YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum FELSEFE FORUMU

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

Alman İslamı

December 2 2000 at 12:47 AM
  (no login)
from IP address 212.174.164.194




"ALMAN İSLAMI" DA NE?

Ortaşark'taki bazı din bilmez ilahiyat profesörlerinin İslam'ı parçalamaya yönelik sonuçlar ortaya getirecek cehaletleri artık dünya çapında meyvesini vermeye başladı sayılır. Bu dejenere tavrın, gittiği her yeri bozmasından korktuğu için, bizi Avrupa Birliği Topluluğuna sokmak istemeyen Batılılar bile, nihayet, bu cehaletle selamlaşmaktan etkilenmeye başladılar. Onlar da meselelere bilimsel doğruluk yerine yanlışa şartlandırıcı stratejik perspektiflerden bakmaya temayül ediyorlar artık. 1.11.2000 tarihli ZAMAN gazetesinin manşetten verdiği bir haber bunun en açık belirtisi bir temayülü sergilemiş bulunuyor. Diyor ki, Berlin Senatosu'ndan bir Alman politikacı Barbara John, "Biz de Alman İslam'ının oluşmasını istiyoruz!.."
Çok ilginç bir çıkış: "ALMAN İSLAMI!.."
Alman Marksizm'i, Alman Astronomisi, Alman Matematiği gibi garip terkipleri akıl ve hayaline dahi getirmeyecek kadar sağlıklı bir fikir ortamında yaşayan ve yeşeren bir Alman siyasetçisinin "Alman İslamı" gibi gayrı ciddi ve müsbet yaklaşıma aykırı bir ibareyi, ancak Ortaşarklı mürekkep yalamış cahil profesörlere yakışan bir benzerlikle kullanabilmesi, artık dünyanın da çivisinin kaydığının; bilimsel tavrı terke yatkın bir atmosfere girdiğinin açık işareti olsa gerek.
Ne demek "Alman İslamı"; Alman Matematiği, Alman Astronomisi, Alman Marksizm'i? Acaba, 2 X 2'nin dört ettiğini söyleyen Matematik Almanlaşınca 2 X 2 = 5'mi ediyor? Yoksa kasıt Türkiye'den diyelim 700. bin mil uzakta olan Ay'ın dünyaya uzaklığı Alman Astronomisi devreye girince 800.bin Mil'e mi çıkıyor? Yoksa, Marxism de hırsızlık addedilen mülkiyet Alman Marxism'i olunca kutsallık kazanıp yine de Marksizm mi oluyor? "Alman İslamı"nda Allah'ın emri olan zekat, önerisini zekatsız bir sömürü düzenine mi dönüştürecek? Bu nasıl garabet böyle; nasıl???
İslam -ama salt İslam- kendini, doğruyu hedef alma yöntemi, doğruya yönelme ve
hurafelerden arınarak gerçeklere ulaşma ideali olarak; İslam dışındaki yaklaşımları da "gerçeklere sırt çevirme", "yanlışa şartlanma", "dogmalara mahkum olma" şeklinde anlatıp uyarı getiriyor. İslamı karakterize eden temel ilke budur ve tanrıyı birlemektir; tevhittir.(bkz. Kendimizi Tartışmak, M. S. Çekmegil, Din Destek mi; Köstek mi başlıklı yazı, Timaş yayınları, 1966, İst.).
Kur'anın 72. Suresinin 14. Ayetinde "..fe men esleme fe ula'ike taharraw reşeda" (müslümanlar ki, onlar doğruyu ararlar...) diyen Cenab-ı Hak, Bakara suresinin 6. Ayetinde de sanki küfrü, gerçeği örterek bilimsel doğruluklara sırt dönen bir dogmacılık şeklinde ifade ediyor ve "O küfredenler var ya; onları uyarsan da uyarmasan da birdir; yola gelmezler" açıklamasıyla resimlendiriyor. (bkz. Age. "İnellezine Keferu" başlıklı yazı, aynı zamanda bkz. Çoban Tefsiri, Aslolan Etiket değil, Gerçek Hüviyyettir başlıklı kısım).
İslam bu iken, acaba "Alman İslam'ı"ndan sözeden politikacı Barbara John, ilkelerini tüm insanlığı kuşatacak şekilde deklare eden Kur'anın bu ayetlerini mi değiştirecek; yoksa Kur'anı Almanca'ya çevirtirken, dil ve dürüstlük kurallarını Alman yorumuyla tahrip ederek farklı bir mana mı verecek? Ya da -daha alışılmış bir ifadeyle- Kur'anın öğrettiğinden başka bir İslam mı icad edecek? Yoksa -çok mahdut sayıdaki emir ve yasakları dışında- İslamın herkese tanıdığı "dilediği gibi yaşama ve kendini geliştirme hürriyeti"ni kısıtlayarak İslam bu mu diyecek?..
Doğrusu, örneklerini çoklukla bilimsel zihniyetten yoksun geri kalmış ülkelerin cahil ilahiyat profesörlerinde görmeye alıştığımız bu garip yaklaşımı, bilimselliği hedef aldığını sandığımız bir ülke politikacısında da görünce hayrete düştük!..
Yoksa gazete haberi mi yanlış?

M.Selami ÇEKMEGİL

 
 Respond to this message   
AuthorReply
Haci
(no login)
24.147.185.127

SAYISIZ ISLAM VARDIR.. SIZ HANGISINE INANIYORSUNUZ?

December 2 2000, 8:33 PM 

Evet, Sayin Selami Cekmegil;
Basiniz dertte ve bunu sonunda anladiniz. Ben aylardir sizlere anlatmaya calisiyordum. Hic biriniz anlamak bile istemediniz. Kulaklarinizi kapadiniz Haci'nin uyarilarina ve Allah'in Islam'i koruduguna inandiginizi futursuzca, pervasizca ilan ettiniz. Simdi onlarin ceremesini cekiyorsunuz.. Allah Islam'i korumuyor.. Allah Alman'i koruyor..
Alman Islam'i gorusunu siddetle kiniyorsunuz. Ama bu konuda buyuk bir yanilgi icindesiniz. Islam her ulkede farkli sekilde pratik edilen bir dindir. Turkiye icin bir Islam vardir, Bosna icin ayri, Cecenistan icin daha farkli, Misir ve Sudi Arabistan icin daha degisik Islamlar vardir. Namaz kilarken elerin nerede olacagina kadar farkli olabilir Islam. Kimi kultur kendi dini ilahilerini Kur'anla beraber okur, bizdeki mevlut gibi.. Amerikada siyah muslumanlar vardir, peygamberleri bile farkli. Ona Islam demezsiniz belki ama, diger siyah muslumanlar vardir, boksor Muhammed Ali'nin inandigi klasik Islam ve o bile biraz farklidir. Bu durumda Alman Islam'inin farkli olmasini neden yadirgiyorsunuz? hic anlamadim dogrusu. Alman Islam'i olmalidir. Cunku Almanlar kendilerini Islam'dan korumalidirlar. Sokakta koyun kurban ettiremez Almanlar. Belki Alman muslumanlar domuz eti yemek isterler. Almanca dua etmek isterler. Camilerini farkli sekilde insa etmek isterler. Musluman Turk'lerin camilerinin az da olsa farkli oldugunu gozlemissinizdir her halde..
Biraz daha bekleyin, Selami Bey. Bir kac yuzyil. O zaman goreceksiniz ki, Islam kaybolmus, gitmis.. Turk'ler olmasaydi bu geri din bu kadar surermiydi hic!
Bir nokta daha, Alman Islam'ini Alman astronomisi ve matematigi ile karistiriyorsunuz. Onlar bilimdir, degismez. Biz geri ve bagnaz bir dinden bahsediyoruz.. O ister istemez degisir, yalniz ulkeden ulkeye, kulturden kulture degil, koyden koye, hatta mahalleden mahalleye degisir.. Yerel imama ve hocaya baglidir bu dinin nasil pratik edilecegi.. kimlerin oldurulecegi, kimlerin korunacagi.. kimin gavur, kimin zindik oldugu.. kimin kellesine fetva verilecegi...
Selamlar
Haci

 
 Respond to this message   

(no login)
212.174.161.32

İslamı karakterize eden temel ilkeler değişmez.

December 4 2000, 1:45 AM 

Değerli Dost,
İslamın özelliği bu...
Onu karakterize eden temel ilkeler bireylere ve toplumlara göre değişmez.
Gerisi onun bireylere ve toplumlara tanıdığı geniş bir hürriyet alanıdır ve onun özelliğidir.
Tabi İslamı Namazda elini yana sallamak veya göbeğine bağlamakla tanıyan bir anlayış bu espriyi çok güç anlar.
İslam zaten bu farklılıkları ve renkleri yansıtan ve koruyan bir tablodur.
Bu konuda mümükünse Kendimizi Tartışmak Kitabımdaki "Farklılaşmak-Donuklaşmak" başlıklı yazımı okumanızı tavsiye edeceğim. Daha kolay anlaşabiliriz o zaman sanıyorum.
selam ve saygılar sunuyorum.

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
151.203.56.229

Alman Islam Vardir ve Olmalidir....

December 4 2000, 6:18 PM 

Selami Bey;
Son iletinize katilmiyorum. Islam'da celiski vardir. Kur'anda bile ayetler arasinda celiskiler vardir. Bu celiskileri sizin cok iyi bildiginize eminim. Ayrintilarina girmek istemiyorum. Islam'in ne olup olmadigi kesin olarak bilinmemektedir ve hala yeterince anlasilmamistir. Islam'i muslumanligin bes kosulu ile sinirlandirmak tumuyle yetersiz bir yaklasimdir. Islam bir yasam seklidir. Boyle olunca da, her ulke kendi Islam'ini yaratmak zorunda birakilmistir. Alman'larin seriati uygulamayacagi, Arap giysileri kusanamayacagi ve diger ulke halklari gibi davranamayacagi asikardir. Madem Islam bir yasam seklidir, oyle ise Alman'lara uymasi gerekmektedir. Islam Alman'lasmalidir. Alman Islam olmalidir ve vardir da... Siz begenseniz de vardir, begenmeseniz de.. Turk Islam'in var oludugu gibi.....

 
 Respond to this message   
Fakir
(no login)
212.65.143.240

Alman islamı mı?

December 4 2000, 7:16 PM 

İnsanlık ve insanlar var olageldiğinden beri, bizlere aktarıldığı kadarıyla, inanmak fiiliyle karşılaşmış. İnanmak veya inanmamak arasında gidip gelmiş ama her defasında inanmamaya dahi inanmış. Bu yaşamsal realite de söylenecek sözler ileri sürülecek fikirler daha ziyade ve genelde tasavvufi veya felsefi düzlemde kalmış, bazen de fikir jimnastiği olarak adlandırılmış. Ama her defasında düşünen, anlayan veya anlamaya çalışan, kavrayan veya kavramaya çalışan, algılayan veya algılamaya gayret eden kişiler var olmuştur. Bunlar fark etmişler ki: Hangi düzeyde, hangi enlem ve boylamda, hangi değer yargılarıyla da olsa fikir beyan ederken, beğenmeseler de istemeseler de SAYGI’yı yok ettiklerinde ya da yok olmasına yol açıp sebep olduklarında, kazanmak istedikleri fikirleri ve onun yandaşlarını da kaybetmişler, bununla da kalmayıp kendileri de kaybetmiş ve kaybolmuşlar.
Dinler, ki bizler kabul etmesek te gerçekte yaşanan ve yaşatılan temel dinleri kast ediyoruz, insanlık yaşamında daima kendine yer bulmuştur. İslam dini ise dinler tarihinde gelmiş son bir inançlar manzumesidir, bütünüdür. Tüm dinler, tüm sosyo-politik, sosyo-ekonomik temellerden destek almaya çalışan fikirler siyasallaşırken, kendilerine inanlara dünya yaşamında birlikteliği ve onun inceliklerini sunarken temelde Yaradan’ın hikmetini anlamaya sevk ederek öbür dünya diye adlandırılan yaşam sürekliliğine hazırlık yapmalarını tavsiye etmekte ve ona göre yaşamlarının düzenleme ve icra etmelerini istemektedir. Bunu içinde uyulması gereken kurallar ve ilkeler koymuşturlar. İcraya döküldüğünde her ne kadar işlevsel olmaktan ziyade davranışsal yansımalara neden olsa da yorum farklılıkları nedeniyle fikir karışıklığına yol açmaktadır. Hangi düşünce biçimi olursa olsun, hele İslam dini söz konusu olduğunda, bu ve benzeri yanılsamalara neden olacak fikri ve hareket (eylemsel) platformunda özenli ve inançlı olmakta yarar görmekteyiz.
Bu açıklamalar ışığında, yazının başında söylenecek söz şimdi söylenecek :
Değişmez ve değiştirilemez bir inanç, ibadet, yaşam, sosyo-ekonomik, sosyo-politik , yani kısaca evrensel gereksinimlere tam anlamıyla cevap verebilen, ama bu cevapları göremeyen bizler, bir bütün olan İslam Dini kişi bağlamında değişmez, değiştirilemez, ne kadar çabalansa da art niyetsiz, amacı sadece inancı gereği her iki dünyada layıkıyla yaşamak ve var olmak isteyen İnananların var olduğu alemde VAR OLMAYA DEVAM EDECEKTİR.
İslam dini bana bir etiket vermiyor, bir hüviyet sunuyor .. Sahiplenmek inançla doğru orantılıdır. Etikenlenmek değil imanım çerçevesinde insanlığım önem kazanır .. Çerçeve içinde hareket serbestliğim vardır ama değiştirme hakkım yoktur, kendimi değiştirmeye çalışmaktan ziyade .. İşte burada pratikte uygulama farklılıkları ortaya çıkması dinin değil dini uyguladığını iddia edenlerin eylem biçimlerinde ortaya çıkar. Bunu da en iyimser düşünce ile safdillik olarak adlandırmak insani değer yargılarımın gereğidir yoksa ...
Bahsedilen geri ve bağnaz ve yobaz din derken umarım Dinim ‘den değil din maskesi altında çıkar elde etmeye yönelik tavır sergileyenlerin uygulamalarıdır.
Allah herkese iman nasip etsin. Eğrisiyle doğrusuyla tüm insanlara ve insanlığa Hakkın rahmeti ihsan olsun.
Bu düzen devam eyler insanlar seyran eyler ....
İstense de istenmese de ....
Saygı duyulsa da duyulmasa da ...
Saygı ve sevgi dolu selamlarımla ...
FAKİR


 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
151.203.61.23

Alman Islami mi?

