DUSUNSEL OZGURLUGU TEHDIT EDEN KARANLIK GUCLER NELERDIR?
April 23 2001, 10:30 PM
DUSUNSEL OZGURLUK NEDIR?
Insanlarin dusunen hayvan olduklarindan bahsetmistik. Beynimiz, digerleri gibi bir organdir. Bazi gorevleri vardir. Bunlarin basinda dusunme gelir.. Beyin dusun uretir.. Bobrekler idrar uretirken. Insan dusunmeden edemez. Elinde degildir.. Dusunmeye mecburdur.
Bu acidan bakinca dusunmenin sonradan kazanilan bir
insan hakki olmadigi anlasiliyor. Dusun hak olmaktan da ote, insan olmanin kacinilmaz, temel ve dogal niteliklerinden biri gibi duruyor..
Dusunmenin siniri olamaz.. Cunku insan imajinasyonunun limiti olamaz.. Insan beyninin ise belli bir kapasitesi vardir. O kapasiteye yaklasilmistir. Insan beyninin bellek icin ayirdigi yorelerinin buyuklugu, bilgi sahibi olmanin sinirini saptar.. Insan dunyada
mevcut her seyi ogrenemez. Ama bellegine yerlestirebildigi bilgileri isleyerek onlardan farkli anlamlar cikarabilir. Bu yetinin bilinen bir siniri yoktur..
Ayrica dusunme tumuyle subjektif ve soyut bir eylemdir.. Gorulmez, isitilmez, koklanmaz.. Okunamaz, duyulamaz ve herhangi bir sekilde algilanamaz, anlasilamaz..
Bu gozlemlerin isiginda diyebiliriz ki, dusuncenin ozgurlugunden bahsedilemez.. Dusunsel ozgurluk yoktur! Cunku ozgurluge gerek yoktur.. Insan her turlu konuyu dusunur ve dusunlerini sinirlandirmaya olanak yoktur..
Buraya kadar yazdiklarim oldukca mantikli gibi geliyor. Ozellikle insanin her konuyu korkusuzca ve sinirsiz bir sekilde dusunebilme yetenegine meydan okumaya olanak yok.. degil mi?
Ama yine de, insanin bazi konulari dusunmesini onleyen ve dusuncelerine limit koyan karanlik gucler vardir.. Yukardaki ifade tumuyle dogru degildir..
Neden dogru degildir?
Nedir insanlarin istediklerini, istedikleri sekilde dusunmesini onleyen ve onlara limit koyan karanlik gucler acaba?
Su anda butun isimi gucumu biraktim, o karanlik gucleri dusunmeye basladim... Insallah vardirlar.. Yoksa rezil olacam.. Acaba onlarin varligini iddia etmekle acele mi ettim.. hatali mi davrandim?
Yok canim, bosver.. Olmazsa bir seyler uydururum..
Haci Ali hep oyle yapmiyor mu?
keh keh keh..
Selamlar
Haci
Insan beyninin dusun urettigini soyledik.. Beynin gorevlerinden biri dusunmedir.. Soru su; Beyin istedigi her konu uzerinde dusunebilir mi? Insan dusuncesi sinirlandirilabilir mi?
Dusunmenin tumuyle subjektif ve soyut bir eylem oldugundan bahsettik. Gorulmeyen, isitilmeyen, koklanmayan, anlasilmayan bu etkinligi durdurmaya, tahdit etmeye veya yonlendirmeye olanak var midir? Baskalarina aciklamadigimiz dusunleri etkileyebilecek
karanlik gucler var midir?
Evet, vardir, olmalidir, olmuslardir ve gelecekte de olacaklardir.. Insan her istedigini, her istedigi an veya her istedigi sekilde dusunemez.. dusunmemelidir.. Bazi gucler buna engel olur. O gucler insanin kendi icindedir.. Insan bilgisi, kulturu, deneyimleri,
yasi, cinsiyeti, tahsili, zekasi ve daha bir cok nitelikleri muvacehesinde dusunur. Insan kendi dusunlerini kendi desenledigi ozel bir filtreden gecirir.. O filtreden gecenlerin dusunulmesine izin verir. Dusunsel filtrenin duyarligi kisiye gore
degisir.. Asiri dindar biri Allah’in olmadigini dusunemez. Cunku bilgisi, egitimi ve gorgusu onu bu sekilde dusunmekten men eder. Bir ana oglunu oldurmeyi tahayyul edemez. Cunku icguduleri geregi onu korumakla yukumludur. Bunlar gibi daha binlerce tabu
vardir. Demek ki dusunsel ozgurlugun bile belli bir siniri vardir..
ilginc bir nokta var..
özgürlük kelimesinin başına
hangi kelimeyi getirirsek getirelim
hemen tehlikeli sulara dalmış oluyoruz..
özgürlük üzerine düşünerek sonradan düşünsel özgürlük
tarafına bakacaktık degil mi?
özgürlük kavramı insana uygulanmaya başladıgı andan itibaren ortaya pek celişkili görüntüler oluşmaya başlıyor.
Diyorum ki özgürlük kavramı insana uymuyor ...
Hadi bakalım şimdi ne olacak..
Özgür insan
özgürce düşünen
özgürce hareket eden
özgürce özgürce özgürce..
Kime ve neye göre özgür..
Sınırları cizili kavramlar nasıl özgürlük kelimesi ile
ilişiklendirilebilir..
özgürlük ilişiksiz ve tekil bir kavrammıdır..?
Yoksa sınırlı özgürlük diye bir kavram var mıdır?
Sınır ve özgürlük aynı anda yaşayabilirmi bir arada?
Haci.,
Yazilarinizi takip ediyorum uzunca bir suredir. Iyi birikimleri olan birinden cok iyi bir arastirmaci oldugun belli.
Yukaridaki yazilarinda; Once Dusuncede sinir yokturu islemis daha sonra cevirisini yaptigin makalenin sonunda bir de bakmissin dusuncede sinir vardir Bunu gorunce de cevir kazi yanmasin.
Dusuncede sinir vardir olarak devam etmissin.
Hic sevmedigin Freud da bunlari yapiyordu kendi urettigi fikri daha sonra karsit olarak kullaniyordu.
Ama o kendi uretiyordu. Senin gibi tercumeleri fikriymis gibi satmiyordu. Senin dedigin gibi tolstoydan filan calintilar degil onlarin psiko analizini yapiyordu
Psikoloji iste bu organic olmayan fonksiyonardan bunlarin icgudusel cakismasindan olusuyor.
Sen istedigin kadar hersey organic de bakalim.
Yukaridaki Milliyetcilik, bir varolusculuk bunaliminin degisik ideolojik akimlarca benimsenmesidir. Bu kisilerin psikolojik deprasyonlarinin sonucuna gore degisik sekillerde Milliyetcilik akimini surdurmeleri kisilerin varolmak icin verdikleri mucadeleden baska birsey degildir.
Bu durumda Milliyetciligi kendi cikarlari ve varoluslari uzerine tekellestirenlerin sorunlarina egilmek lazim bence:-))
Haci taklit etmez, Haci taklit edilir.. Haci fikir uretir.. uretenlere de hurmet eder..
Uzulerek soyleyim, Haci’nin Freud hakkindaki dusuncelerini hic anlamamissiniz ve Haci’yi “out of context” aliyorsunuz..
Haci kimsenin makalesini cevirmemistir bu bolumde. Haci ceviri yaparken kaynagi belirtir..
Haci dusuncede sinir vardir dememistir. Ne buyuk bir iftira.. Ne yalan...
Dusuncenin siniri yoktur demistir..
Dusunceye kisinin kendisi sinir koyar demistir.. Filtre koyar..
Beyin kapasitesinin, ogrenmenin, bellegin siniri vardir demistir..
Haci Freud’u sevmiyorum dememistir.. Hatta sevdigini bile soylemistir, bir roman yazari olarak.. Eserlerini fiction olarak cok begenir ama bilimsel olmadiklarini iddia eder ve iddalarini kanitlar.. Bazilariniz gibi Freud saplantili degildir Haci..
Freud’un dogurgan oldugundan bahseder.. yaraticilik gucunden bahseder.. Ama onlarin bilimsel olmadiklarina deginir..
Freud bir sarlatandir, bu gunku standartlarla. Cunku yazdiklarinin hic biri, iddialarinin hic biri bilimsel temellere dayanmayan kurgu bilimsel eglence kabilinden iddialardir. Freud eglendirmistir, egitmemistir. Cunku egitecek bilgilerden kendisi de yoksundu.
Ama yasadigi donemde, yazdiklarinin fiction oldugu bilinmiyordu. Belki kendisi bile onlarin yalan ve yanlis olduklarinin farkinda degildi. Icinden geldigi gibi yaziyordu ve yazdiklarinin dogru olduguna inaniyordu.. Hitler bile onlari ciddi saniyordu ve kitaplarini yaktirmisti..
Bu bolumde ve diger bolumlerde Haci hic bir ceviriyi benimdir diye yayinlamaz. Bunu boyle bilesiniz. Haci’nin fikirleri dogrudur veya yanlistir ama, kendinindir.. Yalniz kendinin.. Ayni fikirleri
baskalari ile paylasmis olabilir.. ve eger arada bir benzerlik varsa, orasi Haci’nin kusuru degildir.. Sizinle benzer seyleri dusunuyor olmam, sizin taklit ediyor demek degildir..
Freud bir atesittir.... Sapina karsi dinlere karsi olan bir Yahudidir..
Hala Haci’nin yazilarini tam olarak okumadan veya okuyup da anlamadan , onlari yanitlamaya calisiyorsunuz.. Kendinize yazik ediyorsunuz..
Sevgili Sibosh;
Insanin kendini anlamasindan daha onemli bir durum vardir veya en azindan o kadar onemli bir durum... Baskalari tarafindan anlasilmak.. Hani bazan kendini bile anlamayan biri, baska biri tarafindan anlasilabilir.. Ancak cogu kere boyle durumlarda anlasilan gercek, o kisinin fikirlerinin anlasilmasi degil, anlasilmasina olanak olmadigidir..
Yani anlasilmazlik da bir tur anlasilmadir.. O kisinin anlasilmadigini, anlasilmaz oldugunu anlamissinizdir..
Siz beni anlamis gorunuyorsunuz...
Sen buyuksun, sen idealsin falan derken, bunlari beni anladiginiz icin mi soyluyorsunuz, yoksa anlamadiginiz icin mi?
Merak ettim de.. Nedenini not'da acikladim....
Selamlar
Haci..
Not: Benim kendimi anlamam konusuna gelince.. Cok onceleri kendimi anlamaktan vazgectim.. Ben daha cok her hangi bir sekilde anlasilmaya calisan bir dusunurum.. Beni ya anlarsiniz, ya da anlasilmadigimi anlarsiniz.. Anlasilmadigimi anlamaniz beni anlamadiginiz anlamina gelmez. Beni kendinize gore anlamissinizdir demektir.. Her iki durumda da ben kendimi sizlerin gozunden tanimaya calisirim.. Kendimi kendi gozumden tanimanin ne onemi olabilir ki. Onemli olan sizlerin gozu degil mi?
Benim asil sorunum gercekten anlasildigim zaman baslar. Erkekler tarafindan anlasilmaktan nefret ederim.. Daha da ilginci, beni anlayan kadinlara asik olma egilimim vardir. Neyse ki bu durumlarla cok ender karsilastigim icin, ne nefret ettigim ne de asik oldugum fazla insan vardir.. (Bir elin parmaklari kadar falan) Herkesle iyi kotu gecinir giderim.. Yani, beni gercekten anliyorsaniz, durum kotu demek istiyorum....
keh keh keh...
Haci,
"insanin kendisini anlamasi kadar diger bir onemli durum baskasi tarafindan anlasilmak" diyorsun.
-Yani sen simdi bunu inanarak mi yazdin? yoksa diline geldigi gibi muhalefet olamak icinmi yaziyorsun?
-Sen kendini anlamiyorsan benim seni anlamam sana ne gibi olumlu etkiler yapar? (asik olmanin disinda:-)))
-Anlasilam gercek ne ise oyle bir gercekte yoktur? mu demek istedin?
