YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum CiNSEL YAŞAM FORUMU

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

SEKS--AŞK,SEVGİ ve EVLİLİĞİN neresinde yer almalıdır?

May 7 2001 at 4:34 AM

  (Login oduncumahir)
from IP address 213.153.175.62

Öncesinde,
Sonrasında,
Herhangi bir yerinde...



Yer alsında, neresinde alırsa alsın...



    
This message has been edited by oduncumahir from IP address 213.153.175.62 on May 7, 2001 1:06 PM


 
 Respond to this message   
AuthorReply
miata
(no login)
212.98.209.66

bence ters soru

May 7 2001, 12:53 PM 

evlilik, seks, aşk ve sevginin neresinde yer almalıdır olmalıydı... çünkü evlilik sonraki İŞtir. birlikteliğin imza ile belgelenmesidir. bence buna birliktelik diyelim de benim gibi evlenmeyen arkadaşlara da cevap hakkı doğsun.
cevap veriyorum:
monotonlaşacağına her gün daha da ateşlenen bir seks yaşamı, tutkulu bir aşk ve şefkat dolu, göğüs kafesini zorlayan bir sevgi...
keşke hepsi bir arada olsa da hayatımızın herhangi bir yerinde her herhangi bir süre için yer alsa.
koyim evliliğe...

 
 Respond to this message   
miata
(no login)
212.98.209.66

oopsss!!!

May 7 2001, 1:01 PM 

başlığını yanlış okumuşum MGK sorry..
sandım ki üçü birden evliliğin neresinde yer alır demişsin... şimdi gördüm doğrusunu..

ama bu da saçma.
yani aşıkken, seviyorken ya da evliyken...
seks vardır ya da yoktur!

nasıl yani?
evlenmeden olur mu diye mi sordun yoksa?
yoksa aşıkken seks ateşlidir, sevgi döneminde yatışır ve evlendikten sonra tavsar diye mi sordun?
anlamadım...

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

İlişkilerde seks

May 7 2001, 1:49 PM 

Seks, yani cinsel birliktelik anlamı ile seks (kelimeler hakkında demagojiye yol açamyalım durduk yerde), bence bir paylaşımdır.

İki sevgilinin (evli olabilirler ya da olmayabilirler) en yoğun paylaşımıdır bence seks, ilişkinin odak noktası olmasa da çok önemli bir parçasıdır.

Ayrıca, ilişkinin adının evlilik ya da flört olması önemli değil; yaşanan BİRLİKTELİKtir

anlatabildim umarım

 
 Respond to this message   
talat
(no login)
213.153.175.62

zinaya davetiye

May 7 2001, 2:08 PM 

Seksi nikahsiz evlilik oncesinde yapmak zinadir.Bu yazilarinizda inkar edilsede boyledir.Batinin emperyalist sömürgeciligi sadece ekonomik alanlarda degildir.Ayni zamanda ahlak ve namusumuzu da cokertmektir.Cagdas ve medeni olacagim diye burada serefimizden,namusumuzdan vazgecerek, yazilarda cagdas gorunumunde olmak ise batinin zaferi, toplumumuzun ise yenilmesinin bir ispatidir.

selam ile,

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Talat Kardeşim

May 7 2001, 2:14 PM 

Zina tartışmıyoruz
Toplumsal çöküş tartışmıyoruz
Doğu batı çekişmesini HİÇ tartışmıyoruz

Önce oku sonra yaz, lütfen

 
 Respond to this message   
talat
(no login)
213.153.175.62

tartismaya gerek yoktur

May 7 2001, 2:36 PM 

Milletimizin namus ve serefinin acimasizca karanlik bir yone dogru cekilmesinin istendigi, tartisilmayacak kadar aciktir.
Bu baslikta evlilik oncesi seksin olmasi konusulmaktadir.Milletimizin namus ve iffet dolu yasamlari bu yazilar ile ayaklar altina alinarak batinin istegi dogrultusunda yonlendirilmektedir.Batinin bu niyetine hizmet etmek konusunda bu kadar istekle hareket etmek yazilarinizdan oteye gidemeyecek ve ruhumuzdaki namusa bati ulasamayacak diyorum.

selam ile,

 
 Respond to this message   
miata
(no login)
212.98.209.66

?