December 4 2000, 10:48 PM 

Sanirim Fakir Bey sonunda, oldukca dolayli da olsa, Alman Islam'inin mumkun olabilecegini soyluyor. Ben mi yanlis anladim yoksa?
Selamlar

 
 Respond to this message   

(no login)
213.153.175.62

İslamı ne sanıyorsunuz

December 7 2000, 2:47 AM 

KIymatli haci arkadaşım siz islamı insani bir ürün olarak algıladıktan sonra yaklaşımınızda haklı olabilirsiniz. Ama şunu unutmayınki İslam olarak milletlerin ve toplulukların uygulamalarını anlamak bence yanlış olur.İslam bir eylemler bütünü olmaktan çok bir inanç ve algılama olayıdır ruhdur.Uygulamalar çağları aşar geri kalır değişir ama hiç bir zaman islamın kendisi olamaz.
Kısaca islam=Sonlu hayat sonrasının varlığını algılamak.Ve tüm evrenin sahibini tanımaktır.Bundan gayrisi hikayedir.
Siz zekanızla bu yaşamı bu dünyada bitiriyormusunuz yoksa sonrasına varmısınız. İç dünyanızda bu soruya cevap bulun. Ve tüm kombinezonlarına ve iç içeliğine rağmen nanoluk hassaslıktaki bu mükemmelliğin kuralları ve esrleriyle birlikte sahibine ulaşabiliyormusunuz.
Bunlar ancak gerçek akıl sahiplerine ikram olunan şeyler yoksa niye varsınız BİTECEKSENİZ.?
İşte islam bunu kavradığınız andır. Yoksa geçmiş Çağları İslam Kabul edip onu baz alarak düşünmek Bence
Fanilyla buğdaydan fare olduğuna inanmaktan başka bişi değil.Gerideki çağları islam sanmak bu olsa gerek.
Oysaki islam hiç bir zaman insanların uygulama ve algılamaları olmayacak ve kıyamete kadarda kimse bu bu sınavdan muaf olmayacak.Sonunda mutlaka mantıken bir şey olmalı Çünkü Kendinize ne kadar fazla değer veriyorsanız.Kendinizin ne kadar mükemmel olduğunuzu hissediyorsanız, Bunun sonunun da olacağını o kadar hissedersiniz. selamlar

 
 Respond to this message   

(no login)
212.174.161.96

Untitled

December 12 2000, 12:58 AM 

Selam size,
Sanıyorum Hacı bey İslam'la onun vücut verdiği çeşitli medeniyetleri biribirine karıştırıyor. Bir Arap İslam Medeniyeti olabilir ama, Arap İslamı asla...
İslamı tarif eden ve belirleyen mahdut ve temel nitelikteki karekteristik ilkeleridir. Bunun dışında, bu karakteristik ilkeleri tağyir ve tahrip etmemek kaydıyla, hayatı dilediği gibi yaşamak, ve kendini dilediği gibi geliştirmek insana tanınmış ihlal edilmez bir hak ve geniş bir hürriyettir. İslamı cihanşumul kılan temel özelliğidir bu. Şanlı Kur'an, bu Hüriyetini kullanırken insanın islami hareket edip etmediğini belirlemede yegane kıstas olarak da tercihlerinde akli ve ilmi seçenekleri mi, yoksa keyfi davranıp heva ve heveslerini mi esas aldığına dikkat çekmiştir.
Mesele budur...

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
24.147.185.127

Islami tarif eden ve belirleyen mahdut ve temel nitelikteki karekteristik ilkeler nelerdir?

December 12 2000, 3:05 AM 

Selam Selami Bey;

Bakiniz son iletinizde ne yaziyorsunuz...


Sanıyorum Hacı bey İslam'la onun vücut verdiği çeşitli medeniyetleri biribirine karıştırıyor. Bir Arap İslam Medeniyeti olabilir ama, Arap İslamı asla...
İslamı tarif eden ve belirleyen mahdut ve temel nitelikteki karekteristik ilkeleridir. Bunun dışında, bu karakteristik ilkeleri tağyir ve tahrip etmemek kaydıyla, hayatı dilediği gibi yaşamak, ve kendini dilediği gibi geliştirmek insana tanınmış ihlal edilmez bir hak ve geniş bir hürriyettir. İslamı cihanşumul kılan temel özelliğidir bu. Şanlı Kur'an, bu Hüriyetini kullanırken insanın islami hareket edip etmediğini belirlemede yegane kıstas olarak da tercihlerinde akli ve ilmi seçenekleri mi, yoksa keyfi davranıp heva ve heveslerini mi esas aldığına dikkat çekmiştir.
Mesele budur...
-------------------------------------------------------
Sayin Selam Bey; Nedir Islami tarif eden ve belirleyen mahdut ve temel nitelikteki karekteristik ilkeler.... Once onlari aciklayiniz sonra tartismaya devam ederiz.. Onlar yeterince bilinmeden, bu tartismada bir sonuca ulasmaya olanak yoktur...
Selamlar..
Haci

 
 Respond to this message   
M. Selami Çekmegil
(no login)
212.174.161.59

Son mülahaza

December 12 2000, 7:05 AM 

Tartışmayı başlatan ilk yazıya bakınız; aradığınız ana ilkeleri nerede bulabileceğinizi ve onlara götüren ve İslamı karakterize eden yöntemi orada görmeniz mümkün olacaktır.
Teşekkür eder, saygılar sunarım.

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
151.203.58.57

BATI ISLAMI HAKKINDA BAZI GORUSLER...

December 12 2000, 4:50 PM 

Sevgili Selami Bey;
Tavsiyeniz uzerine ilk yazinizi okudum ve su ifadeler dikkatimi cekti...

İslam -ama salt İslam- kendini, doğruyu hedef alma yöntemi, doğruya yönelme ve
hurafelerden arınarak gerçeklere ulaşma ideali olarak; İslam dışındaki yaklaşımları da "gerçeklere sırt çevirme", "yanlışa şartlanma", "dogmalara mahkum olma" şeklinde anlatıp uyarı getiriyor. İslamı karakterize eden temel ilke budur ve tanrıyı birlemektir; tevhittir.(bkz. Kendimizi Tartışmak, M. S. Çekmegil, Din Destek mi; Köstek mi başlıklı yazı, Timaş yayınları, 1966, İst.).
Kur'anın 72. Suresinin 14. Ayetinde "..fe men esleme fe ula'ike taharraw reşeda" (müslümanlar ki, onlar doğruyu ararlar...) diyen Cenab-ı Hak, Bakara suresinin 6. Ayetinde de sanki küfrü, gerçeği örterek bilimsel doğruluklara sırt dönen bir dogmacılık şeklinde ifade ediyor ve "O küfredenler var ya; onları uyarsan da uyarmasan da birdir; yola gelmezler" açıklamasıyla resimlendiriyor. (bkz. Age. "İnellezine Keferu" başlıklı yazı, aynı zamanda bkz. Çoban Tefsiri, Aslolan Etiket değil, Gerçek Hüviyyettir başlıklı kısım).

Bunlarin yani sira su ifadeye yer veriyosrunuz yazinizda;

-cok mahdut sayidaki emir ve yasaklari disinda-

Yani siz yukarda tanimladiginiz ilkelerin Almanlar tarafindan uygulanamayacagi, ve Almanlarin musluman olamayacagini mi soylemek istiyorsunuz? Size gore bile Alman Islam mumkundur ve olmalidir. Madem Islam size gore herkese diledigi gibi yasama ve kendini gelirtirme hurriyeti taniyor, o halde ALMAN ISLAM'I olabilir diyeceginize, olamaz diyorsunuz. Itiraf etmeliyim ki bu sonuc beni gercekten cok sasirtti...
Siz (tanimladiginiz) Islami gercekleri, onlarin uygulamasindan ayiriyorsunuz... Yani iki turlu Islam var size gore.. biri akademik pure, saf, salt, yalin, Islam, digeri uygulamali Islam.. Siz bu ikisini birbirleri ile bagdasdirmiyorsunuz...
Bir bati ulkesinde musluman halk, dogudaki bir musluman ulkedeki halk gibi yasayamaz... Sokakta kurban kesemez, camilerine minare insa edemez, yuksek sesli ezan okutamaz, dort kari ile evlenilemez, seriat kanunlari uygulanamaz ve digerleri.. Bu ulkelerde Islam mevcut kanunlara hurmet etmek zorundadir. Bu durum eninde sonunda cok farkli bir Islam'in ortaya cikmasi ile sonlanacaktir. Bu kacinilmazdir. Bunun sizin kabul edebileceginiz en guzel ornegi, ulkemizdir. Turkiye'dir..
Selamlar
Haci...

 
 Respond to this message   

(no login)
212.174.164.206

Önemli Bir Nokta

December 12 2000, 6:44 PM 

Değerli Dost Hacı bey,
Elbette Alman, İslamı benimseyerek Müslüman olur ve çok sayıda Müslüman Alman vardır. Ama Müslüman Alman'dan söz etmek başka İslamı (temel prensiplerinin dışına taşıyarak) Almanlaştırıp "Alman İslamı" diye birşey icad etmek başka.
selam, sevgi ve saygı sunuyorum.

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
151.203.58.57

TURK ISLAM'I VAR MI?

December 12 2000, 9:06 PM 

Belki de Alman'lar Islam'i, Turk'lerin Islam'i degistirdigi gibi degistirecek.. Kendi caplarinda. Onun ismine Alman Islam'i demeleri size uygun gelmiyor ama, gercek o ki, o Islam, bizim pratik ettigimiz Islam'dan farkli olacak.. Biz Turk Islam'i demiyoruz buna ve butun sorun buradan cikiyor... Alisilmamis bir terim belki ama, Islam'in farkli pratik edildigini sizler bile soyluyorsunuz ve bizler de gozluyoruz...
Bu arada, izninizle, benim bu konudaki izlenimlerimi belirteyim.. Gerci cok Arap arkadasim olmadi ama, onlarin, musluman Araplarin, Turk'lerin muslumanligina guvenmedigini biliyorum. Hatta bizim icin bazilari gavur terimini kullaniyor.. kendileri gibi olmadigimiz icin..
Bu durumda,ister istemez, Turk Islam'inin da olup olmadigi akla geliyor.

Selamlar
Haci

 
 Respond to this message   
GG
(no login)
135.90.24.1

Birkac soz de benden

December 12 2000, 9:24 PM 

Yillardir ABD'de yasayan bir turk olarak ben de Islam'in diger ulkelerdeki durumuna dair birkac soz soylemek istiyorum.

Islam'in su ya da bu versiyonundan bahsetmek bence de mumkun. Burada turkler arap camilerine gitmiyor. Neden gitmiyorsunuz diye soruyorum, "Onlar arap namazi kiliyor, onlarinki degisik" diyorlar. Oruc ya da abdest bozan kosullara iliskin kuralar de zaten degisiyor ulkelere gore bilindigi gibi.

Hatta en cok sasirdigim nokta, burada karsilastigim kiblenin yonuyle ilgili anlasmazlik idi. Yillardir ABD'de olmama ragmen pek cami, namaz, niyaz isleriyle ilgim olmadigi icin daha once bu konu dikkatimi cekmemisti. Fakat kayinpeder icin kiblenin yonunu sorusturduk gecen hafta, bir farkettik ki, arap camisindekiler guneydoguya, turk camisindekiler kuzeydoguya donuyorlar burada kible icin. Kayinpeder bile sasirdi. Tamam farklar vardir degisik mezhepler arasinda falan ama kible herkes icin aynidir, bu is nasil oluyor dedi.

Isin ozeti, dinlerin uygulanis sekilleri arasinda, hatta bazi ilkelerin yorumlanis sekilleri arasinda bile farklar var. Fakat Islam'in evrensel prensipleri falan derseniz, iste orada durun derim. Bana gore alin bir dini vurun otekine. Hepsinin ortak ozelligi, birakin varligini kanitlamayi, ne oldugunu bile tanimlayamadiklari bir kavramin sozde emirlerine gore ve cocuklara anlatilandan farksiz masallara gore dunyayi algilamalari ve yorumlamalari. Bir diger ortak ozellikleri de hepsinin "dogma"ya dayanmalari. Gunumuzun artik bu bilim caginda kalkip binlerce yil oncesinin urettigi prensipler ve anlayislara gore dunyayi algilamaya calismak, ister istemez mantiksal ve bilimsel celiskiler icinde bocalamaya goturur insani sadece.

Fakat Islam'in her ulkeye gore farkli versiyonunun cikmasi ve bunun dogal karsilanmasi gerektigi konusunda Haci beye katiliyorum. Ne de olsa dini eylem insanin kendi kendini kandirmasi degil mi. Ha oyle olmus, ha boyle. Belki bu yolla daha guclu ulkenin Islam anlayisi daha baskin cikar da, Islam'in belki biraz daha cagdas versiyonlari yayginlasmaya baslar. Bu meselelerle ilgisi olmayan bizler de biraz daha rahat ederiz belki boylece.

GG

 
 Respond to this message   
M. Selami Çekmegil
(no login)
212.174.161.100

Untitled

December 13 2000, 12:53 AM 

Sayın GG,
Sizin din anlayışınızın dogmacılık üzerine bina edilmiş olmasına bir şey deme imkanım yok ama, İslam, Kur'anın yukarıda ilk yazıda dercettiğim cümlelerinde dogmacılığı takbih ediyor; insanları körü körüne değil, bir basiret (arayış, anlayış ve bilinç) üzere davet ediyor.
Dogmacılığı teşvik eden dinlerden farklı olarak İslam'ın işi akılla ve akıllılarla...
Bu espriyi gözönüne almadan soruna doğru bir çözüm bulmak imkansız gibi geliyor bana...
Ucuz ve ezberlenmiş sloğanların meseleleri doğruyu hedefleyen bir felsefi tartışmaya imkan vermeyeceğini sanıyorum.
Saygıyla...

 
 Respond to this message   
GG
(no login)
135.90.24.1

Untitled

December 13 2000, 1:49 AM 

Selami Bey,

Bir sey slogan olduysa genellikle bir dayanagi oluyor bildiginiz gibi. Dinler icin dogmatik demek, ne anlama geldigi bilinmeden edilen bir laf degil. Yuzyillardir aydinlar ve filozoflar "dogma" kavramini dine atfettilerse durup bir dusunmek, ne kastediyor bu adamlar yahu, var mi bir gecerli dayanaklari diye bakmak gerekiyor konuya.

Mesele tanimlarda gizli tamamen. Dogma kaniti olmadan inanilan sey demek. Obur dunyaya gidip gelen, kanit getiren yok. Obur dunya, cennet, cehennem, melek, seytan, allah, hepsi baskalarindan anlatilanlara gore duyup ogrendigimiz, varliklarina dair kanit olarak ise yine baskalarindan aktarilan sozler haricinde elimizde hicbir sey olmayan kavramlar. Bilimsel olarak yaklasirsaniz, sacmaliklarina bakip dogrudan gecerliligi olmayan spekulasyon demeyip, biraz daha kibar yaklasmak isteseniz bile yakistirabileceginiz en olumlu terim olsa olsa "hipotez" olur bu tur kavramlar icin. Teori bile degil. (Teori ile hipotez arasindaki farki bildiginizi farzediyorum. Felsefe forumuna yazi yazdiginiza gore. Hipotez henuz kanitla desteklenmemis fikir, teori ise bir ya da birkac kanitla desteklenmis hipotez demek bilimsel literaturde).

Dolayisiyla, en iyimser bakis acisina gore bile en fazla hipotez degerinde olabilecek spekulasyonlari alip, evrenin en temel, yuce ve gecerliligi kesin olarak kanitlanmis gercekleri olarak sunarsaniz, ben bu tavra olsa olsa dogmatizm derim.

Ama derseniz ki, dinin iddialarinin ve tanri kavraminin kesin kanitlari vardir, o zaman sizden bu kanitlari sunmanizi talep ederim. Cunku biliyorum ki, dini kanitlamaya yonelik her fikir tartismasi, sonunda mutlaka su "kalp gozu", "gonul gozu", ya da "iman" dediginiz olaya geliyor. Yani akilla iddialar kanitlanamiyor, iddialara cephe alan kisiye ise imanin tek yolu olarak bu akli asan duygular (her ne ise onlar) sunuluyor. Ona sahip olmasi gerektigi soyleniyor inanabilmek icin. Yuzyilardir yapilan tum dini tartismalarin sonucu boyle bitmis. Benim yaptigim tum tartismalar da bu noktaya gelip dugumlendi simdiye dek.

Sonucta ben bu noktaya dayanan bir inanca olsa olsa dogmatik derim.

Saygilar,
GG

 
 Respond to this message   
GG
(no login)
135.90.24.1

Untitled

December 13 2000, 2:59 AM 

Selami Bey,

Bu konuda diyecekleriniz varsa, "Mantik" takma adiyla, "Din ile bilim uyusmazligi" konulu bir yazi yazdim. Konu ayni oldugu icin (dinlerin dogmatikligi), cevabinizi oraya verebilirsiniz.

Saygilar,
GG

 
 Respond to this message   

(no login)
212.174.161.127

Din başka Dinler başka

December 13 2000, 6:41 AM 

Sayın GG,
İsminizi bilmediğim için böyle hitap ediyorum.
Siz dinlerden bahsediyorsunuz ben Din'den. Farklı alanlardayız.
Yazınızı arayacağım.
teşekkür.

