kimse ile hickimse arasinda bir birinci tekil var.zaman zaman takilip kaliyor ikinci tekilin birine.ikinci tekille birinci tekil birlikte kimsenin bilemedigi yeni bir zamir turune donusuveriyorlar. ve devsiriliveriyor tum sarkilar fa sesinde yenileniyor tazeymis gibi gorunuyorlar. yanilsama yok boyle bir zamir turu.
sonra kimse farkediyor simuletoru. m?s gibi m?s gibi.
Birden bir mucize olsa ve bakir bellek sunulsa bana.
Yaln?zca bakir bir bellek isiltili bir gelece?e meseller içine girebilir olsa
olsa.
Ey kendi
Meselim sana.( herkes kendi manifestosunun pe?indeyken seninki de bu
olsun )
yüzy?l?n bulu?unu ben gerçekle?tirmek isterdim,
ne kadar ileride kökenim.
Hic tan?mad???m,
Beni tan?ma ?ans? hiç olmayan
Kac insandan art?k genlerim.
KORO:
Yol nedir?
Bir düzlem,
Bir cizgi.
Bir cizgi üzerinde serüvenin
KEND?:
Bir cizgi
Sonsuzca noktalar üzre
Uzar gider evrene.
Ben sinirli bir küre üzerinde
Kivrila kivrila giden bir yol üzerindeyim.
KORO:
Yol gidisedir
Dönüslerdeysen geriye
Ne kadar yol denir
Yürüdügüne?
KEND?:
Giderken kalabal?kt? evim
Bunca yol yürüdüm de
?imdi ba?lama noktas?na
Gelmek üzereyim.
Kalabal?klar azal?r m??
KORO:
Dur art?k kendinle konu?ma.
Bunca yolu yürümenin bir anlam? kalmaz sonra.
KEND?:
Ne demek ?imdi bu?
KORO:
Art?k olmaz
Yürüdü?ün bunca yoldan sonra
Ne yolun
Ne yolcunun
Ne de yolculu?un izlerini silemezsin belle?inden
Bekaret arama.
Bir küre üzre olsa da yol
Ba?lang?ç noktana varamazs?n asla.
KEND?:
Bir lanet
Lanet mi sundunuz bana?
KORO:
Yol ne i?e yarar yolcu olmad?ktan sonra?
KEND?:
Bir lanet
Lanet mi sundunuz bana?
KORO:
Hey yolcu,
Yolcu
Nereye varacaks?n sonunda
KÜÇÜK KORO:
Uzat?n kula??n?z? bir s?r bu!
Yolcu ne yolun fark?nda
Ne yolculu?un .
Nas?lsa bir küre üzre seyrüs-sefer
Nas?lsa fark?nda olmaz
Att??? kaç?nc? turun
KORO:
Sahi ya yolcu
Yol- cuuuuu
Bu att???n kaç?nc? turun?
KEND?:
Bir lanet ,
Lanet sundunuz bana.
Patlam?? m? ayaklar?m,
Bir inleme
Bir ?ikayete kap?lm?? m? dudaklar?m ?
Biti?i olmayan bir maratonday?m
Size ne?
KORO :
Hadi yolcu a?laaaaaaa
A?lamayana meme vermezler sonra.
KÜÇÜK KORO:
A?lamayan?n sesi duyulmaz .
A?lamayan var olmaz .
Hadi a?-la
A?-la
Hadi hadi.
Kalabal?klar içinde
Bir varolma biçimi
A?laaaaaaaaa
E hadii
KEND? :
Gülerim ben size
Bak i?te bunu ö?retemez
Ve ö?ütleyemez bana hiç kimse.
Varl???m benim
Temize çekilemez öyle bir sesle.
KORO :
?iii?t kimse de?ilsin,
Hiçkimse de?ilsin.
KÜÇÜK KORO:
Bu?day tarlalar?n? dü?ünsene
Kuzulaklar?n? ek?i ek?i
Al bütün kuzu kulaklar? senin.
Aaa pardon,
Sen kuzu kulaklar?n? sevmezdin!
KEND? :
Siz söylenin söylenin”
Ben art?k evimdeyim.
Bir ?ey ö?rettiyse yol bana
Yol bana bir ?ey ö?rettiyse..
KORO:
Eee
Hadi söyle
KEND? :
Hadi sizde yolculu?u deneyin.
Böyle dedi yolcu.serüven duymak isteyenler birazda ya?amaktan korktuklar? ya?ant?lar? dinleyip dinleyip, konu? konu? konu?urlarken ba?ka ya?ant?lar?n ay?plar?n?, kendi sustu. Yo hay?r ay?plar?n?n zehirli dillerce sak?zlanmas? de?ildi korkusu. Seyirciler bir suret göremezlerse kendinde , o zaman kendilerine kendileri için bir suret sunabilirler diye sustu.
KEND?:
YOL BURDA
BUYRUN EFEND?M.
BEN ARTIK EV?MDEY?M.
KORO:
Hah haaaa
Bakir bir bellek arayan sen de?il miydin?
Bak i?te pes ettin.
Binlerce y?l?n pisli?ini k?vr?m k?vr?m beyaz?n?n
?çine hapsettim.
?stersen bir de limon veririm üzerine
Hah ha haaaaaaaaa....
KEND? :
Elbet her insan
Bir gün girer bir k?yas içine.
Güçsüzlü?üm olmadan
Gücünü ölçemez misin ?
Öyle bir yerdeyim
Buyrun efendim sizi de beklerim
Yol burda....
sana vermi$tik
bul yönünü
iyi ile kötü
deviniminde ,
sava$ındaydın ..
seçtigin
beyaz ise
karma$ıktır siyahtan,
ayırdıkca
kan !!!
sakın korkma,
yürüdügün
yol
yok edene kadar
ı$ıktır..
Bir gün gözlerini toparlar
Sandiga kaldirirsin kisliklarinin yerine
Baska biri sevinc icinde
Yazliklarini cikarirken mahur bir
Bahar sarkisindan...
Elinde naftalin se
?çi nin
Naftalin kokusun
On dand?r
Tükenisin ...
Gözlerin
Nerde?
ve i?te bu nedenledir ki,
yeni de?il sunulan
de?ilim ilk sözü söyleyen
arac?y?m sadece arac?
tüm arac?lar gibi
zeval kabullenmem sunulana.
sen isyankar,
isyan?n bedelini kabullenmi?ken
o buyuran
hiç al??k?n de?ilken kafa tutmalara
ben
elçi
buyuranla
yayan aras?nda.
bir ben
bir bana y?k?c? emir.
bir ben
bir bende
bir varl???n sesinden ç?kmayan
y?kan, ürküten
ses.
vaktidir
ya da bilmem ben vaktimidir
üflerim sessizce
bir üflemem de
diyalektik de?i?ir.
durur akmakta olan
sonsuza durur
ötesi
delice bir sessizlik
yok ötesinde kelam
karanl?k ki herzaman kötülük de?ildir.
karanl?k ki ço?u zaman görülmeyenin görülmesi
kendisiyle kalmas? kendinin
karanl?k ki iste?ince görebilmek demektir içindekini ve
dahi d???ndakini
istemim do?rultusunca yürüdü?ümde
bükülmez utançtan tenim.
ki edimlerim
ki yolum kendimedir.
ölüler ki her zaman
ya?am?n taaaa en içindedir.
ölümümün içinde ölümün
hani nerde fare
ya kedi?
karanl?k ki
en iyi ö?retendir kendini kendine.
bozgunlar yeni zaferlere mustular sunuyorlar. guz kuslari yuvada, kislara uzaniyor, bahari tuketiyorlar.
ben giderim gitmek kalmaktir en cok.
elimde olumsuzluk yazgisi. benim degil bu olum. olen kim , sen misin?
kiskanmama gucunu verdim eline beceremedin. kafeslerdeydi yuragin oysa kus degildin ve sadece bu nedenle yakismadin o kafeslere, gokler engin bir erguvani gecislerde....
bahar geldiginde kardelenlerin pesi sira cigdemler baskaldiracaklar topraga ve karanliga. elinde bir gelincik senin asufte karanfilleri derleyeceksin deste deste .
kardelenler, cigdemleri - bir sureligine de olsa- kimsesiz birakmamak icin, alelacele renkahenk baharin ilk ziyaretcileri olmaktalar ve devam edecekler, topragin iffetini bozmaya.
unuttugum bir guz vardi benim. gelincik gozlerimden , ozlem sizardi, imbikten suzulen buhur renginde. sen uzak iklimlerdeydin bendeyse bir yanilsama.
