3)İSA-MESİH,
HAVARİLERİ
VE İSANIN ÇARMIHA GERİLMESİ.
Vaftizci Yahyanın yakalanmasından hemen sonra,İsa,tıpkı Yahya gibi tehlikeli koşullar altında vaaz ediyordu.İsa ile Yahyanın yaşam biçimleri ve hatta biyolojik benzerlikleri çok fazladır.İsanın örgütlediği insanlar ile Yahyanın örgütlediği insanlar ideolojik yönden ayrı değillerdir.İsanın ilk havarilerinden en az ikisi vaftizcinin eski yandaşlarıdır.(ANDREAS PETRUS VE SİMUN PETRUS kardeşler)Daha sonraki zamanda İsa ile Vaftizcinin fazla olan benzerliğini vurgulamak için HERODES ANTİPAS şöyle demiştir;”O Yahyadır! Kafasını kestiğim Yahya!O ölüyken dirilmiştir!”
Başlangıçta İsa,vaazlarının büyük bölümünü ülkenin uzak yörelerinde veriyordu.Mucizeler göstererek veya kalabalıkların mucize gördüklerini zannederek kitleleri kendine doğru çekiyordu.
Burada o dönem mesih diye ortalık yerde dolananların bir özelliklerine de değinmek gerekir.Mesihlerden bazıları Kumran tipi komünlerde eğitiliyorlardı.Bu eğitimin içinde hekimlikte vardı.Zaten o dönemde hekimlik din adamlarının tekelindeydi.Hakimlik bağımsız olarak yapılmıyordu.Din adamları yada papazlar yada mesihler hekimlik sanatınıda icra ediyor ve hastaları iyileştiriyorlardı.İncilde çok yerde İsanın hekimlik yaparak hastaları iyileştirdiği belirtilmektedir.Doğrudur.İsa halkın ve kendini toplum içine ileri süren komün nazarında hem mesih hemde hekimdi.İsa hekimliği mesihliğin aracı olarak kullanıyordu.Bu basit tespiti ve olguyu bu gün DEONTOLOJİ okuyan tıp adamları bilirler.İsa da, hem hekimlik hemde mesihlik yapıyordu.Hastaları iyileştiriyordu.Toplum içinde bu yönüyle de ünlenmişti.Halk İsayı görünce hastalıklarını iyileştirmesi için hemen O’nun etrafında kümeleniyordu.İncil ayetlerinde bu durum ayrıntılı oalarak anlatılmaktadır.Ancak bu gün İncili okuyan çoğu insan İsanın insanları mucizelerle iyileştirdiğini zannediyor.Olayın bizim anlattığımız yönü bilerek yada bilmeyerek bu gün dahi insanların görüşlerinden kaçırılmaktadır.Yani İsa hekimlik özelliği de olan askeri bir mesihti.
İsa da Yahya gibi ve diğer mesihler gibi sonu tutuklanma yada ölüm olacak bir yolu seçmişti yada bu iş için komünü tarafından hazırlanmıştı.Önceleri ülkenin ücra yerlerinde vaazlar verdi.Bu yerlere devletin kolluk gücleri etkin olarak ulaşamıyordu.İsanın yukarda söylediğimiz gibi popülerliği gittikçe artıyordu.Vaftizci Yahya gibi misyonerlerde bu arada kendisini tanımayanlara devamlı olarak İsayı taktim ediyor ve onun mesih olduğunun propağanda ve reklamını yapıyorlardı.Bu reklamlar sonucu İsanın daha fazla kahramanlık göstermesi,kendini ispatlaması ve mesihliğinin gereği olarak Kudüse yönelip ayaklanmayı başlatması gerekmekteydi.Bu ayaklanmada, da mesihliği ele alması kaçınılmaz hale gelmişti.
Çok geçmeden İsa ve Havarileri Kudüsü yani geleceğin Yahudi imparatorluğunun başkentini bilinçlendirme faaliyetine giriştiler.Kudüste taban bulma faaliyetine başladılar. Giderek faaaliyetlerini Kudüs üzerine iyice yoğunlaştırdılar.
