Bir kutu dolusu yaşam gönderiyorum sana , sade bir kurdeleyle süslenmiş. Çöz kurdeleyi ve kaldır yavaşca kutunun kapağını ..KOcaman bir fırca ve bin renk koyydum kutuya bir cennet resmi yapıp icine gir diye. Düşler serpiştirdim gizlice , düş kurmayı unutma diye . Bir tanede elma şekeri yerleştirdim , içindeki çocuğu yeniden tadabil diye . Güneşin batışını billur suyun sesini , kırmızıyı gelinciklerin saflığını , taze ekmeğin kokusunu ve sıcaklığınıda sığdırdım . Ruhlarımız aç kalmasın diye .Kutuya biraz da sevecenlik koydum ,güçlü ol diye ,cünkü acımasız olan güçsüzdür. Beyaz bir güvercin uçup kendi kondu kutuya , barışı ve özgürlüğü sunmak için .
Bir buket sevgi , bir yudum aşk ve yarım bir elma da koymadan edemedim . Paylaşmayı anımsayalım diye . Son olarakta bir kağıt iliştirdim kutuya bak bu kartta neler yazıyor . Bu kutunun kapağını her kaldırışında yaşamla ilgili yepyeni şeyler keşfedeceksin . Yaşamak için yarını bekleme , al yaşamı kollarının arasına ve sımsıkı sarıl yaşamdan yalnızca almak yerine ona bir şeyler ver. Kısacası bütünüyle İnsan ol. Unutma , yaşam dokuması henüz tamamlanmamış , olağanüstü güzellikte bir duvar halısıdır .Kimseyi kırmamak ve üzmemek şartıyla istediğin her şeyi dene , bir gün sonsuzluğun bulutlarına oturduğunda ne aklın kalsın nede kırık bir yürek. Sevgi insana sunulmuş en büyük armağandır , onun için hiç kaybedilmemesi dileğiyle....