YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

KUR'AN'DA NAMAZ-TÜRKÇE NAMAZ!.(16)

August 3 2001 at 1:49 PM
  (no login)
from IP address 212.156.191.93

NAMAZIN ASLİ ŞARTLARINDAN DİĞERİ; “KIYAM,RÜKU VE SECDE”


KIYAM,RÜKU VE SECDE NE DEMEKTİR?

(AYETLERİN YORUMU İLE KIYAM-RÜKU VE SECDEYE YAKLAŞIM.)

11)KIYAM NEDİR?

26/218-O ki görüyor seni kıyam ettiğin zaman.
26/219-Görüyor nasıldır secde edenler içinde dolaşman.
26/220-Kuşkusuz O’dur iyice bilen,iyice duyan.

İnsan, rüku ve secde halinde iken Allah’ın insanı “seni görüyorum!” şeklinde bir beyanı olmamıştır.Bu beyanın olmaması Allah’ın insanı görmediği anlamına gelmez.Ancak kıyam anında Allah ,insanı özellikle gördüğü belirtiliyor.
Kıyam ayakda durmadır.Saygılı bir şekilde dikilmedir.Allah ile bire bir kalma halinde insanın alması gereken şekildir.İnsan Allah ile yatarak da,tepe üzeri de konuşabilir.Bunu engelleyici bir kural yoktur.Ancak insan ,geleneklerine göre diğer insanlara karşı gösterdiği saygıyı Rabbi ile konuşurken göstermelidir.İnsan normalde,yaş itibarıyle yaşlı veya saygınlık itibarıyla saygın veya devlet ricalinden biri,bir vali,bir bakan ile konuşurken saygı gösterir. Bu saygının çok çok fazlasını,bu insanlardan çok çok fazla güç ve onur sahibi olan Allah’a göstermelidir. Bu nedenle insan, Allah ile konuşmak için bire bir karşı karşıya geldiğinde götermesi gereken saygıyı azami olarak kendi Rabbine göstermelidir.Bu nedenle de namaza başlarken kıyam halinde bulunmalıdır.
İnsan Allah ile sohbetinde ,namazda,kıyamda durmuyor veya gereken saygıyı göstermiyor ise,bu insana ne yapmak gerekir? Başka insanların hiçbir şey yapma hakları yoktur.Allah adına cezalandırıcı veya ödüllendirici rollerine girmelerine gerek yoktur.Allah ile kulu arasına kimse girmemelidir.Kuluna ödülü de cezayı da Allah verir.İnsanların ödül dağıtıcı veya ceza verici misyonları yoktur.İnsanlara sadece resullük ve peygamberlik görevleri verilmiştir.
Diğer zamanlarda da Allah insanı görür.Ancak kıyamda insanın taleplerini özellikle duyar ve ne yaptığını özellikle görür.Çünkü insan kıyamda durduğu zaman bir hitapta bulunur.Allah’a hitapta bulunur.Örneğin; “Rahman ve Rahim olan Allahım!”der.Ya da; “Ey Alemlere rahmet saçan yüceler yücesi Allah!”der.Yada “Benim Mevlam huzuruna geldim!”der.Yani insan her halukarda Allah’a bir şekilde hitap eder.İnsanlar kendi aralarında birbirlerine hitap ettikleri zaman ne yaparlar gözleyelim. “Hey Ali Bey! Mustafa efendi!Ayşe Hanım!..”gibi hitaplar karşısında hitap edilen insan dönüp bakmaz mı?Bakar.Bunun gibi Allah da kesinlikle kendisine hitap edilince insanlardan çok daha fazla ve ilgili olarak insana bakar.İnsanı görür. “Bu insan beni neden sesledi?Bakalım benden ne isteyecek?”diye bakar ve bekler.Devamla kıyam sırasında Allah’a ne denilecekse denilmesi gerek.Allah’dan ne istenilecekse istenilmesi gerek.Çünkü bire bir Allah ile karşı karşıyasın.Allah ile aracısız görüşmektesin.Allah’ı sana karşı neden uyardın ve sana bakmasını sağladınsa isteğini peş peşe sıralaman gerek.Allah’ın azametinden ürküp korktunsa ,biraz bekle sakinleş,sonra sakin sakin Allah ile konuşmaya başla.Dertlerini anlat,isteyeceklerini iste.
2/219- ayeti incelendiğinde ilginç sonuçlar çıkmaktadır.Bu ayet insanın diğer secde edenler yani alınlarını yere koymuş vaziyette olanların arasında dolaşmasın anlatmıyor.Namaz kılanların içinde dolaşan bir insan yok.İnsana diyor ki; “Diğer insanlar bana ve kurallarıma tam olarak teslim oldular.Bana uydular.Seninde onların arasında zaman zaman kararlı zaman zaman kararsız,zaman zaman zaman karamsar zaman zamaz sevinçli dolaştığın görülmektedir.Kendini gözlerden uzak zannetme.Seni görüyorum!”
KIYAM;Bir işe başlamak anlamında da anlaşılabilir.Bu ayetlerde başlamayı müteakip dolaşmak eylemi gelmektedir.Kıyam silkinip doğrulmak.Kararlılıkla başlamak şeklinde de anlaşılabilir.Kıyam,bir işe başlamak, kararlı bir şekilde ilk hareketi yapmak anlamına da gelebilir.

12)NAMAZA BAŞLARKEN ALLAH’A NASIL HİTAP EDİLMELİDİR?

17/111-Şöyle de;”Hamd o Allah’a özgüdür ki,çocuk edinmemiştir.; mülk ve yönetiminde ortağı yoktur;acizlik yüzünden dost edinmemiştir.”Ve tekbir edip yücelt O’nu.

Bu ayette insana Allah’a nasıl hitabedeceği öğretiliyor.Aynı zamanda Allah’ın neden “Ekber” olduğu anlatılıyor.Neden en büyük neden ulu neden yüce olduğu vurgulanıyor.Neden ortağı veya yardımcısı olmadığı da açıklanıyor.neden sadece Allah’a yönelmek gerektiği ve yönelince de Allah’a nasıl hitap edeceği anlatılıyor.

17/110-De ki; “İster Allah diye yakarın,ister Rahman diye yakarın. Hangisiyle yakarırsanız yakarın,en güzel isimler O’nundur...”


Zaten namaz tek taraflı bir yakarma faaliyetidir.Bu faaliyet sırasında yakaran,talepte bulunan insanın kendisi Allah’a hitapta bulunacaktır.Allah uyarılacaktır.Allah’ın dikkati çekilecektir.Bu dikkat çekme ancak hitapla olasıdır.Zaten normal yaşamda da insanlar bir diğerine hitap etmezse diğer insan dönüp bakmaz.Bunun gibi Allah ,isimlerinden biriyle uyarılınca anında insanın karşısına ,insanın ne istediğini soran bir şekilde gelir.Bu karşı geliş sağlanınca insan ne gibi talebi varsa yapacaktır.Allah’a ne söyleyecekse söyleyecektir.
Allah’a hitap edepli bir tarzda ve Allah’ın güzel isimleri ile olmalıdır.Laubali ve saygısız bir şekilde hitabı Allah yine duyar ve insanı görür ama bu hitaba cevap vereceğini hiç zannetmem.

13)NAMAZ SIRASINDA SESİN YÜKSEKLİĞİ NASIL OLMALIDIR?

17/110-...Namazında sesini yükseltme,kısma da.İkisi ortası bir yol tut.”