Nihayet İsa Kudüse yürüme kararı alarak ihtilali başlattı.Şartlar olgunlaşmıştı.İsa Kudüse doğru dağ geçitlerinden geçerek bir eşek üzerinde yürüdü.Daha doğrusu halk İsanın Kudüse yürüyeceğini biliyordu.Bu yürüyüşün propagandası havariler ve yandaşlar tarafından yapılmıştı.İsayı karşılamanın organizesi dahi yapılmıştı.Yolun kenarına dizilen kalabalıklar,eşek üzerinde gelen manevi bir lider olan İsayı karşılıyorlardı.İsa iki tarafa dizilmiş halkın arasından geçerken halk veya militanlar şöyle bağırıyordu; “Tanrıya şükür!Tanrı adına gelen O kutsaldır!Gelen babamız Davudun Kırallığı kutlu olsun!”
İsa ve Havarileri,Kudüste ihtilali başlatmak için Fısıh bayramı başlangıcının hemen öncesini seçtiler.Böylece kırsal kesimden ve Akdenizin her köşesinden gelen binlerce yortu hacısı da o anda Kudüste bulunuyordu.Bu kalabalığın sağladığı koruma nedeniyle Ramalılara karşı güvende idiler.Diğer taraftan İsanın kente geleceği haberi üzerine yüzlerce düzen karşıtı yoksul insan kendi mesihlerini görmeğe Kudüse akın ediyordu.İsa hazırlanan senaryo uyarınca Kudüse girdi.Gün boyu çevresinde gürültülü ve vecde gelmiş kalabalıklarla dolaştı.İsa bu kalabalıklara açıktan vaaz ediyordu.Hava krarınca gizlice dostlarının evlerine gidiyordu.İsanın gece kaldığı yerleri havarilerden ve yakın dostlarından başkası bilmiyordu.
İsa ve havarileri kendilerini askeri mesihçi hareketin üyelerinin yaptığından farklı ve barışçıl hiç bir şey yapmadılar.Hatta onlar şiddeti ve ayaklanmayı da kışkırttılar.Onlar büyük tapınağın avlusuna hücum ettiler.Yabancı hacıların kurbanlık hayvan satın alabilmeleri için para değiştiren,yönetimin ruhsatlı dövizcilerine kaba güç kullanarak saldırdılar.İsanın kendisi bile bu olay sırasında kamçı kullandı.
İnciller,Yüksek Papaz Kayafanın İsayı tutuklamak için nasıl dolap çevirdiğini anlatır.Kayafa dövizcile karşı yapılan şiddetli saldırıya tanık olduğu için İsayı hapse atmanın meşruluğu konusunda hiç bir kuşku duymadı.Kayafanın düşünüp tasarlamak zorunda olduğu şey,İsanın mesih olduğunu düşünen yoksul halkı kışkırtmaksızın O’nu nasıl tutuklayacağı idi.Ateşli silahların ve göz yaşartıcı gazların,biber gazlarının bilinmediği o dönemlerde ve halkın yenilmez bir öndere,mesihe sahip olduğunu zannettiği durumda yoksul halkı kışkırtmaksızın İsayı tutuklamak riskliydi.Halkın öfkesi her an ayaklanmaya dönüşebilirdi.Bu nedenle Kayafa o dönemin polisine İsanın tutuklnma emrini,halk bir kargaşa çıkarır endişesiyle şölen günü değil de bir başka gün verdi.
İsanın kendisi,havarileri ve kaynaştığı kalabalık barışçıl değillerdi.İncillerde belirtildiği gibi masum ve barışçıl değillerdi.İsa barışçıl bir mesih değil defalarca vurguladığımız gibi askeri ve savaşçı,ihtilalci bir mesihti.İhtilalin lideri konumundaydı.Havarilerden oluşan güçlü bir kurmayı vardı.Örneğin bu havarilerden birinin adı SİMUN idi.Kod adı “ZEALOT” olan bu havarinin kod adının anlamı “aşırı partizan”demekti.Öteki havrilerden YAHUDA’nın kod adı yani lakabi ise İSKORİOT ‘tur.Anlamı ise “Bıçak kullanan adam,hançerli adam”anlamına geliyordu.(Bu havari İsayı ihbar edip yakalatmıştır)Hançerli adamlar daha öncede söylendiği gibi Kudüste suikast yapanlara deniyordu.YAKUP VE YUHANNA(Zebedinin oğulları)na ise halk BONERCES yani “Gök gürlemesinin oğulları”diyorlardı.Nitekim zebedinin oğulları bu ünvanı hak etmişlerdi.Ayrıca İncillerin belirttiğine göre havariler kılıçta taşıyorlardı.Tutuklanmaya karşı direnmeye hazırdılar.Nitekim tutuklanması öncesinde İsa yakın çevresine şöyle dedi; “Kimin kılıcı yoksa o giysisini satsın ve bir tane alsın.”Bu söz üzerine havarileri İsaya iki kılıç birden gösterdiler.
Görüldüğü gibi İsa ve dışardan gelen havarileri Kudüse silahlı halk ayaklanmasını gerçekleştirmek amacıyla gelmişlerdi.Nitekim dört incilin dördüde İsanın yakalandığı anda havarilerin silahlı direnmeğe kalkıştıkları olgusunu doğrularlar.
Fısıh bayramı akşam yemeğinden sonra,İsa ve onun yakın havarileri Getsaminede bulunan bahçeye gizlice gittiler.Geceyi orada geçireceklerdi.İsanın havarilerinden YAHUDA(İskoriot=hançer adam) İsanın kaldığı yeri Yüksek papaza ihbar etti yada söyledi.Yüksek papaz ve adamları onların üzerine birden bire saldırdıklarında İsa dua ediyordu.Ötekilerde uyuyorlardı.Havariler kılıçlarını çektiler.Yapılan kısa bir çatışma sırasında polislerden birinin kulağı koptu.Polisler İsayı yakalar yakalamaz havariler çatışmayı bıraktılar.Gece karanlığından istifade edip kaçtılar.
Olayın Roma görüş açısına göre yorumu İncillerde yapılmıştır.İncillerde YAHUDA para karşılığı İsayı satan adam olarak gösterilmiştir.İsa tutuklanmadan önceki tedirginliği ve tutuklanmadan önce havariler arasındaki tartışmalar çarpıtılmıştır.Olay mistik bir hava içerisinde anlatılmış dolayısıyla İncildeki anlatımda olayın ayakları yerden kesilmiştir.Olaya kutsallık izafe edilmiştir.
Oysa bize göre bunların hiçbiri gerçek ve mantıklı değildir.
Bize göre olay şöyle olmuştur:İsa Kudüse taraftarları ile birlikte girince mevcut dini kurum aleyhine konuşmalara başlamıştır.İsa etrafına kalabalıklar toplamaya başlamıştır.İsa Ana tapınakta dahi yavaş yavaş hakimiyeti ele geçirmektedir.Ana tapınakta vaaz sırasında başrahip bazı görevliler göndermiş bunlar İsayla tartışmışlar ama kalabalık İsaya onay vermiştir.Çünkü İsa iyi bir demegoji ustası ve hatiptir.Kalablaıkları yönlendirmesini bilmektedir.Gelen görevliler Ana tapınakta ulu orta her önüne gelenin anarşi yaratamayacağını İsaya bildirmişle ama İsa gelenleri red etmiştir.Sonra İsanın söylediklerinden başrahip ve dinsel kurulunda istifade etmesi için kendisini tartışmaya ve dinlemeye çağırdıkları İsaya gizlice ulaştırılmıştır.Böylece eğer İsa Dinsel Kurulu ve bu kuruldaki bazı insanları etkilerse ve kendi taraflarına katarsa kurulda egemen olabilme yolu açılmış olurdu.Kurul Başkanı ile İsa arasındaki bu konudaki ilişki Yahuda İskoriot tarafından kurulmuştur.Yahuda başrahip ile görüşmüş İsanın yargılanmayacağı konusunda güvence almıştır.Bu güvence İsaya yakın kurul üyeleri tarafından verilmiştir.Bu bilgiler İsaya ve havariler topluluğuna iletilmiştir.Karar az bir farkla ve oy çokluğuyla İsanın kurul ile görüşmesi tartışması lehinde çıkmıştır.Belkide Havariler İsanın görüşmemesi doğrultusunda oy beyan etmişler ama İsa havariler kurulunun kararına karşı çıkarak görüşmeyi kabul etmiştir.Belkide sadece Yahuda İsayı desteklemiştir.Belkide karar bir karşı onbir oyla red edilmiş buna rağmen İsa red edilen bir oya uymuştur.Nitekim buluşma gecesi aldığı bu bireysel karardan dolayı huzursuz ve tedirgindir.Namaz kılmakta ve Allaha kendisine yardım yapması için dua etmektedir.