May 7 2001, 3:35 PM 

ikinci bir Nizam vakasıyla karşı karşıya mıyız bu gerçek mi?

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Başlık

May 7 2001, 3:39 PM 

ve talatın yaklaşımı açısından, bu forum içerisinde talat'ı yok sayacağım.
İstediği ve çekemeye çalıştığı ilgiyi burada vermeyeceğim.
Başka bir ortamda isterse aynı konuyu onuna dek tartışırım.

Bu forumu saptıramayacak

Evet, ne diyorduk ilişkiler ve seks hakkında?

 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

Talat forumda biri degil...

May 7 2001, 3:43 PM 

Talat milyonlardan oluşan bir kesimin temsilcisi.

Onu yok saymayacagım.
O var.
O her zaman da olacak.
Forum da da,sokakta da...

O var diye bu forum var.

O olmasaydı olmazdı.

Garip degerlendirmeler yapmayalım.
O bir gerçek...

Gerçege karşı geregini yapmamak ise "bana dokunmayan bin yasasın" demektir.
Buna da alışıgızdır.


 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Peki MGK

May 7 2001, 4:29 PM 

Ben konunun başka yönlere çekilmemesi için öyle düşünmüştüm, çünkü bence çok önemli ve de güzel bir konu idi.

Talat isimli katılımcı, kanımca, ya maksatlı olarak konuyu bir başka zemine çekmeye çalışıyor ya da gerçekten büyük yanlış içerisinde.

İlk yazısında, evlilik dışı ilişkinin bizim yazdıklarımızda inkar edilse bile zina olduğunu söylemiş, ki o ana kadar zina sözü geçmemiş bile. Hemen sonrasında ise cinsellikle namus ve şeref arasında bir bağlantı kurulmuş, ki bu konuyu zaten taciz başlığında inceleme altına aldık.

Ben, konuyu rayına çekmeye çalıştım naçizane, ama kendisi yazılarımla "Milletimizin namus ve iffet dolu yasamlari bu yazilar ile ayaklar altina alinarak batinin istegi dogrultusunda yonlendirmekte" olduğumu belirtti.

Cinsel yaşam forumunda, ilişkiler içinde cinselliğin yerini tartışırken gelen bu yorumları yadsımanın tartışmaın içeriği açısından akılcı olacağını düşündüm, ama yanılıyor olabilirim.

Ben, bu forumda, cinselliğin namusla çelişmesini değil, ilişki ile cinselliğin örtüşmesini konuşmak taraftarıyım; kanımca çok önemli bu konu.


 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

Cinsellik NAMUS kavramı ile iç içe

May 7 2001, 4:42 PM 

Hatta ayrıştırılamıyor.
Bu bir süreç gerektiriyor.
Bunun ayrıştırılmaması bir ilkeden öte bir yaşam biçimi.
Hatta ilkeli bir yaşam biçimi halini almış gibi.
Bunun yan tesirleri ise herkesçe malum.
Çarpıklıklar, yozluklar,yasaklarla dolu iletişimler oluşmakta.

Ve tabii ki çifte standartler.

Doga bu durmuyor.

Ama bunlar dogayı da ALLAH yarattı deyip bunlara dogal bakıyorlar.





 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Ruhumuzdaki namus demiş Talat

May 7 2001, 5:07 PM 

Peki ya eşek?

 
 Respond to this message   
Alessa
(no login)
213.153.175.62

Acaba....

May 7 2001, 5:42 PM 

Merak ediyorum gerçekten Talat gibi düşünenlerin şu soruya cevabı nedir..

yaklaşık 25 yaşından önce eğitim ve iş gibi çözümlenmesi gereken meselelerini halledip evlenemeyen gençler yaklaşık 10 yıl boyunca cinsel isteklerini nasıl karşılayacaklar? Doğalarına nasıl aykırı davranacaklar? Ve.. bu konuda çözümleri nedir?