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
24.147.185.127

DINLERLE ILGILI KURAMLAR

December 13 2000, 8:53 PM 

Evet GG'ye katilmamaya olanak yok. Hipotez cok daha genis bir yaklasim ve birden fazla teori (kuram) ile uygunluk icindedir. Bir hipotez yaratilir ve cesitli teorilerle o hipotez kanitlanmaya calisilir.. Bir kuram aciklamazsa, digerine gecilir ama, hipotez ayni kalir.. Ornegin; Yasamin kokeni nedir diye bir soru ortaya atarsak, teorinin konuya daha ayrintili bir sekilde yaklasmasi gerekmektedir. Tum ayrintilar degilse bile, belli sayida ayrintilar ve bilimsel gercekler bir araya getirilerek o teori destenklenmelidir. Yasamin kokeni (baslangici) ile ilgili teorileri soyle siralayabiliriz. Ileri bir medeniyet dunyayi ziyaret etti ve ilk canlinin tohumlarini atti, bilerek veya kaza eseri.. dunyada ilk canli bir tesaduf eseri bazi kimyasal tepkilesmeler sonucu ortaya cikti ve evrime ugradi.... veya butun canlilari Allah yaratti... Dunyada yasamin bir baslangicinin ve kokeninin olmasi gerektigi bir hipotezdir. Bu baslangicin ne ve nasil oldugunu ise yukardaki teorilerden biri aciklamaktadir. Ama hangisi?
Dinlere de ayni yaklasimla yaklasabiliriz. Dinlerin kokeninde ne vardir? Bu bir hipotezdir ve cesitli teorilerle uyumludur. Bu kuramlari soyle siralayabiliriz...
Dinleri Allah insanlara indirdi... dinler insanlarla ilgili bazi sosyal niteliklerden dolayi, onlar tarafindan yaratildi.... dinler uzaydan gelen yaratiklar tarafinan insanliga empoze edildi ve digerleri..
Hipotez tek basina kanitlanmaz. Daha dogrusu bir hipotez cesitli teorilerle kanitlanmaya calisilir. Kanitlanan hipotez artik ne hipotezdir, ne de teori.. Bilimsel bir gercek olur ve uzerinde artik teoriler yurutulmez.. Ornegin, hastaliklarin mikrobik yonu 18nci yuzyilin sonuna kadar bilinmiyordu ve uzerinde cesitli teoriler vardi.. Infeksiyoz dogasi tahmin ediliyordu bir cok hastaligin ama, bu bulasiciligin nasil bir dogasi oldugu hakkinda hic kimsenin en ufak bir fikri bile yoktu. Hastanelerde ameliyat edilen hastalarin cogunda, sterilizasyon teknigi bilinmediginden, daha dogrusu enfeksiyonlarin mikrobik dogasi bilinmediginden, enfeksiyonlar gelisiyordu. Doktorlar bunun nedenini bir turlu anlayamiyorlardi. Cesitli teoriler arasinda batakliklardan cikan zehirli gazlar falan bile vardi da, mikroplar yoktu... Bazi hastaneler de bu durum o kadar yaygin idi ki, butun hastaneyi yikmak ve yeniden baska bir yerde insa etmek adet haline gelmisti.. Topraktan sizan zehirli gazlardan kurtulmak icin.. Sonunda bilim mikrobu kesfetti ve bulasici ve enfeksiyoz hastaliklarin nedenini buldu. Enfeksiyonlar bir teori olmaktan cikti, bilimsel bir gercek oldu... Hipotez olarak basladi. Bu hipotezi cesitli teoriler aciklamaya calisti ve biri basardi.
Simdi ana temaya donebiliriz.. Allah var mi? Dinlerin kokeninde ne vardir?
Eger Islam bilimselliginde iddiali ise, kendini ayni bilimsel yaklasimlarin otoritesine terketmelidir. Ben bilimselim demekle bilimsel olunmaz.
Dinlerin kokeni nedir? Bu bir teori bile degildir. Hipotezdir. Bu hipotezi aciklamak icin de, bir takim teoriler ileri surulebilir. Bence konuyu bu yonde tartismak cok daha bilimseldir.
Su kadarini bir uyari olarak yapmaktan kendimi alamiyorum. Bunu bir ukelalik olarak kabul etmeyin. Bu isleri iyi ogrendim. Cunku aylardir bu konu hakkinda yaziyorum ve yillardir uzerinde dusunuyorum. Elinizde gercekten cok kuvvetli deliller yoksa, din ve Allah konularinda bilimsel tartismalara katilmayin... Ama eger kendinize guveniyorsaniz ve yeterince kuvvetli delillerle donandiginiza inaniyorsaniz, bu tartismalari baslatin. Inanclar delilleri gerektirmez, cunku onlara dayanmaz. Daha dogrusu inaclar farkli ve cagdas anlamda bilimsel olmayan delillerle aciklanmaya calisilir. Dolayisiyla bilimsel olarak tartisilamaz. Ben sahsen dinleri inanclar silsilesi olarak dusunuyorum... Bu benim gorusum. Yanlis olabilirim.
Selamlar
Haci

 
 Respond to this message   
İGMO
(no login)
212.252.1.183

Dünyada tek bir İslam olamayacağı kesin, Alman İslamı niçin olamazmış

December 13 2000, 11:58 PM 

İslam'da birbirlerini kafirlikle, münkirlikle suçlamaya dahi kolayca varabildiklerine göre, hepsi de kendilerini Tanrı'nın Savunmanı sayabildiklerine göre ve hepsi de Kur'an'ı kendilerince anlamlandırıp yorumlayabildiklerine göre ve hoşgörü de sağlayamadıklarına göre, Bir ucu Taliban'a bir ucu Mevlana'ya, Bektaşi'ye erişen çoook geniş bir spektrumları olduğuna göre. Yadırganacak ne var ki

 
 Respond to this message   
M. Selami Çekmegil
(no login)
212.174.164.213

İslam Bunlar Değil ki

December 14 2000, 12:29 AM 

Arkadaşlar,
İslam ne taliban, ne Mevlana, ne de biribirlerini mesnetsiz suçlayanlardır.
İslam Kur'andır, Kur'andaki öğretilerdir, hayattaki renklerdir...
Onu isteyen benimser isteyen reddeder...
niye kendinizi ki?

 
 Respond to this message   
İGMO
(no login)
212.252.1.183

Sevgili Selami, ElmaŞekerleriniz varsa DinForumunda müşteri bol :)

December 14 2000, 1:29 AM 

Şimdi ben diyelim ki, "la ikrahe fiyd din" ilkesine göre, EskiAhit, YeniAhit ve Kur'an'ın ortak noktalarını buldumsa söyle bakalım, hangi türden kafir sayılıyorum acaba, dikkat et bak sen de bir tür kafir veya münkir veya müşrik sayılabilirsin.
Sen ne diyorsun Selami Beyefendi, millet kimyager gibi olmuşlar sürekli test yapıyorlar, insanları atomlarına değil sorguluyorlar, kadınlar saçlarını nasıl örtecek diye haftalardır, aylardır tartışıyorlar. Ya bizim karacaoğlan ne diyor: "Ela gözlü benli dilber, koma beni el yerine, kirpiğin oktur, kaşların yay.. falan filan" Acaba şimdi bu Bizim karacaoğlan ve tabii ki başı açık köylü kız hangi tür kafir, münkir veya müşriklerden oluyor. Pekiiy, Bu başörtülü bayanlar ev kıyafetiyle sokağa çıkıyorlar, yüzleri gözleri açıkken, bir karacaoğlan onlara raslayıp, gözlerin, kirpiklerin, kaşların, yanakların, gamzelerin, dudakların filan diye nağme okusa veya yazsa şimdi Karacaoğlan kafir mi oluyor, Pekiiy Cilbab giymeden böylece yüzü açık olarak ev tesettürü kıyafetiyle dışarı çıkan bayan Mü'mine de kafir oluyor mu olmuyor mu? Daha neler tartışılıyor neler? Oradan zor kaçtık kurtulduk, sen de felsefe bölümüne mi kaçtın acaba?
Din propagandası yapılmaz
Susayan araya araya suyu bulur
Allah bazılarına parçabaşı teslimatta mükafat mı veriyor yoksa
Esenlik dileklerimle

 
 Respond to this message   
M. Selami Çekmegil
(no login)
212.174.161.147

Mugalata

December 14 2000, 4:10 AM 

İGMO'ya,
Bu düzeyli forumda magalata yapılacağını düşünmemiştim.
İkinci yazınızda söyledikleriniz konuyla alakasız; mugalata, tartışma adabına uymuyor.
İlk yazdığınız mesaja karşı şunları ekleyebilirim:

ASLOLAN ETİKET DEĞİL; GERÇEK HÜVİYYETTİR.

Kur'anın Bakara 111 ve 112. Ayetleri önemli bir prensibi teyid ediyor. Bu ayetleri anlamamızı kolaylaştırmak için Bakara Suresinin 47. Ve 48. Ayetleri ile ilgili "Ahirette Torpil Olur mu?" başlıklı yazımızla, yine aynı surenin 62. Ayetinin yorumuyla ilgili "Cennet Aklını Kullananlar İçindir" başlıklı yorumlarımıza atıf yapmak ve oralarda yazdıklarımızı yeniden dercetmek istiyoruz. Gerçekten de Allah, Bakara suresinin 62. Ayetinde ayrım yapmaksızın, kullarından Allah'a ve ahiret gününe inanıp iyi eylem (salih amel) yapanlara korkusuz bir Cennet ödülü vadederken, 47 ve 48. Ayetlerinde bu ödüle liyakat kazanmada başka bir kimsenin araya girerek kefaret ödeyemeyeceğini, kimsenin aracılığının işlemeyeceğini, dolayısıyla da bu ödüle ancak kişilerin kendi liyakatleriyle erişebileceklerini belirtmektedir.
İşte bu bağlamda, aldanan ve Cennet ödülünün sadece kendilerine verileceğini iddia eden gruplardan ikisi ismen belirtilerek yalanlanmakta ve bunların sözlerinin değersizliği delilden mahrum oluşlarıyla izah edilmektedir. Bir diğer anlatımla Allah, delilsiz sözlerin değersizliğini vurguladıktan sonra Cennet ödülüne ve taltif makamına ulaşmanın reçetesini açık bir şekilde vermekte ve bu reçetede ödüle layık olmanın sırrını deşifre etmekte; ve sanki muhsin olarak -yani işinin hakkını vererek iyilikte bulunup- yönünü Allah'a döndürenlerin Allah katında bir karşılık bekleme konumunda olduğunu açıklamaktadır. Yani Kurtuluşun ve ödüle liyakatin sırrı İslam platformunda ancak yönünü Allah'a çevirip düzgün iş yapmak ve iyilikte bulunmaktır da diyebiliriz.(*)
O halde insanlar bu dünyada -üzerlerindeki etiketlere , muhitlerindeki erdemlilerin şefaatine güvenmeksizin- yönlerini Allah'a çevirerek iyi eylemlere yönelme hususunda sınanmaktadırlar. Bunu başaramayan hiçbir etiket ve fazilet iddiası, bu uyarı karşısında değer ifade edemez sanıyorum. İnsanların liyakatini ancak haiz oldukları gerçek değerler belirleyebilir. Zira Allah:
"(Ehli Kitaptan birçoğu) 'Yahudiler ve Hristiyanlardan başka hiç kimse Cennete giremeyecek' dediler. Bu onların kuruntusudur. Sen de onlara: eğer sahiden doğru iseniz delilinizi getirin, de!" diyor ve böylece delilsiz iddialara itibar edilmemesini de ayrıca öğütlüyor.
Ama bu delilsiz ve değersiz sözlere itibar edilmemesini öğütleyen rehberliğin arkasından da hemen işin doğrusunu belirtip diyor ki: "Bilakis, kim muhsin olarak yönünü Allah'a döndürürse, onun ecri Rabbi katındadır. Öyleleri için ne bir korku vardır; ne de üzüntü çekerler onlar."
Kanaatimce İslam işte bu: iltimassız, rüşvetsiz, liyakatle erişilen adil bir yaklaşım...Daha toplumsal bir içerikle söylersek "hakça bir düzen" diyor...
Selam size!...
___________________
(*) muhtelif görüşlerde Muhsin, yaptığı işi Allah için yapan, esas olarak onu dikkate alarak iyilikler yapan ve o sebeble işini noksansız bitiren ve her işin hakkını veren kimse demektir , diye yorumlanıyor. (bkz. Kur'anı Kerim ve Türkçe Açıklamalı Meali, Ali Özek, Hayrettin Karaman, Ali Turgut, Mustafa Çağrıcı, İbrahim Kafi dönmez, Sadrettin Gümüş. Bakara 112.Ayet açıklaması)

saygıdeğer okuyuculara Not: propoganda ürünü zayıf olanlar içindir. Bu konuda İGMO kadar yetenekli değilim. Ben Felsefe platformunda sadece bir konudaki düşüncelerimi sunmaya çalışmıştım. Saygıyla...



 
 Respond to this message   
Dilemma
(no login)
62.224.113.252

din ve kültür

December 15 2000, 9:46 PM 

Saniyorum bu noktadan sonra kültür mefhumunu ele almak farz olmus..

Din kültürü olusturan en önemli ögelerden biri. Bu, her ülkede ayri bir libasa bürünen ucari unsur ancak cagdan caga daha büyük bir hizla globallesen dünyayla birlikte bütünlestirici olmaya baslamis.

Kültür, yabanci bir kelime. Cazip cünkü biraz Avrupali. Fransizca karsiligi "irfan" anlamina geliyor. Irfan, dinin kiliseye hapsedilmesiyle birlikte yavas yavas yok oluyor Avrupa`da.

Avrupa`da kültür yoktur, cünkü Avrupa`da yasanan bir din yoktur.Karsi kültür vardir, anti-kültür, hip-kültür, kültür-sonrasi, devrimci-kültür vardir.. Din bu kültür tanimlarinin hicbirinde yer alamaz.


Din Avrupa`li icin afyondur. Dinli bir kültür uyutma endüstrisi olarak görülür.

Dininden tecrit edilen Avrupa`li yigin, toplum olarak "calisacaksin", sonra da ayni derecede tahripkar bir mecburiyet yükleyerek "tüketeceksin" despotluguna karsi siginacak bir kovuk arar. Yalanci bir refah dünyasinin "kisir döngü" sünden kurtulmanin en kestirme yolu tüketime karsi savas acan bir dinin bahsettigi manevi huzurdur.

Ve Avrupa Islam`a kosar...

Yani Avrupa islam`lasir, Islam Avrupa`lilasmaz.

Bin dört yüz yillik bir gecmisi olan bu din, vahyin geldigi ilk günkü tazelikle hala dipdiri ayaktaysa, bunu cihansumullugune borcludur.

Pakistan`li müslüman kadinla, Avrupa`li müslüman kadin arasinda; (Islam`i acidan) kiyafetlerindeki dizayn ve desen disinda hicbir fark yoktur.

Her ikisinin de tesettüründeki maksat Kur-an`daki ayni ayet mealine dayanir.

Islam her ülkede ayni naslari vaaz eder, ayni kitabin hükmü gecer ve irki ne olursa olsun her müslüman icin yegane "ul`ul-emr" Allah`tir.

Insanlar, Islam`a göre önce dogustan esittirler: kullukta, fanilikte esitlik. Sonra,iman sayesinde yeni bir esitlik kazanirlar, kardes olurlar.

Kültürel farklar Islam`i kaidelerin yasanmasinda aykiriliklar olusturmaz.

Farkli gibi görünen uygulamalar, Islam`in, cihansumullugunun bir geregi olarak cevaz verdigi genis, alternatif yasama bicimleri ve "kolaylastiriniz" ilkesinden kaynaklanir.

Bütün bu farkli gibi görünen uygulama bicimleri ayrimciliga degil, renklilige, cok seslilige yöneliktir. Özde her müslüman dininin gereklerini ayni kitabin emirlerine binaen ifa eder...

saygilar

 
 Respond to this message   
İGMO
(no login)
212.252.1.183

Kaçmakla kurtuluş yok, Dilemma izleyip yakalıyor, dünyada rahat yok anlaşılan :)

December 16 2000, 1:24 AM 

Dilemma ne diyor: ""ul`ul-emr" Allah`tir"
Sölük ne diyor: Ulu-lEmr: Emir Sahipleri, Yargıçlar, Mahkemeler, Yönetim, Yönetim Memurları

Şimdi:
"Ulu-lEmr'e itaat şarttır" denilmiştir diyelim
Ve yine de Dilemma'dan kurtulamayalım
Elbette ki kurtulamayız
Çünkü
Adını "Dilemma" seçmiş
Çare yok
Başka bir köşe bulup kaçalım
Sanki Merihliler gibi takib edip buluyorlar

ne yapmalı bilmem ki

Size söylüyorum işte
Ben kendime özgü inanıyoruuum
zapt-u rapta katlanamaaam

Esenlik dileklerimle

 
 Respond to this message   
Dilemma
(no login)
62.158.243.201

kuzen Aydin,

December 16 2000, 2:16 AM 

niye kaciyorsun anlamadim. Cok mu bunalttik seni? Bence tartismalar son derece verimliydi...


Yani

ulul-emr Allah`tir

dimi

 
 Respond to this message   
İGMO
(no login)
212.252.1.184

"İnsanlarGerçektenMutluOlsunlar" Mutluluk da sanki zor bişey mi :(

December 16 2000, 6:42 PM 

Sen inatçısın ama ben senden kaçmadım, gaaak kafir, münkir, müşrik, münafık çıkardı bizi, gönlündeki ay bölündü nerdeyse
Dinime küfreden bari müselmaan olsa
Elbette
Ben de kendimce seviyorum Tanrımı
Kimin hakkı var beni O'ndan uzaklaştırmağa
Değil mi kuzen Emine

 
 Respond to this message   
İGMO
(no login)
212.252.1.184

"İnsanlarGerçektenMutluOlsunlar" Mutluluk da sanki zor bişey mi :(

December 16 2000, 6:45 PM 

Sen inatçısın ama ben senden kaçmadım, gaaak kafir, münkir, müşrik, münafık çıkardı bizi, gönlümdeki ay
Sanki bölündü nerdeyse
Dinime küfreden bari müselmaan olsa
Elbette
Ben de
Kendimce seviyorum Tanrımı
Herkesin Tanrısı O değil mi
Kimin hakkı var beni O'ndan uzaklaştırmağa
Değil mi kuzen Emine

 
 Respond to this message   
Aydınİnanç
(no login)
212.252.1.184

Saçmalama kuzen Dilemma, Allah emrettiğinde kimse O'ndan kaçamaz

December 16 2000, 7:05 PM 

YüceAllah Kur'an'da ancak öğüt veriyor, tavsiye ediyor. Çünkü:
"Yaratmak ve emretmek O'nun Gerçeği/Hakkı'dır; Güneş Ay ve Yıldızlar Hükmüne boyun eğmiştir."
Unutma ki kimse YüceAllah'ın Emrine ve Hükmüne karşı duramaz. O halde, Ulu'lEmir Allah değildir, Yönetimdir.
"O halde Sezar'ın hakkı'nı Sezar2a veriniz, Rabb'in hakkını Rabbe"

"Sizler layık olduğunuz gibi yönetilirsiniz" H

Bundan sonrasını pek seveceğini sanmıyorum ya, olsun, bakarsın anlayışla sevgi yetişir:

* Haberci Pavlus'un Romalılar'a Mektubu

Romalılar
12.Bölüm

9- Asla ikiyüzlü olmasın sevginiz,
Tiksinin ikiyüzlülükten
Ve kötülükten Siz,
Bağlanın İyiliğe,
Gerçekten,
İçtenlikle!
10- Seviniz
Şefkatle,
Kardeşlik Sevgisiyle,
Yarışın Saygı göstermekte,
Birbirinize
11- Eksilmesin gayretiniz,
Ateşli olun Ruh'da
Gerçekleyerek
Kulluk edin Rabb'e!
12- Umudunuz olduğunu düşünerek
Sevininiz!
Sıkıntılara katlanıp&dayanarak,
Kendinizi Dua'ya veriniz.
13- Gereksinim içerisindeki, sıkıntı içindeki kullara
Yardım ediniz!
Ve konuksever olmağa bakınız.
14- İyilik dileyiniz,
Sizlere zulüm edenler için bile,
İyilik dileyiniz!
Lanet etmeyiniz!
15- Ağlayınız,
Ağlayanlarla!
Sevininiz,
Sevinenlerle!
16- Düşünce Birliği ediniz,
Birbirinizle!
Böbürlenmeyiniz, büyüklenmeyiniz asla!
Kaçınmayınız
Arkadaşlık etmekten,
Horgörülenlerle,
Yoksullarla da!
Kesinlikle,
Bilgiçlik de taslamayınız,
Hiçkimseye!
17- Etmeyin Kötülüğe karşı Kötülük,
Yapmayın hiçkimseye,
Benzemeyesiniz Siz Onlara!
Dikkat ediniz hep
İyi olanı yapmağa,
Sizler
Herkesin Gözünde
Örnek Olmağa!
18-Barış içerisinde yaşayın Tüm insanlarla,
Elbette olabildiğince,
Ve elbette elinizden geldiğince!
19- Sevgili Kardeşler!
Sakının!
Kendiniz almayın kendi öcünüzü!
Bırakın,
UluTanrı'nın Gazabı'na bunu!
Çünki Şöyle Yazılmıştır:
"Acıkmışsa,
Düşmanın bile olsa,
Onu doyur,
Susamışsa,
Düşmanın bile olsa,
Su ver Ona,
Bunları yapmakla,
Boğarsın Onu Utanca!"
21- Asla Yenilmeyin Siz kötülüğe,
sürüklenerek kapılmayın,
Kesinlikle,
Bilin ki
Yenebilirsiniz,
Siz,
Kötülüğü ancak iyilikle!
Bu sözler ne de olsa Müslüman sözleri değil de mi kuzen Emine

*Haberci Pavlus'un Romalılar'a Mektubu:

Romalılar
13.Bölüm

1- Bağlılık gösterin hepiniz, altında bulunduğunuz Yönetim'e,
Çünki
Yoktur asla,
Kaynağı UluTanrı'dan olmayan bir Yönetim:
Ve
Var olanlar,
UluTanrı'nın İzniyle Kurulmuştur,
Ve O
İzin Verdikçe,
Değişe&dönüşe
Yaşar!

2- Yönetim'e direnen,
İşte bu nedenle,
KarşıGelmiş olur O
UluTanrı'nın Düzenlediği'ne!
Ve Yargılanır KarşıGelenler,
KutsalYasa Önünde!
3- Ancak kötülük yapanlar korkmalıdır Yönetim'den!
İyilik Edenler değil!
Siz, korkmamak mı istersiniz Yönetimden!?
İyi olanı yapın o halde!
Övgüsünü kazanırsınız Yönetim'in hem de!
4- Bil ki Her Yönetim Hizmetindedir UluTanrı'nın
Ve iyiliğin için senin!
Ancak, sen yaparsan kötü olanı,
Korkmalısın o halde!
Boşuna taşımıyor Yönetim, O CezaKılıcı'nı!
ÖcAlıcı olarak hizmetindedir,
Kötülük yapanın üzerine öfkesini, Gazabını salan UluTanrı'nın
Sonuçta elbette o da UluTanrı'nın!
5-Bu nedenle de işte,
İçtenlikle
Bağlı olmak gerekir Yönetim'e,
Ve sadece UluTanrı'nın öfkesi, Gazabı nedeniyle,
Korkudan değil,
Kesinlikle,
Elbette
Vicdanen de,
Bağlı olmak gerekir,
Yönetim'e!
5- İşte, budur nedeni de,
Vergi ödemenizin!
İşte bu bakımdan,
Hizmetkarlarıdır
Yöneticiler de, UluTanrı'nın
Verdiği İzniyle, çabalayan!
7-Siz,
Hakkını verin herkese!
Vergiyi hakkı olana,
Gümrüğü, hakkı olana,
Ve korkuyu, hakkı olana,
Ve saygıyı, hakkı olana!
8- Ve borçlu olmayın sizler, hiçbir kimseye, hiçbirşey,
Ancak Sevmekten Başka!
Çünki, uygulamış olur KutsalYasayı, başkalarını da seven, Mutlaka!

9-"Zina etme!
Adam öldürme!
Hırsızlık Yapma!
Asla,
Kesinlikle!
Göz dikme başkasının malına da!"
İşte bu Buyruklar var, KutsalYasa'da!
Ve var daha başka,
Diğer Buyruklar da,
Şu Söz'le özetlenir:
"Kendin gibi Seveceksin sen, Komşunu da!"

10- Sevgi,
asla,
kesinlikle,
hiçbir kötülük etmez, edemez,
Komşuya da!"
İşte uygulanmasıdır bu nedenle, Sevgi KutsalYasa'nın

Haberci Aziz Pavlus'un Romalılara Mektubu
3. Bölüm

10- Yazılmış olduğu gibi:
"Doğru olan kimse yok, bir kişi bile yoktur.
11- Anlayan kimse yok,
Tanrı'yı arayan kimse yok.
12- Hepsi yoldan saptılar,
birlikte yararsız oldular.
İyilik eden yok, bir kişi bile yoktur."
13- "Ağızları açık bir mezardır.
Dilleriyle aldatırlar."
"Dudaklarının altında yılan zehiri var."
14- "Ağızları lanet ve acı sözle doludur."
15- "Ayakları kan dökmeye seğirtir.
16- Yollarında yıkım ve dert vardır.
17- Esenlik yolunu da bilmiyorlar."
18- "Gözlerinde Tanrı korkusu yoktur."

Mevlam gönlünü görsün
Daha başka ne diyeyim
Esenlikle
İnatçı Dilemma!

 
 Respond to this message   
HACI
(no login)
24.147.185.127

ISLAM'IN SONU NE OLACAKTIR ?

December 16 2000, 9:10 PM 


Islam bir yasam seklidir.... Cag disi kalmis bir yasam
sekli...... Islam sosyal adaleti, esitligi insanliga yayamaz. Islami degerler cagdas
toplumlara uygulanamaz .... Islamin
bazi sosyo-ekonomik yaklasimlarini begenenler olabilir ama, Islaminin bazi ilkelerini tumu icinden soyutlayip, tek basina uygulayamaya olanak yoktur
musluman bir ulkede. Islam'in kendisi buna izin vermez. Islam bir pakettir. Bir cikidir. Bu cikidan ne cikarsa onlari kabul etmeye mecbursunuz. Turbanini adapte edip, altina mini etek giyemezsiniz. Orucunu tutup, namazini reddedemezsiniz. Islamin bazi dilediginiz yonlerini siyasete bulastirip, istemediginiz yonlerini camiye hapsedemezsiniz. Islam cag disi kalmis bir zihniyettir ve cokup, kaybolup gidecektir. Onu kendisi bile kurtaramayacaktir. Onu Allah bile kurtaramayacaktir. Allah'in hristiyanlarin yaninda oldugun oteden beri biliyoruz.
Sosyal hayati dikte ettiren Islam, siyasete katilmaya calisacak, ekonomiyi etkileyecek, ulkenin her turlu sosyal etkinligine mudahale edecek, sonunda yozlasacak ve zaman icinde kaybolup gidecektir. Tumuyle kaybolmasa bile, Suudi Arabistan gibi bir kac kucuk ulkede pratik edilen, ilkel bir din olarak kalacaktir. Bunu kimse onleyemeyecektir. Bu sosyal bir evrimdir. Islamsiz dunya cok daha mutlu bir yer olacaktir.
Size Turkiye'deki gercekleri hatirlatayim ve neden Islam'in en azindan Turkiye'de yozlasip, kaybolmaya basladigini anlayin. Musluman Turk halkinin pratik ettigi Islam cok farklidir. Biz Islam'in bazi yonlerini alip, digerlerini ihmal eden musluman bir
toplumuz. Ne demistim yukarda... Islam buna izin vermez ve vermemistir. Bu nedenle Turkiye Araplarin gozunde bir gavur ulkesidir. Aslinda tumuyle pratik edilmeyen Islam daha hizli bir tempo ile yozlasmaya ve kaybolmaya mahkumdur. Cagdas Turk kadinina birakin carsafi, rengi ne olursa olsun, Turban bile giydirmek zordur. Onlarin elinden laikligin kazandirdigi haklari
geri almaniz soz konusu bile olamaz. Turkiye'de Islam kaybolma yolundadir. Bu durum parca parca gerceklesmektedir. Camiye giden, oruc tutmamakta, arada bir namaz kilan, zekat vermemekte, hacca giden, memlete gelince irza gecmekte, rusvet alip vermekte ve polis dogmektedir. Bunlar yozlasmanin isaretleridir. Turkiye'de Islami tam olarak uygulayan cok az insan vardir.
Islam'in kurtulusu icin ben bir tek yol goruyorum. Cagdaslasma. Batinin inandigi diger din ve mezhepler gibi, Islam da reform yapmalidir. Baska caresi kalmamistir. Bu reform ust duzeyden gelmelidir. Halktan gelmesi beklenmemelidir. Halk dini ancak
yozlastirir ve temelinden ayirir. Islamin temeli bir yasam tarzidir. Halk artik Islam'i istendigi sekilde pratik etmemektedir ve Islam dejenere olmaktadir. Ayrica Islami politik arenaya sokmaya calisan, ekonomik Islam yaratan gucler ortaya cikmislardir. Onlar da Islamin bu yozlasma temposunu hizlandirmaktadirlar. Politika bulastigi her sosyal etkenligi hizla yozlastiran korkunc bir ugrasidir. Bir pisliktir aslinda. Islam bu batakliga gomulmustur Turkiye'de Islam, ilerde daha cok batacak ve kaybolup gidecektir. Islam kendini kurtaramayacaktir. Islam reform yapamayacaktir.
Islam onumuzdeki yuzyillar icinde, her ulkede farkli sekilde pratik edilen bir din olarak temayuz edecek,ulkeler arasindaki anlayis farki arttikca, farklilasacak ve kucuk paketler halinde varligini surdurmeye calisirken, zamanla kaybolup gidecektir. Bu
surec Turkiye'de ve diger musluman ulkelerde baslamistir. Diyanet Isleri bu gercegi gormektedir ama duzeltmek icin onlar da aciz kalmaktadirlar. Islam herkesten buyuktur maalesef. Geriye donemeyecek, hatta saga ve sola manevra yapamayacak kadar buyuk bir guctur... Can cekismektedir ve can cekistigini bile henuz fark etmemektedir. Bir kac yuz yil icinde olmekte oldugunu anladigi anda, birden cokecek ve yok olup gidecektir....
Islam gorevini tamamlamistir.



 
 Respond to this message   
HACI
(no login)
24.147.185.127

ISLAM BILIMSELDIR MITININ KOKENI

December 17 2000, 6:41 PM 


Asagida kisaca Islam medeniyetinin baslangicini yazmaya calistim. Selami Bey'in hakli olabilecegi bazi noktalara degindim. Islam'in birlestirici gucunden bahsettim ve Islam'in bilimselligine atiflarda bulundum. Hakli miyim, bilemem. Orasina siz izleyiciler karar verin. Boylesine epik bir baslangicin gunumuzde dustugu caresiz duruma uzulmemeye olanak yok.. Islam'in muhtemel sonuna bir onceki yazimda deginmistim. Simdi geriye donup, kisaca bu medeniyetin baslangicini inceleyebiliriz.

