Selam Barış (Hugh Peace says chief Vancouver)
Barış:Selam demektir, İsmin ile müsemma olmadığın için selam Barış demiyeceğim.
İlhan Abi sana BORİS adını taktı. Soyadında da Laziçiç Böyle biri var, ünlü bir Yahudi lakabı da kızıl.
O zaman sana şöyle başlayayım.
Şalom Boris!
Seninle YAREN'lik edeyim dedim anacım!
Hakkaten, küfür yok, rehabilitasyon var.
Haber grubu psikologları "Aman kendi haline bırakın" dediler, mümkün oldukça rehabilite edin" dediler. Bu sefer onlara uydum. Ama sen Şeytana uymaya devam et.
23 yaşında iş işten geçmemiş diyorlar, yani şizofrenin ve paranoyan henüz kemikleşmemiş olabilirmiş. Ama beş sene sonrası için psikologralırımız, "Bu hastadan ümit yok dediler" haberin ola...
Ben sana "Bilgisayarın karşısında 24 saat oturma, gözlerin bozulur, belkemiğin, omurgan ağrır demek istedim. O zaman aklıma geldi, bu adam sakın işsiz olmasın diye? Hz.Edip Yüksel de işsizmiş. Ama o Havari olduğuna göre müridleri ona bol barış, bağış ve bahşiş gönderirler. Ya sen ne yapacaksın diye gözümü uyku tutmuyor walla..
Hele şu cümlen çok dokundu bana: "Evet issizim canim Acliktan da nefesim kokuyor...Ulan hakkaten anlamiyorsunuz okuduklarinizi yahu...
Bigisayar Programcisi gunde 24 saat bilgisayarin basinda olmayacak da nerede olacak...Hakikaten de 12 saat kadar bilgisayar basindayim..."
Şimdi her yalanın aklıma yeni sorular getiriyor.
Eğer çalışıyorsan, o zaman işinin hakkını vermiyorsun, habire Mail gevezeliği yapıyorsun anlaşılan. Senin forumlara yazdıkların tastamam 24 saati dolduruyor.
Bori. anacım, sen biraz açık havaya çık, oksijen al, hayatın monitor oldu, beynin de Web saçmalıklarıyla dolu.
"aiberg grubundan ciktim. Orada kimin ne yazdigi belli degil." diyorsun. Saydım en çok sen yazmışsın. Hocanın yazdığının 6 katı mesajın var. Helal olsun sana, 24 saatinin nasıl geçtiği belli artık.
Tabii, Ayberg hocaya laf atmadan duramayacaktın, nitekim: "Peygamberiniz oyle iki yuzlu ki.. Bir gun Hans adiyla bisey yaziyor. Daha sonra inkar ediyor." diye saçmalamışsın.
Ayberg ben ve ortalama mü'minlerin Resulü "Hz. Muhammed'dir. Ayberg hiçbir zaman "Peygamberlik" iddiasında bulunmadı, varsa delilin getir buraya koy, link mink ver... Yoksa bunun vebali ve töhmeti seni yakar, Allah ve Melekleri çarene bakar! Senin şeyhinden başka "La ilahe illallah Reshadün Resulullah" diyen var mı? Ne demek oluyor
"Peygamberiniz oyle iki yuzlu ki.. Bir gun Hans adiyla bisey yaziyor. Daha sonra inkar ediyor."
Adam bu forumda yanıtlamış. "Ben Webmaster ve Webservant, şef-editör değilim. Çünkü Ankara'da değilim, şifreyi de bilmiyorum, bilsem gerçekten Edip Yüksel ve çetesini haber grubundan BAN'lerdim. Ben Zigaiberg adlı bir linke bağlıyım, yazılarımı Editör yayınlıyor. Aynı isimle çıkıyor, ama o kendine Hans Ayberg demiyor, Webmaster1 falan diyor. Ben istesem, 40 adres 100 Nick alırım, türlü bizans oyunu çeviririm. Ben bir bardak kadar saydam, su kadar şeffaf ve hilesiz biriyim. Bunu anlamalısınız."