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

İşte oldu

May 7 2001, 6:20 PM 

İlişkiler ve cinsellik üzerine bir tartışma yörüngesinden çıktı evlilik öncesi cinsellik yörüngesine oturdu.
Aferin Talat

 
 Respond to this message   
janus
(no login)
213.153.175.62

Talat'a söyleyin

May 7 2001, 6:57 PM 

Tanrı umarım temiz kalplerimizle sevişirken bizler için kötü kalplerle kötü niyetler besleyen dünyalı kardeşlerimizin kötü niyetlerinin çekememezlik gibi bir günahtan kaynaklandığını düşünmez.

İmzalı ya da imzasız seks aradaki ilişkinin gereken yerinde olmalıdır. Ne evlilik karşıtı, ne aşk yanlısı bir hal sergileyecek değilim. Değil mi ki tüketmeyi seviyoruz, varsın tükensin. Evlilik adı altında olsa ne olur, aşk adı altında olsa ne olur. Ama ikisinden de seksi eksiltmek pek mümkün gözükmüyor. Ben hala yanında ateş dururken, uyuyamayan barutlardanım belki de bu yüzden Tek bildiğim bu paylaşmanın tadı hiçbir şeye benzemiyor. Kimse yokluğunu çekmesin!

Konuşarak, paylaşarak çözülmeyecek hiçbir şey yok. Evlenmeden önce olmaz mı diyorlar, ya evlenin, ya sabredin ya da derim ki başka bir di-yara yollanın

 
 Respond to this message   
talat
(no login)
213.153.175.62

cekici olmak

May 7 2001, 7:03 PM 

Kadinin erkegine sunacagi bir degeri kalmadigi zaman kadin ne yapacak,sorarim size?
Kadina ait olan bu degerini evlendigi erkege vermez ise yoldan cikmaya müsait hale gelir.Ve oyle gorulur.
Evlenmeden once yapilmamasi kadini daha cekici ve erkege sunacagi bir hazinesi olacaktir.
Erkekte olusan bir hayal kirikliginin mutlulugu ve gelecegi etkileyecegini biliyoruz.


 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Erkeğe sunacağı

May 7 2001, 7:09 PM 

tek değerin bacak arasındaki zar olduğunu düşünen kadınlar

ya da kadınından alacağı değerin bu olduğunu düşünen erkekler olduğu için

eşekler bu kadar revaçta zaten

namuslu kızlarımız evlenmeden vermiyor
namuslu erkeklerimi eşek sitiyor

 
 Respond to this message   
miata
(Login miataa)
212.98.209.66

çok komik

May 7 2001, 7:20 PM 

bekaretini koruyan kızların sevişmediğini mi düşünüyorsunuz yoksa talat?

 
 Respond to this message   
hasan
(Login eloglu)
213.153.175.62

Evlilikte Sex Diyelim -Bakalım.

May 7 2001, 8:30 PM 

Evlilikte sorumluluk denince genellikle kocanın evin geçimini sağlaması ve kadının da ev işleriyle uğraşması ve
çocuk yetiştirmesi gibi geleneksel karı-koca rolleri akla gelir. Cinsel sorumluluk kavramı yeni bir düşüncedir; bundan da, daha çok kadının kocasını "memnun etmesi" anlaşılır. Ama kocanın da karısına karşı bazı cinsel sorumlulukları olduğu düşünülmez. Çünkü, yakın zamanlara kadar, yaygın inanç, kadınların kendilerine özgü cinsel istekleri olmadığı (daha doğrusu, namuslu kadınların böyle istekleri olmaması gerektiği) yolundaydı. Kadın, kocasının cinsel isteklerini yerine getirmekle yükümlü bir "cariye" durumundaydı. Bu sadece, "Nikahın bir nevi kölelik" olduğunu ve "koca yatağına çağırdığı zaman kadının mutlaka gitmesi" gerektiği belirlenmiş olan geleneksel doğu kültürü için değil, batı toplumları için de geçerlidir. 1950'lere gelene kadar Batı
ülkelerinde de pek çok kadın için kocayla cinsel ilişki sırf erkek istediği için yerine getirilen bir görevdir; kadın kendi içinde hiçbir isteğin kımıldamadığına kendini inandırmak zorundadır.
Günümüzde bu durum bir ölçüde değişmiştir. Bugün, karısının üzerine çıkan ve kısa sürede boşaldıktan sonra ona sırtını dönüp uyuyan kocalar herhalde bir hayli azalmıştır. Hiç değilse kentlerde ve kentleşmiş toplumlarda böyledir bu. Erkekler kadınların da orgazm olduğunu, buna gereksinim duyduklarını bilmekte, kadınlar da kocalarının bencil sevişme tarzlarına karşı çıkabilmektedirler. Ama bugün de birçok koca, sırf eşlerine orgazm yaşatmakla cinsel sorumluluklarını yerine getirmiş olduklarını düşünmektedirler. Oysa bu yanlış bir anlayıştır. Hite Raporu bir çok kadının aşağı yukan şöyle düşünmekte olduğunu ortaya koymuştur: orgazm önemlidir ama kocamın sandığı kadar değil. Bazı kocalar orgazmı o kadar vazgeçilmez bir hedef olarak görmektedirler ki, eşleriyle yaptıkları bir sevişme değil, bir yarışma, bir "performans" halini almaktadır. Bu, erkeğin kendisi için de zararlı olmaktadır: doğal ve kendiliğinden sevişmeden alınan haz azalmakta, hatta orgazm olma ve yapma düşüncesi kapalı bir saplantı haline dönüşerek geçici iktidarsızlık durumlarına yol açmaktadır. Çoğunda da orgazm yerine sadece boşalma olmaktadır. Böyle bir
durumun cinsel doyumla ilgisi olmadığı açıktır: gerçek cinsel haz, belli bir "standardı" tutturma uğruna feda edilmektedir. Oysa hedef ne kadının orgazmı ne de iki eşin birlikte orgazmı olmalıdır. Bunlar cinsel doyumun sadece bir boyutu, denebilirse "yan ürünü"dür. Diğer çok önemli boyut, kişiler arası iletişim ve ruhsal bütünleşmedir. Kadın orgazmına verilen aşırı önem, kadının öbür gereksiniminin, ruhsal doyum, sevgi ve sevecenlik, beğenilme ve yakınlaşma gereksiniminin ihmal edilmesine neden olabilmektedir. Birçok kadın için orgazm, ancak bu ikinci gereksinimin doyurulmasıyla birlikte anlam taşımaktadır. Gerçekten bu, erkekler için de geçerlidir. Kendilerini "bozulmaz ve. kırılmaz seks makineleri" olarak görmek ve göstermek isteyen pek çok erkek, sadece vücut jimnastiğine ve boşalmaya indirgenmiş bir cinsel ilişkide birdenbire ağır bir yalnızlık duygusuna kapılabilmektedirler.
Sağlıklı bir evlilik sürdürmek isteyenler, günümüzde moda olan cinsel teknik kitaplarını okumak kadar, eşlerinin ve kendilerinin ruhsal gereksinimlerinin neler olduğunu, evliliklerine ne gibi yeni boyutlar katabileceklenni de düşünmelidirler. Geçmişte evliliğin sadece çocuk doğurma amacına yönelik olduğu düşünülürdü. Bugünse benzer bir hata, cinsellikle ilgili olarak yapılabilir. Oysa evlilik, daha çok bunların toplamıdır.

