YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum DiNLER FORUMU ARŞİV 3

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

FIRKA-I NACIYE

September 6 2001 at 1:24 AM
HACI _ALI  (no login)
from IP address 24.2.9.43

FIRKA-I NACIYE....

Bazı kimseler, (Dinsizler dururken din görevlilerinin hataları ile uğraşmak gıybettir. Hatasız kul olmaz. Hatalı da olsa bid’at ehlinin kitaplarından faydalanmalı. 73 islam fırkası, birleşerek İslam birliği gerçekleştirilmeli. Hatta Hıristiyanlarla diyaloga girip, önce mutlak dinsizlik yok edilmeli. Bid’at ehlinin hatalarını biz de kabul ediyoruz. Ancak şimdi zamanı değildir) diyorlar.

Din âlimlerini kötülemek elbette çok kötüdür. İbni Asâkir hazretleri, (Din âlimlerinin etleri zehir gibidir. Koklayan [tenkide yönelen] hastalanır, tadan [kötüleyen] ölür.) buyuruyor. Ama kötü olan kimseleri, teşhir etmek gerekir. Kitaplarından misaller vererek hatâlarını açıklamalıdır. Bu hatâlara aldanmamaları için müslümanları ikaz etmek gerekir.

Elbette İslam âlimlerini gıybet etmek haramdır. Ama gıybet nedir?

Gıybet, bir müslümanın veya bir zimminin gizli bir kusurunu arkasından söylemek olup harbîlerin ve açıkça günah işleyen müslümanların bu günahlarını bildirmek, müslümanlara zulmedenlerin ve alışverişte onları aldatanların yaptıkları bu fenalıkları duyurmak, müslümanları bunların şerrinden sakındırmak, Müslümanlığı yanlış anlatanların ve yazanların bu iftiralarını söylemek lâzım olduğundan gıybet olmaz. [Reddül Muhtar]

Mezhepsizlerin ileri sürdükleri görüşler, (Hatasız kul olmaz) kabilinden basit hatalar değildir, imanı ilgilendirmektedir. Bir kısmı bid’at, bir kısmı ise küfürdür. Mesela, îbni Teymiyye gibi Arş’ın kıdemine kani olmak, (Arş’ı yaratılmış kabul etmemek); Mason Abduh gibi düşük faizlere cevaz vermek, Mason Efgani gibi (Peygamberlik çalışılarak elde edilebilecek bir sanattır) demek, Reşit Rıza gibi icmayı inkâr edip, icmâ-ı ümmet ile bâtıl olduğu hâlde, telfık [dört hak mezhebi birleştirmek] zihniyetini savunmak, Mr. Hamidullah gibi mucizeleri tevil veya inkâr etmek, Zeydî Şevkânî gibi hak mezhepleri taklidi haram saymak, İzmirli İsmail Hakkı gibi camilere sıra, müzik âletleri konmasını ve Türkçe namaz kılınmasını istemek, bid’at fırkalarından müteşekkil bir islâm birliği düşünmek basit birer hata mıdır?

Bunları bilip de, gücü yettiği halde, susmanın vebali büyüktür. Çünkü hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bid’atler yayılıp, sonra gelenler, öncekilere lânet ettiği zaman, doğruyu bilenler herkese söylesin! Eğer söylemeyip gizlerse, Allahın indirdiği Kur’an-ı kerimi gizlemiş olur.) [İbni Asakir]
(Ortalık karışır, yalanlar yazılır, adetler ibâdetlere karıştırılır ve Eshabıma dil uzatılıdığı zaman, doğruyu bilenler herkese bildirsin! Allahü teâlânın, meleklerin ve bütün insanların lâneti, doğruyu bilip de, gücü yettiği hâlde bildirmeyene olsun!) [Ebu Nuaym, Deylemî]

Allahü teâlânın emirlerini bildirmek ve yasak ettiklerinden sakındırmak çok mühim bir vazifedir. Hadîs-i şerifte buyuruldu ki:
(Birbirinize Müslümanlığı öğretin! Emr-i marufu bırakırsanız, Allahü teâlâ, en kötülerinizi başınıza musallat eder ve duâlarınızı kabul etmez.) [Bezzar]

Emr-i marufu ve nehy-i münkeri el ile yapmak âmirlere, dil ile yapmak âlimlere, kalb ile yapmak her Müslümana farzdır. [Abdülgani Nablusî, Hadîka]

Peki din görevlisinin iyisi, kötüsü olur mu? Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Âlimlerin iyisi, insanların en iyisidir. Âlimlerin kötüsü ise, insanların en kötüsüdür.) [Bezzar]
(Cehennemdeki din görevlisine, “Sen dünyada dinin emirlerini bildirirdin. Niçin bu azaba düştün?” derler. O da, “Günahtır, yapmayın” der, kendim yapardım. “Yapın” dediklerimi de yapmazdım. Bunun cezasını çekiyorum” der.) [Buharî]
(Cehennemde azap çekenlerden bazılarının yaydıkları kötü kokular, diğerlerine ateşten daha fazla azap verir. “Sen ne günah işledin ki, öyle pis koku saçıyorsun?” denildiğinde, “Ben din görevlisi idim. Bildiklerimi yapmazdım”der.) [İ. Ahmed]
(Yazıklar olsun kötü âlimlere ki, ilmi ticarete alet ederler. Menfaat için devlet adamlarına yaklaşırlar, bunların yaptıkları ticaret, kesada [darlığa, kıtlığa] uğrasın!) [Hâkim]
(Bir zaman gelir ki, din görevlisi fitne unsuru olur, camiler ve hafızlar çoğalır, ama, [hakiki] âlim hiç bulunmaz.) [Ebu Nuaym]
(Zebaniler, günahkâr hafızlara, puta tapanlardan önce azap yapar. Çünkü bilerek yapılan günah, bilmeyerek yapılandan daha kötüdür.) [Taberânî]
(Âhir zamanda câhil din görevlileri ve fâsık hafızlar çoğalır. Bunlar, merkep leşinden daha kokmuş olur.) [Tezkire-i kurtubi muhtasarı]
(Kur’an-ı kerim, okuyanlarına, ya şefaat edecek veya düşman olacaktır.) [Müslim]
(Ümmetimdeki münafıkların çoğu Kur’ân-ı kerîm okuyanlardan olacaktır.) [İ. Ahmed]
(Ahir zamanda, âlim azalır, cahil artar. Cahil ve sapık din görevlisi de, yanlış fetva vererek fitne çıkarır, kendisi sapar, başkalarını da saptırır.) [Buhârî]
(Bir zaman gelir ki din görevlileri, en şerli olur; fitne onlardan başlar, onlara döner.) [Hâkim]
(Ümmetim, kötü âlimler, cahil âbidler yüzünden helak olur.) [Darimi]
(Ümmetim, kötü din göre! vlilerinden çok zarar görecektir.) [Hakim]

Bu hadîs-i şeriflerden dini içten yıkmaya çalışanların bulunacakları anlaşılmaktadır. Böyle kimselerin ihanetlerini açıklamak gerekmez mi? (İç mücadeleye şimdilik lüzum yok) demek büyük gaflettir. Aslında iç düşman, dış düşmandan, içteki yara dıştaki yaradan daha tehlikelidir. Ayaktaki bir yaranın tedavisi, kalbdeki bir yaranın tedavisinden daha kolay olur. Sırlarımızı, cephanemizi ve zayıf noktalarımızı bilen bir düşmanın zararı dıştaki düşmandan daha tehlikelidir.

Abduhcuların, (Biz İmâm-ı a’zamı da, Muhammed Abduh’u da severiz.) demeleri yanlıştır. Abduh sevilirse, İmâm-ı a’zam hazretleri "rahimehullah" sevilmemiş olur. Çünkü İmam-ı Rabbani hazretleri "kuddise sirruh" buyuruyor ki:
Resulullaha tam ve kusursuz tâbi olabilmek için, onu tam ve kusursuz sevmek lâzımdır. Tam ve olgun sevginin alâmeti de onun düşmanlarını düşman bilip sevmemektir. Sevgiye gevşeklik sığmaz. İki zıt şeyin sevgisi bir kalbde yerleşmez. İki zıttan birini sevmek diğerine düşmanlığı gerektirir. [Müjdeci Mektûblar, 165.ci mektûb]

IMAN EDENLERE SELAM SEVGI VE DUA ILE...

 
 Respond to this message   
AuthorReply
dilemma
(no login)
217.80.84.32

cik cik

September 6 2001, 1:28 AM 

fikrai naciye olcak
firkai diil

 
 Respond to this message   
HACI
(Login hacihaci)
66.31.118.77

BU KERESINDE HACI ALI DOGRU..

September 6 2001, 1:37 AM 

Dogrusu gercekten firka-i naciye..
Haci Ali'den beklemeyebilirsin..
"Musluman Grubu" demek.....


 
 Respond to this message   
HACI _ALI
(no login)
24.2.9.38

KEH KEH!...

September 6 2001, 2:38 AM 

DILLEMA!..

Yaw!..Yagli yedim!...Dilim kaymis!... Istersen AF et ne dersin?...

Selamlar

 
 Respond to this message   
HACI _ALI
(no login)
24.2.9.38

HACI ACAV ACAV!...

September 6 2001, 2:40 AM 

COK BILEN HACI!...

Len oglum!... ALLAH (C.C) Kulunun hatasini yuzune vurmazken sana oldu ki yanis yazdim diye KAFAMA kakikyon!... Sen cok bilensin dimi!... Senin esegin KANCIK olsun!...
Selamlar

 
 Respond to this message   
Current Topic - FIRKA-I NACIYE
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss