YENİ alternatiforum | duyurular | ateizm VE dinler | ağaç ev | bilim | cinsel yaşam | felsefe | kitap | mizah | politika | sanat | spor | tarih | yaşam | tavanarası | Chat!

alternatiforum CiNSEL YAŞAM FORUMU

www.alternatiforum.com

ALTERNATİFORUM ÖZGÜR BİR FORUMDUR VE TEK BİR KURALI VARDIR
HİÇ BİR YAZI SİLİNMEZ!

Not: alternatiforum'a herhangi bir işlem yapmadan doğrudan giriş yapabilir VE yazabilirsiniz.

  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

Bekaret

May 7 2001 at 4:46 PM
Sailor  (no login)
from IP address 213.153.175.62

Yıllar önce birlikte olduğum bir kız arkadaşımla, büyük bir aşkı paylaşmıştık.

Aramızda da müthiş bir ten uyumu ve çekim vardı. Ancak kız arkadaşım bakire idi ve bekaretini korumak istiyordu.

Önceleri buna saygı duyuyordum, ama ilişkimiz ilerledikçe, paylaşımlarımız çoğaldı ama onun düşünceleri değişmedi.

Bir gün, bu konuyu konuşmak istedim ben. Bana cevabı ilginçti, "olmaz o çok özel bir şey".

Bu söz ilişkimi gözden geçirmeme, giderek soğumama ve en sonunda da ilişkimizin bitmesiyle sonuçlanan bir süreci başlattı. O sözün üzerine de hiç birlikte olmadık zaten....

"Bekaretini" "korumayı" başardığı için tebrik ediyorum o kızı ve o kafadakileri.

 
 Respond to this message   
AuthorReply
MGK
(no login)
213.153.175.62

Birlikte olsaydın

May 7 2001, 6:26 PM 


Merak edecek bir "şey" olmadıgını anlardın.

hehehehehe




 
 Respond to this message   
janus
(no login)
213.153.175.62

bacak arası ve beyin arasında

May 7 2001, 6:38 PM 

bir hat kopukluğu da denebilir.
Kabul edilir ya da edilmez bir davranış arkasındaki gerekçeleri görmek lazım. Ki bende pencereleri şaşırınca iki arada bir derede kalıyorum. Ama şurası bir gerçek ki, erkek ya da kadın bu toplumsal döngü içinde şartlanıp gidiyor.

Beyindeki kurgu ne? Bir hazineyi saklamak mı, örf-adetler zincirinde bir pranga mı, korku-çekince mi,kendini özel, el değmemiş ve değerli kılmak mı, ilk erkek mit'i mi, yoksa erkeklerin aaaa illa bakire bir kız oğlan kız'la evlenme isteği mi?

Kimin nereye aktığı çok önemli. Çünkü yazık olan şu ki, iki insanın ortaya çıkaracağı enerjiyi doğru olarak yakalayabilmek için hem beyin, hem vücut gerekiyor. Anı yakalayabilmek için ikisinin de oluru gerekiyor.

Bu kadar ıkına sıkına korunan malın kıymetini kullandıktan sonra biliyorlar mı acaba? Ya da doğru kullanmak için çaba gösteriyorlar mı?

Herkes kendine dönüp baksın. Bu meselenin özü nerede?

Not. Bırakalım onu bunu Sailor, kızın niyeti neydi senin niyetin neydi? O kadar zaman da kadı kızı bile ikna edilirdi? Edilmez miydi?

 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

Hele tebrik edecek

May 7 2001, 6:42 PM 

Hiç, ama hiç birşey bulamazdın...,
Eminim sana "seni seviyorum" bile demiştir.

hehehehehehe

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Ianus

May 7 2001, 6:45 PM 

Olay ikna olsa ederdim ...


 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

Demiş ise eger acaba neden demiştir...

May 7 2001, 6:50 PM 



Masumiyetine mi acaba...
Ben de bunu anlamam işte...

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

"özel bir şey"

May 7 2001, 6:56 PM 

Söz konusu kız arkadaşımla çok çok ateşli ve zevkli bir gece yaşadık.
İki orgazm çığlığı arasında bağıra bağıra "seni seviyorum" dedi.

Sonra, birbirimizin kollarnda yatarken, ben şöyle dedim, hatırladığım kadarı ile:
Ben :"bir yıldan fazladı beraberiz ve birlikte gerçekten çok iyiyiz. Seni seviyorum. Ancak, artık aramızda böyle bir engel olmasını istemiyorum. Bütün yaşadıklarımızdan sonra bu engelin hala var olması garip geliyor...Sen, kendini hazır hissettiğinde bunu aşalım mı?"
O: "Olmaz"
Ben: "Neden ?"
O: "Ya bu konuda konuşmak istemiyorum, özel bir şey o benim için tamam mı"
Ben: "..."
O: "Seni seviyorum"

Sonra da beni sevdiğini uygulamalı bir şekilde göstermek istedi.

ben istemedim

 
 Respond to this message   
janus
(no login)
213.153.175.62

ben bir yerde yanlış yapıyorum

May 7 2001, 7:07 PM 

ama nerde?
ya da siz bir yerde yanlış yapıyorsunuz o da nerde?

galiba aşkın gözü gerçekten kör. insan nasıl böyle biriyle beraber olur ve onu sever? bu piyasa böyle mi oluşur?

not. bu sus payı tadındaki seni seviyorum'lar da bitmez hani. seviyosun da napıyosun???
not1. hala bakire olduğunu mu sanıyor o kız? (artık değildir herhalde beynine bir baktırsın...
not2. özür dilerim ama sinirleninceeeee ne dediğimi şaşırıyorummm yaaaa! hala mı bu zihniyet.

 
 Respond to this message   
janus
(no login)
213.153.175.62

ben bir yerde yanlış yapıyorum

May 7 2001, 7:09 PM 

ama nerde?
ya da siz bir yerde yanlış yapıyorsunuz o da nerde?

galiba aşkın gözü gerçekten kör. insan nasıl böyle biriyle beraber olur ve onu sever? bu piyasa böyle mi oluşur?

not. bu sus payı tadındaki seni seviyorum'lar da bitmez hani. seviyosun da napıyosun???
not1. hala bakire olduğunu mu sanıyor o kız? (artık değildir herhalde beynine bir baktırsın...
not2. özür dilerim ama sinirleninceeeee ne dediğimi şaşırıyorummm yaaaa! hala mı bu zihniyet.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Ianus

May 7 2001, 7:10 PM 

Yanlış biz de değil

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Sailor Allah Cezeni Verecek....

May 7 2001, 7:14 PM 


Bak iste ne güzel sebebi varmış sana "Seni Seviyorum" diyecek.
Birden bire konu başka bir yere kaydı.
Bir erkek ile orgazmı yaşamış bir bakire var. Sözlükteki bakire tarifini da degiştirecek.
Erkek eli degmemiş kadin yerine,başka bir şey yazmak lazim gelecek.

Ama sailor, var ya, "Alla cezeni vericek"...

O kız boşuna bagırmamıştır.
Neettin len kıza?

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

??

May 7 2001, 7:38 PM 

Bu yazdıklarımdan bekaret düşkünü anlamı çıkartılmasın. Ben bu konuda çok taraflı değilim. Ancak bekaretini koruyana en az korumayana, koruyamayana baktığım saygı ile bakarım.

Aslında yazılarda edinilen tavrı da alaycı yaklaşımları da çok hoş karşıladığım söylenemez. İlkesi olan insan o ilkesi doğrultusunda istediği her şeyi yapmak ile onurlu bir davranış içerisindedir. Bu bir erkek ile sevişse bile bekaretini korumaya karar vermiş bir kızında en tabii hakkıdır ve böyle bir kıza saygı duymamak pek ahlaklı bir tavırda sayılmaz benim kanımca.

Bütün bunların dışında bir de bekaret zarının yaradılış veya ateistlerin bakış açısı ile oluşum nedeni ne olabilir?

Biraz da buna takığım ben...

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Bekarete "Saygı" Duymak...

May 7 2001, 9:02 PM 

Sevgili Bilg iki konuya deginmiş...

"Düşkün degilim"
"Koruyana saygı duyarım"

Kadınlar bekaretlerini neden koruyorlar?
Buna düşkün olan erkekler ve toplumun bu düşkünlük yüzünden yarattıgı beklentiler ve kurallar yuzunden degil mi?

Kadının hayatında önemli bir dönum noktası şeklinde belletildigi bir kavramdır bu.

Şu iki kavramı açmak lazım ...

Uygun erkeğin kim oldugunu kadın mı tayin edecek?
Yoksa toplumun kuralları ve beklentileri mi?

Toplum erkegin kim olduguna bakmıyor...
Ne olduguna, yani SIFATINA bakıyor.

Kadın ise toplumun SIFAT beklentisi yuzunden bunu koruyor.

Cunku, erkek kadının karşısında hangi kimlikle çıkması gerektigi konusunda, başta kendisi ile çelişik vaziyette.

Erkek KOCA oldugu zaman bunu hakkedecegini düşünüyor...Ve bundan dolayı kadın bunu koruyor.

Ayrıca bu bekareti koruma olayı "SAYGI" duyulacak bir olay haline gelmiş ise, zaten burnumuzu gereksizce sokmuşuz demektir.Burunumu sokmak yetmiyor, bir de "takdir ediyoruz".

Aslında bu bir nevi şovenist bir pişkinlik gibi geliyor bana...

Kadın kendisini teslim edecek erkegi araması
ile
Kadının KOCASINA bekaretini saklaması arasındaki fark vardır.

Ve bu fark SAYGI duymak ile açıklanamıyor...

Kadının bekaretini korumasınun SAYGI ile ödüllendirilmesi, bence balıgın baştan kokmuş olmasına iyi bir örnektir.

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

??

May 7 2001, 9:07 PM 

Cevap vereyim diyorum ama tek bir doğrudürüst mantık örgüsü bulamıyorum.

Ortada ikili bir durum var.

Belirli bir süreye kadar (bu süre evliliğe kadar olabilir ya da kendisini gerçekten beraber olmak isteyeceği insana kadar olabilir) bakir kalmak. Yani kızlık zarını korumak.

Bu konuda herhangibir sorumluluk duygusu hissetmeyip canının istediği ilk insana bu özelliğini vermek.

Bunun bir özellik olduğu kadında olup erkekte olmamasından açıkca belli. Neden bu özelliğe sahip oldukları zaten benim yola çıkış ve saygı duyuş nedenimi oluşturuyor. Biri bana bilmem kaç yaşına kadar sağlık nedeni ile bu zar var dese bilimsel olarak fikrimi ben de değiştireceğim. Ama bu özellik insanın dişisinde var ve dişiyi cinsel olarak birleşmiş ya da birleşmemiş olarak ikiye ayırıyor.