 
 Respond to this message   
eloglu
(Login eloglu)
213.153.175.62

Untitled

May 12 2001, 10:16 AM 

Aşk, iki insanın evlenmesindeki temel neden olabilir; ama çoğu zaman kısa süren bir evredir bu. Genellikle, eşlerin her gün sevişme gereksinimi duymadıkları ve ilişkideki yenilik duygusunun yerini alışkanlığa bıraktığı bir dönem gelir. Eğer eşler ruhsal bakımdan olgunlaşmışsa, bu durumu kabul ederek aşktan sevgiye yumuşak bir geçiş yaparlar; bu durumda ilişkileri, evlilikdışı ve mesleki çalışmaları için sağlam bir zemin oluşturur. Ama eğer eşlerden biri ya da her ikisi
olgunlaşmamışsa, kendini eğitmemişse ve en önemlisi, evliliğin yanısıra kendisine heyecan veren bir başka uğraşı yoksa, o zaman aşkın bitişi evliliği derinden sarsabilecektir. Boşanmaların yüzde 40'ı, aşkların parlayıp söndüğü bu ilk 5 yıl içinde olmaktadır ve en sık görülen boşanma nedenlerinden biri de aslında heyecanın bitmesidir. Bazı çiftler, bir gün şaşılacak bir biçimde aralarında konuşacak hiçbir şey kalmadığını farkederler: diğer dostlarıyla konuşmaktan zevk aldıkları konuları karılarına ya da kocalarına açmak, onlarla tartışmak gelmez içlerinden. Bu, başlangıçtaki heyecanın sağlam bir arkadaşlıkla desteklenmemiş olduğunun göstergesidir.
Bir başka bunalım nedeni de ilk çocuğun doğumudur. Çocuk doğana kadar serbest, kaygısız bir yaşam sürmüş olan çiftler, birdenbire oldukça ağır bir sorumluluğu yüklenince derin bir sıkıntı duyabilir, hatta bir ruhsal çöküntü içine girebilirler. Kendilerini hapsedilmiş, sınırlanmış hissedebilir, bu ağır sorumluluktan kurtulmak için evden uzaklaşmak isteyebilirler. Öte yandan kadın eşin kendini bütünüyle bebeğine "hasretmesi", kocasını ihmal etmesi de ilişkiyi gerginleştirebilir. Bu durumda birçok koca, evde bulamadığı sıcaklık ve ilgiyi dışarıda aramaya başlar. Bu yüzden çiftlerin kendilerini hazır hissetmedikleri ve gerekli maddi koşullara sahip olmadıkları sürece çocuk yapmakta aceleci davranmamalan gerekir.
Buna karşılık eşlerden birinin kısır olması da düş kırıklıklarına ve çatışmalara yol açabilir. Diğer eşten bir suçlama ya da yakınma gelmediği halde kısır eşin kendini suçlu hissetmesi, bir soğukluk ve uzaklaşmaya neden olabilir. Bunun olmaması için, aradaki sevgi bağının çok güçlü olması yetmez; aynı zamanda eşler arasında sağlam bir arkadaşlık da olmalıdır. Aksi takdirde, dile getirilmemiş sıkıntı ve kızgınlıklar bir gün daha da yıkıcı bir biçimde yüze çıkabilir.
Aşk, bir boyutuyla aşık olan insanın temel ruhsal ve duygusal gereksinimlerini sevgilisinde doyurması demektir: insan, bu gereksinimlerin ne olduğunu tam olarak bilmese bile bir doyum duygusunu tadar. Evlilik süresince, çoğu zaman farkında bile olunmadan, bu duygusal gereksinimler değişir. İşte eşlerden birinin bu değişimi anlamaması duyarsız ve tepkisiz kalması, bir boşluk duygusunun doğmasına yol açacaktır: ruhsal gereksinimleri artık karşılanmayan eş, kendisinin bir yerde eşinin ise başka bir yerde olduğunu düşünür.
Evlilikte en çok rastlanan sorun, bencillik ve onun sonucu olan hoşgörüsüzlüktür. Geoffrey Gorer, araştırmalarında, boşanmalarda ikinci büyük nedenin bencillik olduğunu saptamıştır. Sözgelimi, kocanın ya da karının eşini ihmal ederek kendi başına ya da arkadaşlarıyla eğlenmesi, en çok şikayet konusu olan noktalardan biridir. Kuşkusuz bu, daha çok kadınların yakındıkları bir sorundur. Burada önemli nokta, kişinin karısını ya da kocasını sadece bir eş olarak değil, aynı zamanda bir sosyal varlık olarak da görebilmesidir. Bir eşi sadece "evin ekmeğini kazanan adam" ya da "ev kadını ve çocukların annesi" olarak görmek, sonunda evliliği bir çıkmaza sokar.
İlişkinin gerginleşmesine yol açan noktalardan biri de eşlerin cinsel istek ve kapasitelerinin farklı düzeyde olmasıdır. Çoğu zaman erkek kadınlardan daha isteklidir: hem birleşmenin sıklığı hem de aşk oyunlarının çeşitliliği bakımından böyledir. Ama bunun tersi de sözkonusu olabilir.
Gerçekte bunun birbirini anlayan eşler arasındaki önemli bir sorun çıkarmaması gerekir. Evlilik, aynı zamanda bir karşılıklı cinsel eğitim süreci olarak da görülebilir: zaman içinde erkek ve kadın birbirinin cinsel eğilim ve kapasitelerine uyum gösterirler. Cinsel uyumsuzluk, çoğu zaman bir başka anlaşmazlığın sonucudur. Kadın ya da erkek cinsel birleşmeyi reddederek eşinden öcalıyordur.
Duygusal nedenler kadar pratik sorunlar da bir evliliği çıkmaza sokabilir. İki insan evlenmekle bir ekonomik birim yaratmış olurlar:
ortaya çıkan maddi ve parasal sorunlar bu birimi sarstığında bundan evliliğin duygusal yönü de yara alabilir. En sık rastlanan sorunlardan biri (özellikle kiraların hızla arttığı dönemlerde) yeni evlilerin ayrı bir ev tutamaması ve erkeğin ya da kadının ailesinin evinde oturmak zorunda kalmalarıdır. Bu durumda, anne-babalardan hiçbir müdahale gelmese bile, başka bir evde oturmaktan doğan mahremiyet eksikliği eşler arasında sıkıntılı bir gerilimin doğmasına neden olabilecektir.
Pratik nedenler yüzünden eşlerin birbiriyle yeteri kadar ilgilenememeleri de bir evlilik ilişkisinin ağır ağır tahrip olmasına yol açar. Bunun bir örneği, kadının kendini bütünüyle çocuğuna hasretmesi , bir başka örneği de erkeğin sadece işiyle ilgilenmesidir.
Bununla birlikte, günümüzde karı-koca rolleri böylesine kesin çizgilerle birbirinden ayrılmadığı için, eşlerin ortak ve karşılıklı bir ilgi alanı bulmaları güç değildir.