Namazda ses adabı ve usulü bu ayette belirtilmektedir.Bu ayete göre toplu olarak kılınan namazlardaki ses yüksekliği Kur’an’ın belirttiği kurala uymamaktadır.Yani toplu olarak kılınan namazlar ses yüksekliği açısından da Kur’an’da belirtilen kurala terstir,aykırıdır.Hele hopörlörlerle toplu namaz mekanı dışına yapılan naklen yayınlar,yukarda belirtilen ses yüksekliği kuralına iyice terstir.Bu açıdan da düşünüldüğünde, toplu namaz Kur’an’a aykırı bir eylem türüdür.Muhammedden sonra oluşturulmuştur.
Ferdi namaz kılarkende,sessiz olunması,sadece düşünce ile namaz kılınması olmaz..Çünkü Allah düşüncelere cevap vermiyor.İnsanın aklından saniye kadar bir zaman içinde binlerce düşünce geçer.İyi düşünce de geçer,kötü düşüncede.İnsan iyi düşünce nedeniyle sevap kazanmadığı gibi kötü düşünce nedeniyle de günah kazanmaz.Hatta insan aynı anda yüzlerce düşünceyi aynı anda düşünür ve çözümler.Arapça namaz kılarken ağzı dua okur fakat düşünceler başka yerlerde olur.Namaza konsantre olamaz.Çoğu kez kaç rekaat namaz kıldığını dahi şaşırır.
Şov yaparak yüksek sesle,başkalarının duyacağı yükseklikte de namaz kılınmaz.Çünkü şov yaparak yüksek sesle haykırarak Allah’ın dikkati daha fazla çekilmez.Şov sırasında başka insanların dikkati çekilir.O zamanda namaz gösterişe döner.Namaz başka insanlara özgülenmiş olur.Ve sonuçta Allah’a değil başka insanlara yönelme olur.
Bu nedenlerle namaz insanın kendi sesini duyacak kadar yükseklikte bir ses yüksekliği ile kılınmalıdır.Amaç insanın ağzından çıkanı kulağının duymasıdır.Zaten eğer insanın ağzından çıkanı kulağı duymuyorsa yada duysa bile ne anlama geldiğini bilemiyorsa yani o insan sarhoşsa, bu hali namaz kılmama nedenidir.O insan yasak kapsamı içindedir.Yasak kapsamından çıkıncaya kadar yani ne söylediğini bilinceye kadar namaza yaklaşmaması gerekir.
Bu nedenlerle namazda insan ,kulağının duyacağı ve ne söylediğini bilecek ses yüksekliğinde konuşmalıdır.

14)NAMAZ KIYAM İLE BAŞLAR

2/238-Namazları ve orta namazı koruyun.Tam bir saygıyla Allah’ın huzurunda KIYAM edin.

Bu ayet namaza nasıl başlamak gerektiğini belirtiyor.Öncelikle saygılı olmak gerekir.Namaza saygısız başlanmaz.Allah’ın huzurunda olmanın bilincinde olarak tam bir saygı gösterilmesi gerekir.Müteakiben kıyam haline gelmelidir.Yani ayakta durma hali.
Eller bağlanacak mı?Bağlanmayıp yanlarda mı sarkıtılacak?Tekbir getirilecek mi getirilmeyecek mi?Eller kulak memesine mi yoksa göğüs hizasına mı kaldırılacak? Gibi çok sayıda anlamsız sorunun cevabını namaz kılan insan kendisi verecektir.Kur’an ana kuralı “Kıyamda durmak”olarak belirlemiş.İnsan bu ana kural etrafında olmak kaydıyla ne yaparsa yapsın.Ellerini ayaklarını nasıl kullanırsa kullansın.Tamamen kendi özgürlük alanınıdır.İstediği şekilde namaz kılabilir.

15)SOMUT BİR KIYAM ÖRNEĞİ.