O zaman ne pok yemeye buurda zaman harciyoruz gercek yoksa anlasilmak= anlasilmamak ise yada vs.
Bu durum de soyle bir mantik ortaya cikiyor
seni anladigima gore sen unique sin= anlamadigima gorede unique sin:-))
Kendini anlamaktan yillar once vazgectin? Yani hhic anlasilamayan bir dusunur olmayi mi tercih ettin?
Benim gozumle kendini tanimak icin bana ofkelenmemen gerkiyor:-))
Ayrica benim gozumden kendini gormen sana kendini taniman icin yardimci olmaz ben biraz sehla baktigimdan
tersi durum zuhur olabilir.
Ayrica ben seni degil fikirlerinden yaralanmak icin caba gosterdim kimi konularda sizi deha gordum kimilerinde ise cakisan dusunceleri gordum bunlarida anlatmaya cabalayinca ofkelendiniz ben de ki kusur da bu anlamadigimi hissettigim gibi ifade ederim.
Aman Sibosh ne olur!
Bu bolumde konu "Dusunsel Ozgurluk Nedir?"
Biraz dusun kardesim.. Allah askina..
Konu Haci degil.. ozgurce dusunmek
Konuyu saptirma, Haci ile ugrasma..
Haci'nin kizdigi falan yok.. Sadece kizarsa kotu seyler olacagini soyluyor.. Once Haci'yi girgira almaya calisip, arkasindan geri cekilmeyin..
Pasif agresif davranislardan nefret ederim..
Hem Allah'dan ki beni hic anlamamissiniz ve sizin tarafindan da anlasilmak istemiyorum.
Haci sizinle daha fazla polemige girmeyecek.. Ciddi olarak tartismak istiyorsaniz mesele yok.. Yoksa bu kadar tartisma yeter simdilik..
Hoscakalin..
Selamlar
Haci..
Ozgurluk aslinda sahip oldugunuzu sandiginiz an kaybettiginiz bir degerdir..
Ya da, MGK'nin dedigi gibi, ozgurum dediginiz an kaybettiginiz bir kavram..
kendini anlamaktan vazgeçmek zaten düşüncelerimize başkalarına fırsat vermeden sansür koymak demektir bence .Bizler kendimizi anlayıp doğru dürüst ifade edemedikten sonra başkaları bizim düşüncelerimize sansür koysa ne olur koymasa ne olur
ama yetiştirilişten gelen aile yapısı toplumsal baskılardan meydana gelen bir kendi kendini sansürleme olayı vardırki sanırım buda bilinç altı olarak ortaya çıkar
ve insanlar bence kendi akılları kadar düşünebilirler
ne demiş atalarımız çok okuyon deil çok gezen bilir:=))
Kendimizi anlamak istememeyi veya anlamamayi, beynimize, kendimize karsi konmus bir sansur olarak goruyor..
Bu durumda ben soruyorum.... Insanlarin kendi akillari kadar dusunebilmeleri, cesitli nedenlerden dolayi kendilerine sansur koymalari ile ayni kategoride degerlendirilebilirler mi?
Kendini her anlamayan, dusuncelerine sansur mu koymus demektir?
Ben kendimi tanimiyorum dedigim zaman ne demek istiyorum? Benim aklim kendimi tanimaya yetmiyor mu diyorum, yoksa aklim kendimi tanimayi reddediyor mu demek istiyorum.. Yani kendini tanimaya sansur mu veya filtre mi koyuyor diyorum..
Tartistigimiz konu icin az cok uygun oldugu icin deginmeden gecemeyecegim. Genel olarak, insan beyininin kendini taniyamayacak, anlayamayacak, sirlarini cozemeyecek kadar karmasik olduguna inaniliyor.. Yani beynimiz o kadar karmasik ki, yalniz bir bolumunu kullanarak (ki oyle yapmak zorundayiz), tumunun fonksiyonunu anlamamiza olanak yoktur... deniyor...
Yani insanlar asla kendi beyinleri ile ilgili sirlari cozemeyeceklerdir, kendilerini anlayamacaklardir deniyor..
Ne dersiniz bu ilginc paradoksik dusuncelere..
Muthis akillisin ama, yine de kendini bile anlamaktan acizsin..
Cok buyuk ve gorkemli bir beynin oldugu icin kendini asla anlayamacaksin..
Muthis akilli oldugundan dolayi aptalsin..
keh keh keh.
Ben bu inanisa katilmiyorum.. Neden mi? Cok basit bir nedenden.. Insan aklinin gorevlerini tanimlamak dusunmekle basarilir.. Aklin bir siniri olabilir ama, dusunmenin yoktur. Yani sinirli bir insan akli ile bile sonsuz dusunmek ve gorkemli ama yine de sinirli insan beyninin sirlarini cozmek mumkundur..
Dusunce, Plato ve aristotle den buyana her donemde en cok tartisilan konu olmustur.
Hala onumuzde spekulasyona girmeden alinacak cok yol vardir. Bazi katilimcilarin yanlis yonlendirmelerini kale almazsak dusuncelerle ilgili ogrenecegimiz cok sey oldugunu biliyoruz.
Su anda psikologlar dusunceyi, yuksek seviyede becerilerin ve kapasitenin, bircok basit fonksiyonlarin iliskisi ve baglantisi sonucunda ortaya cikan bir heterojen durum olarak kabul etmektedirler.
Dusunce orijinalde insanligin ilk olarak kendini yasam mucadelisinde koruma silahidir. Bu sitede de bazi ksilerce bu dusunce silahi cok haince kullanilmaktadir.
Dusunce bir faaliyettir. Dusunen kiside, guclu bir insan yapisindaki kalitenin oldugunu varsayariz. Dusunen kisiyi hep bir dovuscu olarak dusunuruz. Onune gelen zorluklari yenen gogusleyen bir dovuscu.Ayrica da problemleri cozen biri diye dusunuruz.
Dusuncede sinir yoktur.
Dusuncede sinir olamakla beraber dusunceyi algilamakta ve onu ortaya cikarmakla bu siniri genisletebiliriz.
Istediginiz dusunce kafanizdan gecsin analiz yapamdiktan kendinize durust olup gercek dusuncenizi kandinize tarafsiz sorulararak tarafsizca yanitlayamadiktan ve degisik pencerelerden bakislar yapamadiktan yada yapipda gercekleri yansitamadiktan sonra dusungeceyi gelistirmek sinirlarini acmak cok zor olacaktir.
Dusunce yi acmakta Gunumuzun en muthis dusunuru gordugum Karl Rogers dan bahsetmeden gecemiyecegim.
Kendisi insanlarin yuzundaki maskeyi atip gercek yuzlerini gorduklerinde kendilerini algiladiklarinda dusuncelerini genislettiklerini kendi sorunlarini daha kolaylikla cozumlediklerini. (sorunlar cozumlenirse catismalar yasanmaz) bugun ispatlamistir, eldeki veriler pekcok kisi uzerine yapilan arastirmalar bunu ispatlamaktadir.
Sitemizdeki catismalarin, ideolojik catismalarin, kufurlerin, asagilamlarin, kendini ispat etmelerin, en buyuk en iyi olmanin, her seyi ben bilirimlerin ardinda yatan dusuncelerin kendilerini algilayamayan
kucuk dusunen insanlarin sonucudur.
Yapici olma adina her turlu katilimi destekliyorum. Gucumun yettigince aklimin erdigince pozitif dusunen her katilimciyla fikir tartismasina girmek keyifli.
Yanlislarimizla, egrilerimizle, birikimizimle bir birimizi algilarsak ortaya Dusuncede daha zengin daha kulturlu daha sevgi dolu birikime varacagimiz kanisindayim.
yoktur. kelimelerimizle, öğrendiklerimizle, insanlarımızla, renklerimizle, yasaklarımızla, ayıplarımızla, duyduklarımızla, gördüklerimizle, bildiklerimizle, tattıklarımızla ve maalesef de en çok kendimizle sınırlıyız.
bu sınırları kaldırmak için çaba gösteriyor gibi görünsek de, hepsi işimize geliyor. zoru kovalamak yerine kolaya kaçıyoruz.
en son elalemi umursamadan ne yaptınız, bırakınız yapmayı ne düşündünüz, ne hayal ettiniz?