 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Seks ne zaman yaşanmalıdır?

May 15 2001, 10:51 PM 


Ben ne ilişkiler bilirim.

Aylar geçmiştir ya eli degmemeiştir
Ya da
Eline elinin degmesine izin vermemiştir.

Degdigi zaman ise hüsran bir yana o kadar zamanın yanmasını dile getirmeyen yok gibidir.

Bu yazdıgımda tanıştıgının ertesi gunu seks yapmanın yararı ön plana çıksa da, bunu yapan çok enderdir.

Adını bilmedigin biri ile seks yaparak aşık olanlar da var, sabah aynı yatakta uyanıp tanışıp evlenenler de.

Bu işin kriteri nedir?
Olmalı mıdır?

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

İlişki

May 16 2001, 12:26 AM 

İki kişi arasında bir denklemdir.
Ruhların ve bedenlerin; kişiliklerin karşılıklı beklentilerinin bir getirisidir ilişki.
Bu ilişkinin içinde yer alacak unsurlar (seks, romantizm, vs.) o ilişkinin taraflarının beklentilerince oluşur; ya da oluşamaz ve ilişki söner gider.

Kriteri varsa eğer, bu olsa gerek.

Benim görüşümce,iki sevgilinin en derin ve yoğun paylaşımıdır seks. Bu nedenle ilişki içinde önemli bir yer tutar.

Bu görüşü paylaşmasını, sevgilim dışında kimseden beklemeye de hakkım yoktur bence.

 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

Bence SEKS hepsinin temelinde yatmakta...