KIYAM:Ortada somut bir olay vardır.Bu olay nedeniyle Allah’a teşekkür yapılıyor .Kıyamın içeriğinden her halde Allah’ın bu insana yardım yaptığı anlaşılıyor.
“Rahman ve Rahim olan Allah’ım,
Beni perişan ve utanılacak hallerden çekip çıkardığın için teşekkür ederim.Utanılacak hallere tam düşmek üzereyken iradem ve etki yapabileceğim alan dışında etkide bulunarak,oluşun şartlarını oluşturarak,şartları lehime çevirdin.Bu nedenle teşekkür ederim.Eğer karışmasaydın;utanılacak hallere düşecektim.Herkese de rezil olacaktım.Beni yaşamımın her saniyesinde desdeklediğin için sana şükürler olsun.Yardımın dostluğun,olmasa her an perişan hallere düşebilirim.”
Yalnız ,Allah’ın yardımını almak için İslami bir tavır içinde olmak gerek.O’na teslim olmak gerek.Bu tavır,kibarlık,centilmenlik,tavrıdır. “Her şeyi ben bilirim!”tavrı değildir.Bu şekildeki tavır “İlahlık taslama”dır.İnsan Allah’tan yardım almayı arzuluyorsa öncelikle “İlahlık taslama”tavırlarından vaz geçmelidir.
Sen teslim ol, O sana yardım eder.Namazda söylediğin üzere ol.Utanmazsın.

16)ZEKERİYANIN ÖRNEK KIYAMI

3/39-Zekeriyya mihrapta durmuş namaz kılarken,melekler ona şöyle çağırmışlardı:”Allah sana,Allah’tan bir kelimeyi doğrulayıcı bir efendi,nefsine egemen bir benlik,barışseverlerden/hayır işleyenlerden bir peygamber olarak Yahyayı müjdeliyor.”
3/40-Dedi ki:”Rabbim ,benim nasıl çocuğum olur?İhtiyarlık tam bir biçimde üstüme binmiş,karım kısır.”Allah cevap verdi:”Allah dilediği şeyi işte böyle yapar.”
3/41-Zekeriyya dedi: “Rabbim,bana bir belirti ver.”Allah buyurdu: “Sana belirti şudur: “İnsanlarla üç gün,işaretleşme dışında konuşmayacaksın. Rabbini çok an.Akşam-sabah tesbih et”

Yukarıdaki ayetlerde anlatılan öyküde de görüldüğü gibi,Zekeriyya namaz kılmaktadır.Namazının kıyam bölümünde Allah ile konuşmakta ve Allah’tan taleplerde bulunmaktadır.Melekler yani yetenekler/güçler/enerjiler sonucu çocuğunun olacağını anlıyor.Bu işe hayret ediyor.Çünkü çocuğunun olması olanaksızdır.Karısı kısırdır ve kendisi de yaşlıdır.Kıyam sırasında Allah ile bunları konuşuyor.Ortada somut bir durum var ve bu somut durum hakkında Allah ile konuşuyor.
Zekeriyya’nın kıyamda Allah ile konuşması sesli olarak iki insan arasında geçen bir konuşma gibi düşünülmesin.Allah insanlarla insan gibi sesli olarak konuşmaz.Çünkü Allah insan değildir.Allah insanlarla işin olması veya olmaması şeklinde konuşur.Nitekim Zekeriyyanın da somut olarak daha önce defalarca talep ettiği çocuk sahibi olma arzusu yerine getiriliyor.Zekarriyya çocuk sahibi oluyor.Yani Zekarriyyanın talebine Allah bu şekilde karşılık veriyor.Cevap veriyor.
(Devam edecek)

 
 Respond to this message   
AuthorReply
.
(no login)
212.156.123.132

Sevgili Fazıl, yazılarını linklerle birbirine ilişkilendirmelisin

August 3 2001, 3:20 PM 

öncesi:
http://network54.com/Forum/thread?forumid=139530&messageid=996674597

gibi

Böylece isteyenler güçlük çekmeden sırasıyla okuyabilirler

Sevgiyle

 
 Respond to this message   
Current Topic - KUR'AN'DA NAMAZ-TÜRKÇE NAMAZ!.(16)
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss