| Ülkede dönenler ( sabetayistlerin oyunlarıAugust 26 2001 at 9:38 PM | HAKAN (no login) from IP address 212.252.3.137 |
| Türkiye'de şu anda olan olaylar bana 1929da Amerikada yasanan büyük buhrani hatirlatti. Onun da mimari, Roosvelt'ti ve kendisi bir Marrano'ydu, yani Ispanyadan 1492 yilinda kovulmus ve zorla Hristiyan edilmis ancak Yahudi inanclarini koruyan bir aileye mensuptu.
Simdi bizim basimizda da, nereden hangi tepeden indigi bilinmez bir Sabetayist var, Kemal Dervis. Ve bizde bir buhran yasiyoruz. Bu iki olay arasinda yapilis acisindan o kadar yakinlik var ki.
Ali Balkaner adli bir Sabetayist cikiyor, banka kuruyor, bankada vatandasin parasini topluyor ve bankasinda bulunan vatandasin katrilyonlarca parasini, dolarin artisa gecmesinden evvel dolara ceviriyor ve yurt disina kaciriyor. Dolar iki katina cikiyor. Bankanin ici bos. Para nerde? Balkaner'i iceri atiyorlar. Ama o ne? Adami saliveriyorlar. Neden? Cunku, Balkaner ödiycem demis.
Ulan, olan olmus, halkin parasinin degeri yariya inmis. Bu adam, Sabetayist. Olacaklardan haberli. Tüm paralari, dolarin degeri iki katina cikmadan, dolara cevirmis - yurtdisina kacirmis. Simdi de ödiycem diyor. Dolarin iki katina cikmasi ne demek biliyormusunuz? Adam yurtdisina kacirdigi tüm parayi Türk lirasina cevirdiginde neredeyse yüzde yüz kari var. Sizin paranizi kullanarak, servetine servet ekledi. Bankanin sermayesinin yarisi kadar paranin üstüne kondu. Simdi de size, türk lirasinin degeri yariya düsünce ödemeyi taahhüt ediyor. OYUNUN FARKINA VARIN. ÜLKE ELDEN GİDİYOR.
Bakin, Ali Balkaner sadece bunlardan biri. Yurtdisina vatandastan para toplayip kaciran diger banka sahipleri de var. Bir de yalan uydurup, Romanya ve Bulgaristana o kadar yatirim yapti ki Türkler, ondan bu hallere düştük diyorlar.
Bunlar yalancidir, ülkeyi talan ettiler.
Bakin bu ülkede Ekonomik bir çöküntü YOKTUR. Bu Sabetayistlerin UYDURMASIDIR. Peki çöküş yokta ne var? Para el değiştirdi. Vatandaşin parasinin degeri düstü. Neden? Cunku, Sabetayistlerin yönüne kaydi bu denge. Hemde ziyadesiyle. Sabetayistlerin vatandastan topladiklari paralar dolar bazinda deger yitirmedi. Ancak Türk lirasi bazinda IKI KATI servet kazandilar.
Neden yapiyor olabilirler bunu? Sabetayistler, Avrupa Birligine girince Türkiye'deki tek güç olmak istiyor. Türkiye'de, sanki talanci Koçlar, Sabancilar, Uzanlar yetmiyormus gibi, baska büyük Sabetayist holdingler yaratma sevdasindalar. Avrupa Birligine girince, bu holdinglerler tartismasiz en büyük güç olacaklar ve hersey tamamen onlarin kontrolüne girecek. Vatandaşin hali nedir diyen yok. Bu Sabetayistlerin gözleri dönmüş. Hey Had!
|
| | Author | Reply | HAKAN (no login) 212.252.3.137 | Takiyye nasil yapilir? | August 26 2001, 9:40 PM |
Takiyye şöyle yapilir:
Sabetayist Darrüşafaka Hürriyet Gazetesine ilan verir ve sanki Müslümanlikla alakalari varmis gibi, kesilen Kurbanlarin derilerinin kendilerine verilmelerini ister.
Türk Arap Bankasi gibi buram buram Müslümanlik kokan isim altinda Kuzey Afrika'da yasayan sermayeder Sabetayistlerle iliskiler kurulur. Perde arkasinda işler çevrilir.
T.C. Merkez Bankasi çoktan elden gitmiş kimin umurunda?
Bu Serdengeçti'ler, Dinçmen'ler, Alkin'ler, Mortan'lar, Toktamış'lar, Ateş'ler, Birsel'ler, Kirca'lar, Feyman'lar, Berkman'lar, Berkarda'lar, Müftüoğlu'lari, Bilgin'ler, Karahasanoğlu'lari, Kefeli'ler, Oral'lar, Kökmen'ler, Baysal'lar, İlkin'ler, Bumin'ler, Çiller'ler, Somersan'lar, Şerif'ler, Coşkun'lar, Dilber'ler, Ulusoy'lar, Tevfik'ler, Gürman'lar, Dinçel'ler, Koluman'lar, Erktin'ler, Eralp'ler, Okay'lar, Atabekler, Edes'ler, Akgün'ler, Tezel'ler, Toker'ler, Işık'lar, Girgin'ler, Aksoy'lar, Telci'ler, Onur'lar, Birsen'ler, Kan'lar, Berksoy'lar, Akyüz'ler, Bilgili'ler, Barutçu'lar, Gürüz'ler....
Bu insanlarin hayatlarini calan, sömüren, engelleyen, kendilerinden olmayanlara hic bir hak ve değer vermeyen Sabetayist sistem daha ne kadar sürecek?
|
| HAKAN (no login) 212.252.3.137 | BU ÜLKEYİ ANCAK UZAYLILAR KURTARABİLİR. | August 26 2001, 9:46 PM |
BU ÜLKEYİ ANCAK UZAYLILAR KURTARABİLİR.
Ben artik bizi bu bencil Sabetayistlerin elinden sadece Uzaylılar kurtarabilir diye düşünmeye başladim. Tek umudum onlar! Biraz daha sıklıkta uçuş gösterileri yapsalar çok sevinicem. Şaka bir yana, durum epeyi karmaşık gözüküyor. Bir yanda Faziletliler, diger yanda MHPliler, ve diğerleri ki zaten onlar Sabetayistlerin elinde, CHP, DSP, DYP. Yani, sizin anlayacağınız bu ülkeyi Sabetayistlerin elinden kurtaracak sadece iki parti var. Ama, onların ne seçmenleri ne de üyeleri ne de onları destekleyen sokaktaki insan Sabetayistlerin farkında değil. Bu insanlar, laik gördükleri temiz pak iyi kıyafetli insanlara da karşı. Anında damgalıyorlar. Onların da kafalarında kategorik insanlar oluşturulmuş. Onlara gerçekler öğretilmeden bu ülkede hiçbir iyileşme, hiçbir eşitlik olmayacaktır. Gerçekler saklanarak hiçbir yere gelinmez. Hastanelerdeki üniversitelerdeki şirketlerdeki Sabetayist tekelciliğini diğer yazilarimda anlattim. Bu tekelcilik yikilmadan bu ülkedeki insanlar arasinda hiçbir eşitlik asla ve asla sağlanamaz.