İsayı almak üzere görevli polisler silahlı olarak gelmişlerdir.Niyetlerinin İsayı tutuklamak suretiyle kurulun huzuruna çıkarmak olduğu bellidir.Havariler az olmalarına rağmen karşı koymuşlar.Hatta fiilen direnerek çarpışmaya dahi başlamışlardır. Gelenlerden birini de yaralamışlardır.İsanın kurula götürülüş biçimi İsanında tuhafına gitmiş “Beni her gün ana tapınakta görüyordunuz orada neden tutuklamadınız?”şeklinde götürülüş biçimini yadırgamıştır.Ama gelen memurlar bilgileri olmadığını,kendilerinin de emir kulu olduklarını vs politik cevaplar vererek ortamı yumuşatmışlar ve İsayı havarilerin içinden oyun yaparak çekip kansız bir şekilde almışlardır.İsanın yaşamı kırsal kesimde geçtiği için kentte oynanan Bizans oyunlarına yabancı idi.Bu nedenle bu oyuna kolayca düştü ve Kurulda yargılanmayıp üyelerle tartışacağını zannetti.Ama İsanın üzerindeki fiili tasarruf kurul başkanına geçince yani İsa havarilerin arasından alınınca oyuna düşürüldüğünü anlamış ama iş işten geçmişti.Yahuda da yine İsanın tutuklanmasında kendisinin oyuna getirildiğini anlamış oldu.Nitekim on bir havari daha sonra İsanın öldürülmesinden de Yahudayı sorumlu tutunca Yahuda intihar etmiştir.Yoksa yahudanın para aldığı ve döneklik yaptığı doğru değildir.Yahudanın yaşam biçimi döneklik yapmaya müsait değildir.
Daha sonra halk kışkırtıldı ve İsanın aleyhine dönmeleri sağlandı. Bu işi ayak oyunlarını çok iyi bilen usta politikacı Başrahip ve vali kotardı.Halkı ve gürültücü ayak takımını taraf değiştirtmek bu oyunları çok iyi bilen Başrahip ve Vali için hiçte zor olmadı.Bunların hayatı isyan bastırmakla geçiyordu.Kitleleri yönetmeyi ve kitle psikolojisini çok iyi biliyorlardı.Ancak İsanın ölümünden sonra mağaradan kopup gelen mesihler ve mağara komünleri aynı oyuna bir daha düşmediler.İsanın konuşacağız bahanesiyle tuzağa düşürülüp öldürülmesi kendilerine ders oldu.
Nitekim günümüzde dahi televizyonların ve gazetelerin etkisiyle halkı yönetmek ve yönlendirmek mümkündür.Kapalı rejimlerde basının ve televizyonların propaganda gücüyle halk sun’i olarak olmaması gereken yerde despot diktatörlerin tarafında olabiliyorlar ve despotları alkışlayabiliyorlar.İsanında başına da buna benzer bir durum geldi halk ajanların kışkırtmasıyla kısa bir zaman içinde İsa aleyhine döndü.İsa ve taraftarları düşman ilan edildiler.
Sonraki olaylara bakıldığında İsanın isyan teşebbüsü çok basit bir olay olarak görülür.
Şimdi öyküye kaldığımız yerden devam edelim;
Romalılar ve yandaşları İsayı tutukladan sonra,Ona gerçekten Mesihmiş gibi davrandılar.Halkada gerçek bir halk önderini bir mesihi yakaladıkları söylentisini var güçleriyle yaydılar.Halk ise mesihin yakalanmayacağını,tek başına dahi olsa Romalıları perişan edeceği ve kendilerini kurtaracağına inanıyordu.
Yahudi Yüksek mahkemesi İsayı Dine aykırı ve yanlış hareketlerde bulunmaktan yargıladı.İsanın ikrarda bulunmsı istedi.Çünkü o dönemlerde baskı altında bile olsa insanların ağzından çıkan söz nedeniyle cezalandırma olanağı vardı.İşkence altında dahi olsa suç kabulleri geçerliydi.İsa bu nedenle ve bu kuralı bildiği için kendisine mesih yakıştırmaları karşısında “Ben öyle söylemiyorum.Siz benim için mesih diyorsunuz.Yahudilerin kıralı diyorsunuz “şeklinde savunma yapmıştır.Ancak İsanın dine aykırı faaliyetlere bulunması sömürgeci Roma hukukuna göre suç teşkil etmiyordu.Bir insanın suçlanabilmesi içim sömürgeci yönetime karşı eylemlerde bulunması gerekti.Oysa İsa kendi dini ve dini yönetenlere karşı eylemlerde bulunmuştu.Bu nedenle suçsuzdu.En azından ölümle cezalandırılamıyordu.Önce yargılanmak üzere PONTİUS PLATİUS’a teslim edilmiş vali İsayı suçsuz bularak kurula geri göndermişti.İkinci defa yargılanmasında ağzından çıkmamasına rağmen kurul üyelerinin oy birliği ile İsanın ağzından;”Ben yahudilerin kıralıyım!”cümlesinin çıktığı iddiasıyla tekrar valiye teslim edildi.Vali İsayı tekrar sorguladı.İsa susma hakkını kullandı.O dönemler susma hakkı, ikrar olark algılanıyordu.Vali İsayı suçlu buldu.Suçu;Sömürge yönetimine karşı İhtilal yapmak ve kendini Yahudilerin Kıralı ilan etmekti.
Yüksek papaz Kayafa İsanın mucizeler gösterebilen bir mesih olmadığını biliyordu.Ancak halkta İsanın mesih olduğuna inanıyordu.İsanın mesih olmadığı,normal ölümlü bir insanın ölmesi gibi halkın gözü önünde test edilmeliydi.Eğer İsa gerçekten mesih ise halkın önünde mucizeler göstermesi gerekti.Değilse normal insanlar gibi ölürse halk kandırılmış olduğuna inanacaktı.Böylece ihtilalin ateşide düşecekti.Kayafa test edilme düşüncesini hızla kalabalıklara yaydırdı.Halkın düzeyi düşük olduğu için onlarda oyuna geldiler ve İsanın mesihliğini test etmeğe karar verdiler.
PLATİUS,mahkum olmuş İsayı açıkça herkesin önünde sergiledi. Kalabalıktan tek bir protesto sesi yükselmedi.Sokaklarda teşhir etti. Asılacağı çarmıhı kendisine taşıttı.Yine kimse protesto etmedi.halk yine mesih oluğunu zannettiği adamın,çaresizliği ve perişanlığı sergilemesi karşısında şoke oldu.İsa çarmıhını taşıyarak önlerinden geçerken sedece bakakaldılar.Hatta PLATİUS; “Eğer halk O’nu geri isterse İsayı serbest bırakacağını “önerecek kadar ileri gitti ve halkın cahilliğiyle dalga geçti.Halk İsada mucizeler görmediği için yine sessiz kaldı.
PLATİUS kitle ayaklanmalarını bastırmakta uzmandı.Bu nedenle kitle psikolojisinden çok iyi biliyordu.Zalim bir insandı.İsayı kalka teşhir ederek platius halka şunu söylemek istiyordu:”Onların sözüm ona Tanrısal kurtarıcıları,Kutsal Yahudi İmparatorluğunun kıralı,orada üç beş Romalı skerin arasında tam bir çaresizlik içinde duruyordu.Oysa İsa mesih olarak daha birkaç gün önce eşeğinin üzerinde ve büyük bir kalabalığın karşılamasıyla ve kalabalık eşliğinde Kıral adayı gibi şehre girmişti.Mesihliği birkaç gün içinde balon gibi sönmüştü.İsa mesihlik iddiasında sahtekardı.”
Halk anidan platiusun verdiği mesaj doğrultusunda düşünmeğe başladı.Hatta İsayı sahte mesih olarak algılayıp aldatıldığı düşüncesiyle İsanın öldürülmesi yönünde de tepki vermiş olabilir.
İsa tek başına çarmıha gerilmedi.İncillerin söylediğinin aksine öteki çarmıha gerilenlerde partizan oabilirler.
Dört İncilin dördüde şu tespiti yapar:Çarmıhta acı çeken İsa ve ortalıkta görülmeyen havariler.
Belki havarilerde İsanın mesih olduğunu zannediyorlerdı ve mucizeyle kurtulacağını düşünüyorlardı.Havariler İsanın mesih olmadığını ancak İsanın cesedinin kaçırılmasından sonra anlayabildiler.Cesede bizzat elleriyle dokundular ve İsanın öldüğünü anladılar.Ama İhtilalci hareketin devamı için İsanın hatırasının yaşatılması lazımdı.İsayı belirsiz bir yere gömdüler ve İsanın göğe çekildiğini sonra geleceğini etrafa yaymaya başladılar.Bu olay Yahudi mesih düşüncesinde birinci köklü değişikliktir. (Devam edecek)
|