Sen salak mısın? Adam böyle diyor, sen öyle değil diyorsun. Aynı misilleme senin için de geçerli değil mi? Bana şöyle yazmışsın.
"Isteyen resumeme bakar beni tanir. adresi bellidir.
http://www.barisyazici.com/resume.html dir."
Şimdi ben sana, "Haydi yalancı, o sen değilsin, kimin resmini buldun oraya koydun, linkini delil gösteriyorsun, senin adın Yaren, o kişiyle ne işin var?" falan mı desem, a salak!
Hoca değil, sen ikiyüzlüsün, riyakar, münafıksın, yalanların batsın. Bir gün Boris Yazici bey oluyorsun, bir gün Yaren Berkay hanım. Bazen de her ikisi birden olup kendi kendine mailler gönderiyorsun. Dr. Mengen haklı, sende kişilik bölünmesi var.
Bak döner sana yine Yaren Hanım derim, ikiyüzlülüğünü binbir suratına iade ederim.
Anlamıyor musun, sen Ayberg'e sataştıkça, otomatikman buraya "Edip Yüksel"i de sokmuş oluyorsun. Benimle teke tek yaz diyeceğim ama, benim kadar zeki bir YAZICI da değilsin, bana yanıtların, gerizekalılık örneği... Kıvrak bir zekan olmalı, ama lazsun, beynun öğleden sonra çalışmaz.
Takmışsın kancayı Ayberg'e...Birazdan ben de Edip Yüksel'e kısas yapmak zorunda bırakılıyorum. Şunu aramızda erkek gibi birebir halledelim diyorum, ama senin HANS takıntın yüzünden Edip de benden boynunun ölçüsünü alıyor. Bırak kefereyi burada harcatma bana.
Senin mezhebin geniş olabilir, Kur'an'dan iki ayeti silenlerle samimiyetin büyük olabilir. "La ilahe İllallah, Reshadür Resulullah" diyen kör itlerle yatan, Şaşı bitlerle kalkar.
Edip Yüksel'i Ayberg İranlı ayetullah diye biliyor. Kendisine yüzyüze bunu söylemiş. Düccane Cündioğlu da şahitmiş. Biz uyardık bir kürtçü Apocu olduğunu kendi yazıları ve itiraflarıyla yakaladık. Hoca'nın kürtlerle alıp veremediği yok, sadece şehid ailelerine üzülüyor, Gonca Kuriş'e üzülüyor, hatta senin Edip Yüksel'i tam onaylamamana rağmen UYDU olmana üzülüyor. Chat'te aynen bunlar var.
Bir de aynı chat de senin peygamberinin sana ısmarladığını da yazdı İlhan Abi,
"Ben yazmadim O yazdi. Kovdum onu diyor. Ondan sonra ne hikmetse iki gun sonra ayni yazim tarzi ve salaklik derecesinde bir baska webmaster bulunabiliyor. O da Hans'in muridi. Sen de ayni yazim tarzi. Ayni duzeysizlik. Ayni cehalet ve ayni putperestce yalani savunma..."
Boris anacım, Hans Aiberg Antalya'da... Webmasterlar Ankara'da, Ne site Hans Aiberg'in ne Haber grubu kendinin...
Editörleri var bu sitelerin ve haber grubunun. Sen ben buraya nasıl yazıyorsak ve Editör şifrelerini bilmiyorsak, müdaheli edemiyorsak, aynen Hans Aiberg de öyle... Sen oraya yazdığında ve Hans Aiberg de oraya yazdığında STATÜNÜZ AYNI, ikiniz de MEMBERS sınız. İkiniz de editör değilsiniz. Hans Aiberg'in "Başroldeliğinden başka" bir etkinliği yok. Aynı şeyin 19.org+anizesinde olduğunu söyleyebilir misin? Edip Yüksel ayak atıyor, sen de ayağına sarılıyorsun. "Hans Aiberg'i 19.Org'a tartışmaya davet ediyorum diye" Hani bu nasıl oluyor, yani tarif et de ben de gireyim. Siz faşist diktatörler, Saddam-TaliBAN'lar değil misiniz?
Oh ne ala ne ala! Haber Grubuna elini kollunu sallayarak girebiliyorsun, Alternatif Forum'a, İsa-Mesih foruma babanın evi gibi girebiliyorsun.
Ama Faşist, Nazi Edip Yüksel'in Türkçe haber grubu tarikatına girmek için, pasaport , Vize, ahıret soruları gerekiyor. Hay senin Adaletini...tövbe, tövbe
Walla sadece senin NE OLDUĞUN BELLİ DEĞİL! Kim olduğun belli. Ama ne idüksün bu belli değil!
"Guzelim, benim kim oldugum bellidir. Ben kendimi hep sheffaf tutarim. Muslumanligin geregidir bu. Gizli ishler cevirmem. Anladin mi astro fizikci kardes?" demen senin kuruntun, şeytanın vesvesesi, iblis'in sesi... Sen şeffaflığı çırılçıplak gezmek anlıyorsun galibam. Müslümanlığı da Mesaj 19, ahir zamanın yeni türedi peygamberleri olarak anlıyorsun. "Söyle bana arkadaşını, sana kim olduğunu söyleyeyim" Sen Edip'i baştacı ettiğine göre, ne olduğun belli, zifiri karanlıkta bir vampir şeffaflığın var ama, NUR olmadığı için ben seni göremiyorum, sen de buna şeffaflık diyorsun. İyi de bizler nasıl ki iki ayet fazla demiyorsak, sahte peygamberlerinizi onaylamıyorsak, senin de kendi kendini şaeffaf ilan etmeni onaylamıyoruz. Bir de Hocanın ve benim sana yazdığımız şu lafı bile "Copy/Paste yapıp bize geri satıyorsun.
*************"Oyle copy paste etmeye benzemez hayat."
Yaw bu senin hayat hikayen diye Hoca ve biz yazdık. Tereciye tere satma! Sen git, şimdi bir kaç link ve Copy ve Paste getir salla bakalım, arkadan neler yumurtlayacaksın?
İlhan Ağabey'in sana selamı var. Cümlen yanlışmış,
"Insanlarin yasadigi yerlerde insanca yasamak gerekir."
Victor Hugo'nun Les Missarables adlı yapıtında o cümle şöyleymiş: "İnsan topluluğuna birey olabilmek için uyum (harmony) önkoşulu vardır. Bu da özetle uygarlık ölçütlerinde insanca yaşamaya layık olmak ve bireyi de bir BELEDİYE BAŞKANI olarak, İNSANCA yaşatmalıyız." Bu uzun paragrafın öyle "Summary"si olmaz, anlam kayıyor. Hayvan dostları, evimizdeki kedi ve köpekleri senin cümlenden dışarlanmış sayıyorlar. Felsefe yapma, yüzüne gözüne bulaştırıyorsun, komik oluyorsun.
Haydi haydi, Barış, suratın yine iki karış.
Biraz güldüreyim seni. Renhabilite, Relax diyelim, sana lazım olur diye LAZ'ımlık verelim.
Barış Temel, bir gün yolda bir senet bulmuş gidip ödemiş.
Barış temel bir gün yolda çok yüklü bir senet bulmuş, Kanada'ya kaçmış. (Ben bunu ödeyemem demiş zahar)
Barış Temel bir gün yepyeni elbiseler almış, tam mağazadan çıkacak, O da ne karşı kaldırımda bir Muz kabuğu. Donup kalmış:
-"Tüh yine kayıp düşeceğim, yazık olacak yeni elbiseye"
Eğer sahiden gülüyorsan bana gülücük işareti gönder. İGöndermezsen espriden anlamadığını düşüneceğim. İlhan ağabey diyor ki, "Lazlar dünyada kendileriyle dalga geçen tek millettir. Onlara hayranım."diyor.
Bir daha sefere bana, yaz, Hoca'yı dolayısıyla Edip'i karıştırmayalım, biz bize konuşalım.
Walla istersen, astrofizik de sorabilirsin, çok iyiyimdir. O zaman monolog yerine diyaloğun oluşur.