Bakın herkes bu ülkede ayaklar baş, başlar ayak oldu diyor Sabetayist-Mafya ilişkisinden ötürü. Bu kokuşmuşluk Özal’la başladı diyorlar. Özal’la birlikte Sabetayistler gerçek yüzlerini göstermeye başladilar, mafya hortladi. Semra Özal’i düşünün, Sabetayistlerle ortak olmasalar, şimdi ki servetleri nereden gelsin bunlarin? Sabetayist kanallarda neden reklamlari yapilsin neden çikarilsin orda burda devamli? Yazdiklarimi biraz düşünün. Bu ülke ne kadar daha böyle gidebilir? Oral demiş ki, yurtdışına çıkışlarda ihracatçilardan 50 dolar almayalim. Böyle bir şey olur mu? İhracatçilardan almayacaksiniz da asil kimlerden alacaksiniz? Emeklilerden, işportacilardan, öğrencilerden, memurlardan mi alacaksiniz? Yöneten kesimden değil de, ezilen kesimden almak, bunun Türkçesi nedir? Bu ülkede çoğunluğunu Sabetayistlerin oluşturduğu ihracatçi kesimden 50 dolar almamak demek, düpedüz milyarlari trilyonlari olan Sabetayistleri korumaktir. Sabetayistler fakirler mi, 50 dolara mi muhtaçlar? Hayir, bunun ismi düpedüz Yahudi cibiliyetsizliğidir.
Gelelim Sabetayist dünyada neler oluyor ona bir bakalim. Kenan Işık, bu ülkede bu işin eğitimini almiş bir çok evladimiz varken, kendisine çok getirisi olan bir yarışma programı sunuyor, tamam ama bu yetmiyor biri show’da diğeri atv’de iki dizi de birden oynuyor. Bu da yetmiyor, firsattan istifade bir zamanda aslen bir Sabetayist kizimiz ile birlikte ona bir şiir kasedi de çıkartiyorlar. Çok çok kolay oluyor bunlar. Gerçekten çok kabiliyetli çok yönlü süper bir insan ya. Doğrusu, Sabetayist bağlantilarla birden çok işte çalişan ve diğer evlatlarimizin ekmek kapilarini bloke eden Sabetayistlerden tiksiniyorum. Bunlarin tek amaci daha çok para daha çok para, cemaatleri için daha çok para.
Size daha evvel futboldaki Sabetayist kandırmacalarını, düzenlerini ve nasil örgütlendiklerinden bahsetmiştim. Sizi bu kadar futbola bağlıyorlar demiştim, futbolu hayatinizin en önemli parçasi yapiyorlar demiştim, sizi gaza getiriyorlar demiştim, sizin zaaflarinizi kullaniyorlar ve sizden para almaya çalişiyorlar, maçlari evinizde seyredebilmeniz için size Cine5, Teleon, Digitürk üyelikleri satin almayi zorunlu kiliyorlar demiştim. Bunlarin hepsi soyguncu. Futbol Federasyonu Başkani Ulusoy bir Sabetayisttir ve kadrosunda birçok Sabetayist var. Digitürkün başindaki Ertan Özerdem de Sabetayist. Uzan’lari söylemeye gerek var mi bilmem. Gözlerinizi açın biraz. Ben çok iyi biliyorum, CINE 5 ilk baladiginda Sabetayistlere bedavadan dağittilar, oturduklari yerdeki diğer insanlari gaza getirsinler diye. Sabetayist düzen böyle işliyor. Artik farkina varin bazi şeylerin. Spor sunan spikerlerin Bilgin’lerin, Ugan’larin, Onay’larin, Aktan’lar, Özgen’lerin farkına varın. Bunlar spor programlarini da sunmayi kasten kimseye birakmiyorlar. Bu kurgulu bir düzendir, ismi de Sabetayist düzendir.
|
| HAKAN (no login) 212.252.3.136 | Untitled | August 26 2001, 9:58 PM |
Yurtdişinda yaşayan Türkiye milleti için çalişmayip, tam aksine onlari her defasinda asagilayip, türlü zorluklar çikartan ve, görevlerini en iyi ifa etmek yerine Sabetay’in emirlerine uyup ayni ülkede Türkiye halkindan mümkün oldugu kadar uzak kalmaya çalişan Diş İşleri Bakanligimizca Başkonsolos, Konsolos ve Büyükelçi olarak atanmiş Sabetayistler ve aralarindaki köleler:
Saleh AHSAN (Afganistan)
Ahmet Rifat OKÇUN (Arnavutluk)
Ümit PAMİR (Cezayir)
Erhan YİĞİTBAŞOĞLU (Arjantin)
Umut ARIK (Avustralya)
Ömer ERSAN (Avusturya)
Kadri Ecvet TEZCAN (Azerbaycan)
Engin TÜRKER (Bahreyn)
K. Özcan DARAZ (Bangladeş)
Şule SOYSAL (Beyaz Rusya)
Temel İSKİT (Belçika)
Volkan VURAL (Birleşmiş Milletler)
Ahmet EROZAN (Bosna)
Doğan ALPAN (Brezilya)
Mehmet Ali İRTEMÇELİK (Bulgaristan)
Erhan ÖĞÜT (Kanada)
Sadi ÇALIŞLAR (Şili)
Daryal BATIBAY (Çin)
Deniz ÜZMEN (Kongo Dem. Cum.)
Selahattin ALPAR (Hirvatistan)
Mehmet GÜNEY (Küba)
Gün GÜR (Danimarka)
Yaşar YAKIŞ (Mısır)
Onur GÖKÇE (Finlandiya)
Tanşuğ BLEDA (Fransa)
Burak GÜRSEL (Gürcistan)
Tugay ULUÇEVİK (Almanya)
Ali TUYGAN (Yunanistan)
Halil Naci AKINCI (Fas)
Bedrettin TUNABAŞ (Macaristan)
Yusuf BULUÇ (Hindistan)
Sevinç DALYANOĞLU (Endenozya)
Turan MORALI (Iran)
Sönmez KÖKSAL (Irak)
S. Günaltay SIBAY (Irlanda)
Ahmet Üzümcü (Israil)
Necati UTKAN (Italya)
Yaman BAŞKUT (Japonya)
Süha UMAR (Ürdün)
Manzu BÜYÜKDAVRAS (Kenya)
Halil DAĞ (Güney Kore)
Ahmet ERTAY (Kuveyt)
Metin GÖKER (Kırgızistan)
Nazım DUMLU (Lübnan)
Müfit ÖZDEŞ (Libya)
Erkan GEZER (Litvanya)
Yalçin ORAL (Lüksemburg)
Fazli KEŞMİR (Makedonya)
Koray TAYGAR (Malezya)
Ergün PELİT (Meksika)
Mümin ALANAT (Moldova)
Mehmet YILDIRIM (Moğolistan)
Bilgin UNAN (Hollanda)
Ahmet ERMİŞOĞLU (Yeni Zelanda)
Ömer ŞAHİNKAYA (Nijerya)
Burhan ANT (Norveç)
Vulkan BOSKIR (Romanya)
Nabi ŞENSOY (Rusya)
N. Murat ERSAVA (Umman)
Ali Vural ÖKTEM (Pakistan)
Veka İNAL (Filipinler)
Ateş BALKAN (Polonya)
Deniz BÖLÜKBAŞI (Portekiz)
Türkekul KURTTEKİN (Suudi Arabistan)
Selçuk TARLAN (Katar)
Ayhan KAMEL (Rusya)
Mehmet GÖRKAY (Senegal)
Aydin ŞAHİNBAŞ (Slovakya)
İlhan YİĞİTBAŞOĞLU (Slovenya)
İrfan SARUHAN (Tayland)
Hikmet SARIGENÇ (Somali)
Erhan TUNÇEL (Suriye)
Riza TÜMEN (İsviçre)
Erdinç ERDÜN (Sudan)
Altan GÜVEN (Tunus)
Acar GERMEN (Ukrayna)
Nüzhet KANDEMİR (A.B.D.)
Ali ARSİN (UAE)
Volkan ÇOTUR (Yemen)
Nazim BELGER (Venezuela)
Berhan EKİNCİ (Yugoslavya)
Daha evvel kiler:
Teoman SÜRENKÖK (Yeni Zelanda)
Sarp Tevfik TANIN (Moldova)
Salih Zeki KARACA (Afganistan)
Metin ÖRNEKAL (Arnavutluk)
Sencar ÖZSOY (Arjantin)
Orhan AKA (Avustralya)
Filiz DİNÇMEN (Avusturya)
Altan KARAMANOĞLU (Azerbaycan)
Muammer TUNCER (Bangladeş)
Tansu OKANDAN (Beyaz Rusya)
Yildirim KESKİN (Belçika)
Şükrü TUFAN (Bosna)
Tahsin TARLAN (Brezilya)
Osman Faruk LOĞOĞLU (Danimarka)
Üstün DİNÇMEN (Çek Cumhuriyeti)
İldeniz DİVANLİOĞLU (Şili)
Candemir ONHON (Mısır)
Tuncer TOPUR (Finlandiya)
Özden SANBERG (İngiltere)
Önder ÖZAR (Fas)
Onur ÖYMEN (Almanya)
Hüseyin ÇELEM (Yunanistan)
Murat SUNGAR (Hindistan)
A. Mithat BALKAN (Iran)
Sönmez KÖKSAL (Irak)
Ömer AKBEL (Italya)
Süha NOYAN (Makedonya)
Yalçin TUĞ (Malezya)
Erhan TUNCEL (Lüksemburg)
Aydan KARDAHAN (Lübnan)
Mehmet Nuri EZEN (Kuveyt)
Kaya G. TOPERİ (Güney Kore)
Cüneyt YAVUZCAN (Kenya)
Mustafa AŞULLA (Kazakistan)
Nurver NUREŞ (Meksika)
Orhan KULİN (Nijerya)
Ömür ORHUN (Norveç)
Emin GÜNDÜZ (Umman)
Candan AZER (Pakistan)
Can GÜNDOĞDU (Portekiz)
Hamit BATU (İtalya)
Şefik FENMEN (Norveç)
Erkut ONART (Lüksemburg)
Turgut TÜLÜMEN (Polonya)
Oktay İŞCEN (Almanya)
Üstün GÜNDOĞDU (Irlanda)
Hikmet ÖZKAN (Demokratik Almanya)
Oktay CANKARDEŞ (Rusya)
Rahmi Kamil GÜMRÜKÇÜOĞLU (İngiltere)
Haluk ÖSGÜL (İsveç)
Doğan TÜRKMEN (İsviçre)
A. Suat BİLGE (Portekiz)
Osman BAŞMAN (Macaristan)
Nihat ÖZGÜR (Romanya)
Nazmi AKIMAN (Yunanistan)
Haluk KURA (Belçika)
Selçuk TOKER (Arnavutluk)
Erdem ERNER (Avusturya)
Ömer LUTEM (Bulgaristan)
Berduk OLGAÇAY (Çek Cumhuriyeti)
Asaf İNHAN (Danimarka)
Metin KARACA (Finlandiya)
Adnan BULAK (Fransa)
Senbir TÜMAY (Senegal)
Füsun ÇETİNTAŞ (Singapur)
Nurettin NURKAN (Slovakya)
K. ÖZGÜVENÇ (Güney Afrika)
Uğurtan AKINCI (İspanya)
Ali Engin OBA (Sudan)
Solmaz ÜNAYDIN (İsveç)
Erdal TÜMER (İsviçre)
Uğur ZIYAL (Suriye)
Aydin İDİL (Tacikistan)
Kurtuluş TAŞKENT (Kazakistan)
Hüseyin PAZARCI (Tunus)
Ali KARAOSMANOĞLU (Ukrayna)
Ercan ÖZER (Birleşik Arap Emirlikleri)
Korkmaz HAKTANIR (İngiltere)
Baki İLKİN (A.B.D)
Zeki ÇELİKKOL (Venezuela)
Sanli TOPÇUOĞLU (Yemen)
Alev KILIÇ (Yugoslavya)
Arkadaşlar -Ne bir Dis İsleri mensuplarinin listesi Diş İşleri Bakanliginin websitesinde, ne de hiçbir isim konsolosluklarin websitelerinde yok; sanirim kasitli olarak vermiyorlar. Sizler de Diş İşlerinde görevlilerin isimlerinden eklemeler yapabilirseniz çok memnun olurum. Zira, Almanyada ve ABDde birden fazla elçilik var. Arastirma ve eklemeleriniz icin simdiden tesekkur ederiz.
|
| HAKAN (no login) 212.252.3.136 | Untitled | August 26 2001, 10:01 PM |
Atatürk, Mason localarini kapatmişsa; Türkiye’de bugün neden Mason Localari açik? Bu Atatürkçülük müdür? Bence ülkemizdeki bu Sabetayist düzen, devletten üstündür ve kesinlikle Atatürkçü değildir. İslami kesim diye adlandirdiklari kesim ile laiklestirilmis diger kesimin arasindaki tansiyonu ellerinde kullanmak amaciyla Atatürkü kullaniyorlar. Devlettekiler de buna izin veriyor. Allah hangilerinin cezasini versin seçemiyorum!
|
| HAKAN (no login) 212.252.3.136 | HASTANELER SABETAYİSTLERİN ELİNDE | August 26 2001, 10:02 PM |
Sabetayistler arasinda sayilamayacak kadar cok doktor var. Bunlar, başta üniversitelerin tıp fakültelerinde kürsü sahibi olmakla birlikte başlıca hastanelerde, özellikle Yeşilköy International’da, Nişantaşı Amerikan’da, Cerrahpaşa’da, Çapa’da, Haydarpaşa Numune’de halka göya hizmet ediyorlar. Bu ülkedeki saglik sistemi neden işlemiyor, neden binlerce insan hastane köşelerinde perişan ediliyor, neden o doktordan diger doktora kosusturtuluyor, neden herbir hastaya yüklü meblalar tutan gerekli gereksiz türlü türlü testler yapiliyor, neden birsürü insan ameliyat şart denilerek kandiriliyor. Sebebi Saglik sistemini yozlastirarak cökerten ve halki mahvedip kendi dinlerince sevap kazanmaya çalisan Sabetayist doktorlardir. Aralarinda cok önemli hastanelerde ve tip üniversitelerinde başhekimlikler, kürsü başkanliklari, hastanelerde satin alim müdürlükleri gibi sayisiz kilit mevki de bulunanlar vardir. Bülent Berkarda ve Osman Müftüoğlu bunlardan sadece ikisidir. Daha kimler kimler var bir bilseniz. Bunlarin tümü aralarinda kumpas kurup cetelesmisler ve bu halkin sagligiyla ugrasiyorlar, hipokrat yeminlerinden cok Sabetay’a baglilar, işlerini hiçe sayiyorlar, mevkilerini kullanip halki perişan ediyorlar. Bu yetmiyormus gibi, tibbi makine satan uluslararasi sirketlerinden yüklü miktarlar da rusvet yiyorlar. Bunlarin arasinda Musevi doktorlarda var. Saglik sistemindeki düzen, ayni üniversitelerde kurulmus ve gecenlerde bahsettigim düzen gibi isliyor. Cok kilit noktalarda ve genele oranla cogunlukta Sabetayistler var ve aralarindaki kumpasla Sabetayist olmayan doktorlari eritiyorlar, onlara karsi herzaman güclüler. Sabetayist doktorlarin paralari, yarattiklari bu halk-karsiti ve maneviyati hice sayan sistemden dolayi ziyadesiyle var, bunlar da hortumluyorlar. Medical Channel’a cikipta sanki halka ve islerine cok saygi duyuyormus gibi bilim konusarak bilimin arkasina gizlenmek onlara hic yakismiyor. Bilimin arkasina da ayni Atatürkün arkasina gizlendikleri nasil onu kullandiklari gibi gizlenip kullaniyorlar. Olan halka oldugu kadar, yine aralarinda az maaşla barinmaya ugrasan ve sabahtan aksama kadar köle gibi calisan Türk doktorlara oluyor ve zavallilar islerini kaybetmemek icin giklarini dahi cikartamiyorlar. Korkuyorlar ve korktuklari icin Sabetayist düzen hala işliyor. Buna bir dur diyecek olan yok mu?
|
| HAKAN (no login) 212.252.3.136 | DANİMARKA-TÜRKİYE SABETAYİSTLERİ ORTAKLAŞA NELER YAPIYORLAR? | August 26 2001, 10:04 PM |
Sabetaycilikla ilgili kitaplarda Danimarka’da da Sabetayistlerin bulundugu yazilmaktadir. Danimarkali Sabetayistler, bizim Sabetayistlerle birlikte ülkemizde Herbalife isminde bir dükkan acmislardir. Bu dükkan, zayiflatici ve bünye güclendirici haplar satmaktadir. Dükkanlari gezecek olursaniz, cam kutular icinde bir suru renklerde haplar göreceksiniz. Bu dükkanlar, ilk olarak Istanbulda yaklasik 4 sene önce acilmisti ve acilisinda da bir sürü Mason ve Rotaryan hazir bulunmustu. Gercek su ki, Herbalife dükkanlari aslinda Iskandinav ülkelerine Türkiye’den esrar gönderilmesi amaciyla Sabetayistler tarafindan paravan bir sirket olarak kurulmustur. Ne de olsa taa İskandinavya’ya yol uzaktir, tirlarla esrar gönderemiyorlar, ara ülkelerde cok rüsvet isteniyor denilmistir. Bu dükkan gercekte pek satis yapamamaktadir, amaci da satis yapmak, kar elde etmek degildir, ama görüntüde öyleymis gibi var olup, sanki bir alternatif ilac dükkaniymis gibi gözlere perde indirip baska islerde kullanmak amaciyla Sabetayistler tarafindan kurulmustur.
|
| HAKAN (no login) 212.252.3.136 | Sabbeteans | August 26 2001, 10:08 PM |
Tüm Hiristiyalari kendi dinine geçirmek Sabetay Sevinin amaclari icindeydi. Onlara kendini İsa olarak tanitiyor ve inançlarina göre dünyaya geri gelecek olan mesihin kendisi oldugunu söylüyordu. Onlari inandiramazsa, onlarin sürülmesini ya da yokedilmesini emrediyordu. Bu Sabetaycilarin kendi içlerinde dolaştirdiklari kitaplarinda yaziyor. Bu konuyu Abraham Galantenin Türkçeye çevrilmiş Sabetaycilarin Gelenekleri kitabinin 6. bölümünde bulabilirsiniz.
Yahudilerin kimseyi kendi dinlerine almadigi şartlandirmasina kanmayin. Eger dediginiz gibi olsaydi, onlari İspanyadan kabul edip Osmanli topraklarina getiren Yildirim Beyazit’a bu konuyla ilgili bazi sözler vermezlerdi. Bir şey vardi ki, padişah söz verdirtti.
Yahudiler, yaptiklari belli olmasin diye kendilerini göstermek istemedikleri tüm üstü kapali işlerini kendilerine taraftar toplayarak ve bu taraftarlari hayatlarinda köşelere kistirarak yaparlar. Köşeye kistirilanlar da korkar ve kimseye konu hakkinda asla konuşamaz. Böylece herşey gizli kalir, Yahudiler melek olur. Türkiye de kaç yüzbin tane böyle susmuş insan vardir merak ediyorum. Belki de milyonlarca! Onlar konuşmadikça, bu ülke daha kötüye gidecek ve çökecek. Böyle giderse, torunlari bu ülkede yaşayamayacak hale gelecekler bunu bilsinler.
Ugur Dündar’i bilmiyorum, kendisinin Ali Şen gibi Yugoslavya’dan oldugu söyleniyor. Ancak Yugoslavyadan, örnegin Bosnali ve Üsküplü Sabetaycilarin varligindan herkes haberdar. Ugur Dündar hakkinda sadece yeterli rüsveti almadan hickimse hakkinda program yapmadigini biliyorum. Hollanda’da da Sabetaycilarin oldugunu ve Hristiyan görünümlü oldugunu eklemek isterim. Zira Hollanda da epeyi de bir Musevi cemaati var. Amerikali oldugunu yazdiginiz kişinin ismi Musevi ismi, ayrica bu Türkiye prodüksiyonlardaki isimleri kaydettim ve bir internet sitesinden baktim ve gördüm ki çoğu Sabetayci. Sunuculari da dahil.
Türklere vaadedilen sözlerden halkin haberi var miydi? 1923ten sonra kaç sene geçti hala da haberimiz yok. Birkaç azinlik haline getirilmiş Müslüman kökenli Türk devlet adaminin haberi olmasi bir anlama gelmez. Halk, bilmeyerek Yahudi oyunlarina getirilmiştir ve hala da Yahudiler Türklerin üstüne atiyorlar soykirimi. Hala uyanamiyoruz. Lafi degistireyim ama siz anlayin - Geniş cahil ve görmemiş kitleleri peşlerinden koşturanlarin hepsi ama hepsi, insanlar veya firmalar olsun, onlari yalanlarla veya ihtivasini bilmedikleri şeylerle kandirarak bunu yaparlar. Bu yalanlar, üstü örtülmüş oladabilir, imaj halini almişta olabilir. Bu yalanlarla halki çaresizliklerini avantaj kullanip peşine takan ve galeyana getirenler de belki zor da birakildiklari icin bunu yapmislardir. Köseye sikistirildiklari icin yapmak zorunda kalmislardir. Kat be kat insan, para ve silah gücüne ve ortaklarina sahip birileri tarafindan ortadan kaldirilma riskini alamamis olabilirler. Hele bir de, ‘bu böyle olacak ama tarihinize şöyle yazariz’ sözünü almislarsa....
(son paragraftaki halki dumur edici harf devrimi gibi zorlamalar bazi çevrelerce yaptirilmis olabilir, sebebi sonda yaziyor, bu devrim digerleri gibi ayni amacla yapilmamisa benziyor, hakimiyeti ve herşeyin dizginini tamamen Sabetayistlere ve Musevilere geçiriyor ve onlari yöneten kesim haline getiriyor) ama lütfen şunlari da bir okuyun:
Ermeni soykirimini yapsinlar diye Türklere ve Kürtlere o zaman vaadler verilmişse neden son 20 senedir Kürtler Avrupaya devamli iltica ediyor? Avrupadakiler de her gecen gün neden geri kalan akrabalarini oraya almaya çalisiyorlar? Bakin vaad falan yok, tekrar düsünün. Bilmiyorum, Türkler anlattiklarimi ne zaman idrak edecekler? Belki yavaş yavaş diğerlerinin başlarina gelenler onlarinbaşina gelipte bu topraklardan sürüldükten sonra herhalde...
Gecen gün yazdiklarim hakkinda izninizle biraz daha devam etmek istiyorum:
Bu düzen Misak-i Milli sinirlari icindeki her yerde yerlesmeliydi. Dogu-Bati’yi strateji acisindan bir bütün olarak görüyorlardi. Zira, İran’da da Sabetaycilar mevcuttu. Aslen, Yahudilerin bir kismi binlerce sene evvel Firat nehrinin boylarinda ve mezopotamya’da yerlesik oldugundan, Tevrat’ta emredilen sekilde kurulacak İsrail bu topraklari da icine aliyordu.
Turkiyede ekonomi Sabetaycilarin elindedir. Merkez Bankasi ve borsanin onlarin elinde oldugunu söyleyen yazilar var internette. Bakiniz, Türkiyede herseyi cikarlari üzerine kurup, halka alternatifsiz ürünler satarak soyup sogana cevirmis ve devamli cemaatleri icindeki biraderlerinden hammaddelerini saglamis birsürü zengin isadamlari da var. Burada, amaclanan Yahudi sermayesinin giderek büyümesini saglamaktir. Bu yüzden de Sabetayist, Musevi ve kendilerinden baska birilerinden çok zorda kalmadikca birsey satin almazlar. Bu tipki Musevilerin başka havayollarina para geçmemesi için her yere El-Al havayollariyla gitmesi gibi ayni mantikla yapilan bir tutum.
Türkiye’de, Türk ve Kürtlerin maaslarini Sabetayistler veriyor. Varoş gözüyle bakilacak oldugunda zengin zengindir, farklari yoktur. Ancak, Sabetayci zenginleri Türk ve Kürt zenginleriyle karsilastirmak bile mümkün degildir. Hem sayica, hem de sahip olduklari miktarca. Düsünün, bi de sanki cok paraya ihtiyaclari varmis gibi, Türk genclerine de verilmesi gereken burslara da göz koyuyorlar ve hepsine hileleyle yüzsüzce sahip cikiyorlar. Her zaman açgözlüler ve doymazlar. Ayni toplumda yaşadiklari digerlerine hiçbir hak tanimazlar. Sizler bilipte korktugunuz ve konuşmadiginiz için de durmayacaklardir. İşte bu yüzden de Türkiyedeki bu durum her zaman sürecektir, hayatlariniz sizlerden çalinacaktir.
Bu aslinda suna benziyor. Ataturk Kultur Merkezi’ndeki biletlerin tümünün günler evvelsinden Sabetaycilar tarafindan kapatilmasina. Sahne aciliyor, sahneden bir bakiyorsunuz, seyirciler meydan da yok. Halbuki disarida bilet almak icin beklesen halk yer yok kalmadi, biletler cok onceden satildi deniyor ve AKM bombos sahne aliyor. Yapmak istediginiz basit kolay hiçbirşeyi yapmamak, hayal kirikliklari, geri çevirildikten sonra yapmak istediginizi bir daha yapamamak ve bezdirilmek! Ha ancak futbol izletirler size, tribünlere doldururlar sizi, çünkü kendinizi geliştirebileceginiz hicbirseye izin, geçit yok. Engellemeler, engellemeler, engellemeler…
Boyle yuzlerce binlerce milyonlarca engelleme her alanda herkesin hayatinda yasaniyor ama kimse kafasini kaldirip dusunmuyor. Yanyana koymuyor. Bakin, olaylari ve kisileri yanyana koyarsaniz benzerlik ve farkliliklarini anlayabilirsiniz. Aksi takdirde, her Çinli’nin surati size ayni gelir. Demek istedigimi anliyor musunuz?
Sabetaycilari tarafindan Sartlandirilmis bir toplumun bireyleriyiz. Kendisi Sabetayist olan bir gazete sahibi, kendini ve cemaatinin amaclarini gizlemek icin Turkiye Turklerindir diyor, amenna ediyoruz. Laik kesmi, İslami diye Sabetayistlerin ad taktiklari kesmi Ataturk dusmani olarak sartlandiriyorlar, eyvallah diyoruz. Bir Yarisma programini, Sabetayist sunucusunun her defasinda tekrar tekrar ‘dünyanin en cok seyredilen ve en cok odul veren yarisma programi’ dedigi icin izliyoruz. Ha bu yetmiyor, diger oyuncularinin büyük bir cogunlugunun da Sabetayist oldugu dizisini de izliyoruz. Tekrar tekrar, içimiz bayilana dek. Dadilar, Hababam Siniflari, Kemal Sunal filmleri, Marialar, Manuellalar, Eduardolar, Semra Özal’in meyhanelerdeki görüntülerini, Ahmet Mete İsikara’nin ne kadar harika bir depremci ve seksi erkek oldugunu, televoleleri, paparazzileri, futbol yorumcularini - kim gelmis nereden gelmis gidiyormu nereye gidiyor gelsinmi kalsinmi ne demis ne yapmis nereye çiş yapmis neresini açmiş vesaire…
Öte yandan, Alevileri sizler aydin insanlarsiniz Sunniler size düşman diyerek şartlandiriyorlar ama nasil oluyorsa bu aydin insanlar yüzyillarca evvel yaşandi mi belirsiz bir Kerbela olayini dahi aşamiyorlar!
Yaw harbi Size bu kadar futbolu seyrettirtiyorlar, hayatinizda en önemli şey haline getirdiler, peki sizi aralarina aliyorlar mi? Sizler, büyük istanbul ve izmir takimlarina üye olabiliyormusunuz? Olamazsiniz, engellenirsiniz, ne kadar istesenizde olamazsiniz, izin verilmez, mutlaka bir kilif bulurlar, çünkü kadrolar çoktan kapilmiş, sizin üye olmak istemenize asla izin yok! Bunu görmüyor musunuz? Kendileri toplantilara bile katilmazlar ama onlar üyedir! Aaaa hiç olur mu, onlar her zaman doğrudur ve katilmasalar da katilmişlardir. Hatta ödül bile alirlar hem de her dakika. Yahudisel imaj ve şov dünyasi, yalan dolan ve düzemece...
Bu ülkede neden vergi sistemi doğru olarak uygulanamiyor? Bunca ekonomist ve muhasebeci var ülkede, bu kadar kolay birşeyi senelerdir neden uygulamaya koyamiyorlar? Zor bir şeymiş gibi gösteriyorlar. Çünkü bu ekonomistlerin çoğu Sabetayist. Medyada boy gösteriyorlar ve medyada bolbol çiktilar diye cahil milletin güvenini kazaniyorlar. Tvye çiktilar meşhurlar iyi giyiniyorlar ha o zaman iyi insandirlar hep halkin hakkini ararlar, zaten bunlarin Türk isimleri vardir bunlar Türktür! Düşünün lütfen, bu ülkede vergiyi kaçiranlar, vergiyi doğru ödemeyenler, bu ülkenin zenginlerinin çoğu kim, serbest meslek sahiplerinin çoğu kim? Onlarda Sabetayist. İki tarafta ayni takimdan. Peki Sabetayistlerin şirketlerinde yilsonu bilançolarinda türlü düzmecelerle ne kadar az kar gösterebilirlerse o kadar yüksek maaşlar alan Serbest Muhasebecilerin çoğu kim? Onlarda Sabetayist. Neden? Çünkü Sabetayist kurum ve şirketlerde belli bir seviyenin üstündeki kadro Sabetayistlerden oluşur. Herşey cemaat içinde kalsin diye. Hele bir de buna Türklerin bu alanlarda eğitim görmeleri ve yükselmeleri engellenirse tam amaçlarina ulaşmiş olurlar. Zira böyle oluyor, bunu herkes biliyor. Peki bu ülkede vergiyi veren kim? Zengin olsun fakir olsun Türkler ve geri kalanlar. Sabetayist düzen sadece Sabetayist olmayanlardan çatir çatir vergi aliyor, kendilerinden olanlara dokunmuyor. Yahudi sermayesi her koldan gittikçe artiyor.
Garip olan bu milletin toplum içinde saygi ve sevgi kurallari içinde yaşamamizi sağlayan kurallarin en ufağina bile uymamasi aninda itiraz etmesi laf dalaşina girmesi ama Sabetayist şartlandirmalara gelince aninda intibak etmesi. Bakin, her yeri çarpik ve herkesin ama herkesin hakli oldugu her yapilanin normal sayildigi bu toplum sistemi kimin işine geliyor olabilir? Tabiki Sabetayistlerin ve Musevilerin. Onlar bu sistemi kuranlar ve bu sistemi düzeltmek icin killarini bile kipirdatmazlar çünkü bütün çikarlari bu yönde. Bu sistemde sadece güçlüler ve paralilar kazanir, onlardan başkada güçlü ve parali olmadigina göre de onlar ne kadar haksiz olsalar da daima kendilerini hakli cikarirlar ve kazanirlar. Böylece her işleri oluyor her geçen gün daha zenginleşiyorlar, bizler ise her geçen gün daha çok beyni yikanmiş şartlanmiş hayatimizin manasini kaybetmis debelenip duruyoruz, önümüze durmadan hak etmedigimiz engeller cikiyor, hicbir zaman ayni kulvarda olamiyoruz, egitimimiz ne olursa olsun hep ikinci sinif vatandas olmaya mahkum ediliyoruz. Hayatimizin sinirlarini ufak çerçeve içine alanlar yani Sabetayistler ve Museviler ise kendi içlerinde bizlerle alay ediyor çünkü bizi kullaniyorlar. Bizim hala farkedemedigimiz aptalliklarimizdan faydalanmaya devam ediyorlar. Gelecek nesillerine yedi cedlerine sinirsiz mal mülk birakirken, bizler göya kendi ülkemizde yaşan bizler, sahip olmamiza izin verilen en fazla en fazla bir ev ve bir araba sahibi olabiliyoruz. Şansliysak, bir de yazlik ev. Yaşlilikta ise sürünmek. Ne daha fazlasi ne daha eksigi. Bogazda motor sefamiz yatlarimiz katlarimiz hanlarimiz hamamlarimiz neden olamiyor sizce? Mademki Osmanli yikildi Türkiye kuruldu, kimlerin eline neler geçti? Bize geçen ne ki bu ülkeye bizim diyoruz acaba?
Acaba Osman Durmuş şu Babuna hakkinda hakli olabilir mi? Öldü, ölüyor, yardim ediyor denilen Babuna turp gibi ayakta. Hem de ilik nakli falanda olmadi. Saçlarini kazitmasi bile bu halka yetti, imaj yaratip milyonlarca halkin (ki bunlarin içinde Sabetayistler yok) genetik bilgisini alip gitti. Zaten hali hazirda Sabetayist doktorlar, kendi disindakilere antibiyotikleri dayayip, bütün bakterilerin bizim genetik yapimiza karsi giderek direnç kazanmasini sagliyorlardi senelerdir. Bir de bu çikti...
Aslinda tek tarafli düsünmeye güdümlenmis birer körüz hepimiz ve kafamizin icinde hersey o kadar defalarca yankilanmis ki kendi benligimizi kaybetmisiz...
Merakimi celbeden başka bir husuta, şu çok merak ettiğim lüks galeri sahiplerinin nasil bu kadar zenginleştiği? Hakikaten, iki üç araba satmakla bu kadar para kazanilir saltanat sürülür mü? Yoksa başka birşeyler mi var bunun içinde? Hani, şu bi dizi de vardi, esrar ticareti ile ilgili şeyler dönüyordu.
Bu ülkedeki oteller, tatil köylerinin sahipleri kim hiç düşündünüz mü? Kaç tanesinin sahipleri ayni hiç düşündünüz mü? Bir otel kaç para eder sahipleri nasil ayni olabiliyor diye hiç düsündünüz mü? Çiller ve Ali Şen haricinde Ege ve Akdeniz kumsallarini kapatan kimbilir böyle kaç tanesi vardir varin da siz düşünün. Siz en iyisi mi hala gikinizi çikarmayin...
Esrar kaçakçisi işinden Sabetayistlerin ortaklarindan biri şu trilyonluk sünnet dügünü yaptiran Siirtli aşiret reisi, hani 150 köyü ve Sabetayistlerin en gözde yerleşim mekanlarindan biri Nişantaşinda nasil 200 daire sahibi oluyor? İstanbul’da toplam 2000 gayri menkulü varmiş. İçlerinde Sabetayist bazi şarkicilarda bulundugu 20-30 şarkici neden bu sünnet dügününde şarki söylüyor acaba? Hani bu milletin hepsi ülkenin ekonomik durumundan dolayi kan agliyorlardi? Nerde hani? Adam birde hapisteymiş te izinli çikmiş düğün için? Hapisten hapisten diyorum duyuyormusunuz? Daha kimbilir kaç trilyonu var ve triyonlari hala cebinde. Bu yargi bu devlet satilmamis da nedir?
Yahu, sokaklarda bazi Kürt vatandaşlarimizi görüyorum. İşportada ya porno kaset ya da cep telefonu satiyorlar, hep ayni hep ayni. Türkleri görüyorum, işportada pil, mendil satiyorlar. Nedir bu? Askerleri görüyorum, ya ter kokuyorlar ya da pislik içindeler. Kendileri isteyerek böyle değiller belli. Nerde bu devletin bu ordunun hani çok söylenen vatandaş sevgisi? Vatandaşlarin görevi belli, devletlerine aşiklar, tapiyorlar. Peki devlet ve ordunun görevleri ne? Nerde bunun geri dönümü nerde devletin ordunun kucaklamasi? Hani? İmajlar,imajlar, imajlar! Geçen depremde üstlerinin öldüğü haberi gelince, onlarin yerine geçecekleri için göbek atan beyaz üniformali bu zavallilar mi sevgi besliyorlar, vatandaşi düsünüyorlar şaşarim! Ayrica, yeri gelmişken söyleyeyim, içlerinden bazilari emekli olunca aninda nasil fabrika sahibi oluyor hala anlayabilmiş değilim! Devlet ve ordu halk için mi çalişiyor, yoksa kendileri için mi?
Bir web sayfasinda okumuştum - şu hani deprem yaralarini sarmak için çikartilan 28 günlük parali askerlik var ya, işte o askerlik, askere gitmekten korkan ve senelerdir askerlikten öyle ya da böyle kaytarabilmiş Sabetayist gençlerin çok işlerine yaramiş. Zaten Sabetayistler böyle bir firsati kolluyorlarmiş. Hepsi bir güzel parayi bastirip halletmişler işlerini. Görüldüğü gibi, herşey kilifina uygun. Kimse iç yüzünün farkinda degil. Hatta normalde en son 1972 doğumlularin yararlanabildigi sözde askerlikten, 1976li Sabetayist gençler bile yararlandirtilmiş. Kimse bilmiyoruz sanmasin.
Sabetayistler, hakimlerle vb. gizli kapakli işlerini kişin adada buluşarak hallederlermiş. Şimdi ise, şimdilerde aralarinda pek bir moda olan Bodrum’da hallediyorlarmiş. Kulağimiza geldi, söylemeden geçmeyelim.
Bu ülkede köşeyi dönmeyen gümrükçü yok, neden acaba? Düşünün birkere, kimlerin kuklasi bunlar. Bazi gazeteci köşe yazarlari neden bu kadar zengin, nasil zengin oluyorlar, nasil bogazda villa satin alabiliyorlar, en pahali arabalara binebiliyorlar, çocuklarini yurtdisinda sinirsiz paralarla okutabiliyorlar, nasil oluyor bunlar? Ne yaziyorlar da bu kadar para ediyor? Yoksa başka birşeyler mi dönüyor? Nereden pay aliyorlar? Unutmadan söyleyelim, hani bu Hürriyet ve Sabah’in bu ülkede psikolojik savaş başlattiklarindan beri yani senelerdir Pazar günleri ekinde verdigi şöyle şimarik, zengin ve zübbelerin oldugu dergiler var ya. Bu dergilerdeki Sabetayist köşe yazarlari bir yana, bu orasi burasi dekolte, alt alta üst üste fotoğraflari bilakis çektirenlerin onlarin yüzde 90’i da Sabetayist ve Musevi. Boyali basin diyip önemsemeden geçmeyin, biraz amaçlari nedir diye düşünün. Bati zihniyeti böyle degil, bunlarin amaçlari farkli. Kapana kistirmasalar da paraniz olsa yurtdisina cikip görseniz Amerika böyle mi Avrupa böyle mi diye. O zaman o kadar basitleşecek ki Türkiyedeki dönenleri görmeniz, imajlari farketmeniz, hangi insanlara ve kavramlara hangi yanlis isimler takilmis, hangi ananelerimizi kaybetmisiz ve bu ülke nereye gidiyor, yaklaşan sonun neresindeyiz?
Sabetaycilarin birçok tekelinden biri olan reklamcilik ve show dünyasinin yeni buluşuyla Erol Derviş daha da mi popülerleştirilecek? Netbul.com’a reklam hazirlayan bazi Sabetayistler, Erol’un aksaniyla Türkçe konuşmaya çalişan biriyle göya hem D.J. Erol’un imajini yüceltecek içi kof ama erişilmez nebula insani yaratacaklar hem de böylelikle Netbul’un müşterisi artacak. Bir taşla iki kuş! Yemek isteyen varmi?
Artik bunlari yemiyoruz. Star’da Savaş Kalafat’in programinda her hafta yaptigi tarzda psikolojik oyunlara karnimiz artik tok. Daha fazla popularite daha fazla para uğruna çirkefçe boşanma numaralarina yatip sonra barişip cici insan imajina sokulan çok insan gördük. Yahudi triplerine karnimiz tok artik. Haa bi de, şu Senin Anan Güzel mi kazulet suratli Demet Akalin ile pek medyatik basketçi İbrahim Kutluay ilişkisi ne gibi gözüküyor sizlere? Bana öyle geliyor ki, bu sesi rezalet Demet’te, ses kalitesi benzer Hüner Coşkuner ablasina benziyor.
Sabetaycilar, Rumeli Derneklerine girer, çikarlari için adam kullanmak ve iş bitirmek için diger Rumelilere hemşerim derler gözlerini boyarlar. Ama diger yandan Musevilerle can ciger kuzu sarmasi olurlar. Bilmiyoruz sanmasinlar çünkü Gözümüzden kaçmiyor.
Sabetayistler bu ülkedeki Ermenileri, Türkleri ve fakir olan Kürtleri öyle iyi pasifleştirmişler ki. Önce Ermeniler eritildi, sonra Kürtler ve şimdi de Türkler. Bu ülkedeki Türk Halk Müziğine alerjisi olan insanlar, neden ayni zamanda da Araplardan nefret edenler hiç düşündünüz mü? Ayrica ayni insanlarin dinleri olduğunu iddia ettikleri İslamin şartlarinin kaçta kaçini yerine getirirler. Laikleştirilen gözdeli perdeli Türkler ve Sabetayistler. Bu laikleştirilen Türkler kelimesini biryerde okumuştum çok hoşuma gitmişti. Onlar, benliklerini ve şahsiyetlerini ne yazikki kaybetmişlerdir, suçlari yoktur çünkü farkinda değillerdir. Dileğimiz, artik neyin ne oldugunu farketmeleri ve kukla olmaktan vazgeçmeleridir.
Size söyliyim mi, ben bu ekonomik krizin bize söylenen sebeplerine inanmiyorum. Bu ülkedeki paranin büyük bir kismi Sabetayistlerin eline geçti ve dahasini istiyorlar, bunun için de devlet yurtdisindan borc aliyor - uyariyorum: Bu paralari da Yahudi Sabetayistler cukkaliycak. Nasil ki Ermeni Mezalimi, Türklerin üstüne itildi, bu borçlarda bu milletin üstüne itilicek. Onlara yine bir şey olmayacak. Sizler Sabetayist Dr. Mehmet Öz’ün haftada 4 kere seks yapin tavsiyesini uygularken mali götüren yine onlar olacak! Bir baska hususta, Dervis neden Telekom’u istiyor saniyorsunuz? Perde arkasinda gerçekte neler dönüyor bize söyleniyor mu saniyorsunuz? Bir şey varki çekişme var...
Siz tüm bunlari bir düşünün lütfen. Bi de neden tarih kitaplarinda özellikle cumhuriyetten sonraki tarihin es geçildiğini bir düşünün lütfen. Türkiye’nin Osmanlinin bir devami olmadigini söyleyen kişiler Sabetayistlerdir çünkü onlar Osmanli padişahi 4. Mehmet Sabetay Seviyi Müslüman olmaya zorladigi icin Osmanli’dan her zaman nefret ederler. Kendi kurumlari olan Türk Tarihi Kurumu Türklerin tarihlerini Mogolistana dayandirarak yalan söylemektedirler. Çin Seddi’nin yapilisinin Türklerle bir ilgisi yok boşuna yalan tarihle övünmeyin- bizim bu yalan tarihimizi Mogollar yalanliyorlar. Bizlere böyle ögretildigini duyunca katila katila bize gülüyorlar. Başka bir şey daha söylemek istiyorum: Lütfen, Bi de harf devrimiyle, bu ülkede kimlerin okur-yazarliklarinin aninda ellerinden alinip, kimlerin aninda okur yazar hale getirildiklerini de bir düşünün. (Ladino, yüzyillardir Sabetayistlerin ve Musevilerin anadilidir ve Latince harflerle okunup yazilir). Ben ne zaman ki bunu düşündüm, anladim ki kendi ülkemde kandiriliyorum ve asla bu düzenin bana ögretildigi şeylerle (her manada ne kadar mükemmel yetiştirilmiş olsak dahi bile) bir yerlere gelmemin imkani yok. Hiç birimizin yok! Bu bir aldatici düzen ve işte bu yüzden Sizleri yani kardeşlerimi yani canlarimi artik biraz olsun bahsettigim konular hakkinda düşünmeye davet ediyorum.
Bilgi Sabetayistlerin bizlere şartlanmamiz için söylediği gibi kendimize saklamakla değil, birbirimiz ile paylaştigimiz zaman çoğalir. Kendi içimizde bize yaptirilan rekabetler hep onlarin işine gelir, bizi birbirimize düşürür ve bu hep onlarin kazanmasini sağlar. Bunu hiç unutmayin.
|
| bedirhan (no login) 212.29.64.149 | Untitled | August 26 2001, 10:17 PM |
sabataisler bu ülkenin vanpirleridir
ülkemizin geri kalmışlıgının ve son ekonomik krizin sorumlusu onlardır
hakanın çalışmasına sonuna kadar katılılıyorum
ve allah razı olsun diyorum
bu ülke ancak sabatais dönmelerden kurtulunca
rahat yüzü görecektir
bunun için hiç bir ideoloji gözetmeksizin tüm türkiye halkını onlara karşı direnmeye davet ediyorum
çünkü uzaylılar gelip bizi kurtarmıyacak
ama işimiz çok zor çünkü sabataycılar içimizden biri gibi herkes sabataycı olabili
çünkü kendilerini türk ve müslüman gösteriyorlar
ve bu işte uzmanlar
allah yardımfcımız olsun
bu konudaki tüm çalışmaları buraya asarsak
bilgi birikimine ulaşırız
bu ise mücadelemizde bize yardımcı olur
bedirhan
selam sevgi ve dua ile.............. |
| HAKAN (no login) 212.252.3.136 | Untitled | August 26 2001, 10:23 PM |
sağolasın bedirhan bu yazı dizisi devam edecek |
| HAKAN (no login) 212.252.3.137 | türkiyede olanlara devam | August 26 2001, 10:39 PM |
Bu Futbol Birinci Ligi ne oldu da ismi ‘Süper Birinci Futbol Ligi’ oldu? Bunun bir de ‘Normal Birinci Ligi’ var da biz mi bilmiyoruz? Bu düpedüz bir şartlandırmadır, insanların beyinlerinin içine girmedir, yıkamadır. Aynı, safkan Rum spikerin size yaptığı şartlandırma gibi, sizin ‘en sevdiğiniz’ ‘büyük’ haber bülteninden bu gece de iyi akşamlar. Bunlar şartlandırmadır.
Geçen gün gol diye bir futbol dergisi çıkacakmış, Sabetayist Levent Tüzemen reklamlarda bir tarafını yırtarcasına gol diye bağırıyor, ama ne içten ne şartlandırıcı bağırıyor, tam görülmelik. Dönenleri farkedin. Bir sürü spor spikeri de Sabetayist. CNN Türk'te de varlar. Onlar her akşam futbolla, göğüs dekolteleriyle, İbrahim Tatlısesle, Hülya Avşarla, Gülben Ergenle sizlerin hayatını ablukaya alırken, perde arkasından evinizin dışında neler götürüyorlar bir bilseniz.
Başkalarının yazılarında okudum. En son Fethullah Gülen’in ve Olağanüstü Bölge ve daha sonradan İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlunun Sabetayist oldukları açıklanmış. Bakalım daha kimler Sabetayist Yahudiymiş? Ne kadar da körmüşüz meğer? Hala da körüz. Ama artık uyanmanın vakti geldi.
IMF başkanı Fisher de bir Musevidir. IMF ve Dünya Bankası Yahudi bir kuruluştur, çalışanlarının yüzde 90’ından fazlası Yahudidir, Amerikan değildir. Amerika ile perde arkasında ortak haraket etmelerinin sebepleri Amerikada birinci çok olan Yahudilerdir.
Sabetayistlerin Islamci ismini taktigi kesim: Insanlari Inançli bir insan/ Inançsiz bir insan diye ayirmaktan VAZGEÇİN.
Varoşlarda oturanlar: Insanlari zengin/fakir olarak ayirmaktan ve onlara o gözle bakmaktan VAZGEÇİN.
Sabetayistlerin Sağcı ismini taktiklari insanlar: Sağci/Solcu ayirimindan VAZGEÇİN.
Sabetayistlerin Solcu ismini taktiklari insanlar: Solcu/Sağci ayirimindan VAZGEÇİN.
Alevi vatandaşlar: Insanlara Alevi/Sünni olarak bakmaktan VAZGEÇİN.
Zengin olduklarini sanan vatandaşlar: Sizin zenginliginiz hava civadir. Aranizda içinizde sizlerle ayni yerlerde yaşayan ve calisan ancak cok cabuk yükselen, gizlice birbirini kayiran, banka hesaplarinda trilyonlari olan Sabetayistleri FARKEDİNİZ.
Masonluk, Rotaryanlik içine giren varandaşlar: Ele başlariniz ve sizi işlerinde çıkarları için kullananları FARKEDİNİZ. Onlar Sabetayisttir. Size verdiklerini sandiklariniz geçicidir, devede kulaktir. Yaşlandiginizda terkedildiginizde posanizi cikaris olduklarinda birkenara atildiginizda bunu farkedeceksiniz. Oyunlarina alet OLMAYIN.
Emekli vatandaşlarimiz: Artik FARKINA varın, emeklilikleri bir türlü geldirilmeyenler, televizyonlarda spor ve politika yorumlayan yaşlılar Sabetayisttir. Onlar yaşlandiklarinda dahi sefa içinde yaşarlar. Sizler ne kadar bu ülkeye senelerce emek vermis olursaniz olun sizi duyan olmaz. Sansliysaniz bir eviniz bir arabaniz vardir. Daha fazlasi yoktur. Boşu boşuna Amerika, Kanada, Almanya gibi ülkelerde yaşlılar şöyle iyi bakiliyor onlara şöyle önem veriliyor diyip dert yanmayin, sizi duyan olmaz. FARKINA VARIN. Bu düzen Sabetayisttir, bu düzende sadece onlar adam gibi yaşarlar. Bu düzende diğerlerinin değeri yoktur.
ARTIK GERÇEKLERİN FARKINA VARIN.
|
| HAKAN (no login) 212.252.3.137 | Untitled | August 26 2001, 10:42 PM |
Militan Sabetayistler kimler gibiler biliyor musunuz? Oral anal seks yapip ta hala ben bakireyim diyen kizlar gibiler. Sabetayistligin bütün gereklerini yerine getirip, bu ülkede birlikte yasadiklari ancak Sabetayist olmayan tüm milletlere kötülükler yapip, hala yüzsüzce Müslüman kimligi tasiyabiliyorlar.
|
| | Current Topic - Ülkede dönenler ( sabetayistlerin oyunları |
| |
|
|