? gittikçe zıvanadan çıkıp saçmaladığının
farkında mısın.. şu ortaya çıkarttığını iddia ettiğin foyamı bizlerle de
paylaşır mısın? bir de bana nasıl çektireceğini
"""""Sen hasta misin, bunalimda misin, psikopat misin, nesin kardesim?.. Senle ugrasan
yok, sen belani kendin yaratiyorsun. Seni ben kaale almadim, sen kendin nane oldun. Sen
ne yazdin ki ben saptirayim?""""
şimdi de yalan söyleyerek kurtarmaya çalışıyorsun, ahlaksız röntgenci;
yukarıya astığın yazıda benim paniklediğimi, ürktüğümü, irkildiğimi,
edip'in müridi olduğumu iddia eden sen değil misin? herkesi kör alemi
sersem mi sanırsın..
""""Tabiki özlemezsin. Sen, belli bir sürüye dahil olamayan, cünkü hicbir sürü tarafindan
kabul görmeyen bir koyunsun da o yüzden. """""
bu nasıl bir kıvırma kabiliyetidir yahu.. benim önce bir kitleye ait
olduğumu söyle.. sonra tutturamayacağını anlayınca bu kez "zaten seni
kimse kabul etmez ki" gibisinden zırvalamaya başla.. cevap vermiş
olmak için cevap yaz.. Allah ıslah etsin
""""""Huysuzlugun uyumsuzlugundan geliyor... Sen hickimseye hatta E. Yüksel`e dahi
dost degilsin, olamazsin. Eger olabilseydin, muridi oldugunu söyleyenlere (ki ben senin
ismini anarak böyle birsey söylemis dahi degilim. Cünkü sen mürit dahi olamazsin)"""""
işte şimdi takke düştü kel göründü.. sen bana mürit demedin öyle mi..
işte yazdıkların görelim bakalım nasıl kıvıracan;
""""""Edip yüksel, verdigi cevapla irkilen ve panikleyen bir müridini teskin ediyor;
"Bence, Resad'in elciligini, hele o oldukten sonra kabul etsen veya etmesen o kadar onemli
degil; ancak bu konuyu ciddiye alip karar icin acele etmekte tereddut etmen senin
samimiyetinin bir belgesi... """"
bu satırlar senin değil mi?..
""""" muvazene sözcügünden dahi bihaber olan birinden fazlasi beklenemez. """"""
ben muvazene denge demek diye bilirim, değerlendirme; muhakemedir..
osmanlıcam o kadar iyi olmasa da bu düzeltilebilir.. ama senin
ruhundaki edepsizliğin tedavisinin mümkün olacağını sanmam..
""""""Bayim sen bir psikopat da olamazsin. Olamazsin, cünkü cümlelerin bir timarhane
kaciginin günlügünde kullandiklarindan daha bayagi, daha vasat, daha bozuk. Soru
sorulmadi, dikkat cekildi. Sizin suurunuzdaki peygamber siluetinin üzerindeki gölgeler
kaldirildi ve E. Yüksel beyin yardimiyla net bir sekilde sunuldu. "Bakin, 19. lar icin Hz.
Muhammed son peygamber degil aslinda ve iste bütün mesele burada" denmek istendi. Bu,
bütün forumun huzurunda, bir 19 org forum mudavimlerinden birine tevdi edildi ve cevap
ondan beklenildi. Tabi tam bu sirada sen ziplayiverdin yerinden. Destursuzlugun yüzünden
herkes kenara cekilmek zorunda kaldi. Allah bütün diger forumdaslarina sabir versin..""""""
anlamından bağlamından bihaber olduğun cümleleri alıntılamadan önce
sor dedik.. ve fakat kötü niyetinin boyutları bunun gereğini görmezden
gelmekte ısrar edecek kadar büyük olunca böyle kıvırma cümleleri
kurmak zorunda kalıyorsun .. yazık..
""""""Eger sözlerde herhangi bir cimbizlama, carpitma, kaydirma veya kandirmaca
yaptiysam, bunu o sözlerin sahipleri pekala düzeltebilirler. """""""
o sözlerin sahiplerinden biri olarak buradayım ama senin ahlaksız
dimağın "senin olayla alakan yoktu ki " cümlesinden başka bir şey
üretemezken ne desem faydasız gibi.. ama umarım anlayan anladı
""""""""Kimse beni engelleyemez. Ne etik ne de hukuk acisindan beni durdurabilecek kanun
veya kaide yoktur, bulamazsin. Bir gazete kösesinde veya herhangi bir dergide yer alacak
bir makalemde bu yaziyi pekala kullanirim ve bunun icin E. Yüksel`den izin alma ihtiyaci
da duymam. """""""
kötü niyetli yorumlarının cevabına katlanmak kaydıyla, evet..
"""""""Sen E. Yüksel`in kitaplarini okudun mu peki? Hic sanmiyorum. Sen okuyan bir
adam degilsin. Sen fihrist heceler gibi okursun okusan Sadece E. Yüksel degil, sen
okumuyorsun dostum.Okuyan bir insan böyle yazmaz ve Dilemma okuyan insani tek
cümlesiyle tanima kapasitesine sahiptir artik... """"""
yani senin "edip'i okumadan eleştiriyorsun" suçlamama verebileceğin
tek cevap bu mu? yazık..
"""""""Bir goril ilkelligi ve barbarligi ile bütün bir kültür mirasini tahrip etmek yerine, bir
maymun sevimliligi ve oburluguyla onlari devsirmeyi, hifz etmeyi tercih ederim.. Sen bir
gorilsin oysa... Cirkin, iptidai, vahsi bir goril. Bulundugun mecliste ise bir ayrik otusun. E.
Yüksel sempatizanlari arasinda tanidigim en edepsiz adamsin sen. """"""
maymunluğa itirazının olmaması üzücü.. ama ne diyelim senin tercihin..
senin goril benzetmene ise benim elbette ki itirazım var, ama zekadan
yoksun küfürlere yanıtım yok..
"""""Seninle artik muhatap olmayacagim... Seni önce Allah`a, sonra da E. Yüksel beye
tevdi ediyorum. Eminim kendileri gerekeni yapacaklar ve terbiyenle bizzat
ilgileneceklerdir."""""
Allah'a havle etmene bir şey demiyorum.. o kalpler ve beyinlerdekini
bilendir.. ama edip'e gelince ona itirazım var.. taraf tutabilir.. sen en
iyisi beni babama şikayet et..
"""""Bütün forum katilimcilarindan bu cirkin tartismadan dolayi özürdiliyorum.... Artik
yazmayacaktim ama nefsime yenik düstüm. Bu tartismanin tarafimdan noktalanmasinin
yegane sebebi, forumdaki sevdigim ve saygi duydugum insanlari daha fazla üzmek
istemememdir. """""
hadi canım sen de
ama ciddiysen seni dedikoducu mürit kardeşelrinle başbaşa bırakıyorum
inandığın tanrı yahut tanrılara emanet ol
selam,
murat
not: putperestlere yahut yalancı röntgencilere gıcık olsun diye değil gerçekten şu linkleri severim..
Bu Sayfadaki kufurlu yazilar cogaldigi zaman,bu forumdaki arkadaslar lutfen eski temiz yazilari guncelleyip,kufurlerin arka sayfalara gitmesini saglasinlar.
Herseyi yoneticilerden beklemeyin, hur toplumlarda her kisi yoneticidir.