ISLAM MEDENIYETLERININ BASLANGICI, ISLAM BILIMSELDIR MITININ KOKENI;

Islam, oldukca farkli din ve geleneklere sahip toplumlar arasinda hizla yayilarak, kendine has ilginc bir kultur olusturmustur. Genis bir kultur, incelik ve bilgiden yoksun Araplar, isgal ettikleri topraklardaki halklar uzerinde yalniz kendi din ve geleneklerini degil, ayni zamanda dillerini de empoze ederek bu ilginc medeniyetin ortaya cikmasini saglamislardir.
Aslinda bu medeniyetler ne saf Islam’di, ne de saf Arap. Temel olarak yerel kulturlerin etkisi ile yogrulmus Islam geleneginden baska bir sey degildi bu
yeni kultur. Islam’in yerlestigi toplumlara sanki bir gece icinde dis bir kuvvet tarafindan empoze edilmisti. Cogu kere Arap kulturunden cok daha zengin
olan yerel kulturler, Islamik geleneklerin baskisi altinda ezilmis ve en azindan kismen yok edilmisti. Bu yeni kultur yerel ve Islamik kulturlerin karisimi
olmasinin yani sira ve ayni zamanda, az cok taninabilir ve tekrarlanabilir benzer ogelerin bir araya gelmesinden olusmustu. Rastgele degildi. Bu
kulturun nitelikleri arasinda ozumseyebilme, nisbi hosgoru ve tolerans, kendi ustunlugune ve yeterliligine olan bilinc ve guven ve evrenin atomlardan olustuguna inanan bilimsel gorus sayilabilir. Her ne kadar Arap-Islam koken
bu kulturun dominan bir ogesi idi ise de, butun bu cesitli ve oldukca farkli ogeler arasindaki birlestirici guc Islam idi...
Bu gocebe musluman fetihci kulturunun cesitli sanatlardan yoksun ilkel ve oldukca guc gecirilebilir olmasina karsin, Arap’larla ilgili bazi nitelikler
Islam medeniyetinin hizla yayilmasina onemli olcude katkida bulunmustur. Islam’in birlestirdigi bu insanlarin paylastiklari ortak nitelikler arasinda,
kendi irklarina ve dinlerine olan bagliliklari, muzaffer olma azmi ve inanci, dunyasal ve otedunyasal beklentiler ve cok daha onemli olarak, her alanda-
bilim ve ilerlemeye acik olmalari sayilabilir.
Iste size bilimsel Islam’in baslangici. Islam etrafinda bir araya gelen ve ogrenmeye susamis ilkel Arap toplumlarinin bilimsel olma cabalarinin
kokeni. Islam hala inatla bilimselliginde israr edilen bir dindir. Ama bu bilimsellik zamanimiz muslumanlari tarafindan cok yanlis olarak yorumlanmaktadir. Bilimsellik ve bilimsellige acik olma birbirleri ile
karistirilmaktadir. Islam’in kendisi bilimsel degildir. Kur’an bir bilim kitabi degildir. Ilk Islam kulturu bilimsellige acik bir medeniyettir. Aslinda cagdas Islam bile bilimsellige yeterince acik bir din degildir. Ilk Arap-Islam kulturu bu niteliklere sahipti. Hepsi o kadar. Diger Islamik kulturlerde bilimsellik yoktur ya da yeterince onemsenmemistir. Daha da ilginci, Arabik kultur bir kac yuz yil icinde doruga ulasmis ve sonra hizla yozlasarak, etkisini buyuk olcude kaybetmistir. Ilk bir kac yuz yil haric, Islam bilimsellige onem veren bir kurum olmaktan cikmis, gerici ve tutucu dinsel niteliklere burunmustur.

 
 Respond to this message   
NeyzenKemal
(no login)
212.252.1.183

Sevgili Haci, epey güzel yazılar çıkarmışsın, epey kafa yormuşsun, Ama evrim süreci doğaldır

December 17 2000, 9:05 PM 

Siyasallaşmış din her zaman toplumsal gelişmeleri frenleyicidir ve herşeyi yozlaştırıcıdır. Çünki, Dinsel İnançların özünde dokunulmazlık ve tabulaşma vardır. Dinsel İnancı fazla tartışınca küskünlük ve kırgınlık oluyor ve hatta hem insanların inancı ve hem de inancın kendisi tahrib oluyor.
Ülkemiz 31 Mart Vakası yaşamış. ŞeyhSaid İsyanı yaşamış. Menemen'de Kubilay'ın Şehadeti Olayı yaşamış, pek çok olaylar yaşamışız. Ve hatta ŞeyhBedrettin olayını da Din'in Siyasallaşması kapsamına almak gerekir. Din'in siyasallaştırılmasına toptan karşı çıkmak gerekiyor. ŞeyhBedrettin'e sempatik bakıp diğerlerine tavır almamak gerekir. Hatta PirSultan'ın Sancaklı, kılıçlı İsyankar bazı deyişlerini söyleyen Alevilere ve sempatizanlara, Aleviliği Devrimcileştirmek isteyenlere de karşı çıkmak gerekir. (Aslında 6 ayrı PirSultan yaşamış biliyor musun )

Atatürk Tekke ve Zaviyeleri nasıl kapatabilmiştir, Yobaz hocaları nasıl susturabilmiştir? Hayret! Her atılımı gerçekten muazzam bir ayrı devrim. Sonra oy kaygısıyla DemokratParti SiyasalDinciliğe ödün vermiş... CelalBayar'ın en büyük günahı bu sürece engel olamamışlığıdır bence. İstese buna engel olabilirdi ama, 6 Ok bayrağı CHP'deyken DP laiklikten hiç ödün vermeseydi büyük avantaj(!) yitirirdi değil mi?

Neyse işte geldik bu günlere.
Siyasalİslamcılar Yasalar önünde mutlaka ama mutlaka ceza görmeli ve Din üzerine siyaset kurmağa ve rant elde etmeğe kalkışanlar tümüyle yasaklanıp tasfiye edilmeli ve izlenmelidir. Bu demokrasi karşıtlığı değil demokrasi gereğidir. Çünki, Demokrasi düşmanı fanatiklerin hangi türüne olursa olsun müsamaha göstermek bastığımız dalı kesmek ve kendimize uçurum gibi derin kuyu kazmak değil midir?

Sevgili Haci aslında Türkiye'miz İslam Konusunda da dünya Müslümanlarına önderlik edecek düzeydedir; çünki, en çok demokrasi olan "Çoğunluğu İslam" Ülkeyiz ve o nedenle de düşünce özgürlüğü düzeyimiz onlardan çok fazla ve bu düşünce özgürlüğü ortamı mutlaka İslamiyetimizin yeniden yorumlanması ve giderek arınması sürecine mutlaka olumlu katkı da yapıyor. Sen bize bakma, yeni nesile bak. Öyle bir yeni nesil geliyor ki, yobazlığı yaşantısı itibariyle asla kabullenemez.

Halkımızın İnancından ve Ulusumuzun geleceğinden asla karamsar olmamalıyız. Yeter ki yol üzerindeki yobazlık kayaları temizlensin, bir kenara atılsın. Yol açık ve engelsiz oldukça bu ulus çook çok ilerleyecektir.
Değil mi

Sevgiyle

 
 Respond to this message   
Dilemma
(no login)
62.158.240.25

müslüman ülkelerin hicbirinde bir ortacag yasanmamistir...

December 17 2000, 10:59 PM 

Islam, hiristiyanliktan en cok bu genis, önyargidan uzak, medeni bakis acisi ile ayrilir. Ibn Haldun azgelismisligin yarattigi buhrani, ne Allah`in iradesiyle izaha kalkismistir, ne de dis güclerle. Ona göre cöküsün sebebi, kucaginda yasadigi toplumun ic yapisidir. Avrupa`li hicbir tarihci, böyle bir idrak seviyesine erisememisti. Avrupa onu ya fazla filozof buldu, ya da bu Asya`li felsefeciyi kaale almayi kendine yakistiramadi. Sarkli bir filozofun "Islam düsüncesi" adi altinda vermek istedigi mesaj, batici ustadlarin önyargilarina saplandi kaldi. Ibn Haldun hicbir zaman anlasilmadi. Kaderin yerine kanunu oturtuyor Ibn Haldun. Ama ne afaroz ediliyor, ne de carmiha geriliyor.


Sayin Haci yazilarinda kendiyle celisiyor.

"Islam'in kurtulusu icin ben bir tek yol goruyorum. Cagdaslasma"

Haci islam batmis, yikilmis, yok olmus degil ki, onun icin bu derece endiseleniyorsunuz. Islam dipdiri ayakta. Yasayan ve yasanan bir din. Kur-an `in versionlari yok. Islam tarihinde bir tane bile Martin Luther yok. Islam bir medeniyetin degil, bir kac medeniyetin tek basina mimari. Kaldiki siz, önce Islam`in kurtulusu icin cagdaslasmayi bir cözüm yolu olarak önerebilirken, hemen akabinde bundan da vazgecip Islam`i kendi Horizont`unuzda göremediginizi belirtiyorsunuz...


"Bir kac yuz yil icinde olmekte oldugunu anladigi anda, birden cokecek ve yok olup gidecektir....
Islam gorevini tamamlamistir."

Bu ne yaman celiskidir. Sayin Haci kafaniz bu konuda cok karisik anlasilan. Islam bugün yeryüzünde varolan en cagdas dindir. Iste bu yüzden de Islam icin gelecek vardir. Bu dinin koruyucusu ve kollayicisi Allah`tir.


Sayin Neyzen, Atatürk`ün zaferi kazanilmis zannedilen bir zaferdir. Inkilaplarin ne kadar basarisiz oldugu bugün Türkiye`de yasanan olaylarla teyid edilmistir. Türk milleti kendi kendine yabancilastirilmaya calisilmis, Türk insani tarihinden ve kültüründen uzaklastirilmistir. Inkilaplarin amaci daha Avrupa`li bir türkiye olusturabilmektir. Sonucta daha Avrupa`li görünen bir Türkiye olusturulmus, ama Türkiye asla Avrupa`li yapilamamistir. Türkiye Avrupa`li olamaz.Cünkü biz apayri bir medeniyetin cocuklariyiz, düsman bir medeniyetin. Ölcülerimiz bambaskadir bizim. Biz cok daha asil, cok daha insanca bir medeniyeti miras aldik. Cünkü biz müslümaniz. Avrupa`li hiristiyandir. Avrupa`li vatandas her ne kadar, her firsatta ifsa etmese de hiristiyandir. Humanizmine, kapitalizmine ragmen hiristiyandir.

Bundan bir sene kadar önce Franfurter allgemein gezetesinde bir karikatür dikkatimi cekmisti. Salvarli, takunyali, takkeli bir türk, Avrupa birliginin kapisinin önünde, elindeki tesbihi ceke ceke, iceri alinacagi günü munis bir yüz ifadesiyle bakliyor. Durum bundan daha güzel tasvir edilemezdi gercekten. Avrupa`li icin biz buyduk ve böyle de kalacagiz. Bütün bir milletin onurunu ayaklar altina alarak yillardir bu ne menem oldugu ortada olan birlige yalakalik yapan lider müsveddelerini alasagi edemeyecek kadar elimiz kolumuz baglandi. Bu acemi sürücülerin elinde hep ayni turu tekrarlamaya memur birakildik...

Eger cagdaslik adi altinda özgürlük ilkesini benimsiyorsaniz( ki cagdasligin en önde gelen gereklerinden biridir) nasil oluyorda kaliplasmis bir takim banal müeyyideleri savunmaya kalkiyorsunuz. Turban yasagi cagdaslik kriterlerinizle nasil uyusabiliyor merak ettim? Din ve vicdan özgürlügü ne demektir sizce? Ul-ul emr falan, müslümani, inanclari söz konusu oldugunda irgalamaz sayin Neyzen. Ulul emr hükümranligi alanindaki bütün inanc, dil, din sahiplerinin, her türlü hakkina riayet edip, onlari korumak ve kollamakla mükelleftir. Yani benim basimdaki adam benim inancimi birakin yargilamayi, korumakla yükümlüdür. Benim inancima herhangi bir müdahelede basvuracagim mercii, yani hukuk bu konuda hicbir gecerli alternatif önermeden inancimi savunuya gecebilecek ve böylece en genel haklardan biri olan inanc hürriyeti korunma altina alinmis olacaktir. Bugün Türkiye`de hukuk katledilmektedir. Hukugun yasanmadigi bir ülkede ulul emr`in hicbir etkisi olamaz. Haksizliga ugrayan vatandas ulu emri takmaz. Hele hele o vatandas ugradigi haksizligin bilfiil ulul emr`den kaynaklandigini düsünüyorsa... Iste kendi kendiyle kavga eden bir devlet...Iste kendi vatandasina zulmeden hükümet. Iste ulul emr!

Bu arada her eflatun`un magarasina davetiye cikaran Dilemma olmayabilir..

Kim bu Emine hanim?



saygilar




 
 Respond to this message   
Neyzenkemal
(no login)
212.252.1.182

Emine emingillerdendir; "irgalamaz, yalaka" gibi argo sözleri de hiç sevmem

December 17 2000, 11:19 PM 

Sevgili Dilemma,
Mustafa Kemal Zaferlerinin hepsini Hakkıyla hak ederek kazanmıştır.
"Ey Mustafa Kemal Atatürk, sen öyle büyük, öyle yücesin ki, nice peygamberlerden de üstünsün desem beni taşlarlar, lakin hangi peygamber senin başarabildiklerini yapabildi ki" Diyarbakır Süryani BaşRahibi Aziz 1971 (Süryani Tarihi Kitabında Resim altı yazısı)

Ve sanmıştım ki, emiars: Emine&İlhami Arslaner
Değilmiş de mi?
Olsun
Fakat diyalog düzeyiniz çok güzel

Herşey gönlünüzce olsun, mutlu olmamanıza neden yok
Türban mı
O konu engel olmamalı, çünkü olabilemez
Olabilemezler mutsuzluk getirir
Hayrlısı hakk'tan diyelim
Sevgiyle

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
151.203.56.139

ALLAH'IN ISLAMI KORUDUGU YALANI

December 18 2000, 6:08 PM 

Islam'in koruyucularinin basinda Allah oldugunu iddia etmek sorumsuzluktan baska ne olabilir? Bu yorumu bir cok kereler duymustum. Bu yorumu yapan Dilemma'nin iletisini yanitlamamin gerkesizligi ortada. Ancak su kadarini eklemeden de kendimi alikoyamiyorum.
Islam'i Allah'in korudugu hakkindaki delilleri bilmek isterim. Acaba o deliller arasinda diger muslumanlara saldirarak onlari dogru yolda tutma cabalari da var mi? Cezayir'de oldugu gibi. Allah bu tur yollara bas vurarak mi, Islam'i korumaktadir? Bilmek istiyorum.
Surasini da ekleyim. Her ne kadar Islam icin cagdaslasmaktan baska kurulus yolu gormuyorsam da, bunun gerceklesemeyecegini cok iyi biliyorum. Islam gelecek zamanlara uyamayacak kadar bagnaz, gerici, tutucu bir dindir. Yok olmaya mahkumdur. Bu akibetin diger bir nedeni de, Dilemma gibi muritlerinin olmasidir. Allah'dan yardim uman zavalli, gariban, beceriksiz, yeteneksiz, anlayissiz, caresiz zavallilar......
Islam'in cokusunu goremeyen insanlara aciyorum desem yalan soylemis olurum. Cunku onlara karsi icimde hic bir sempati yok... Islam'in bahsettigim sonu gercekten hak ettigine eskisinden daha cok inaniyorum..

 
 Respond to this message   
NeyzenKemal
(no login)
212.252.1.184

Ne gerek var ki bunca karamsarlığa, Herşey ve herkes değişim içinde

December 18 2000, 6:33 PM 

Sevgili Dilemma'yı forumda ilk okuduğumda ve şimdi çok farklı değerlendiriyorum; Sabırlı ve hoşgörülü yönü gelişiyor, antipatik söylemleri de var mı? Direngenlik yapıyor ancak hepimiz etkiliyoruz ve etkileniyoruz, değişiyoruz. İnsanlar insanları tanıdıkça sempatik buluyor. Ve onu olduğu gibi kabullenebilirse hoşgörülü oluyor.
Dilediğim şu, İnsanlar bu dünyada iyiliklerle yarışsınlar, kanaatkar ve güvenilir olsunlar, Dünya nimetlerinden olabildiğince adil yararlanabilsinler, faniliklerini kabullensinler ve en büyük çoğunlukla olabildiğince mutlu olsunlar ve fakat birbirlerinin mutsuzluğuna neden olmaktan kaçınsınlar, sakınsınlar...

Sevgiyle

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
151.203.56.139

ISLAM'IN EVRENSILLIGI UZERINE

December 18 2000, 6:43 PM 

Dillemma'nin Din ve Kultur iletisine yanit:

Din kültürü olusturan en önemli ögelerden biri dedikten sonra, bakin Dilemma neler soyluyor...

Avrupa`da kültür yoktur, cünkü Avrupa`da yasanan bir din yoktur.Karsi kültür vardir, anti-kültür, hip-kültür, kültür-sonrasi, devrimci-kültür vardir.. Din bu kültür tanimlarinin hicbirinde yer alamaz.

Bu ifade su anda bile dogru degildir. Avrupa'nin gecmisini bilen biri icin ise, sacmaliktir. Din Avrupa kulturunun temelinde yatmaktadir. Bin yil en yobaz ve tutucu hristiyanligin pratik edildigi Avrupa'da, dinin penetre olmadigi kulturel etkinklik yoktur denebilir. Bu derin etkilerden kolay kolay kurtulmaya olanak yoktur. Avrupa'da son derece zengin bir kultur vardir. Bu kultur hem din hem de dine karsi gelen, reaksiyoner akimlarin bir araya gelmesinden olusmus bir karisimdir.
Dilemma Avrupa'yi Islam'in rakibi olarak gormektedir. Evet, Avrupa anti-Islam'dir. Dinsel Avrupa Anti-Islamdir. Laik Avrupa Anti-Islam'dir. Cesitli ve hakli nedenlerden dolayi Islam'dan nefret etmektedir Avrupa.
Bu nefretin tohumlarini Turk'ler atmistir. Ruzgar ekenin firtina bicecegi gibi, epeyi bir suredir ektigimiz tohumlarin urunlerini almakta oldugumuzu hatirlatirim..
Tesettur anlayisina sadik Islam'in cihansumullugu kavramini ciddiye almaya olanak yoktur. Turkiye'de basini kapamayan kadin musluman degil midir? Amerikada mini etekli musluman bayana ne buyrulur. Ayni bayanlara Turkiye'de rastlanmaz mi? Onlar gavur mudur?
Evet, Islam cihansumul olabilir ama, farkli huviyetler burunerek. Alman Islam'i, Turk Islam'i gibi. Turk islami cok farklidir.. hem de cok...
Ayrica bir nokta daha. Erkekler icin Islam tumuyle cihansumuldur.. Erkekler icin sorun yoktur. Butun sorun musluman kadinlardadir. Kadinlar olmasaydi, Islam butun insanlik icin gercekten tek bir din olarak kabul edilebilirdi. Ne yazik ki, insanlar arasinda kadin denen bir tur yaratiklar yasamaktadir... Onlar icin Islam yalniz bir tur uygulama getirmistir. Supresyon... BASKI... Evet, bu noktadan bakince Islam gercekten cihansumul bir din gibi gorunmektedir. Hem erkek hem de kadin icin.. Evet, haklisin Dilemme. Yanilmisim. Islam cihansumuldur............

 
 Respond to this message   
Dilemma
(no login)
62.158.242.124

sayin Haci,

December 18 2000, 10:59 PM 

size minnet borcluyum, cünkü sayenizde dinime cok daha büyük sevgi ile sariliyor ve gözümde yüceltiyorum. Islam`i Allah`in koruduguna delil istiyorsunuz.. Sizden daha güzel delil bulunabilir mi? Siz ve sizin gibi azili düsmanlarina, koca bir Avrupa, kapitalizm canavari ve aleyhinde cevrilen bütün siyonist entrikalara ragmen hala ayakta Islam.. Allah dinini koruyor..


Ben Avrupa`nin gecmisinde din yoktur demedim. Böyle aptalca bir iddiada bulunabilecegimi ima etmeniz bile komik. Avrupa dini kiliseye hapsedince sahip oldugu kültürden de mahrum oldu diyorum. Avrupa kültür savasini kaybettigini zaten kabulleniyor da biz bunu niye dert ediyoruz anlamak zor. Almanya bazi politik stratejilerle elinde kalan son artiklari kurtarma mücadelesi veriyor ama halk buna gülüp geciyor...

Avrupa`da durum bu... Türkiye de tabi cok daha vahim...

Saygilar


 
 Respond to this message   
HACI
(no login)
151.203.56.139

ALLAH ACABA NEYI KORUYOR?.. KIMI? HANGI DINI?

December 18 2000, 11:55 PM 

Ben size Avrupanin gecmisinde din yoktur diyorsunuz demedim ki... Bakin siz ne diyorsunuz...

Avrupa`da kültür yoktur, cünkü Avrupa`da yasanan bir din yoktur.Karsi kültür vardir, anti-kültür, hip-kültür, kültür-sonrasi, devrimci-kültür vardir.. Din bu kültür tanimlarinin hicbirinde yer alamaz.

Avrupada kulturun varligini inkar ediyorsunuz. Bu kulturun tumu dinsel degildir. Ama Avrupa'da derin bir kultur vardir. Butun Islamik ulkelerdekinden cok daha derindir bu kultur. Mukayese bile edilmez...

Ayrica Avrupa'da yasanan bir din yoktur ifadesi de cok yanlis. Avrupa ve hatta Amerika dindardir.. Ancak dinin yani sira anti-din kultur de vardir ve diger kultur sekilleri de vardir. Avrupa'da her sey vardir Sevgili Dilemma... her sey.. iyisi de, kotusu de, guzeli de, cirkini de.. hristiyanligi da, muslumanligi da.. Avrupa oyle Islam ulkeleri gibi tek tarafli bir kulture sahip degildir. Avrupanin kulturu cok genistir, cesitlidir, derindir ve zengindir. Almanya Avrupa'yi temsil etmez. Bunu unutmayiniz. Almanya'da kultur olmayabilir ve bu dogrudur belki.. Ama Avrupa'nin diger ulkelerinde durum cok degisiktir.
Islam ulkelerindeki kulturun tumunu Islam kulturu olusturur. Anadolunun zengin kulturunu Islam gelmis ve igfal etmistir. Zengin Anadolu kulturu yerini Islamin ilkel kulturune terketmistir. Yine de Anadolu kulturu yer yer yasamaktadir.
Allah'in Islam'i korudugu bir kuruntudur. Boyle bir sey soz konusu degildir. Islam yapisi itibariyle diger kulturlere penetre olma ve onlarla birleserek yok etme egiliminde olan bir dindir. Bunu once Araplar basarmislar ve sonralari diger ulkeler, ozellikle Turk'ler surdurmuslerdir. Simdi bile, Almanya gibi, kultursuz uklelere infiltre olan Islam gucleri orada cesitli yontemlerle Islam'i Almanya'da yaymaya baslamislardir. Seriat gibi, Islam tore ve orfleri, gelenekleri, Avrupa'nin gobeginde firtina gibi esmektedir. Cunku Avrupa'nin toleransi ve hosgorusu, su anda Islam'dan daha fazladir. Insan haklari, din hurriyeti gibi Islam'in tanimadigi bazi imtiyazlari kullanan Islam, Avrupa'da yayilmaktadir. Bunda da basarili olmaktadir. Cunku Almanya'da kultur yoktur. Almanya'ya ayak atan muslumanlar, orada beslendikten, palazlandiktan sonra, kotu niyetlerini henuz anlayamayan diger Avrupa ulkelerine infiltre olmaktadirlar. Avrupa bu sekilde gelisen Islam saldirisina hazir olmadigi gibi, zaten onu durduracak gucten de yoksundur. Ama bu Islam'in gelistigi, yayildigi ve Allah tarafindan korundugu anlamina gelmemelidir. Avrupa Islam'i sizin bizim bildigimiz Islam degildir. Sinirlarini futursuzca asan Islam, boyundan buyuk islere bulasmakta ve kendi kendini hizla yozlastirmaktadir. Verdiginiz ornek aslinda Islam'in cokmekte oldugunun delilidir.. Goremiyor musunuz?
Allah Islam'i koruyormus!!! Bu gulunc iddiayi destekleyecek, benden baska, bir deliliniz var mi elinizde. Hic sanmiyorum..

 
 Respond to this message   
Dilemma
(no login)
62.158.242.124

sayin Haci,

December 19 2000, 2:02 AM 

Kültürle, medeniyet kavramlarini karistiriyorsunuz sanirim. Avrupa`da yaratilan bir medeniyet vardir, kültür yoktur. Medeniyetler dogar, gelisir ve ölürler. Ömürleri kisadir. Kültür binlerce yil yasar. Cöküs her medeniyetin önüne gecilmez alinyazisidir. Avrupa medeniyetinin gerceklestirdigi deger "ilim" dir. Bu deger, gelisme sinirini tamamlamak üzeredir. Avrupa medeniyeti ölüme mahkumdur. Bunun isaretlerini de vermeye baslamistir. Yani sizin Islam hakkindaki müsahedelerinizi ben Avrupa medeniyeti icin aynen kopyalayabilirim. Sombart bakin ne demis; "birbucuk asirdan beri Bati Avrupa ile Amerika`da olup bitenlere akil erdirmek icin seytana inanmak lazim. Bizi gökten koparip, maddenin esaretine sokan o!"

Kültürler de dogar, gelisir ve ölürler . Medeniyet bu yok olusun, erimenin son merhalesidir. Avrupa`da sosyal hayattan tecrit edilen din, büyük bir medeniyetin dogmasini hizlandirmis ve kültürün sonunu yaklastirmis. Her kültürün ise kendine göre bir medeniyeti vardir. Kültürün kacinilmaz sonu medeniyet. Günesten sonra dogan ay, gündüzü kovalayan gece, hayattan sonra ölüm gibi... Büyük medeniyetlerden her biri ayri bir istikamette gelisir ve kendilerine has degerler yaratirlar. Görevleri sona erince de tarih sahnesinden cekilirler.


Kültürün o yaratici dönemi, dev kentlerde sona erer, kendini medeniyete devreder. Kalp yoktur orda, beyin calisir. Yasama arzusu yoktur. Kadinlar cocuk yapmaz olur. Önce zirve yani dev kent cöker, sonra varos, sonra köy. Samimi bir imanin yerini “bilimsel” bir dinsizlik yahut ölü bir metafizik alir. Yaslilara saygi yerine soguk bir maddecilik, benim vatanim yerine milletlerarasi toplum, gercek degerler yerine para, halk yerine yigin devreye girer. Gencler yasayamadiklari, özlemini cektikleri aksiyonu; tv`lerde, sinemalarda, internet salonlarinda ararlar... Yiginlar önce calisir, sonra da tüketir... Insan yoktur. Makine vardir. Mekanizma vardir, vucut degil... Dini inanclarin zayifligindan en cok sapik sekteler faydalanir. Satanizm bugün Avrupa`nin basina bela bu tür sapik sektelerden biridir... Az önce Bayern`de, benim yasadigim sehre yakin bir yerde, dört gencin arka arkaya intihar ettigi haberini tv`den seyrettim. Dört gencin de ayni sekteye ait bir dernegin faal üyeleri oldugu tesbit edilmis. Kilise papazi caresiz, belediye baskanina acil önlem icin cagri yapiyordu...

Islam`in ömrü Avrupa medeniyetinden cok daha uzundur, buna inaniniz. Yani islam, Avrupa medeniyetinin cöküsünü görecektir. Avrupa medeniyetin yerini alabilecek tek alternatif medeniyet, Islam agirlikli bir medeniyet olacaktir. Islam Avrupa`linin ihtiyacina cevap verebilecek güctedir. Irk, dil, renk ayrimi yapmadan bütün insanlari kucaklar. Ruhbanligi kabul etmez, Tanri`ile kul arasina kiliseyi sokmaz, batil inanclara yer vermez, bilimi yasaklamaz, aktif bir dindir; tembellige müsade etmez.

Iste bütün bu sebeplerden dolayi sizin, Avrupa`da yayginlasan Islam ve bunun icin cabalayan müslüman misyonerler hakkindaki aforizmalariniz basit birer senaryodan öteye gitmez.

Saygilar

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
24.147.185.127

DINLER GELIR, DINLER GIDER

December 19 2000, 3:21 AM 

Sevgili Dilemma;
Sosyal gelismelerin yonunu saptamak imkansiz denecek kadar zordur. Bir olgunun geliyor mu, yoksa gidiyor mu oldugu ancak belli bir zaman dilimi icinde degerlendirilebilir. Bazi sosyal olgulari yeterince degerlendirebilmek icin gelecege donemeyecegimize gore, gecmise bakmak zorundayiz. Aslinda gecmis bile yanilticidir ama, baska caremiz yoktur.
Dinlerin durumuna soyle bir bakiniz. Hem Islam, hem de hristiyanlik, ozellikle hristiyanlik, onemli olcude parcalanmistir. Son bir kac yuz yil ise Islamin cokusune sahitlik etmistir. Islam henuz kaybolmamistir ama, giderek zayiflamistir. Ayni seyleri hristiyanlik icin de soyleyebiliriz. Bu gelismelerin gelecege dogru uzatin. Dinler icin pek umut verici bir tablonun gelismeyecegini gormekte gucluk cekmeyeceksiniz. Islam'in Avrupa ve Amerika'da hizla yayiliyor gorunmesi bir illuzyondur. Ozellikle Amerika'daki nedeni hemen tumuyle ekonomiktir. Daha dogrusu, fakir toplumlar arasinda yayilmaktadir Islam. En hizli yayildigi kesim ise, hapisdeki zencilerdir. Son bir umutla Islam'a sarilmaktadir siyahlar. Islam'i yeterince tanimadan, ogrenmeden... anlamadan. Sonra da onu uygulamakta buyuk gucluklerle karsilasmaktadirlar. Avrupa'nin bundan onemli olcude farkli oldugunu sanmiyorum sahsen. Bunun tek istisnasi Turk'ler olabilir. Ama onlar bile son yillarda sektorlere, farkli ve hatta karsit goruslere bolunmeye baslamislardir. Turkiye'deki Islamin cesitli turleri sonunda kendini Almanya'ya da yansitmaya baslamistir.
Bence sizi yaniltan husus, insanlarin inanma gereksinimi ile Islam arasindaki iliskiyi yeterince degerlendirememis olmanizdir. Musluman olma Islam'in daha ustun ve son din oldugunu gostermemektedir. Insanlarin neden musluman oldugunu incelediginiz zaman goreceksizindir ki, bu garibanlar Islam'a son bir umutla sarilmaktadirlar. Baska careleri kalmamistir.
Bence Islam'in her kulturu asimile etme olanagi yoktur. Hele bati kulturunu, asla.. Dusunerek ve begenerek, isteyerek musluman olanin sayisi cok azdir.
Bir elin parmagi ile sayilacak kadar azdir hem de..
Sizin dini yeterince anlayabildiginizi sanmiyorum. Siz Allah ve din kavramlarini cok ciddiye aliyor ve onlara gonulden inaniyorsunuz. Sizinle olan fikir ayriligimiz cok derin. Birbirimizi anlayabilecegimizi sanmiyorum. Dinlerin zamanla nasil bir yon izleyeceklerini kesin olarak bilemem haliyle ama, gecmisdeki gelismelere bakarak diyebilirim ki, dinlerdeki parcalanma surecek ve bir sure sonra tumu de bir daha kendilerini toparlayamayacaklari kucuk parcalara bolunerek, kaybolup gideceklerdir.
Medeniyletler gelir medeniyetler gider, kulturler gelir kulturler gider, dinler gelir dinler gider...
Allah yoktur. Dinler yalandir. Islam bu yalanlarin en buyugudur.
Bunlar benim goruslerimdir..

 
 Respond to this message   
Özgür İnanç
(no login)
212.252.1.184

Dilemma Saçmalıyor ya, iyi ki de saçmalıyor, ya akılcı olsaydı (O zaman bizden olurdu :)

December 19 2000, 8:07 AM 

""Avrupa dini kiliseye hapsedince sahip oldugu kültürden de mahrum oldu diyorum. Avrupa kültür savasini kaybettigini zaten kabulleniyor da biz bunu niye dert ediyoruz anlamak zor. Almanya bazi politik stratejilerle elinde kalan son artiklari kurtarma mücadelesi veriyor ama halk buna gülüp geciyor...

Sevgili Dilemma Avrupa'nın laikliğe çok sıkı tutunarak Dini Gönüllere Ve Tapınaklara özgülemesini ütopik düşünceleri bakımından asla kabullenemiyor.
"Ol Mahiler ki derya içredirler deryayı bilmezler" (Yunus)
İçlerinde yaşıyorsun, kabullen artık, hadi kabullen, Sen de öyle yap, Türkiye'yi değiştirecekler ya, "Önce Avrupa'daki laikliği de değiştirmek gerekli" diye düşünebilirler

Avrupa'nın kültğrden yoksunluğunu ben hemen anlarım: Giyim kuşamlarına bak, Okuma ve öğrenme alışkanlıklarına bak, Ciddiyetlerine bak, Mutfak ve Yemek konularına bak, Siyasal Kararlılıklarına bak

Diyor ki, "Avrupa kültür savaşını kaybediyor"
"Birincisi Kültür Savaşı" deyimi yobazca, çünkü kültür insanlığın ortak değerlerindendir. İnsanlık kültürel farklılıklardan ne ölçüde bilgili olup yararlanabiliyorsa öylece yükseliyor. Avrupa Topluluğu ile Avrupa mutlaka kültürel kaynaşmalarla Ortak Kültür yaratacak, Kültürel ve Düşünsel bakımdan da çoook yükselecektir.

Sevgiyle

 
 Respond to this message   
Dilemma
(no login)
62.158.243.175

simdi

December 20 2000, 3:41 AM 

sayin haci, size yazmami saglayan fikirlerinizdeki sivrilikler... Ayni fikirleri paylastigim insanlarla bir paylasimim zaten olmustur.
Sizinle ortak bir noktada bulusmak gibi bir imkansizi gerceklestirme gayretinde degilim. Iman ilahi bir hidayet. Sadece sizin gibi, Kur-an`i dahi hiristiyan bir misyonerin ingilizce tercümesinden okumayan, cimbizlayan bir insanin; Islam hakkinda, Kur-an hakkinda, Muhammed hakkinda bu derece kesin yargilar ileri sürebilmesindeki cüretin kaynagini merak ediyorum...
Anlastiginiz ve anlasabileceginiz forumdaslarinizla, bundan sonraki sanal hayatinizda verimli yazismalar temennisi ile...

Sayin Özgür.. Akilciliginizin kistasi nedir? Daha cok incil, daha az Kur-an okumak mi? Sufi felsefeyi, vahdet-i vucutu teslis gibi bir akil disilikla bagdastirabilmek mi? Hayir akilci degilim..Cünkü akli fetihler sinirlidir... Sacmaliyorum, cünkü aslinda ben özgürüm...


saygilar

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
24.147.185.127

Anlasalim...

December 20 2000, 3:59 AM 

Sevgili Dilemma;
Goruslerimi oteden beri biliyorsunuz.. Onlari paylasmiyorsunuz. Olabilir...
Aramizda ortak bir anlayisi bulmamiza gerek yok. Siz inaniyorsunuz, ben inanmiyorum. Ben sizi oldugunuz gibi kabul ediyorum. Siz de beni oldugum gibi kabul edin...
Birbirimizle anlasamadigimiz gercegi uzerinde anlasalim... Bu da bir tur anlasma degil midir?
Sevgiler.
Haci..

 
 Respond to this message   
Zuhal Pakdemir
(no login)
212.174.161.81

Özgür İnanç'a

December 21 2000, 11:16 PM 

Özgür bey,
Dünyada en garip şey de akıl dışıların akılcılık iddia etmesi...

 
 Respond to this message   

(no login)
212.174.161.22

Türkler İslamı değiştirmemişlerdir.

December 24 2000, 6:56 AM 

Sayın Hacı,
12 Aralık tarihli notunda Türklerin İslamı değiştirdiğinden bahsediyor.
Türkler İslamı değiştirmemişlerdir; Türklerin müslüman olanları İslamı yaşamışlardır.
Zaten hiç kimse İslamı değiştiremez; Kur'an ne ise odur.
İhsanlar ve toplumlar eğer müslümanlarsa İslam'ın kendilerine verdiği gerçekçi ve çok geniş hürriyeti yaşarlar; yaşamayı amaç edinirler.
Acem mübagalasından uzak durmak lazım...
Dilemma yaman izliyor hepimizi; takipte...

 
 Respond to this message   
M. Selami Çekmegil
(no login)
212.174.161.22

Türkler İslamı değiştirmemişlerdir.

December 24 2000, 6:59 AM 

Acem MÜBALAĞASINDAN uzak durmak gerekir demek istemiştim, yanlışlık için özür dilerim...

 
 Respond to this message   
Haci
(no login)
24.147.185.127

Turk Islam Var mi?

December 24 2000, 7:20 AM 

Sevgili Selami Bey:
Turk'lerin Islam'i ne derece degistirdigini ben bilemem ve bu konuda siz ne diyorsaniz kabul ederim.
Ben duyduklarimi soyledim... Ayrica, Turk'lerin Islam yorumu farkli olabilir ama, ben o konuda gercekten soz sahibi degilim... Siz Turk'ler Islam'i hic degistirmemistir diyorsaniz, bildiginiz bir seyler var denektir...
Konu Turk Islam degildi... Alman Islam ise, mumkundur ve belki de olmalidir.. Ne dereceye kadar gerceklesir, bilemem.
Selamlar

 
 Respond to this message   

(no login)
212.174.161.81

Takdir

December 24 2000, 10:56 AM 

Değerli dost fikir adamı Hacı,
Doğruyu hedefleyen tavrınız için sizi kutluyorum.
son mesajınızla işin özünü çozmüş oluyorsunuz; ve takrar başa dönüyorsunuz.
Buna göre başa dönünce aramızda sanki pek farklı bakış açısı kalmadığını anlıyorum; ve en baştaki yazıyı birlikte tekrarlıyoruz.
saygılar, sevgiler...

 
 Respond to this message   
FAKİR
(no login)
212.65.143.187

FAKİR

December 27 2000, 2:27 PM 

· İslamın özelliği bu...
Onu karakterize eden temel ilkeler bireylere ve toplumlara göre değişmez.
Gerisi onun bireylere ve toplumlara tanıdığı geniş bir hürriyet alanıdır ve onun özelliğidir.

· Islam'in ne olup olmadigi kesin olarak bilinmemektedir ve hala yeterince anlasilmamistir. Islam'i muslumanligin bes kosulu ile sinirlandirmak tumuyle yetersiz bir yaklasimdir. Islam bir yasam seklidir.
· Etikenlenmek değil imanım çerçevesinde insanlığım önem kazanır .. Çerçeve içinde hareket serbestliğim vardır ama değiştirme hakkım yoktur, kendimi değiştirmeye çalışmaktan ziyade .. İşte burada pratikte uygulama farklılıkları ortaya çıkması dinin değil dini uyguladığını iddia edenlerin eylem biçimlerinde ortaya çıkar.
· İslam bir eylemler bütünü olmaktan çok bir inanç ve algılama olayıdır ruhdur.Uygulamalar çağları aşar geri kalır değişir ama hiç bir zaman islamın kendisi olamaz.
· İslam'la onun vücut verdiği çeşitli medeniyetleri biribirine karıştırıyor. Bir Arap İslam Medeniyeti olabilir ama, Arap İslamı asla...
İslamı tarif eden ve belirleyen mahdut ve temel nitelikteki karekteristik ilkeleridir. Bunun dışında, bu karakteristik ilkeleri tağyir ve tahrip etmemek kaydıyla, hayatı dilediği gibi yaşamak, ve kendini dilediği gibi geliştirmek insana tanınmış ihlal edilmez bir hak ve geniş bir hürriyettir. İslamı cihanşumul kılan temel özelliğidir bu. Şanlı Kur'an, bu Hüriyetini kullanırken insanın islami hareket edip etmediğini belirlemede yegane kıstas olarak da tercihlerinde akli ve ilmi seçenekleri mi, yoksa keyfi davranıp heva ve heveslerini mi esas aldığına dikkat çekmiştir.
Mesele budur...
· İslam -ama salt İslam- kendini, doğruyu hedef alma yöntemi, doğruya yönelme ve
hurafelerden arınarak gerçeklere ulaşma ideali olarak; İslam dışındaki yaklaşımları da "gerçeklere sırt çevirme", "yanlışa şartlanma", "dogmalara mahkum olma" şeklinde anlatıp uyarı getiriyor. İslamı karakterize eden temel ilke budur ve tanrıyı birlemektir; tevhittir.
· Madem Islam size gore herkese diledigi gibi yasama ve kendini gelirtirme hurriyeti taniyor, o halde ALMAN ISLAM'I olabilir diyeceginize, olamaz diyorsunuz.?!...
· Elbette Alman, İslamı benimseyerek Müslüman olur ve çok sayıda Müslüman Alman vardır. Ama Müslüman Alman'dan söz etmek başka İslamı (temel prensiplerinin dışına taşıyarak) Almanlaştırıp "Alman İslamı" diye birşey icad etmek başka.
· Belki de Alman'lar Islam'i, Turk'lerin Islam'i degistirdigi gibi degistirecek.. Kendi caplarinda.
· Ne de olsa dini eylem insanin kendi kendini kandirmasi degil mi. Ha oyle olmus, ha boyle.
· Dogmacılığı teşvik eden dinlerden farklı olarak İslam'ın işi akılla ve akıllılarla...
Bu espriyi gözönüne almadan soruna doğru bir çözüm bulmak imkansız gibi geliyor bana...
· Siz dinlerden bahsediyorsunuz ben Din'den. Farklı alanlardayız.!
· Arkadaşlar, İslam Kur'andır, Kur'andaki öğretilerdir, hayattaki renklerdir...
Onu isteyen benimser isteyen reddeder...
niye kendinizi ki? (reddetmeye meyillisiniz y.n.)
· Muhtelif görüşlerde Muhsin, yaptığı işi Allah için yapan, esas olarak onu dikkate alarak iyilikler yapan ve o sebeble işini noksansız bitiren ve her işin hakkını veren kimse demektir , diye yorumlanıyor.
· Din Avrupa`li icin afyondur. Dinli bir kültür uyutma endüstrisi olarak görülür.
Dininden tecrit edilen Avrupa`li yigin, toplum olarak "calisacaksin", sonra da ayni derecede tahripkar bir mecburiyet yükleyerek "tüketeceksin" despotluguna karsi siginacak bir kovuk arar. Yalanci bir refah dünyasinin "kisir döngü" sünden kurtulmanin en kestirme yolu tüketime karsi savas acan bir dinin bahsettigi manevi huzurdur.
Ve Avrupa Islam`a kosar...
Yani Avrupa islam`lasir, Islam Avrupa`lilasmaz.
· Insanlar, Islam`a göre önce dogustan esittirler: kullukta, fanilikte esitlik. Sonra,iman sayesinde yeni bir esitlik kazanirlar, kardes olurlar.
Kültürel farklar Islam`i kaidelerin yasanmasinda aykiriliklar olusturmaz.
· Ben de kendimce seviyorum Tanrımı!
· Islam bir yasam seklidir.... Cag disi kalmis bir yasam
sekli...... Islam sosyal adaleti, esitligi insanliga yayamaz. Islami degerler cagdas
toplumlara uygulanamaz .... ?????? !!!!!!!
· Islam bir pakettir! (aferin)
· Size Turkiye'deki gercekleri hatirlatayim ve neden Islam'in en azindan Turkiye'de yozlasip, kaybolmaya basladigini anlayin. Musluman Turk halkinin pratik ettigi Islam cok farklidir. Biz Islam'in bazi yonlerini alip, digerlerini ihmal eden musluman bir toplumuz. (ne kadar güzel y.n)
· Halk artik Islam'i istendigi sekilde pratik etmemektedir ve...
· Islam, oldukca farkli din ve geleneklere sahip toplumlar arasinda hizla yayilarak, kendine has ilginc bir kultur olusturmustur.
· Dinsel İnançların özünde dokunulmazlık ve tabulaşma vardır. Dinsel İnancı fazla tartışınca küskünlük ve kırgınlık oluyor ve hatta hem insanların inancı ve hem de inancın kendisi tahrib oluyor.
· Avrupa`li hiristiyandir. Avrupa`li vatandas her ne kadar, her firsatta ifsa etmese de hiristiyandir. Humanizmine, kapitalizmine ragmen hiristiyandir.
· Mustafa Kemal Zaferlerinin hepsini Hakkıyla hak ederek kazanmıştır. (J )
· Surasini da ekleyim. Her ne kadar Islam icin cagdaslasmaktan baska kurulus yolu gormuyorsam da, bunun gerceklesemeyecegini cok iyi biliyorum. Islam gelecek zamanlara uyamayacak kadar bagnaz, gerici, tutucu bir dindir. Yok olmaya mahkumdur. Bu akibetin diger bir nedeni de, Dilemma gibi muritlerinin olmasidir. Allah'dan yardim uman zavalli, gariban, beceriksiz, yeteneksiz, anlayissiz, caresiz zavallilar...... ( L)
· forumda ilk okuduğumda ve şimdi çok farklı değerlendiriyorum; Sabırlı ve hoşgörülü yönü gelişiyor, antipatik söylemleri de var mı? Direngenlik yapıyor ancak hepimiz etkiliyoruz ve etkileniyoruz, değişiyoruz. İnsanlar insanları tanıdıkça sempatik buluyor. Ve onu olduğu gibi kabullenebilirse hoşgörülü oluyor.
Dilediğim şu, İnsanlar bu dünyada iyiliklerle yarışsınlar, kanaatkar ve güvenilir olsunlar, Dünya nimetlerinden olabildiğince adil yararlanabilsinler, faniliklerini kabullensinler ve en büyük çoğunlukla olabildiğince mutlu olsunlar ve fakat birbirlerinin mutsuzluğuna neden olmaktan kaçınsınlar, sakınsınlar... (J J J )
· Din Avrupa kulturunun temelinde yatmaktadir. Bin yil en yobaz ve tutucu hristiyanligin pratik edildigi Avrupa'da, dinin penetre olmadigi kulturel etkinklik yoktur denebilir. Bu derin etkilerden kolay kolay kurtulmaya olanak yoktur. Avrupa'da son derece zengin bir kultur vardir. Bu kultur hem din hem de dine karsi gelen, reaksiyoner akimlarin bir araya gelmesinden olusmus bir karisimdir.
· Avrupa dini kiliseye hapsedince sahip oldugu kültürden de mahrum oldu diyorum. Avrupa kültür savasini kaybettigini zaten kabulleniyor da biz bunu niye dert ediyoruz anlamak zor.
· Avrupa`da kültür yoktur, cünkü Avrupa`da yasanan (ama metazoride olsa yaşatılmaya çalışılan ... y.n) din yoktur.Karsi kültür vardir, anti-kültür, hip-kültür, kültür-sonrasi, devrimci-kültür vardir.. Din bu kültür tanimlarinin hicbirinde yer alamaz.
· Kültürle, medeniyet kavramlarini karistiriyorsunuz sanirim. Avrupa`da yaratilan bir medeniyet vardir, kültür yoktur. Medeniyetler dogar, gelisir ve ölürler. Ömürleri kisadir. Kültür binlerce yil yasar. Cöküs her medeniyetin önüne gecilmez alinyazisidir.
· Kültürler de dogar, gelisir ve ölürler . Medeniyet bu yok olusun, erimenin son merhalesidir.
· Büyük medeniyetlerden her biri ayri bir istikamette gelisir ve kendilerine has degerler yaratirlar. Görevleri sona erince de tarih sahnesinden cekilirler.
· Sosyal gelismelerin yonunu saptamak imkansiz denecek kadar zordur. Bir olgunun geliyor mu, yoksa gidiyor mu oldugu ancak belli bir zaman dilimi icinde degerlendirilebilir. Bazi sosyal olgulari yeterince degerlendirebilmek icin gelecege donemeyecegimize gore, gecmise bakmak zorundayiz. Aslinda gecmis bile yanilticidir ama, baska caremiz yoktur. ( ne kadar güzel y.n)
· Bence sizi yaniltan husus, insanlarin inanma gereksinimi ile Islam arasindaki iliskiyi yeterince degerlendirememis olmanizdir. (ya yazarını y.n)
· Siz Allah ve din kavramlarini cok ciddiye aliyor ve onlara gonulden inaniyorsunuz. Dinlerin zamanla nasil bir yon izleyeceklerini kesin olarak bilemem haliyle ama, Birbirimizi anlayabilecegimizi sanmiyorum (neden ?! y.n.)
· Sizinle ortak bir noktada bulusmak gibi bir imkansizi gerceklestirme gayretinde degilim. Iman ilahi bir hidayet.
· Aramizda ortak bir anlayisi bulmamiza gerek yok. Siz inaniyorsunuz, ben inanmiyorum. Ben sizi oldugunuz gibi kabul ediyorum. Siz de beni oldugum gibi kabul edin...
Birbirimizle anlasamadigimiz gercegi uzerinde anlasalim... Bu da bir tur anlasma degil midir? (bu kadar kesin çizgiler arkasında ve arasında kalmaya çalışmak NEDEN?! Y.n.)
· TÜM DOSTLARA
Doğruyu hedefleyen tavrınız için sizi kutluyorum.
son mesajınızla işin özünü çozmüş oluyorsunuz; ve takrar başa dönüyorsunuz.
Buna göre başa dönünce aramızda sanki pek farklı bakış açısı kalmadığını anlıyorum; ve en baştaki yazıyı birlikte tekrarlıyoruz.
saygılar, sevgiler...
Nacizane fırsat buldukça girdiğim sayfada pek duramazsam da indirip daha sonra offline olarak okuyup değerlendirdiğim yazılardan bana göre bazı anahatları derledim. Hepiniz hepimiz Allah’ın (C.C.) yarattığı güzel düşünen kullarıyız, inanç oranı şekli nispeti fark gösterse de birer kul olduğumuzun bilincindeyiz, ne güzel. Tekrar, müsadenizle, inanan ve inanmayan ama inandığının farkında olmayan fakat kalbi temiz, duyguları insani olan tüm yaratılanların mübarek ramazan bayramını kutlar, sağlık, mutluluk, esenlik dilerken; Cenab-ı Hak’tan sizlerin ve sizleri seven ve değer verenlerin birbirinin acısını yaşamamasını niyaz ederim.