July 6 2001, 4:26 PM 


Seks aşkında,sevgininde yutkununda temel ögesidir.

Nedense seks her zaman için ikinci planda tutulmaya çalışılıyor.
Hatta bunun için bir çaba da harcanıyor.

Seksin on planda tutulmasının belli edilmesinin ne zararı var?

Bunların cevaplarını kimse vermek istemiyor.

Evet seks benim için ön planda demekten insanlar çekiniyorlar.

Diyenler ise yargılanıyorlar.

Kendin için seks degilde başkalarının düşünceleri için seks yaşanıyor...

....

 
 Respond to this message   

(no login)
213.238.131.200

temel iç güdü

April 2 2003, 3:45 PM 

biz insanlar,hatta biolojide üst hayvan olarak geçen zatı muhteremler;yemek,içmek,uyumak,gezmek,dolaşmak,ergenlikle beraber sex yapmak gibi temel,yaradılışımızın gereği,var olmanın,varlığımızı devam ettirmenin gereği bi çok şeye muhtacız.bunlar, olmazsa olmaz şeylerdir.belki belli bi süre (çok çok kısa)
bunlardan uzak kalmaya dayanabilirsekte,hiç bi zaman tamamen ayrılamayız.bunlardan ayrılabiliyor olmamız hayatımızın son bulması anlamına gelir...
ÖRNEĞİN;yemek,içmek gereğini temin edebilmenin pek çok yolu vardır.ister çalışırak,(bulunduğumuz devletin kanunları uyarak) para kazanır gıda temin ederiz,ister hırsızlık yapar para çalar harcarız, yahut gıda çalarız...her halükarda biz bu ihtiyacımızı ele geçirmek için savaşırız.fakat temin ediş şekline göre,ya rahat eder huzurlu mutlu saygın bi insan
oluruz,yada kanun tarafından yakalanıp içeri atılır,hem saygınlığımızı,hem hürriyetimizi,hem mutluluğumuzu,kısacası bi çok şeyi elden kaçırırız...bu bir tercih meselesidir...bi çok insan vardırki, çalmak zevkinin fazlalığından,bir an önce kurtulup,aynı eylemi bir daha yapmak ihtiyacı duyar...
bu benzetmeyi diğer bi çok ihtiyacı elde etmenin çeşitliliklerine uyarlayabiliriz...
Aslında hiç kimsenin,bir diğerini,fikrinden,düşüncesinden,yaşayışından,inancından dolayı küçümsememesi,saygı duyması gerekir.sonuçta bu bir inanç meselesidir.bütün insanlar mutlu olmak çaba ve gayreti içindedir.burada söz söyleyen kişilerin tümü,inandıkları şeyleri ifade etmişlerdir...
konu oldukça sapmış oldu gerçi ama bende bir kaç söz söylemek istedim...
sex de bir ihtiyaçtır.ve bu ihtiyacı bi şekilde temin etmeye muhtacız.kadınlar-erkekler diye ikiye ayıramanın yararı olur kanısındayım.evlilik ve aşk olmaksızın erkeklerin hemen tamamı sex arzular. bu biolojik bi ihtiyaçtır,kadınların çoğunluğu ise aşk olmadan çok fazla arzulamaz...elbetteki istisnalar her iki taraftada mevcuttur...Ben gerçek huzuru ve mutluluğu yaşamış bi insan olarak,inanıyorum ki;sex kutsal evlilik çerçevesi içinde yapıldığı zaman insanı mutlu eder huzur verir.aksi takdirde, (tıpkı gıda temin ederkenki çeşitler) gibi sonu hüsran ve acı duymaktır...insan en üstün en kutsal varlıktır.en kıymetli olan,kıymetsiz yerlerde ve kıymetsiz kişilerle değerini düşürmemelidir...BU BİR İNANÇ MESELESİDİR.HER İNSAN,HER KONUDA MUTLU OLMANIN YOLLARINI ARAMAKTADIR...

 
 Respond to this message   

(no login)
130.179.116.64

Eski bir konu ancak güncelliğini koruyor sanırım..

April 3 2003, 10:48 AM 

Mgk;
"Seksin on planda tutulmasının belli edilmesinin ne zararı var?"
aslında hiçbir zararı olmamalı, burada belirleyici olan şey içinde yaşadığımız toplumun değer yargıları. Talat bunları "tartismaya gerek yoktur" konulu mesajında güzel açıklamış.
Ancak şu konuya açıklık getirmemiş, milletimiz beş kadınla imam nikahı kıyıp "grup seks" yaparken yine mi "ahlaksız ve yoz batının emperyalist amaçları doğrultusunda yönlendirilmişti"
-------------------------------------

mervan;

"insan en üstün en kutsal varlıktır" tanımlanıza katılmıyorum, en azından yukarıdaki hali ile. Sadece doğmuş olmakla en kutsal ve en üstün olmamız pek mümkün ve mantıklı gelmiyor, önce bu sıfatları haketmek için birşeyler yapmak gerekir diye düşünüyorum ancak bu ayrı bir tartışma konusu.

Vermiş olduğunuz "yemek yeme" ihtiyacının giderilmesi örneği üzerinde bir iki noktaya dikkat çekmek istiyorum.
Herşeyden önce hırsızlık yaparak "yeme" ihtiyacını giderme ile, "evlenmeden" cinsel ihtiyacını giderme arasında sizde taktir edersiniz ki büyük farklar vardır. Hırsızlıkta bir başkasına ait olan malı onun izni ve rızası olmadan kullanmanız söz konusudur ve bu durum kanunlarca yasaklanmıştır. Evlilik öncesi cinsel ilişki için ise böyle bir durum söz konusu değildir. Örneğinizde kullandığınız davranışlardan birisi yasal yönden bir suçken, diğeri değildir.
Şu şekilde düzeltilebilir, yasal yollardan yeme ihtiyacınızı giderebileceğiniz gibi, yasal olmayan yollardan da örneğin hırsızlık yaparak bu ihtiyacı karşılayabilirsiniz. Aynı şekilde yasal yollardan cinsel ihtiyacınızı giderebileceğiniz gibi yasal olmayan yollarla, örneğin tecavüz ederek cinsel ihtiyacınızı giderebilirsiniz.
Dikkat edilmesi gereken nokta şudur kanımca, evlilik cinsel ilişkinin "yasallaştırılması" demek değildir. Tabii bizim toplumumuzda en belirgin fonksiyonu bu olmaktadır (ne yazık ki). Bu yüzden "evli olduğunuz insana tecavüz dahi etseniz, ceza almama olasılığınız yüksektir" çünkü toplum için ilişkiniz artık yasaldır. Evlenmişsinizdir ve eşiniz istemesede onunla yatabilirsiniz.

Yazdıklarınızdan evlilik öncesi cinsel ilişki suçtur (Örneğinizdeki gözden kaçmış nokta sebebiyle) gibi bir sonuç çıkartılmaması için yazma ihtiyacı hissettim .

Size şu noktada katılıyorum,
"BU BİR İNANÇ (BENİM İÇİN "TERCİH") MESELESİDİR.

Saygılar.

 
 Respond to this message   
azu
(Login azunicorn)
212.253.3.51

Re: SEKS--A&#222;K,SEVG&#221; ve EVL&#221;L&#221;&#208;&#221;N neresinde yer

June 24 2003, 12:55 AM 

"natural" vs "nurtural and cultural".. işte bütün mesele bu sayın MGK AGA

 
 Respond to this message   
Anonymous
(Login muglak)
213.153.184.242

Re: SEKS--AŞK,SEVGİ ve EVLİLİĞİN neresinde yer almalıdır?

June 24 2003, 2:15 PM 

evliliğin mutağında, sevginin başvucunda, aşkın bizatihi içinde yer almaktadır.
mutfak kısmında bazen değişiklik olabilmektedir. Mümkündür

 
 Respond to this message   
Current Topic - SEKS--AŞK,SEVGİ ve EVLİLİĞİN neresinde yer almalıdır?
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss