Son dönemlerde okuduğum"zulkarneyn" adlı kitapta Zulkarneyn'in aslında uzayda seyahat eden biri olduğu iddia ediliyordu.Kuran'da belirtilen kıyamate doğru dünyaya saldıracak olan Yecüc ve Mecüc ırkının ise dünya dışı bir uygarlık olduğu........Bu konuda bir bilgisi veya fikri olan?
sayn emre bahsettiginiz kitab bir hayal mahsulu. zafer dergisinin 10. cildinde sargon erdem isminde biri tatrafindan yazilan 20 kusur sayfalik ve uc sayi suren bir yazi var bulup okumanizi tavsiye ederim.birde iz yayinlarinda cikan zulkaneyn kimdir isimli kitab var.tercume eden ebul kelam azad.
Tüm din kitapları hayal mahsülüdürler. Hangisi hakikat ya da tarihi gerçek üzerine yazılmıştır ki.
O öyle demiş bu böyle demişten başka ne vardır içlerinde.
Hadis kitapları da böyledir. Sözde ilim kitapları da.
Bırakın onları
Müslümana göre İncil ve Tevrat,
Hritiyana göre Kuran,
Yahudiye göre İncil ve Kuran da hayal mahsülü değil midir? Bunlar uydurlumuş ya da tamamen değiştirilmiş kitaplar değil midir?
Bir ateiste ve hatta benim gibi bir deiste göre üçü birden hayal mahsülüdür.
Bir hayal mahsülüne inanıp diğer hayal mahsülüne bu hayal mahsülü demek de pek hoş hani.
İyi de sevgili bilg bir ateist de çıkıp senin inancın için aynı şeyi söylerse ne dersin o zaman?Çünkü bir ateiste göre Allah'da hayal mahsülüdür.Ona göre sen senin söylediğin duruma düşmüş olmuyor musun?lütfen biraz önyargısız olayları ve konuları tartışalım...Selam ve sevgiler...
Biz deistleri Allahın varlığına inandıran tek şey olmadığına inandıracak mantıktan kuvvetli bir mantıkdan başka nedir ki?
Allahın Kuran ile ya da Hz. Muhammed ile veya diğer bir din kitabı veya başka bir peygamber ile ispatlandığını iddia etmek abesle iştigal etmektir. Buna ancak ben inandım oldu diyen ya da ispat etmenin ne olduğunu bilmeyen mantık ikna olur.
Yapma sevgili Bilg, siz de biz müslümanlar gibi Allah'a inanıyorsunuz.Yani Allah'ın bir hayal mahsulu olmadığını biliyor ve kabul ediyorsunuz.Ben de diyiyorum ki o zaman bir ateistin gözünde sen de yukarda bahsettiğin duruma düşmüş oluyorsun.Demek istediğimi çok iyi anlamış olmalısın...Selamlar...
Nasıl açıklayayım a be artc kardeş. Ben kendi kelimelerimle açıklasam sen anlamazsın. Senin kelimelerinle açıklamaya kalkasam o seviyeye de benim inmem mümkün değil.
Kusura bakma biraz bel altından vurmak oldu bu ama bu foruma çok zarar verdin sen. Önce cevap verilmeyi hak et sonra her istediğinin olduğunu göreceksin. O zamana kadar kusura bakmayacaksın.
Allahın varlığı gözümüzü açtığımız anda ispatlanır.
August 25 2001, 5:59 PM
Oturduğunuz yerden şöyle bir etrafınıza bakın. Bulunduğunuz odadaki her şeyin 'yapılmış' olduğunu göreceksiniz. Duvarlar, döşemeler, tavan, oturduğunuz sandalye, elinizde tuttuğunuz kitap, masanın üstünde duran bir bardak; sayılamayacak kadar çok detay... Tek bir tanesi dahi kendi başına oluşup odanıza gelmedi. En basit görünen bir halı saçağını bile uğraşıp yapan biri vardır; o saçak oraya kendi kararıyla, tesadüfen gelip yerleşmemiştir.
Eline bir kitap alan insan da, onun bir yazar tarafından belli bir amaç çerçevesinde yazıldığını bilir. Bu kitabın tesadüfen ortaya çıktığı aklının ucundan dahi geçmez. Aynı şekilde, bir heykele bakan insan, onun bir sanatçı tarafından yapıldığından hiçbir şüphe duymaz. Bırakın sayısız sanat eserinin kendi kendine oluştuğunu düşünmek, üst üste duran iki-üç tuğlayı bile mutlaka planlı bir hareketle bu şekle getiren biri olduğunu kimse inkar etmez. Dolayısıyla küçük ya da büyük, bir düzenin olduğu her yerde, mutlaka bu düzenin bir kurucusunun ve koruyucusunun olması gerekir. Bir gün birisi çıkıp, ham demir ve kömürün tesadüfen çeliği, çeliğin tesadüfen Eyfel Kulesi'ni oluşturduğunu iddia etse, bu kişinin ve ona inananların akıllarından şüphe edilmez mi?
Ne zaman şu akıl ve gönül işlerinin birbirinin karşıtları olmadığını,tam tersine tamamlayacısı olduğunu anlıyacağız?Aynı şekilde ne zaman akılla imanın birbirinin karşıtı olmadığını ,birbirinin destekçisi ve tamamlayıcısı olduğunu anlayıp bu sahte karşıtlıklara son vereceğiz?Selam ve sevgiler.