 
 Respond to this message   
Zuhal Pakdemir
(no login)
212.174.161.111

Teşekkür

December 28 2000, 4:55 PM 

Selami beyin ortaya getirdiği bu tartışmadan çok yararlandım. İslam'ın kendine özgü karateristiğini ve tüm insanlık dini oluşunu şimdi çok açık (yakinen) görüyorum. ilgili herkese çok teşekkür ederim...

 
 Respond to this message   

(no login)
212.174.161.172

Teşekkür.

February 17 2001, 3:04 AM 

Şahsen ben de bu sayfaya katılarak konunun etraflıca açılmasına katkıda bulunan herkese ve zuhal hanıma teşekkürler ediyor, sevgi ve saygılar sunuyorum...

 
 Respond to this message   

(no login)
212.174.161.165

Alman İslamı

March 10 2001, 11:56 AM 

Bu yazının Ümran Dergisinin Mart 2001 sayısında "Alman İslamı da Ne" başlığı ile yayınlandığını bilgilerinize sunmak istiyorum. Tartışmacı arkadaşlara tartışmalarını oraya taşımalarını da salık veriyorum.

 
 Respond to this message   

MGK
(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Musaade ederseniz,

March 13 2001, 10:11 PM 

bu güzel ve ''detayli'' fikirlerinizin ortaya koydugu konuya daha yalin bir sekilde,farkli bir acidan yaklasmak istiyorum.

Inanc acisindan.

Kisacasi inanmak...

Insan neden inanir?
Neden inanma ihtiyaci hisseder?
Farkli inanislar neden olusur?

Insanoglu dogadaki diger canlilardan ''muhakeme yapma'' kabiliyeti sayesinde farklilik gosteren bir canlidir.Bazen bunu unutacak kadar bir yanilgiya da kapilabilmektedir.

Insan, her canli gibi, bilmedigi birseyden korkar. Ondan cekinir.Meraki sayesinde ona temkinli olarak yaklasir ama cekingendir,urkektir.

Simdi,acaba korku-inanmak bagintisindan yola cikarak dinleri su sekilde ele alabilirmiyiz?

Ama once müsadenizle nufus cüzdanima habersizce yani bana sorulmaksizin yazilmis olan din'im ve diger dinler konusunda bana yon veren bir yasanmisligimi dile getirmek istiyorum.

Lise 2 sinifta bana verilen ''Dunya Din Tarihi'' baslikli yillik ödevimi hazirladiktan sonra ortaya cikan fikrimi buraya yazmak istiyorum.

Dünyadaki dinleri geriye dogru giderek bastan kabaca ele alirsak sunlari goruyoruz.

Eger bu dinleri teker teker kendi icerisinde ele alirsak, tekrar detaylar icerisinde kaybolabilecegimizi dusundugumden, genel olarak bir yaklasim ile hatirldigim kadarini dokmeye calisacagim.

Dünyadaki dinler tarihinde ozetle,

Gok Tanri:Yildirirm,gok gurultusu,yagmurlar,ruzgar vs
Yer Tanri:Depremler,ucurumlar,agaclar,sel,yerkaymasi vs
Ates Tanrisi:Atesin kendisine tapma...
Samanizm:Atese bagli olarak tapinma
Puta tapma:Nesnelere tapma(buyuculer yol gostericiler)
Budizm:Put,dusuncelere dayali...
Modern dinler:Peygamberli dinler

Yukarida kesfedildikce, ya da kontrol altina alindikca yok olma gibi ortak ozellikleri olan, tanriların ve buna bagli olarak inanclardaki degisikliklerin bir tarihcesi var aslinda.

Kesfedildikce onemini yitiren bu tanrilar ve inanclardan bir sonuc cikarmak icin detaylarda kaybolmanin geregi bence yoktur.

Insanoglu, bilmedigi ve korktugu seye her zaman inanmistir.Hala da inanmaktadir.

Hipotezler ve teorilerden ileriye gidilemeyen, paradoks misali konulari gozumuzun onune koyarak yasatilmaya calisilan modern dinler ve onların yol göstericileri ya da yol gostericilige soyunanları da, hala hazirda bu teorilerin arkasinda varliklarini idame ettirmektedirler.

Bilinmeyene inanmak..
Bilindigi an önemini yitirecektir bence...

Mesela,bundan dolayidir ki...Son zamanlarda gündeme gelen genlerin yapisinin cozulmesi olayinda bir cok etekler titremeye basladi.

***

Insan muhakeme kabiliyetine sahip bir canlidir demistim. Muhakeme derken-mantgini kullanma-neden sonuc-karsilastirma,tartma-analiz etme gibi-gelistirdigi bu kabiliyetlerinin sonucunda ulastigi bir fikir olacaktir.

Simdi...
Mezhep,tarikat gibi olaylara bir göz atalim.

Neden mezhepler olusmustur?
Farkli yorumlar farkli yaklasimlar ve farklı algilamalar semsiyelerinin altinda birikmelerden dolayı.
Keza tarikatlarda.

Mesela,kutsal kitaplari hepimiz okuyoruz...Din konusunda yol gostericiler dahil.
Her bir kimse baska baska manalar cikarmakta.Bu farkliliklar taraf buldukca mezhepler, tarikatlar olusmakta...

Ayrica,

Insanın egitim seviyesine baglı olarak degiskenlik gosteren bir algılama farklılıgı ve buna da paralel olarak degisken bir tahayyulu ve dolayisi ile sonuca varma farkliliklari olacaktir.
Toplumu olusturan bireylerin her birinin farkli algilamalara sahip olacagini gormemek icin kor olmak lazimdir.
Ve bu bireylerin olusturdugu toplumda da otomatikman farkli bir algilama ve fikri olusacaktir.

Inancin farkliligi ise bence soyle olmaktadir.
Onune konulan kurallari,sartlari,yaptirimlari egitimli bir insan kendisine kazandirilan muhakeme yetisini daha fazla filtrelerden gecirerek uygulayacak,tersi durumlarda egitim seviyesine bagli olarak gecirdigi filtreler daha az ve hatta gecirken olacaktir.Ya da tikali olacaktir.Irdelemeksizin inanma gibi.

Duyduguna inanan ile ne oldugunu merak ederek inanan bireylerin farkli uygulamalarinin olmasi da kacinilmaz olacaktir.

Farkli toplumlarda da farkli algilamarda kacinilmaz olacaktir.

''Tek''olduguna inananilan tanriya ulasmak icin ''kisinin kendi dinini secme ve uygulama ozgurlugunu''hice sayarak, dini bir futbol takimi gibi gorup, sahip oldugu taraftar sayisindan guc alip sovenistimsi bir şekilde, ''vay efendim Almanya'da Islam nasil'' ele aliniyor'' diye negatif fikir yuklu bir konu ile uzulmeleri yerine, bence ''Almanya'da dahi kitleler tarafindan uygulanmasi''ile sevinmeleri, onlara daha fazla bir pozitif duyguyu hissetme,o pozitif duyguyu yaşarayarak pratik etme keyfini tattiracaktir.

En azından hatirlatacaktir.


Pozitif olmak,inanarak ve ibadet ederek korumaya calistigimiz ruhumuzun sagliginin vazgecilmez bir vitmini...Degil mi sizce???

Tanriya sukur kutuplarda islamı konusmuyoruz.

Ay'a gore ayarlanmis hicri takvime bakip ramazan ayinin zamanini,
Gunes'in hareketine ve batisina gore namaz saatlerini ve oruc acma zamanini nasil tayin ederdik?

 
 Respond to this message   
perhan
(no login)
212.174.160.229

işte cevap

June 24 2001, 12:03 PM 

Soru: Hocam, son sorumuza doğru gelirken bu üzerinde konuştuğumuz “Türk Müslümanlığı” “İslam’ın protestanlaştırılması’ olarak değerlendirilmesi yapılıyor. Sizin yaklaşımınız nedir?
Cevap: Bence hedeflenen; statüko’yu meşrulaştıran, Allah’ın iradesini kulların idaresine tabi kılan veya indirgeyen bir Müslümanlık anlayışı empoze etmek. Bunun ismine ne denirse densin, İslam’ın dejenerasyonunun başka bir versiyonu demektir. Her sistem, meşruiyetini onaylatmak için, laikliği zedelemek pahasına da olsa, toplumun benimsediği dinin onayını da almaya çalışır Bunun mümkün olmadığı durumlarda da dinin kendine uygun bir tarifini bulur ve onu empoze etmeye çalışır. Türkiye’de de yapılmak istenen budur, bizce...
Soru: ... Sizce itikadın oluşmasında üzerinde


Hikmet Zeyveli hocanın bu konuda Nida Haziran sayısındaki cevabı şöyle. İşte sorun'un cevabı:

önemle durulması gereken konu nedir? Yani Müslümanlar nasıl bir imandan mükellefler?
Cevap: İmanın, “olmazsa olmaz şartı” samimiyettir. Temelinde samimiyet olmayan hiçbir inanç veya eylemin İslam’da değeri yoktur. Anca, bu şart yeterli değildir. Samimiyetin cehd ve gayretle birleşmesi gerekir. Aksi takdirde samimiyetlere rağmen nice cinayetler işlenebilir. Yine bu ikisi de yetmez. Samimi ve gayretli insanların inanç ve itikatlarını oluşturmada veya tercih etmede “ilmi yol”u tercih etmeleri de Rabbimizin bir emridir (İsra:36). İnsanların, Allah’ın bahşettiği akıllarını ve fıtri kabiliyetlerini bütünüyle seferber ederek itikatlarını oluşturmaları lazım...

 
 Respond to this message   
perihan
(no login)
212.174.160.229

İşte Cevabı

June 24 2001, 12:11 PM 

yukarıdaki kayıtta önelik sonralık karışması oldu, yeniden yazıyorum. Nida drgisi haziran sayısında Hikmet Zeyveli bey'in sorunla ilgili cevabı şöyle; bakalım haci buna cevap verebilecek mi? Tabii mantıklı olarak...


Soru: Hocam, son sorumuza doğru gelirken bu üzerinde konuştuğumuz “Türk Müslümanlığı” “İslam’ın protestanlaştırılması’ olarak değerlendirilmesi yapılıyor. Sizin yaklaşımınız nedir?
Cevap: Bence hedeflenen; statüko’yu meşrulaştıran, Allah’ın iradesini kulların idaresine tabi kılan veya indirgeyen bir Müslümanlık anlayışı empoze etmek. Bunun ismine ne denirse densin, İslam’ın dejenerasyonunun başka bir versiyonu demektir. Her sistem, meşruiyetini onaylatmak için, laikliği zedelemek pahasına da olsa, toplumun benimsediği dinin onayını da almaya çalışır Bunun mümkün olmadığı durumlarda da dinin kendine uygun bir tarifini bulur ve onu empoze etmeye çalışır. Türkiye’de de yapılmak istenen budur, bizce...
Soru: ... Sizce itikadın oluşmasında üzerinde önemle durulması gereken konu nedir? Yani Müslümanlar nasıl bir imandan mükellefler?
Cevap: İmanın, “olmazsa olmaz şartı” samimiyettir. Temelinde samimiyet olmayan hiçbir inanç veya eylemin İslam’da değeri yoktur. Anca, bu şart yeterli değildir. Samimiyetin cehd ve gayretle birleşmesi gerekir. Aksi takdirde samimiyetlere rağmen nice cinayetler işlenebilir. Yine bu ikisi de yetmez. Samimi ve gayretli insanların inanç ve itikatlarını oluşturmada veya tercih etmede “ilmi yol”u tercih etmeleri de Rabbimizin bir emridir (İsra:36). İnsanların, Allah’ın bahşettiği akıllarını ve fıtri kabiliyetlerini bütünüyle seferber ederek itikatlarını oluşturmaları lazım...

 
 Respond to this message   
Sabah Yıldızı
(no login)
212.98.4.253

teşekkür

July 7 2001, 10:26 PM 

böylesine yararlı ve aydınlatıcı bir tartışmayı önümüze getirdiği için alternatiforum'a teşekkürler

 
 Respond to this message   
./..
(no login)
212.174.161.112

Gerçekten çok düzeyli düzeyli bir tartışma

November 11 2001, 9:54 AM 

Müthiş, düzeyli ve yararlı bir tartışma imiş bu...

 
 Respond to this message   
Sinameki
(no login)
212.174.161.141

Haydaaa

November 10 2002, 7:12 AM 

İstermisin şimdi bir de Kürt İslamı çıkansınlar!...

 
 Respond to this message   

(Login uygaro)
195.175.240.238

Görmek isteyen gözlere...

November 17 2002, 1:06 AM 

Katılımcıların tamamı 'Alman İslamı' üzerine düşüncelerini belirtmişler. Ancak gözden kaçırdıkları gerçekten de çok önemli bir durum söz konusu. Yaklaşık bir yüzyıl önce Alman imparatoru Wilhelm için de Osmanlı da ve islam aleminde bir söylenti yayılmıştı. Söylentiye göre, Wilhelm, kılık değiştirerek gizlice Hacca gitmiş, müslüman olmuş ve Hacı Wilhelh Muhammed ismini almıştı. Benzer hikayeler bu yüzyılımızda da ortaya şıktı. Ama bu kez, farklı bir ülkede: İngiltere. Hikayeye göre, İngiliz sarayı top yekün islamı seçmişti, tüm haneden 'gizli din' güdüyorlardı. Özellikle Prens Charles, cami ziyaretlerinde bulunnuyor, gövde gösterilerinde bulunuyordu.

Peki, tüm bunların altında neler yatıyor? Hiç merak edip de araştıran oldu mu acaba, yukarıdaki katılımcılar arasında?

Bu konuda size mutlaka okumanızı salık vereceğim bir Kaynak var:

Küreselleşmeyi tüm insanlığa dayatan ABD ve AB; direnen ulusal devletlerde etnik ayrılıklara, kültürel farklılıklara ve dinlere, özellikle İslam'a yakın bir ilgi göstermektedir. Kitap, Almanya'da yaşayan vatandaşlarımızın, bu ilginin gerçek yüzüne tanıklığını anlatmaktadır.


 
 Respond to this message   
Current Topic - Alman İslamı
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss