Sezer'den tarihi uyarılar!
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türkiye'de laiklik ilkesinin
gereği olarak devletin sosyal, ekonomik, siyasal ya da hukuksal
açıdan din kurallarına dayandırılamayacağını belirterek, laikliğin
ulusal birliğin temel taşı olduğunu söyledi. Sezer, hiçkimsenin
kişisel ya da politik çıkar sağlamak amacıyla dini
kullanamayacağını belirtti.
Nevşehir'de düzenlenen Hacı Bektaş
Veli şenliklerine katılarak bir konuşma
yaptı. Sezer, Atatürk'ün çağdaş ve
dinamik bir yapıyla kurduğu laik,
demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin
insan haklarına saygılı bir hukuk
devleti olduğunu söyledi. Sezer, çağdaşlığın, demokrasinin ve
hukuk devletinin temeli olan laikliğin, Türkiye Cumhuriyeti'nin
kuruluş ve varoluş felsefesinin özü ve değiştirilemez niteliği
olduğunu vurgulayarak, laiklik ilkesinin gereği olarak devletin
sosyal, ekonomik, siyasal ya da hukuksal temel düzeninin din
kurallarına dayandırılamayacağını söyledi.
Sezer, şöyle devam etti:"Kutsal din duyguları devlet işlerine ve
politikaya karıştırılamaz. Temel hak ve özgürlükler, din ve
mezhep ayrımı yaratmak ya da bu kavram ve görüşlere dayalı bir
devlet düzeni kurmak amacıyla kullanılamaz. Hiç kimse, kişisel
ya da politik çıkar sağlamak amacıyla dini, din duygularını ya da
dince kutsal sayılan değerleri kötüye kullanamaz. Hiç kimse,
dini inanç ve düşüncelerinden ve dini inancının gereklerini yerine
getirip getirmemesinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.
Laiklik, ulusal birliğimizin temel taşıdır."
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye ya da sınıfa ayrıcalık
tanınamayacağını kaydeden Sezer, devlet organlarının tüm
işlemlerinde yasa önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket
etmek zorunda olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Sezer, Türkiye'nin bugün önemli bir dönemeçten
geçtiğini belirterek, içinde bulunulan güç koşullar ile ekonomik
sıkıntıların birlik, dirlik ve dayanışmanın artırılmasını zorunlu
kıldığını bildirdi.
Yaşanan ekonomik sıkıntıların aşılmasında toplumun tüm
kesimlerine ve tüm yurttaşlara görev düştüğünü vurgulayan
Sezer, özel çıkarların bir yana bırakılarak, ülkenin geleceğinin ve
toplumsal çıkarların ön planda tutulmasının zorunluluğuna dikkat
çekti. Sezer, şöyle konuştu:
"Tarihi boyunca karşılaştığı tüm güçlüklere karşın, birlik ve
esenlik içinde birarada yaşama başarısını gösteren Türk
Ulusu'nun, bugünkü sıkıntılarını da elbirliğiyle aşacağı
kuşkusuzdur. Türkiye, çağdaş uygarlık yolunda hızla ilerlemeyi,
kalkınarak güçlenmeyi ve gelişmeyi sürdürecek, dünyanın önde
gelen ülkeleri arasında hakettiği yeri alacaktır. Bu, ulus olarak
temel ereğimizdir. Ulusumuza, devletimize ve demokrasimize
inancımızı her koşulda korumamız, aydınlık bir geleceğin
kurulabilmesinin de anahtarıdır."
Daha güzel yarınlar için, yaşamın her alanında çatışma yerine
uzlaşmayı, kavga yerine hoşgörüyü, karanlık yerine aydınlığı
seçmek gerektiğini belirten Sezer, "21'inci yüzyıla girerken Yüce
Atatürk'ün 'Gerçek yol gösterici ilimdir' sözü gibi, Hacı Bektaş
Veli'nin 'İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır, düşünce
karanlığına ışık tutanlara ne mutlu' sözleri de bugünümüzü ve
geleceğimizi aydınlatmaktadır" dedi.