cok sevmistim, basin agrisa yuzlerce kilometre uzagimda, bilirdim. herseyim degil, sevgilimdin benim sanrili bir zamana ki yuzumde en cok gelincikler acardi ki, kinalar ne elime , ne saclarima sigmaz alnima tasardi...
unuttugum guz gibiydin. zaman zaman cikarip kokladigim bir misk-i amber. kahretsin, gecmiste kalan tatli bir hatiranin ?rz?na gectin .
yanilsama.
eyyyy aklim ne cok yurudun kivriminin dolambaclarinda, ne cok tokezledin ve ne cok beyaz oldun.
butun beyazlar orospu oysa.
ezeli isyankar kendi ritmi icinde sanki cokca dingin atmakta simdi. tik tak tik tak. o var ya o, onun rengi siyah ve siyah ki davet eder isigi.baskaldiran durusunda isiga sevdali bir humma icinde. bense umma oldum ezeli isyankari susturdugum gunlerde.
seneler sonra , kahretsin unuttugum guzlerimi caldin benim. unutulmus guzlerdeki, zaman zaman sevdami, sevinc siginagimi yok ettin. oysa, hicbirseyin olmamayi secmistim senin. olmeye eyvallahti ama, ama olmazdi baska turlu coktan, beyaz mendilleri sallamistim ardindan savurken seni unutulacak guzlere.
herseyim olabilecektin guzlerde. ama hicbirseyin ayni zamanda. bilmedin ve bilemezdin.
akmak istedigim tek yerdi hic yokluk.
kahretsin, hicyoklugumu caldin benim. hicyoklugumun en guzel bendinde kurdun tahtini kuruldun benim olan, serseri bir mayina basip, olmak istedigim yere savruldun.
git dedigimden- zorunda kalislar, pislenmemek ve pisletmemekler bilirsin- gidemedin, gelme dedigime gelmelere durup, ofkemi bile yitirdin.
gozlerindeki cocugu gordum en son gordum . cocuk degildi. bir yetiskinin bilincli bir cocuk gorunme istegiydi.ve kahretsin ki, geri donus , hatirlama, sen tum fetihlerini boyle gerceklestirmistin .
gordun mu?
kaybettin kazanmak isterken.....
ve gordum,
kazandim kaybetmek isterken.....
YINE DE SON ELDI BU VE SON EL SENIN.
yildiz tabyalar ardinda kaldim ama artik hickimse dusmanim degil benim.
bir ben var simdi sende sonsuza var . hicbir sen yok bende.
TEPEDEN TIRNAGA S?YAHA BULANDI SURETIM. SURETIM BIR INSAN ALACASI.
ve bir davetti kosup geldigin. bense biliyordum ki omuzlarini islatmak icin istemistim. seni baglamayan bir ihanet icindeydim. anlamsiz bir ihanetti anlam yukledigim. uzerine alinacagini hic dusunmemistim. kendimeydi ihanetim sense, uzerine alinip, beni temizledin.....
bazen boyle olur. isler hic dusunmedigin bir kiliga burunur. benim olan bu beden sana ihanet edemez oysa. kendi ihanet etmisti iste kendine. sen bu ihanetin neresindeydin? aslinda dogrusu bu ya oznesiydin . kendi ile suc ortakligi edip kendine ihanet eden kendimin, ihanete uzanan evriminin ivmesiydin. ama sana degildi ihanet sana degildin. kendince anladin ve kendince uzatin omuzunu ve kendince yundun yikadin pisligi.
ihanet sadece sadece canimi yakmisti. sarsmisti belki biraz da. saskinlik yaratmisti bir miktar da uzerine. ama , kendine bictigin bu gorev midemi bulandirdi. sensiz kirliydim - sence - . anlaman ve sarmalamansa cift etkili bir temizlik deterjani..
sadece midem bulandi.
kabullenisin ve reddedisin benden bir sey eksiltmez ve cogaltmazdi.
sadece midem bulandi. erdem sandigin affedisin ofkemi bile uyandirmadi.
dusunuyorum da simdi, oznesi olmayan bir ihanetti. ihaneti aklim istedi. " kotuluk cicekleri " once kirletecek anlamsizin icinde bogacakti. nasilsa her yok olus yeni baslangiclarin anasiydi.
ben sadece kendime bir anne sunmak istemistim. her dogum gibi sancili olacakti. ve cok fazla oldu acinin siddeti. ve istedim ki, dogmakta olan beni anlayasin. sen ise takili kaldin olmekte olan bene.
bir oluyu birakip kucagina ben gidiyorum...
yol cagiriyor vazgecilmez bir davet bu. gitmeliyim. kucagindaki oluyu ister gom ister gomme. o senin.
olmek vakti geldiyse, olmeyi beceremeyenler , yasamlariyla yasama hic bir deger katamamis olanlardir. ve eger konu sezar'sa, yazik olsun ona ki, olmek vakti geldiginde bir brutus olamamis kendine...
asil soru su; sen kendinin brutusu olabilecek misin? sirtina dayayacak kadar hancerini hiclestirebilecek misin kendini? ovguler yagdirabilirim buradan .. ve dahi sovguler de . senin seni ovdugun kadar ovemem senin sana sovdugun kadar sovemem oysa ki.
kendi disinda her seyi ama her seyi hiclestirmeyi basarabildin. geriye kaldi kendi. hic degilsin ve gorunen o ki olamiyacaksin ve eger bir erekse seninki, bir lanet bu belki yakana bulasmis , ne hiclesebilecek icindeki kendi ne de bir brutus sunabilecek sana.
ve tesekkur ederim ki, cevrendeki her sey gibi beni hic kilmayi basarabildin. digerlerini bilemem ama hiclesmek istegime hizmet ettin...
ve dogurdum, yeni bir takvim sunabilmek icin kendime, kendi isami dogurdum...
binlerce yili asirdim da dogurdum, binlerce gunesi batirdim da dogurdum, binlerce kez gebe kalip dusecek bebelere tutunacak bir bebe saldim da rahmime dogurdum...
eski yasamini unutmak, eski yasamini oldurerek yeniden $aman olarak dogmak icin, olum asamasina gelene dek bogazi slkllan bir samanim ben simdi.gelecek uzerine meseller de okuyabilirim, elimde kopuzum, atalarimla da soylesebilirim.
ve umay ve ulgen, ve akip giden sular sizler olmadan kendimle basbasa bir $amanim ben simdi.... umay ama sen yine de koru beni ve bebemi ... ben de korur ve kollarim seni... bir avazlik sirlarimiz var seninle, ve bir borcun var bana. eksik biraktigin bir gorevin, ve bu nedenle koru ve kolla...
ve isa ve kutlu dogum miracda bir $aman annenin oglu, elinde mu$tularinla hosgeldin ...
kaltigimda ellerimle uzerimdeki yorgani kaldirmak istedim.. gozlerim bir yorganin varligini haber veriyordu... ellerim sanki bosluga doundu.. hicbir sey yoktu...
yastigi duzelteyim dedim sonra.. gozlerim goruyordu ama ellerim bir yastik algilamiyordu...
panik halinde cevremdeki tum objelere elimi surdum tek tek.. hic biri yoktu... bir ruzgar yakalamak istedim, bir toprak avuclamak, bir agacin dalindaki meyveye ulasmak.... yoktular.. boslugu avucluyordu ellerim..
aldim ellerimi ve yanagima getirdim. bir sicaklik once yanagimda, dedim hiiimmm, ellerim sicak oyleyse varlar... az sonra, ellerim sicakligi hissetti. evet dedim ellerime sadece ben var kendi... sonra ellerimde bir karincalanma, bir sizi....
Biraz Anka kuşu gibiyiz , tam yanıp bittik, küllerimiz kaldı geriye derken yeniden doğuveriyoruz. Sancılı haklısın..ama ne kolay oldu ki bizim için. Sevgimiz bile kolay değildi. Kendimiz bile kendimize zorduk. En büyük zorlukları aşma gayreti hep bize yol gösterdi..
Bunu biz istemedik mi?
Yeniden doğmayı..
Sancısı şarkımızdır yalnızca..
Gerisi ise hikaye..
Beni kötü yakaladın haziran Gamlı, yıkık eylül sonuma Bir ilk yaz tazeliği getirdin Masmavi göğünle Cana can katan güneşinle Pırıl pırıl engin denizinle girdin içime Çiçekler açtı dokunduğun Çimler büyüdü yürüdüğün Ve güller katmer oldu güldüğün yerde
o yıldız toplar her sabah
her geceye yetecek kadar
yıldızlarında barut kokusu var
belki sırf bu yüzden
hep genzi yanar
derin nefesler yorar
yıldızların köşeleri olmadığını bilmiyor
belki sırf bu yüzden
o köşeler hep küçük ellerine batıyor
kanadıkça kanıyor
her yol cehenneme çıkıyor.sızı sancıya dönüşüyor. sonra ustaca bir manevra ve sancı sızılaşıyor. ve işte günler günleri, aylar yılları böyle tüketip geçiyor.
bütün aynaları kırdım.. gözlerimi geçmişe ve geleceğe kapadım böylece.
kimileri dağlar yaralarını evet.
kimileri de açık tutar hatırlamayı sürekli kılmak için.
böylesi bir hatırlama gerekli mi değil mi ise sorun? bilmem ki... belki de gerekli.
milyonlarca yıl önce doğdu dünyaya baksana.. hala acıyla kıvranıyor. pişmek öyle kolay değil ki.
Oyunun kuralı ,bozmadan gelişi,
bütünün içinde yakalanan
gözlemin dillendirilmesidir ki tekilligi
hiç ellemek niyeti yoktur...Dokundugu noktaya tekrar bakıla
mesaj?m - 04/05/2003 : 22:45:50
------------------------------------------------------------------------
topladim
yalani
talani
kifayetisiz olani
haini
zalimi
topladim
barim barim bagirmaktalar simdi
kilitli bir oda icre
kapi kol duvar tavan
ve pencerede
sardunyasiz fazlaliklar...
mektup da yazamazlar
hali pur melal icin
istida da...
icazeti yok.
arzu halim diyor bi muktedir
pencerenin onundekini
devirmektir...
ha ha ha haaaa
bi muktedir
neye muktedirdir?
gulmeyin diyor gulmeyin bana
ha ha ha haaaaa
bir yalana
icilir.
ki icmek
zaten yalan soylemektir dimaga.
topladim
parmakliklar arasina
kapattim
ne mektup ne arz-i hal ne istida
hic bir sey yapamazlar...
hangi göçebe tek basina hazir durur goc eylemine
bir at kendisine
bir at cadirina
bir at da kirik dokuk anilar
ve bozkir gurbuzu acilarina...
dinle kavita
yureginden ote gozleri gocebedir insanin
ki her aci
diri diri
gomulmez mi gozlerine.
balballari olmayan
gomudur
her gocebenin gozleri.
yine de ciceklenir ama
unutma beni
ki mezarlik cicegidir.
gozlerin yerine
gomebiliyorsan diri de olsa topraga
hic durma
kavita hadi
hemen
simdi
ve elan
gom topraga.
sanmam ama iyi bir yol degil bu
bahar geldiginde
topragin iffetini
acilar bozmasin sonra
cicekler yerine.
onlar
yavas yavas
sindire sindire
zaman icinde yani
uzulca gozlerine yerlesecekler.
cocugum bakislarin feslegen kokacak
gunun birinde.
bir sozu soylemenin binbir turlu sekli vardir bilirim,
"bilirim bir insanda insanligin binbir hali"
haller icinden baska baska hallere de gecerim
bir hal icinde mih cakip beklerimde.
her yasanmislik bir secimdir gelecege
ve kader dedigin senin
hic hesap etmedigin secimlerinde olabilir
olculu bicili hesaplarinin
carsidakine uymamasi da.
cark-i felek donmez geriye
geriye hamle yok
cin damasinda
diz taslari
atla ustunden
bu hamle senin
kurdugun oyunun yolunu kesmiyecegim.
soylemem ben
bilirsin
istersem
bu dokuz tasli oyunda
tum dunyayi mat ederim.
baskalasimi fark ediyor musun? topragin icinde catlayan tohumun sizisini. evrimmis anlar mi catlamakta olan tohum evrimi. her catlama bir devrim, gunese sevdalanmis tohuma.
ki artik topragin icinin karanligi, sadece berekettir tohuma.
bir ucunu kokunu koparmaz yine de karanliktan ama.
ey ogul gozlerin dokuluyor yollara
simdi ayrilik vakti
gunesin dogusundan belli
usulca yukselen aydan.
icimden getirdim seni
yokluktan koparip gelecege saldim.
elbette yol dusecekti duslerine.
ey ogul
usuyen cicekler
kis geldiginde olurler.
bir sogan saldim yuregine
kis geldiginde
sert ruzgarlar dokunce yapraklarini
serin tut yuregini
baharda sen.
sen baharda ey ogul
yureginin soganindan
kat be kat soganindan
fiskirirsin yeniden gelecege.