Bir tek cümleye çok fena taktım MGK nın yazısında.

''Kadının bekaretini korumasının SAYGI ile ödüllendirilmesi, bence balıgın baştan kokmuş olmasına iyi bir örnektir.''

Saygı duymak ile saygı ile ödüllendirilmenin arasındaki farkı hadi bilmiyor diyelim ya ben desem ki

''Kadının bekaretini korumamasının SAYGI ile ödüllendirilmesi, bence balıgın baştan kokmuş olmasına iyi bir örnektir.''

Ne çirkin olur değil mi?

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Mantık örgüsnü hemen sunalım...

May 7 2001, 9:27 PM 


Saygı duymanın ya da saygı ile ödüllendirmenin kriteri nedir?
Bir kadının bekaretini koruması mı?

DOGRU kişi olayına hiç dokunmadan geçmiş Bilg.

Kim bu dogru kişi?

Bu kişiyi kadın kendi özgür iradesi içinde, duygu yogunlugu ile mi tespit ediyor?

Yoksa bu dogru kişi KOCA mı?

Bu sorumdaki mantık yoksunu olan şey nedir?

Düşkünlük...

Düşkünlük yok mu?
Var...

Bakınız...

Evlilik öncesi bir bakire ile cinsel ilişki yaşayan bir erkek genellikle kadında bekaret arama şartlanmasından vazgeçiyor.Hatta umursamıyor bile.

Bilg in çok ilginç ve mantıkla örtüşmeyen bir başka cümlesini daha burada ele almadan geçemeyecegim...

Kadının bekaretinin bir "zarı koruma" dan oluşma iddiası.

İşte olayın ilginç yanı bu...

Zarı koruyor ve üst üste orgazmlar yaşıyor.
Anal orgazm yaşıyor,
Klitoral orgazm yaşıyor
Oral olarak cinselliği yaşıyor
ve hala BAKİRE...

Bir "zar", "sen benim erkegimsin" dedigi erkegi digerlerinden ayrıcalıklı kılan bir sunum olamaz.

Bu tür kabullenişler toplumun o ilkellikle iç içe olan kurallarının arasında yolunu bulmaktan öte birşey degildir.

Sevgili bilg bu cümle ne demektir?

"Bu konuda herhangibir sorumluluk duygusu hissetmeyip canının istediği ilk insana bu özelliğini vermek."

Tabii ki canının istedigine verecek.
Onun bunun şunun istedigine SAYGI kazanmak için mi verecek?

Kadının zarından yararlanarak kadın üzerinde TAHAKKUM kurmak ile,

İnsanın vicdan ve inancından dolayı DİN kisvesi altında insanlar üzerinde TAHAKKUM kurmanın farkı ne?


 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Anlamıyorsun

May 7 2001, 9:44 PM 

Çok net yazdım. Çok da anlaşılır bir cümle ile. Bir daha okumanı tavsiye ederim ilk yazımı.

Bu özellik, yani kızlık zarı taşımak ve bunu ilk cinsel ilişkide kaybetmek, tamamen insanın dişisine ait bir özellik ve bir nevi de bir hakdır. Erkekte bu özellik yoktur. Bu zarın bilimsel bir nedeni de henüz ortaya konulmamıştır ve kişisel kanımca böyle bir nedende akıl dışıdır.

Söylediğim basit. Bu zarı beraberliği önem taşıyan insan ile yapacağı cinsel birleşmeye (buna ister evlilik deyin, ister çocuğunun babası deyin, ne derseniz deyin) kadar korumayı isteyen kimseye korumayan ya da koruyamayan insana duyduğum saygıyı aynen duyarım ben.

Bu zarı korumayı tercih edene alaycı yaklaşmayı da tebiyesizce bulur ve açık açıkta söylerim. Terbiyelice bulup açık açık söyleyenler kadar.

Kendisi ile sevişip sonra da kızlık zarının bozulmasını istemeyen bir kıza bakış açınızdan hiç hoşlanmadığım için.

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Sıkı bir manevra ile Bilg toplamış...Ama fren patlak ne fayda...

May 7 2001, 10:50 PM 

Ancak yukarıda ilk yazısından aldıgı bir cumleyi açıklayarak bunu yapmış.

Bilg burada sadece yazdıgını savunuyor.
Ve sadece "yazısı sınırları" içinde konuyu tutmaya çalışıyor.

Anlamsal bir manevra yapmış ve açıklamış.

Ancak her yazının bir sözlüksel anlamı, ve bir de Zihniyet anlamı vardır.
(WORD meaning-MIND meaning)

Ben ilk yazıya baktıgımda alışılagelmiş ve bekaret konusunda bu günkü toplumun durumu hakkında bizleri yakından ilgilendiren, karakteristik bir zihniyet özelliği gördüm ve bunu da dile getirdim.

Bilg, bekaretini korumayan ve koruyamayan kişilere duydugum saygı kadar, koruyana da duyarım demiş.
Bu tabii ki kişisel bir tercihtir.
Buna kimse itiraz edemez.
Şuna saygı duy, ama buna duyma, diyemeyiz ki.

Gelelim o karakteristik duruma...
Yani zihniyet bildiren duruma...

Nedir o karaktertsitik durum?

Ilk yazısında "DÜŞKÜN DEGİLİM" diye şahsi fikrini belirtmiş.

Zaten burada Bilg'in bekaret konusundaki fikirlerinden ziyade, toplumun bekaret bakirelik konusundaki mevcut durumunu dile getiriyoruz.

Bilg'in kullandıgı kelime bu açıdan hala önemlidir.

"Düşkün olmak"...

"Tercih etmek" kelimesi bekaret konusu için yeterli gelmiyor mu?

Gelmiyor...

Neden?
Dogru ve UYGUN kelime düşkün kelimesi de ondan...

Bekarete bir "düşkünlük" var.

Ve ben bu karakteristik özellikten yola çıktıgım zaman mantıktan uzaklaşmış oluyorum...

Öyle mi?

Hayır..

Sadece beklemedigi bir yerden yaklaşıyorum. Yaklaşıyorum ve yaklaşırken de Bilg in yazısından esinleniyorum.
Bilg sadece YAZISINI SAVUNMAK adına diğer yazısında bir kaç çam devirmekten de kaçınmamış...

Bunu da yukarıdaki yazılarımda dile getirdim.

Seviştikten sonra bir kızın kendisini teslim edip etmemesine geldiğimiz zaman otomatikman şu soruyu soruyoruz...

NEDEN?

Kollarınızda orgazm olan bir kızın zarını korumasının altında yatan gerçek amaç nedir?
Adamın uygun olmadıgı mı?
Eger uygun degilse neden onlarca defa aynı adamla sevişiyor?

Buna mı saygı duyacagım/z?

Hadi bir kere sevişti...
Diyelim sarhoştu.
Bir kere daha?
Bir kere daha?
Bir kere daha?

Ertesi gun....

Gel bakalım bu gün uygun oldun mu?
Bir hafta daha???

Hadi desek ki adamı 3 ay teste tabi tutacak...
Bunu da anlayacagım.

Ben BAKİRE FAHİŞE gördüm be....
Burada bekareti korumanın neyine saygı duyacaksınız?

Fikrine mi?
Düşüncesine mi?
Korkusuna mı?
Toplumuna mı?

Ben bununla dalga geçmeyi tercih ederim.
Hem de her bir yanımla dalgamı geçerim.

****

Sailor'ın yazısına baktıgınız zaman uzun süreli bir bereberlik oldugunu ve ilk ve son olan bir yatak macerasından bahsetmedigini anlarsınız.

Bir adamla defalarca olacaksın ama bekaretini koruyacaksın?
Aynı adama "seni seviyorum" diyeceksin ancak ben kendimi sen dışında başka birime saklıyorum diyeceksiniz.

Bu ya KORKU dur.
Ya da ONURSUZLUK....

Ben bu kafa yapısına sadece gülerim.
Ve bunu da yapıyorum.

İşte sayın Bilg,sizin anlamasal olarak baktıgınız cümlenizde siz haklısınız...Hem de yerden göge kadar. Hatta siz bir tercih yazmışsınız.
"Kimseyi de ilgilendirmez" diyebilecegimiz bir tercih.

Ancak kullandıgınız kelimeler, sizin yazınızda yazdıgınız bir cümlenin anlamından ziyade bir ZİHNİYETİ ele veriyor.
Ve o zihniyet dışarıda yaşıyor.

DÜŞKÜN olarak....
ve hatta
Saygısızca....

Ben buna saygı duymam...
Gülerim.

Çünkü DÜŞKÜNLER vazgeçmiyorlar.

 
 Respond to this message   

(no login)
213.122.121.4

Bekaret

May 7 2001, 11:00 PM 

Sevgili Marslilar.,
Bu cok nazik konunun bir Marsli tarafindan ortaya konulmasi bile ilginctir. Zar sahibi olanlar kadinlardir bu zar da Venuslu lerin bir parcasidir. Biz nasil erkeklerin onundeki uzantiyi nasil tasidiklarini hissedemezsek sizde bizim bu zarin getirdigi yasaklari, kadinlikla ilgili korkulari, sosyal yasamin getirecegi arti lari eksileri bilmeniz zor olur.

Ozellikle genc kizlarimiz toplumsal baskilar ve eslerin kendilerini zifaf gecesinde geri gonderme korkulariyla buyutulur. Anneler kizlarin namusunun cinsellikle bozulacagini bildiginden ic gudusel olarak kizlari korkuturlar.

KOrkutulan kiz ne hisseder?
Bacaklarinin arasinda dokunmaya korktugu bir cinsel organinin varligini bilmesi bile onu urtkutur.
Cinsel organina yapilacak her turlu hareket TEHLIKE dir
Zevk icin bile olsa NItekim Tehlikedir en buyuk tehlike hamile kalmak tehlikesidir.
Ben Halk banyolarinda bile hamile kadinlari duyduklarindan oturacaklari mekani iyi ce yikayip onlemler alan kadinlar bilirim.

Zar korumanin ikinci onemide kadin hastaliklari kendi duygularini bedenini tanimayan genc kiz sizce kadin hastaliklarini anlayacak ve bu yuku tasiyacak kapasitedemidir?

Ayrica Genc bir kizin cinsel orgazmi bu kadar erken yasta tam bir cinsellik olmadan ogrenip bunu erkeginde buna inanarak algilamasi ayrica da dikkat cekecek bir durumdur.
Ulkemizde ve daha pek cok ulkede cinsel bilgiler tam olarak okullarda uzman kisilerce ogretilmediginden
kizlar ic guduleriyle, hazir olmadiklari cinsel iliskiye merak ve oyun diye girerse sonuc boyle olur.

Kiz kendisi ne istedigini bilmediginiden cinsel tercihlerinide bilmesi beklenemez.

Genc kizlarimiz ruhsal ve bedensel hazir olmadan bu tip iliskilere girmemelidir. Ancak Media ve diger albenisi olan yayinlar merak olayini koruklemekte bu genc kizlarda iliskilerini carpik yasamakta ve Erkeklerinde dunyasini zorlastirmaktadir.

Bu cinsel iliskilerin ozellikle avrupada cok erken yasta baslamasi gelismis toplumlari urkutmektedir.
Kizlara bekaretlerini kendileri hazir olduklarinda sevdigi biriyle zevkle paylasmasi ilk gece korkularini ve cinsel sogukluk ve benzeri konulardaki pek cok ruhsal bunalimida ortadan kaldiracaktir......

Saygilar
Venuslu
Sibosh :-))

 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

Ek bir soru...

May 7 2001, 11:10 PM 

Bekaretini koruyana,korumayana,koruyamayana saygı duyuyorsunuz...

Ya diktirene?

Ona ne duyuyorsunuz?

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Lütfen tek yönlü bakmayın

May 8 2001, 1:13 AM 

Bilg, "(kızlık) zarı (nı) beraberliği önem taşıyan insan ile yapacağı cinsel birleşmeye (buna ister evlilik deyin, ister çocuğunun babası deyin, ne derseniz deyin) kadar korumayı isteyen kimseye korumayan ya da koruyamayan insana duyduğum saygıyı aynen duyarım ben.

Bu zarı korumayı tercih edene alaycı yaklaşmayı da tebiyesizce bulur ve açık açıkta söylerim. Terbiyelice bulup açık açık söyleyenler kadar.

Kendisi ile sevişip sonra da kızlık zarının bozulmasını istemeyen bir kıza bakış açınızdan hiç hoşlanmadığım için" demiş.

Ben de böyle bir kişiye saygı duyarım.

Ancak; dürüstlüğe ve "seni seviyorum" sözüne daha çok saygı duyarım.

Ancak, bir yıldan uzun bir süre benim yatağımı paylaşan, bana o yatakta ya da yatak dışında pek çok kez "seni seviyorum" diyen bir kız yüzüme baka baka "özel bir şey o" diyorsa, ve utanmadan bir daha seni seviyorum deyip bekaretini koruduğu yatakda hünerlerini sergileyerek olayı geçiştirmeye çalışıyorsa. O kızın dürüstlüğünden bahsetmek olanaksızdır benm için.

Söz konusu hatunu asla aldatmadım, kötü söz söylemedim ve ayrılırken de mümkün olduğunca ılımlı davranmaya çalıştım.

O kız o özel zarını yırttırdığı erkeğin gözlerine bakıp "ilk seninle oluyor" dediğinde o erkek bekaretini koruduğu için saygı duyacak hanım kıza. ve huşu içinde dudaklarından öpecek. O dudakların penetrasyon esnasında yırtılacak bir zarı olmadığı için, dudaklardan içeri sadece yiyecek ve içecek geçtiğini düşünerek öpecek.

Burada sorun bekaret ve namus sorunu değil, güven ve dürüstlük sorunudur.

Güven ve dürüstlük kavramları Dünya vatandaşı Venüs ve Marslılar için de aynıdır sanırım.

Bilg ve sibosh, yorumlarında bu boyutu atlamışlar, ya da algılayamamışlar veya anlamamışlar.

 
 Respond to this message   

(no login)
213.122.121.4

Untitled

May 8 2001, 2:16 AM 

Sevgili Sailor.,
Anlattigin fikirlere saygim sonsuz ben isin bu tarafini herkes bu sekilde dusunuyor diye soz etmedim.
Benim icin durustluk ve ictenlik herseyden once gelir.
Bir genc kiz, yasini bilmiyorum arkadasinin ama genc oldugunu varsayiyorum hareketlerinden.
BU duygulardaki bir kiz ne sex'e nede iliskiye hazir degil gorunuyor. Senin yanilginda sanirim safligindan iyi niyetinden kaynaklaniyor.

Venuslu seviyorum derken bir baskasina tam cinsel iliskide de gozlerine bakarak seni seviyorum diyecek kadar cabuk gecmisi unutabilir.

Seninle ne yatak iliskisi vardiysa bu guzel yasandiysa ve yasandigi surece saygi duyduysaniz birbirinizin isteklerine yasami o andaki icgudusel sevginiz ve coskunuzla yasadiysaniz ne mutlu size....

Birakin gelecek size baska asklar, baska sevgilerde getirsin zarli veya zarsiz...Ama birgun gecmisi dusundugunuzde guzel anlardi diyebilin.
Baskalarinin fikrini dogru veya yanlis saygiyla karsilarsaniz o sizin sorununuz olmaz. Birakin bu kiz bir sorun yasayacaksa bu davranisindan oturu kendi deneyiminle bunu ogrenecektir. Ben bu yuzden Genc kizlarin hazir olmadan iliskiye girmesinin yanlis oldugunu vurgulamaya calistim.





 
 Respond to this message   

MGK
(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Sibosh

May 8 2001, 2:39 AM 

Burada iki nokta var...
Bir tanesi bekaret konusu, digeri ise Sailor'ın bir deneyimi.
Bu iki nokta arasında gidip gelmek konuya bir başka boyut kazandırmamakta.
Sailor ın deneyimindeki kız 2 kere ust uste orgazm çıglıkları atacak kadar deneyimli ve yaşça uygun izlenimini vermekte...

Ve konumuz sailorın yaşadıgı bir deneyim ile gundeme gelen bekaret konusu...


 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Erkeğin adı

May 8 2001, 3:13 AM 


Ben hep derim,

Ne ekerseniz onu biçersiniz...
Burada bu konuda da biçiyoruz.

Kız bekaretini ailesinin "erkek"lerinden korktugundan, KOCASI olacak kişi için, yani yine bir "erkek" için koruyor.Bunu korurken bir başka "erkek" bu kız ile bir sene boyunca yarım yamalak ve saglıksız bir seks yaşıyor.(sailor örnegi)

Yani "erkekler" ne ektilerse bir yandan da onu biçiyorlar.

***

Kadının adı yok diyorlar ya...
Bu durumda "erkeğin" adının oldugu pek söylenemez.


Bütün bunlara şöyle bir baktıgımda şunu görebiliyor ve diyebiliyorum ki;

Bunun adı erkeklik degil,olsa olsa maymunluktur.
Maymuna da gülerim ben.



Aglamaktan usandıgımdandır.

 
 Respond to this message   

(no login)
212.146.175.83

helal sana

May 8 2001, 10:29 AM 

ne kadar çok seviyormussun kız arkadasını,taktir ettim walla..
kız seninle birlikte olmadıgı ve tasıması gereken 1 sorumluluktan dolayı kıza anlayışla yaklaşmışsın!!! ve olayı bitirmişsin..
demekki bekaretini verseydi kızcağızı doruktan aşşaığıya paraşütsüz atacaktın heralde..
bir de su seni seviyorum kelimesini butur seylere alet etmeyin olamaz mı???

 
 Respond to this message   

(no login)
212.146.175.83

pardon..!

May 8 2001, 10:55 AM 


sizin kız kardeşiniz var mı bilmiyorum ama olsaydı..ve böyle 1 durmla karşı karşıya kalsaydı;sizden fikir istiyor,ne derdiniz.?
git kardeşim yat adamla ne istiyorsa yapın mı??
merak ettim ..
lütfen yazın...!

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Okumadan cevap yazmamak da fayda görüyorum

May 8 2001, 11:48 AM 

Sayın Omeryy,

"helal sana" ve "pardon!..." başlıklı yazılarınız direkt olarak bana yönlendirildiği için şahsınıza burada yazdığınız fikirleriniz doğrultusunda cevap yazmaktayım.

Yazınızda, alaycı bir üslupla, kız arkadaşım taşıması gerektiği sorumluluk dolayısı ile benim olmadığından anlayışsız bir yaklaşımla ilişkimizi sona erdirdiğimi söylemiş, dahası sevgilime olan sevgimi yargılama cüreti göstermişsiniz. Ancak, yazık ki, çıkarımlarınız hatalı. Eğer yazılarımı dikkatli okumuş olsa idiniz, benim kız arkadaşım benimle olmayı reddettiği için ondan ayrılmadığımı anlardınız.

Benim burada ortaya koymaya çalıştığım konu, bekaretin fiziksel boyutu değil. Kız arkadaşım, sizin deyiminizle sorumluluk taşıdığı için vajinası penetre etmeme izin vermezken, cinselliğin bütün diğer boyutlarını yaşamayı o sorumluluğun neresine sığdırıyordu sizce?

Ya da, o çok önemsediğiniz "seni seviyorum" cümleciğini bana söyledikten hemen sonra, "yok o özel bir şey" derken o cümlecikle çelişmiyor muydu?

Ben burada bu açıdan yola çıkarak toplumuzdaki bir çarpıklığı ortaya dökmeye çalıştım. Ayrıca, bilmiyorum farkında mısınız, ben kız arkadaşımdan benimle seks yapmadığı için ayrılmadım, o an sadece cinsellik boyutuna son verdim ilişkinin, dürüstlüğünden ve aylaşım yeteneğinden şüphe duyduğum için de bir soğuma süreci yaşandı ve ilişki bitti.

Sizin anlayacağınız, yüreğim ve aklımla verilmiş bir karardı o, başka uzuvlarımla değil.

Kızkardeş konusuna gelince, ona vereceğim öğüt şu olurdu...Kendini hazır hissediyor ve onu istiyorsan, kendine ve sevgiline dürüst olduğun, vücuduna zarar gelmemesini (hastalık ve hamilelik) sürece, yaşadığın hiç bir şeyden pimanlık duymana gerek yok derdim.

siz ne derdiniz?

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Sevgili Sibosh

May 8 2001, 12:12 PM 

Bu "sevgili" lafını burada kullanmak bana çok komik gelse de, sizin yazılarınızdaki tarzınızdan yola çıkarak size duyduğum sempatiye istinaden bu başlığı atıyorum.

Öncelikle genç kıstasınızı bilemem ama söz konusu olay gerçekleştiğinde ben 24 kız arkadaşım 22 yaşında idik. İkimizin de ekonomik bağımsızlığı ve bir yıldır devam eden yopun ve ciddi (ciddi derken evlilik konusunda planlar ve yönlenmeler yapılan) bir ilişkimiz vardı. Kız arkadaşım bana hiç bir hazam ilişkimize ya da cinselliğe hazır olmadığını söylemedi. O olay yaşandığında da bana "henüz hazır değilim" mesajını vermedi sözleri ya da hareketleri ile. Eğer sex e kendini hazır hissetmiyor olmasa idi, ben kendisini beklerdim. Yanılgı dan kastınızı da anlayamadım ama eğer beni orada irite eden kız arkadaşımın o anki sözleri ve hemen sonraki davranışları idi, bunu anlatabildiğim kadar açık anlattım.

John Gray'in Venuslu kadınları sevgilerini nasıl yaşarlar bilemem, ama benim deneyimimdeki davranış bana biraz "Uzaylı Zekiye" davranışı gibi geliyor nedense.

Sevgilime saygi duymasa idim, sevgilim olamazdı, onun bana saygısı olmadığını o şekilde anladığımda da ilişkiyi bitiren süreç başladı zaten.

Fikirlerinizi saygı ile karşıladım, ancak bir boyutu eksik değerlendirdiğinizi dile getirmeye çalıştım.

Bir genç kızın sevgi ve dürüstlük anlayışının deneyimleri ile ilgili olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Genc kizlarin kendileri hazir olmadan iliskiye girmesinin yanlis olabilir, ancak ilişkiye girmek sadece vajinal penetrasyona izin vermekle olmaz bildiğiniz üzere.

Saygılarımla

 
 Respond to this message   
adems
(no login)
193.250.128.47

b u sayfaya

May 8 2001, 12:18 PM 

lol

 
 Respond to this message   
janus
(no login)
213.153.175.62

ben derdim ki

May 8 2001, 12:26 PM 

1. dürüst ol.
2. kendini ve karşındakini sev, sevgin ne hissetiriyorsa onu yap.
3. dürüst ol.

herkesin inancına saygı duymakta fayda var. ancak, bizlerde maalesef inançlar bize havada kalmış. inanıyor ve bir türlü gereklerini yapamıyor, ya da bize uygun olanları alıp, uygun olmayanları kendi haline havale ediyoruz. bekareti bozulmadan cinsel deneyim yaşayanlar ya da sırf hediyesi olsun diye diktirme operasyonuna koşanların niyetleri ve hissiyatları nedir bilemem ve hatta onları bu noktaya getirip kendi kendilerini kandıran insanların niyeti nedir onu hiç bilemem. tek bildiğim bir şey var! dürüstçe yaşanmayan hiçbir ilişkiye, gerekleri yerine getirilmeyen boş inançlara saygı duyulamaz.

duymak isteyenler ve bu sistemi yürütmeye çalışanlar kendi kendilerini kandırmaya devam etsinler, zaten dürüstlüğün yükünü kaldıramazlar.

not. bir de baskı altında yaşayıp kendini bilememiş bir kadına sorsalar, kızkardeşi gelip de sorsa kendine ne yapayım abla dediğinde ne tavsiyede bulunur?

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Bu sayfayı neden açtım?

May 8 2001, 12:35 PM 

Bir deneyimimi aktardım sizlere.

Bir hanım kızın, fiziksel bekaret kaygısı ile, seni seviyorum dediği erkeğe, cinselliği paylaştığı erkeğe "hazır değilim" değil, "olmaz o çok özel" demesi, hemen ardından da ona vücudunun diğer nimetlerini sunarak olayı geçiştirmeye çalışması idi.

Birey eski bazında kız arkadaşımı yargılarken (ki yargılama hakkına sahip görüyorum kendimi) düşünce yapısını ve o düşünce yapısındaki toplumsal kitleyi yargılıyorum.

Çarpıklık. Vurgulamak istediğim bu.

Kızlarımız, her türlü cinsel deneyimi yaşamaya hazır hissedip, vajinal ilişkiye mi hazır hissetmiyorlar kendilerini sevgili Sibosh?

"Bir erkek ile sevişse bile bekaretini korumaya karar vermiş bir kızında en tabii hakkıdır ve böyle bir kıza saygı duymamak pek ahlaklı bir tavır sayılmıyor" da, "(kendisi için) önem taşıyan (buna ister evlilik deyin, ister çocuğunun babası deyin, ne derseniz deyin) ve cinsel birleşmesini yaşayacağı insan" ile birlikte olurken kızlığımı sana veriyorum demesi, çok mu ahlaklı olur bilg bey?

Ya da, bekaretini vermemkle sorumlu davranan biri, bekaret dışında herşeyi yaşarken ne derece sorumlu davranmıştır omeryy?

Çarpıklık işte.

Sevgime, ahlakıma yapılan yakışıksız yakıştırmalar da bu çarpıklığın bir getirisi olsa gerek.

Sayfa çarpıklığı dile getirmek için açılmıştı, misyonunu yerine getirdi.

Herkese teşekkür ederim.






 
 Respond to this message   
janus
(no login)
213.153.175.62

de rien

May 8 2001, 12:42 PM 

tu as raison (malheuresement:) !
c'est fini...

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

İyi Okuyun

May 8 2001, 1:29 PM 

Yazılanları anlayabiliyorsanız tartışmaya devam edelim. Yok anlayamıyorsanız ben burada keseyim.

Yazılarımı sırf anlaşılmayacak en ufak nokta olmasın diye kısa kesiyorum ama gene çarpıtmak için özel bir gayret gösteriyorsunuz.

saygı - ahlak

Bu ikisinin ayrımını bilmiyorsanız konuşacak hiçbirşey kalmaz.

Siz sizinle kendine ait bir şeyini paylaşmak istemeyen (belli ki bu paylaşımı yapabilecek denli sevmiyor) insan ile alay ettiniz. Fikrinizle bir araya gelmeyen biriyle haydi haydi edersiniz.

Ben benimle hiçbir zorlama olmaksızın herşeyini paylaşan veya paylaşmayan her kız arkadaşıma saygı duydum ve hala duyarım.

Zaten bu yüzden onlarda bana saygı duyarlar.

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

SENİ SEVİYORUM muhallebicide söylenir...

May 8 2001, 1:35 PM 


ömeryy ne demiş...

"bir de su seni seviyorum kelimesini butur seylere alet etmeyin olamaz mı???"

Nedenine gelince "seni seviyorum" kelimesi muhallebicide, bogazda yürürken, sinemada el ele tutuşurken edilebilecek bir laftır.
"Yatakta söylenmez".
"Seks başkadır"
"Bu tür şeyler" dediği "seks" olmalı.

Sevgi kelimesini SEKS ile bagdaştıramadıgını anlıyorum ben."Bekaret" bir nevi sindirim bozuklugu olmadıgına göre, başka ne anlayacagım?

Çünkü bu kafa için seks, KAKA...

Bu fikrini de KIZ KARDEŞ örnegi ile pekiştirmiş ve sözde kendini haklı çıkarmış.


Ben hep derim.
Burada da diyorum.
Ektiginizi biçersiniz.
Kadının 2 yüzlülügü,
Erkegin 2 yüzlülügü nedeniyle olmaktadır diye.
Burada bir örnegi daha var işte.

Bu ömeryy ve benzeri kafa yapılarının bu konuşmaların olmasına asıl neden oldugunu anlamak isteyen anlayabilmiştir zaten.

ömeryy kendisine "sinyal veren" ve "davetkar olan" bir kız oldugu zaman kesin şöyle diyordur;

-bakın küçükhanım, benim 2 tane kızkardeşim var.Sizin bana böyle davetkar olmanız nedeni ile aklima o kızkardeşlerim geliyor...Dolayısı ile size sormam lazım, acaba erkek kardeşiniz(abiniz) var mı?

İşte ben buna gülmek zorundayım...

Beni güldürme ömeryy.
Yeee yeee yeee...

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Yazılanları anlamak yeterli mi?

May 8 2001, 1:40 PM 

Burada yazılanları anlamak,
Anladıktan sonra cevap yazmak,
Yanlış anlamak,
Yanlış anlaşılana cevap yazmak,
Anlamamak,
İşine geldigi gibi anlamak,
Arasından bazıarını anlamak
Bazılarını anlamamak

olabilir...

Konu var konu hakkında herkes yazılanlara ve kendi fikirlerine göre yazıyor.

Bir sonuç çıkacaktır.


 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Bilg bey

May 8 2001, 2:11 PM 

İyi okuyun başlıklı yazınız, içerdiği "Siz sizinle kendine ait bir şeyini paylaşmak istemeyen (belli ki bu paylaşımı yapabilecek denli sevmiyor) insan ile alay ettiniz" cümlesinden anladığım kadarı ile bana yönlendirilmiş, cevaplıyorum.

İyi Okuyun başlığını takiben, yazılanları anlayabiliyorsanız tartışmaya devam edelim. Yok anlayamıyorsanız ben burada keseyim buyurmuşsunuz. hemen sonrasında aynı agresif tutumunuzu sürdürerek "Yazılarımı sırf anlaşılmayacak en ufak nokta olmasın diye kısa kesiyorum ama gene çarpıtmak için özel bir gayret gösteriyorsunuz" demişsiniz, dikkatinizi çekerim ki, ben yazılarınızdan alıntılar yaptım, kelimelerinizi aynen kullandım, yalnızca araya kısaltmalar için açıklayıcı özneler yerleştirdim. Yazılarını çarpıtmaya bir gayretim yok, sanırım iyi okumamış ya da anlamamışsınız bunu.

Saygı - ahlak kavramlarının ayrımını biliyorum, bu açıdan sizinle konuşacak pek çok olduğunu düşünmekteyim, bu konu da onlardan biri kanımca.

"Siz sizinle kendine ait bir şeyini paylaşmak istemeyen (belli ki bu paylaşımı yapabilecek denli sevmiyor) insan ile alay ettiniz. Fikrinizle bir araya gelmeyen biriyle haydi haydi edersiniz." demişsiniz, sanırım siz yazılarımı okuyamadınız ya da anlayamadınız, ben kız arkadaşımı yargıladım (bu doğru ya da yanlış bir davranış olabilir - bunu şu an tartışmıyoruz), fikirlerini ve kafa yapısını yerdim ama yazımda alay niteliği taşıyan bir yan yok. Dİğer kaıtılımcıların yazılarında var böyle bir yaklaşım; bunu kastetti iseniz o zaman da "Siz sizinle kendine ait bir şeyini " anlatımınızda hata var, o hanım kız MGK veya Ianusla bir şey paylaşmayı ya da paylaşmamayı istemedi.

Kaldı ki, kız arkadaşımın bana olan sevgisini değerlendirme cüretinde bulunduğunuza göre ( "(belli ki bu paylaşımı yapabilecek denli sevmiyor)" cümleniz)
şöyle diyeyim, sevmiyor diyelim, bekaretini verecek adar sevmiyor ama oral seks yapacak kadar seviyor... gözlerime bakıp "Seni seviyorum aşkım" diyecek kadar seviyor, ya da kolumdan tutup yatağa süürkleyecek (bekaretini vermeden herşeyi yapmak amacı ile) kadar seviyor...böyle bir anlayışa mı saygı göstermeliyim sizce?

Tabii ki, iyi okuyun ve okuduklarınızı algılayın tavsiyeleriniz değerli tavsiyeler, sanırım bu değerli tavsiyelere siz de saygı gösterir ve uyarsınız.

Son kez söyleyim, yazılarınızı asla çarpıtmadım, sadece cümlelerinizi tekrarladım bütün yazılarımda. Bütün kelimeler, terimler ve varsa çarpıklıklar size aittir.

Buraya kadar agresif tarzınıza cevap verdim şimdi son iki paragrafda ortaya koyduğunuz fikirlerinize yorum yapayım.

"Ben benimle hiçbir zorlama olmaksızın herşeyini paylaşan veya paylaşmayan her kız arkadaşıma saygı duydum ve hala duyarım"

İlk yazımda, o hanım arkadaşımla birlikteliğimin bir yıla yayılmış olduğunu ve bu süreç içerisinde paylaşılan ve paylaşılmayan şeylere saygı duyduğumu zaten belirtmiştim. Yeterince açık olmamışsa buradan yazayım, saygı duymuştum. Lakin kanımca, saygı kavramını hakketmek gerekmektedir (sanırım bu konuda çelişiyor fikirlerimiz sizinle). Ben kız arkadaşımın tavrını iki yüzlü bulduğum için, bekaretini korumasına değil, tarzına saygı duymadım, ve bu da ilişkimizin sonunu hazırlayan süreci başlattı. Ayrıca, kız arkadaşımın bana saygı duymadığını a hissettim elbet.

Saygımı hakkeden ve kazanan herkese saygı duyarım, saygımı gösteririm, onlarda bana ben olduğum için saygı duyarlar saygı duyarlar; ben onlara saygı gösterdiğim için değil.

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Bir şeye her turlu SAYGI DUYMAK

May 8 2001, 2:33 PM 

Ne olursa olsun, kayıtsız şartsız SAYGI duymak.
Bir nevi "Düşkünlük" tarifi olabilir mi acaba?

Kendi kendime düsünüyordum...
Paylaşayım dedim.

*Ne dersiniz?*

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Saygı

May 8 2001, 2:43 PM 

Genel konu içerisinde bir parantez açmış MGK; fikirlerimi yazmak istedim

Saygı, benim kanımca hakkeden kişiye duyulmalıdır. Öncelikle kendi saygısını hakkeden bir kişi olmalıdır insan kanımca, ki kendine saygı duyabilsin.

Karşımıza çıkan insanların sosyal konumlarından dolayı onlara belirli bir protokol uygulamak, insanlara nezaket göstermek ile SAYGI duymak farklı kavramlardır.

Ben dahil hayatımda var olan herkesin saygımı hakketmesi gerektiğini düşünürüm ve hakkedene saygılı davranırım.

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

EGER erkek DÜŞKÜN ise,

May 8 2001, 3:56 PM 

Bakire ile cinsel beraberlik yaşamak,
İlk erkek olmak,
Bekaretini bozmak,

Uygulanışı itibarı ile normal bir cinsel ilişkiden FARKSIZDIR.
Hatta daha da eziyetlidir.
Streslidir...

Nedir bunun ehemniyeti?
Buralara sayfalarca yazı yazılmasına neden olan, bu olayın altındaki gerçek nedir?
Erkeklerin ŞOVENİST duygularından başka nedir?
Kadının bunu korumasına saygı duyan ya da duymamayan kim?
ERKEK...
Yani bunu degerlendirmek için bir hakka sahibiz...
Bu hak ne?
ERKEK olmak.

Eziyetli ve stresli olarak yapılan bir şey için düşkünlük kelimesinin kullanılması da bunun ayrı bir göstergesi...

Bakire olan bir kadın ile yaşanan bir cinsel ilşkinin digerlerinden daha DAYANILMAZ BİR HAZ vermediği bir gerçek.

Erkek sovenist yaklaşımının bariz bir şekilde ortaya döküldüğü bu yazılarda, yazıların istenildigi gibi anlaşılmamasının yanı sıra, söylenenden çok daha fazla anlaşıldıgı da ortaya çıktı.

Bilg bu konuda "dedigimi anlamıyorsunuz" diyor...
Anladıgınız kadar anlayın susun oturun aşagı diyor ise bu olmuyor.

ömeryy diyor ki, erkek sıfatına göre farklı farklı kişilikler ve zihniyetler taşımalıdır.

Baba olan erkek
Abi olan erkek
Sevgili olan erkek
Arkadaş olan erkek
Mahalledeki erkek
Saygı duyan erkek

Aynı insan, farklı farklı sıfatlar altında farklı kişiliklere ve davranışlara burunmekteler...

Yanar döner erkeklere
Yanar döner kızlar yakışır.

Anlaşıp mutlu olurlar...

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Bir küçük açıklama

May 8 2001, 4:11 PM 

Ben eski sevgilimin bekaretini koruma ya da korumama hakkını değerlendimedim.
Ben bana olan yaklaşımını değerlerndirdim, ilişkide bir taraf olarak.
Bir adım ileri atarak bunun topluma yansımasını yorumladım toplumun bir bireyi olarak.

 
 Respond to this message   

(no login)
212.146.175.83

mgk ya

May 8 2001, 4:20 PM 


güzel kardeşim sen kendine güldüğünün farkındamısın??
benim ağzımdan konuşup kendi kendine yorum üretiyosun..
ürettiğin yoruma da bizden önce kendin gülüyosun...
onun için ciddiye almıyorum seni ve senin gibi aynı kafada olanları...
daha fazla 1 şey yazmak istemiyorum çünkü sevmek gibi derin bir konunun sizin gibi insanlar tarafından dalga malzemesi yapılması hiç hoşuma gitmiyor..

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Acaba ben mi salağım?

May 8 2001, 4:26 PM 

"sevmek gibi derin bir konunun sizin gibi insanlar tarafından dalga malzemesi yapılması hiç hoşuma gitmiyor"...

"Sevmek" le dalga geçen mi oldu?

Acaba ben mi salağım?

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Sailor ,

May 8 2001, 4:34 PM 


Bir sene boyunca buna katlanmak akıl karı degil.
Buna katlanmak yerine bunu ona anlatabilirdin.

Bekaretin korunmasına kayıtsız şartsız saygı duymak sailor'ın yaşadıgı kaçınılmaz sonun zaten hazırlayıcısı olmuş.
Sailor, Bilg'in dedigini bir sene boyunca yapmis zaten.
Sailor 2 sene daha fırça badana işine devam ederek saygın bir erkek olacaksa, bu zar olayını çok abartıyorsunuz derim ben beyler.Zaten iddiam da bu.Abartıdan dolayı literaturunuzden düşkün kelimesini seçiyorsunuz.

Ben sen benim için dogru kişi degilsin diyen ve çekip giden bir kızın davranışını daha çok dogru bulurum.Sebebine gelince, ne istedigini biliyor ve geregini yapıyor diye.Bir sene boyunca bir adamla aynı yatagı paylaşacaksın, eziyet üzerine eziyet yaşayıp, yaşatacaksın ve o beraberlikte saygı anlayış arayacak ve bekleyeceksin.

Buna ne denir biliyormusunuz?

Bacagının arasındakine olan düşkünlüğü bilerek bunun farkında olmak ve bunu keyfi olarak kullanmak...

Bir sene dile kolay.

Saygı duymak hizmet ettigi amaca göre yararlıdır.
Saygı duyulmayacak bir şeye saygı duyarsanız bir çarpıklıgı da körükleyebilirsiniz.

Oturdugunuz yerde saygı duymayı bırakıp kendinizi azıcık kızın yerine koyun.
Bakın bakalım kendinize saygı duyacakmısınız.

Dışarıdaki bekaret konusundaki zihniyeti sailor ın yatak odasında seyretmeye devam ettiginiz sürece kendinizi göremezsiniz.
Dışarı bakın bakalım.
Belki kendinizi de görürsünüz.

Kısadan hisse...

Bekareti korumak saygınlık ise,
Yanında bir de koruma ile gezmek, herhalde yüce bir erdem gösterisi olurdu.


 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

ömery, y nin biri nerede?

May 8 2001, 4:49 PM 

Ben sevme ve sevilme ile degil,
Senin ve senin benzeri kafa yapılarını dalga malzemesi yapıyorum.
Çunku hangi kişiligini karşıma alacagımı bilmedigimden bunu yapıyorum.
Bir kardeş erkek olarakmı?
Bir sevgili erkek olarak mı?
Bir koca adayı erkek olarak mı?
Sadece erkek olarak mı, bilemiyorum.
Hepsi birbirinden farklı.
Yanar döner bir kafaya,yanar döner üslup ile yaklaşıyorum.

Ha, bu benim olaya yaklaşımım seni üzmesin...Bu yaklaşım şekli kendimde gördüğüm bir hak degil.Sadece tercih ettigim bir üslup.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Bir yılın açılımı

May 8 2001, 4:51 PM 

Bir ilişki de, paylaşım önemli benim için ve o ilişkinin ruhumu tatmin etmesi.

Eski kız arkadaşımla yaşadığım cinsellik bedenimi hep tatmin ederken, o cinselliği yaşattıran duygular da ruhumu tatin ediyordu. Ta ki, ruhum bir şeyin eksikliğini hissedene kadar. Aramızda engel olmamasını isteyene kadar. Neden o ana kadar istememişti bunu? neden o sevişme esnasında değil de sonrasında kollarında yatarken bunu istedim? Bu soruların cevaplarını biliyorum içimde ama anlatacak kadar Türkçe bilmiyorum.

Bekaretin korunması diye bir olay olmamıştı o ana dek aramızda...yaniolmuştu da algılamam o değildi...

Ne zamanki olay ruhuma ters geldi, o zaman koptu ipler.

Sen benim için dogru kişi degilsin dese ve çekip gitse saygım büyük olurdu. Ama sen benim için doğru kişi değilsin deeye getiren ve hemen sonrasında oral sekse başlayan bir kıza nasıl saygı duyarım ki?

Bacagının arasındakine olan düşkünlüğü bilerek bunun farkında olduğunu ve bunu keyiften de öte etiket olarak kullandığını hissedince bitti herşey...

Bir sene dile kolay. Bir aşk, dile kolay

Saygı duyulmayacak bir şeyi görüp bir çarpıklıgı körüklememek için hemen o an da tensel birlikteliğe son verdim.

Bu yazı MGK ya cevap değil, onun tetiklediği bir iç hesaplaşmadır


 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Bekaret yatakta bir HANDİKAP tır.

May 8 2001, 8:19 PM 


Bir kızın AHLAKLI olması için BAKİRE olması kafi degil dostlar.Dolayısı ile bir kişi bekaretini muhafaza etme adına(koruma kelimesini sevmiyorum)davranışları ve tavırları o kişinin ahlak yapısını ve anlayışını belirleyici etken oluşturmaktadır diye dusunuyorum. Diğer bir deyiş ile her konuda oldugu gibi bir insanın ahlaklı olup olmadıgı ortaya koydugu davranışların ve o davranışlarının sonuçlarının kıstas alınması ile belirlenmesi gerek diye dusunuyorum. Burada da kişinin bekaretini muhafaza etmeyi hangi nedenler ile tercih ettigi şeklinde bir soru ön plana çıkıyor.Hiç kimseyi salt bekaretini muhafaza etmek ile suçlayamaz ve yargılayamazsınız. Ta ki bu bekaretini muhafaza etme isteginin kendisi dışında bir kişide etken oluncaya kadar.Bakire bir kızın bir cinsel yaşamı var ise,bir partneri de var demektir.Bu partner cinsel yaşamını paylaştıgı kişi hakkında, yani kızın bekareti hakkında söz söylemeye hakkı dogal ve de otomatik olarak olacaktır. Zira kızın bekareti saglıklı bir cinsel yaşam adına bir engeldir Bir handikaptır.Hatta kız bu durumda magdur durumdadır.Çunku paylaşılan seks hayatlarında kadının kendisini ortaya koyuşu tam degildir eksiktir.Kendisini partneri karşısında tam olarak ve olması gerektigi gibi ortaya koyamayan bir kişinin içinde bulundugu durum vardır ve bu durmundan dolayı karşısındaki partnerinin anlayışına muhtaçtır. Kadın ekegin karşısında eziktir.Ancak yukarıdaki yazılara baktıgımız zaman kadının ezik oluşuna saygı duyulmasından bahsediliyor.Bu bir duygu gösterisinden öte birşey degildir.Ve hatta yersiz bir duygu gösterisidir. Erkegin anlayış göstermekte ve bu durumda erkek takdir edilmelidir.Bir sure sonra kendisine yarım yamalak partnerlik yapan kişiye olan anlayışı ve sabrı kalmayabilir.Bu durum erkegin kadına olan bir anlayışsızlıgı ve saygısızlıgı olarak telakki edilirse, bir yerlerde çarklar tersine dönuyor ya da dönderiliyor demektir.Ben şahsen çarpıklıklara davetiye çıkaran bu tür fikirlere ve davranışlara anlayış ile bakamıyorum.Zira bir şey başladıgı gibi devam eder.Yatak bir arenadır.Yatak bir mekandır.O yataga giderken orada ne olacagınını taraflar(partnerler) bilmelidir.O yataga yarım yamalak gitmek demek, yarım yamalak ve istenmeyen sonuçlara katlanmak demektir.Yarım yamalak yaşanan bir seks yaşamı her iki tarafta da psikolojik ya da fizyolojik travmalara neden olabilir.Karşılıklı tatmin yaşanması amacı ile bekaretin tabusal bir engel görülerek farklı yollarıun aranmasından dolayı yaşanması muhtemel gerek psikolojik gerekse fizyolojik travmalardan bazıları sanırım çogumuz tarafından tahmin ediliyordur.Vajinal orgazm yaşayamama riski,anal seks sebebi ile oluşan travmalar gibi istenilmeyen sonuçlara neden olabilir.Tum bunların hepsini bir saygı duyma altında barındıramazsınız.Saygı kelimesinin bu konuda kullanılmasını anlayamıyorum.Bir kişinin bir tercihte bulunmasına saygı duymak elbette herkesin görevidir.Ancak o tercih sadece kişinin kendisini ilgilendirdigi sürece saygı gorebilir..Eger cinsel yaşamınıza bir kişiyi sokmuş iseniz, o kişi sizin cinsel konumunuz ve onu yaşama şekliniz hakkında elbette söz sahibi olacaktır.Bekaret bir kadın için bir hendikaptır.Kazanılmış bir nişan degil. Bu hendikapını bir ödül gibi görerek, bunu orada burada pazarlamaya kalktıgı an kadının ahlak yapısı ön plana çıkacaktır. Kadının burada bir seçiciligi söz konusudur.Bu seçim ile sahip oldugu bu hendikaptan kurtulma adına seçtigi erkege bir seramoni ile bunu verecek ve ondan kurtulacaktır.Kadın bu handikap durumunu, beraber oldugu erkege taşıyor ve bunu yaşatmaktan dolayı bir eksiklik duymuyor ise burada saygı duyulacak bir davranış yoktur.

 
 Respond to this message   

(no login)
213.122.176.243

Bekaret

May 9 2001, 12:16 AM 


Sevgili Saiolor.,

Curetli ve acik yureklilikle cok ozel bir aninizi bizimle paylastiginiz icin ve cesitli dusuncelerin ortaya cikmasina olanak verdiginiz icin tesekkuretmek isterim.

Basindan bu yana ortada olmayan bir bakire kizin dusuceleri ve duygulari hakkinda fikir yuruttuk ama burada olan sizsiniz. Ben bazi size yonelik sormak istiyorum belki olayi baska bir yontemle hep birlikte algilayabiliriz.

24 yasinda cinselligi siz nekadar biliyordunuz? Bu yasta 22 yasindaki bir kizin gelecegi olabilirmiydiniz?
Yani onunla evlenip yasam kuracak kadar maddi ve manevi olarak guclumuydunuz?

Kiz arkadasiniz "bu cok ozel bir sey" dediginde Siz birgun onunla evlenip onun ozel kocasi olmak istedinizmi?
Kiz arkadasinizi nekadar sevdiniz? cinselligin disinda
ona nekadar bagimliydiniz?

Kiz arkadasinizdan ne bekliyordunuz?

Bunlar basit sorular ancak burada yanitlamak istemezseniz bile kendinize durust olup gercekten icinizden gecenleri bir yere kayid edin.....sanirim bu dengesizligin, yada sahte iliskinin, kizin duygularinin neler oldugunu ancak siz yanitlayabilirsiniz isterseniz daha sonra gorusuruz.

Benim bu olaydan edindigim sonuc ise bu kiz sizi belkide sevdi sizden hoslandi bir iliskiye girdi 1 yil suren bir iliski az bir zaman degil. Ama diger butun katilimcilarin aksine kiz oral, anal, ne tur sex yaptiysa bilincli yapmadigini sadece daha once sanirim Hasan in yazilarinda olacak belirtilmisti. Kendini ispat etme disiligini alet etme adina bir varolus seklidir ki bu nu zaman zaman butun kadinlar ben dahil yapiyoruz.

Kadinin dunyasi sizinki kadar somut degil Basindan beri Venus'lu kelimesinin altini ciziyorum. Ayrica butun erkeklere duyurulur bir kadin cinsel doyumu yada ruhsal doyumla orgazm denen hazi 30 'undan sonra ogrenir hatta 35 daha dogru olur .....Nekadar ereken sex deneyimine baslanmis olsada Kadinin olgunlasmasi bu yasi bulur bilgilerinize Kadin 22 sinde bakire bir fahise ise bedenini paraya satiyorsa bunun orgazmla yada sevgiyle sex le bir ilgisi yoktur.

Genc kizlarda sex'lerini begenilme icgudusu yada birgun benimle evlenirse ..yada kendini ispat etme icin yada yada.....devam edip giden amacla yasamaya baslarlar.

Lutfen yaniltici olmayalim birseyi alirken karsiliginida aldiginiz sekilde bulacaginizi untmayin

Ben kadinda bekaret aramiyorum diyenlerin oranina bakin
Bu oran yuksekse bu aldatmalara sahte sevgilere, aldatilmaya hazir olun.

Benim butun uzuntum bu tip genc kizlarin hic bir zaman gercek orgazmi yasayamiyacaklari yonunde..
Birde istatistiklere bakin 30 yas civarinda kac evli kadin kocesindan orgazmi taniyor ogrendi yada yasadi?

Ben orgazmi bilmeden yaslanan pek cok kadin olduuguna inaniyorum.


 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Sibosh Hanım,

May 9 2001, 11:24 AM 

Yazınızı dün gece görmüş olmama rağmen, yanıtlamak için bu sabahı seçiyorum.

İlk okuduğumda neden bu tür bir yazı yazma ihtiyacı hissettiğinizi anlayamadım; sorduğunuz soruların yanıtları daha siz sormadan önceki yazılarımın satır aralarında verilmişti.

Kız arkadaşımla olan ilişkimin boyutu ve ciddiyeti, maddi durumumuz, manevi durumumuz, benim ondan beklentilerim, hele ona olan sevgim nasıl oluyor da sorgulanıyor hayret ettim.

Ancak, bunlar üzerinde düşündükçe bir şeyi farkettim; aslında sizin bu soruları bana yöneltmeniz, bu sayfada vurgulamayı istediğim kafa yapısı ve düşüncenin bir boyutuna güzel bir örnek teşkil etmekte. Şimdi, öncelikle sorularınıza yanıt vereceğim, sonra da konu ile ilgili kendi düşüncelerimi yazacağım.

24 yasinda cinselligi siz nekadar biliyordunuz?
> "Cinselliği bilmek" den kastınız tecrübelerim ve bakış açım ise; daha önce birlikteliklerim olmuştu, bu birliktelikler bekaretsavar birliktelikler değil, 20 yaşında yaşadığım ilk aşkımı paylaştığım sevgilimle yaşadığım birleşmelerdi.
Ayrıca, ruhumun istemediğini biriyle yatak birlikteliği kurmayacak şekilde bakıyordum cinselliğe,ki sanırım önemli olan bu.

Bu yasta 22 yasindaki bir kizin gelecegi olabilirmiydiniz?Yani onunla evlenip yasam kuracak kadar maddi ve manevi olarak guclumuydunuz?
> Bu soru çok ilginç bununla ilgili yorumumu ileride yapacağım, ancak şu an için şu kadarını söyleyim, o dönem içerisinde rehberlik yapmaktaydım ve aylık gelirim 1.500 - 2.000 $ arasında idi. İlişkimiz içerisinde yaşadığımız uyum ve ortak hedeflerimiz olması nedeni ile evlilik düşüncemiz ve buna dair planlarımız vardı. Manevi gücüm ise, satırlarımdan anlaşılmıyorsa söyleyeyim, sevgilime kendimi adayacak düzeyde idi.

Kiz arkadasiniz "bu cok ozel bir sey" dediginde Siz birgun onunla evlenip onun ozel kocasi olmak istedinizmi?
Kiz arkadasinizi nekadar sevdiniz? cinselligin disinda
ona nekadar bagimliydiniz?
> Hayır sibosh hanım, "bu cok ozel bir sey" dediğinde onunla evlenmeyi düşünmedim, ben ilişkimizin oturmasından itibaren evlilik düşüncesindeydim; o olay; kız arkadaşımın tarzı ve kafa yapısı bu düşüncemi gözden geçirmeme yol açtı (şimdi bunu "kız vermedi kızı bıraktı" olarak yorumlayan olursa, tek diyeceğim OKU olur).
Kız arkadaşımı, onunla sevişecek kadar sevdim sibosh hanım, bunu anlayabilirseniz eğer.
Bağımlılıkdan kastınız BAĞLILIK yani SADAKAT ise, ne onu ne de ilişkim olan bir kadını asla aldatmadım ben.
Bağımlılıkdan kastınız yakınlık ise, elimden gelen her anımı onunla (genellikle yatak dışında) beraber geçiriyordum.

Kiz arkadasinizdan ne bekliyordunuz?
> Beni sevmesini, kendi olmasını ve dürüst olmasını.

Sorularınızın yanıtlarını aldınız, şimdi sıra yorumlarımda.

Sorularınızda bana diyorsunuz ki, onunla evlenip kocası pardon ÖZEL kocası olmak istiyor muydunuz.

İşte kafa yapısı burada kendini gösteriyor. Kız arkadaşım bekaretini, ben ya da bii başkası olsun, kocasına saklıyor. Ya da kendisi için "özel" birine. Bekaret bir simge olarak alındığında, el değmemişlik göstergesi ise eğer. O kızcağız, bekaretini verdiği kişiye bu hareketi ile el değmemiş biriyim mesajını mı verecek?
Eğer, kendini özel birine saklıyorsa, o yatakta benimle işi ne? Ne yani, bekaretini özel birine veriyor, ama oral seks yaptığı kişinin o kadar özel biri olması gereksiz mi oluyor bu durumda?
Olay iki yüzlülüktür sibosh hanım. Toplumsal iki yüzlülüğümüzün, her alanda kendini gösteren Türk kafasının yatay yansımasıdır.
Kızımız, ilişkisi olan bir ki bizim ilişkimizde erkekler, evlilik düşüncesi paylaştığı bir erkekle yatarken bile, bir emniyet sübabı bırakıyor. Bu nedir? "benim bekaretimi almak istiyorsan nikahı basacaksın kardeşim, ama arada ağzıma boşalmanda sorun yok" yaklaşımıdır. Tehdit unsurudur. GÜvensizlik göstergesidir.

İşte bu kafa yapısını aşmak lazım.

Genç kızlarımıza cinselliğin öcü birşey olmadığını, bacak aralarındaki zarın bir evlilik sigortası olmadığını anlatmak lazım.

Bekaretini koruması gerektiği bir şey olarak görmeyen, bunu "kaybetmekten" KORKMAYAN bir genç kız, istediği kendini vermek istediği bir erkekle çok daha güzel dakikalar yaşayacaktır; ayrıca bu yaşanmışlık ona çok daha fazla şey katacaktır.

Burada olay cinselliği keşfetme yaşı değil, "birey" olabilme yaşıdır.

Ayrıca bir ilişkide aldatmanın bekaret aramakla ilgisini anlayamadım.

Saygılarımla


 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Çelişkiler...

May 9 2001, 2:00 PM 

Büyük ve ilginç çelişkiler var.

"Ortada olmayan bir bakire kızın fikirleri hakkında fikir yürütmek"

Bu cümleyi okudugum zaman kendi kendime sordum.Bu kızın burada olmasının geregi nedir ki?Sailor ın anlattıgı gibi bir vaka yı ben onlarca defa yaşadım veya yaşayanı gördüm.Bekaret başlıgı altında anlatılan bu olay, marstan gelen Sailor ile Venüsten gelen kız arkadaşının öyküsü degil ki.Ancak burada sailor'ı sorgulayarak olası diger vakalara ışık tutma adına sailor'ın düşüncelerini alıyoruz.Bir kızın bekaretini teslim etmesi olayı hayatında bir "milat" şeklinde algılanmakta.Öyle bir milat ki, sonrasında olacakları kestirememekte ve buyuk çelişkiler yaşamakta.İşte bu dönemde kızlar yalnız bırakılmakta.Bazen bu öyle bir yalnızlık haline gelmekte ki,olabilecekleri kestirememekten dolayı buyuk bunalımlar ve psikolojik depresyonlar yaşamakta.İntihar etmeye kadar gidebilen bu psikolojik travmaların sebebi, kızın kendi öz iradesi ile dogru erkegi seçmede zorluk çekme sorunu yaşaması degildir.Bunun böyle oldugunu iddia edenler,bekaret konusunun toplum içindeki tabusal gerçeklerinden bir haberler demektir.Kız tüm bu psikolojik travmaları bekaretini kime teslim edecegi konusunda bir seçim yapma zorlugundan dolayı yaşamamaktadır."KOCA'dan başkasına teslim etmeyeceksin" baskısı nedeni ile yaşamaktadır.Ben sailor'ın kız arkadaşına baktıgım zaman,sevginin ve aşkın duygu yogunluklu o inanılmaz gücü ile kendisinin dışında etken olan tabuların, korku dolu inanılmaz gücü arasında gidip gelen kız görüyorum.Sevgisi ve aşkı ile sailor için bir seks partneri olma adına çaba gösterirken,aynı anda tabuların da baskısı ile sailorı reddetmektedir.Bir zar bunu yapamaz.Bu çelişkinin sebebi içgüdüsel bir çekinge de degildir.Bu bir ÇELİŞKİ dir.Bu çelişki umursanmamakta ve göz ardı edilmektedir.Sailor ve daha milyonlarca genc erkegin ve onların kız arkadaşlarının bu çelişkiyi umursamaması yüzünden, hüzünlü ve istenmeyen sapkın sonuçlar çıkmaktadır.Bekaret, cinsel yaşam açısından kurtulunması gereken bir handikaptır.Bir engeldir.Bir namus ispatı gibi görülmesi ve algılanması bu çelişkilerin asil nedenidir.Bundan kurtulmanın şartlarını ve ortamını tabii ki kız belirleyecektir.Kız bir yataktan bir başka yataga,bir erkekten bir başka erkege, bakire olarak gidiyor ise, potansiyel sorunlara da davetiye de çıkarıyor demektir.Sailor ve benzeri vakalarda yaşanılan budur.Bu sürenin uzaması nedeniyle de hoş olmayan, yaşanmak istenmeyen sonuçlar oluşmaktadır.Sevgili hasan,TOPLUM ve SEKS başlıgı altındaki yazılarında, bu çelişkilerin geçmişten gelen nedenlerini çok güzel açıklamış. Peki, ne olmalı? nasıl yaşanmalı? davranışlar nasıl olmalı?...
Bu konular konuşulmalı okunmalı ve ögrenilmeli.Bekaret konusu nedenli yaşanan travmalar örnek vakalar şeklinde sunulmalı ve ebeveynler ve kızlar bilinçlendirilmeli.Bekaret konusunda, derin çelişkiler denizine,hayatının baharında bulunan gençler korku ve panik can yelekleri takılarak atılmamalıdırlar.Şu anda olan budur.Bu çelişkiler denizinde denizde yüzmeyi bilmeyen gençlerin sırtına giydirdigimiz korku can yelekleri ile yuzebilecekleri sanılmaktadır.Baskılar nedenli tabusal mekanizmaların korku nedenli devreye girmesi sonucu yaşananların birikimleri ile atılan adımlar, saglıklı ve olması gerektigi gibi olmamaktadır.Cinsel hayata adımını atan bir kız,cinsel hayatını bir bakire olarak idame ettirmekten çekinmelidir.Ettirecekse bile bunu bilinçli bir TERCİH olarak görmelidir, bir engel ya da KORKU olarak görmemelidir.Ve ben,bakire olarak yaşanacak bir cinsel yaşamın, uzun süreli olması halinde bu tür travmalara neden olacagını düşünmekteyim. Olmaktadır da. Ne erkek, ne de kız, saglıklı bir beraberlik yaşayamamaktadır birbirlerini gerçekler ve öz iradeleri ile tartamamaktadırlar. Bekaretini teslim etmek için evliligi tercih etmek, bir TERCİH olmalıdır.Bir ŞART degil.Ancak 1 sene boyunca cinsel yaşamı bakire olarak sürdürmek,ve bu cinsel yaşamdaki bekaret handikapının ortadan kaldırmak için evliligi öne sürmek ise yalnışlıklar üzerine yalnışlık eklemektir.Bekaretini KOCAYA saklamayı tercih etmek bir prensip olabilir.Ancak bekareti evlilik için öne sürmek sadece umuarsızca yapılan bir yanlişlikltir, hatta yerine göre ahlaksizliktır.Buradaki nuansı göz ardı etmek ise saflık derecesinde bir anlayış ile centilmenlik arası bir yaklaşımdır.Saflık derecesinde centilmen olmak ise, çogu kez aptallıktır, çelişkilerin artmasına davetiye çıkarmaktır ve çarpıklıgı görmeksizin desteklemektir.Kız bekaretinden kurtulma turlarını bilinçli ve kararlı olarak yapmalıdır.Korkular ve çekingeler ile degil.


 
 Respond to this message   
Alessa
(no login)
213.153.175.62

Küçücük bir detay

May 9 2001, 3:36 PM 

Bence de burda atlanan küçücük bir detay ve nüans farkı. Bence bu durumdaki bir genç kız çok özel şeyleri paylaştığı ve (ama az ama çok- bilemeyiz) sevdiği erkeğe ''bu özel bir şey'' deyip sen özel değilsin anlamı çıkabilecek bir söz yerine '' şimdilik buna hazırım daha fazlasına değil'' dediğinde sorun çıkmayacaktır. Bu onun kişiliği, değer yargıları ve vücududur erkek arkadaşıda olsa kimse onun yerine karar veremez.
Fakat her şeyi yaşayıpta sadece penetrasyonu yaşamamak eğer ben hala el değmemişim mesajı içinse yalancılıktır, dürüstlük değildir. Oysa ben o zaman bunları hissettim ve yaşadım demek dürüstlüktür.

Genç kızlar, beni insan olarak değerlendiren ve insan olduğum için yaşamam gereken doğal olayları yaşadım ve de ancak bu mentalitede biriyle evlenebilir, bu evliliği yürütebilirim dediğinde sorun bitecektir. Çünkü kendisi sevmediği ve tanımadığı biriyle genel evlerde cinselliği yaşadığı halde ben sevdiğim istediğim adamla birlikte oldum diye beni yargılayacak ve onun gözünde değerim bununla artacak yada azalacaksa öyle bir adamla zaten işim olmaz deyip yoluna yürümelidir gibi geliyor bana...

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Belki Anlamaya Yardımcı Olur

May 9 2001, 3:41 PM 

Bilg: MGK ya fena halde giydirdim ICQ da
egeokk: niye?
Bilg: fikir tartışması yapacağına kelime cımbızlayıp polemik ve demagoji yapıp adamı aptal yerine koyuyor
egeokk: hayır olsun niye yahu?
yanlış anlama olayından dolayımı
Bilg: bekaret konusu ile ilintili
egeokk: anladım düşkün şu bu hikayesi..
egeokk: doğru demişin
Bilg: tüm taktiği düşkün ve saygı kelimeleri üzerine.
Bilg: insan bir tartışmada taktik güder hale gelmişse tartışılmaz olur
egeokk: taktik evet..oysa diyeceklerini doğrudan dese mesele olmaz..milletin yazdıklarından yola çıkıyor..
hemde karşı tarafın hiç alakasız biçimde yazdığı iyi niyetli bir yazıdan sanki açık yakalamış gibi..
Bilg: onunda nedeni açık
fikir değil
çıkar tartışması yapmak niyetinde.
Bilg: Ona da söyledim bir editörün ahlaken böyle bir hakkı yok. aslında bir tartışmacının dahi ahlaken böyle bir hakkı yok. Bu tarz tartışma çıkar uğruna yapılan siyasi tartışmalar için geçerli yol
egeokk: yahu birde benim dikkatimi çeken insan düşüncelerinden dolayı, o üslubu nedeniyle,
sanki suçlanıyor veya yargılanıyor gibi oluyor..
aslında daha yumuşak üslub lazım gerekiyor gibi bana.
Bilg: o çok önemli değil. Yumuşak olmak ya da olmamak neticede üslup ile ilintili. Ancak eğer fikrin varsa söylersin sonra onu bir takım şeyler (mesela örnekler) ile güçlendirirsin.
Bilg: Bunun derdi ise karşı tarafı açmaza düşürecek kelime cımbızlayıp polemiğe sokmak.
egeokk: ondan sonra asıl demek istediğini anlatmaya çalış..kör dövüşü..
Bilg: Hiç hoş değil. Sinirlendirici ve de sevimsiz.
Bilg: Ortak şu yazdıklarımızı oraya kopyalayabilirmiyim izin var mı
egeokk: kopyele gitsin..
Bilg: bilsin pozisyonunu diye
Bilg: sağolasın

 
 Respond to this message   
janus
(no login)
213.153.175.62

bizim oralarda derler ki

May 9 2001, 4:42 PM 

- bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!





 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Bizim Oralarda

May 9 2001, 4:54 PM 

Hiç demezler öyle şey.

Bizim oralar alakasız laf etmeyi sevmediğinden olsa gerek.

Severim bizim oraları.

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Literature sahip çıkmayın.....

May 9 2001, 5:33 PM 

Bu kez bilg in bir cümlesini cımbızla.....pardon kürekleyelim.

Ne demiş?

"Aslında yazılarda edinilen tavrı da alaycı yaklaşımları da çok hoş karşıladığım söylenemez. İlkesi olan insan o ilkesi doğrultusunda istediği her şeyi yapmak ile onurlu bir davranış içerisindedir. Bu bir erkek ile sevişse bile bekaretini korumaya karar vermiş bir kızında en tabii hakkıdır ve böyle bir kıza saygı duymamak pek ahlaklı bir tavırda sayılmaz benim kanımca."

Bilg benim yaklaşımlarımı alaycı olarak nitelemiş.Yani KONU dan ziyade benim uslubumu ele almış ve bunu bir saygısızlık oldugunu söylemiş.Diger bir deyiş ile, kendi deyimi ile konumuz bekaret iken, benim uslubumu cımbızlamış. Arkasından benim kendisinin kullandıgı kelimelerden cımbılzlama yaptıgımı söylemiş.
Evet ben bir cımbızlama yaptım.
Ancak kelimeden ziyade kullanılan LİTERATUR olarak niteledim.Ve açıkladım.
Hala da iddia ediyorum...
Kullanılan "literatur" bir zihniyeti ortaya koyuyor.
"SAYGI DUYMAK",
"DÜŞKÜN OLMAK"
Bunu da bir kaç yerde dile getrdim.
SAYGI DUYMAK ya da DUYMAMAK "bir yargıdır".
Ben, birinin bekaretini muhafaza etmesine saygı duymanın basit bir kişisel bir tercihe mudahalede bulunmak gibi algılıyorum(ki bilg "korumak" olarak kullanmış,"korumak" ne gibi durumlarda ihtiyaç hissedilir takdirinize bırakıyorum).
Açık seçik bir gerçegi görmek istemiyorsunuz.
Kullanılan literatur derken, bunu Bilg'in yazısından ESİNLENDİGİMİ de belirttim.. Cunku bu literatur KULLANILIYOR.Bu Bilg in şahsına munhasır bir literatur degil. Saygı dumak Bilg'in şahsına munhasır bir davranış degil.
Ben Bilg in kullandıgı literaturden YOLA ÇIKIYORUM dedim.

"Saygı duymak" kelimesi de bir yargılamadır" dedim..Bir mudahaledir dedim.
Cunku birisi çıkıp buna saygı duyuyorum diyor ise,otomatikman buna saygı duymuyorum diyen de var demektir.Ki bilg benim uslubumu saygısız bulmuş ki bu kelimeyi kullanmış.Burada bir abartıdan ziyade bir gerçek var.Bilg nedense benim saygısızlıgımı dile getirmiş ve bırakmış.Ve yine, nedense, neden saygı duydugunu açıklama geregi hissetmemiş.Ben yazılarımda saygı duymanın nelere mal oldugunu açıkladım.Ben açıkladıkça bilg ustune alındı.
"Saygı Duymak" aynı zamanda onaylamaktır.
"Bizler hangi sıfatla onaylıyoruz" dedim.Ve bunun belkide alışılagelmesinden dolayı, farkedilmeyen bir ŞOVENİST ERKEK yaklaşımı oldugunu söyledim.
Ve hala da söyluyorum.
Sailor ve benzeri şekilde yaşanan vakalara saygı duymak yalnıştır dedim.Bu yaklaşımımda Bilg e saldırı yoktur.

"DÜŞKÜN OLMAK kelimesi toplumda bekarete olan düşkünlüğün var oldugunun ispatıdır" dedim.
Bana biriniz çıkıp deyiniz ki "Toplumda bekarete bir düşkünlük yoktur".
Benim yazılarımın hiç bir yerinde Bilg in bir düşkünlüğünden bahsedilmemiştir.

Hatta bunu Bilg in kendine ait bir tercihi oldugunu belirterek toplumun bir zihniyetine dogru yönlendim diye de açıkladım.
Benim yönüm bilg degil, onun kullandıgı literaturden yola çıkarak toplumun mevcut zihniyetine ulaşmaktı.
Eger bilg benim bahsettigim,hoşlanmadıgım,begenmedigim hatta dalga geçtigim o toplum zihniyetinin bir temsilcisi ise, benim yaklaşımımdan otomatikman nasibini alacaktır.

Konumuz bekaret konusudur.
Ve ben bir KATILIMCI olarak yazdım.
Bir editor olarak degil.
Burada birisi düzelt,ekle, çıkar, sil dedigi zaman ve bir de forumun düzenleyici kuralları çerçevesinde editorlugumun bir etken olmayacagını belirtmek isterim.

MGK olarak yazıyorum
Forum owner olarak degil.
Katılımım her zaman oldugu gibi, hicveden, sert, dalaşan, dolaşan, dürten, dolanan bir uslup ile olmaya devam edecektir.

Bu bir editore yakışmayacagı iddia ediliyor ise, editorlugum, yukarıda belirttigim gereklerin yerine getirilmesinin dışında,yani ayrıcalıklı katılımcı olmak gibi bir farklılık yaratacak etken teşkil etmeyecektir.

Sadece editorlukten bahsettigi için burada belirtme geregi duyuyorum ve buna baglı olarak şunu da dile getirme geregi duyuyorum;,eger bilg in editor olmasından dolayı,kendisine karşı, uslubum bazında benden farklı bir beklenti içerisinde ise bu farkı bende maalesef göremeyecektir.Cunku ben konular ile ilgiliyim.

Tarzım ve uslubum ve konuları ele alışım bu şekildedir.
Editor olmam,bundan daha iyisini,olmamam bundan daha kötüsünü yapmama bir etken, degildir.

Hele karşılıklı ÇANAK muhabbetler HİÇ degildir.

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Haklısın

May 9 2001, 6:13 PM 

Sen söyleyeceğini söyledin ben de fikirlerinden yararlanabileceğimi yararlandım.

Gerisi boş konuşma.

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

:)

May 9 2001, 6:32 PM 

ICQ History Log For:
daracık
Started on Wed May 09 17:01:31 2001


MGK: naber yaw?
daracık:sagolasın...Nerelerdesin karabatak?
MGK: sorma yahu,kolleksiyon zamanı işten güçten başımı kaldıramıyorum.
daracık: ben bilirim senin işini gücünü,senin işin gücün her zaman asıl işlerinden vakit bulunca başlar.
MGK: Nasıl yani?
daracık: sen anlarsın,bana anlamadı muamelesi yapma.
MGK: Neyi anladım yaw?
daracık: hadi oradan, sen birşeyi anlamıyorsan kesin işine gelmiyordur.
MGK: ben senin durumunu anladım, anlayışla geri çekildim.
daracık: ne saygısız şeysin sen öyle.İnsan biraz anlayışlı olurdu.
MGK:Kaç ay anlayış gösterdim,saygı duydum, yok vallahi ben daha fazla dayanamadım.
daracık: yeni sevgilim 1.5 yıldır bana saygılı.Hemde canavarlar gibi ilişkimiz var.
MGK: Allah artırsın...Allah tamamına erdirsin..Yaşın da kocaman oldu,evlen artık.
daracık: Yok beee kolaymı..
MGK: ulen, açılmadan iade yazacaklar bu gidişle,
daracık: he valla...
MGK: nasıl katlanıyorsun buna be...Zor olmuyor mu?Yazık be adamlara.
daracık: herkes senin gibi saygısız mı? Hepsi paşa paşa takılıyorlar.
MGK: yalnız sana mı takılıyorlar?
daracık: e heralde.Benden iyisini mi bulacaklar...
MGK: demek senden daha iyisinin olmadıgını düşünüyorlar.
daracık: e heralde,
MGK: senden daha iyisini olmadıgını söyluyorlar sa sendeden başkaları ile de denemişlerdir , öyle degilmi.
daracık: illaki denemeleri mi lazım?
MGK: bilmeden yani denemeden nasıl fikir sahibi oluyorlar?
daracık: bilemiicem...
MGK: ögrenince haber ver sana bir iyilik düşünürüz.
daracık: amma hazırcısın be...
MGK: kurdele kesmelerden oldum olası nefret etmişimdir.
daracık:hahahahahaha
MGK: Sen allah bilir gelinligine kırmızı eşarp bile baglar damda bacaya güğüm de koyarsın...
daracık: heralde olm, boşunamı sakladık o kadar.
MGK: Turşusunu kur bari...
daracık : neyin?
MGK : zarın...sirke bozulmasını engeller, kokar mokar...
daracık: çok adisin...
MGK: Yok be degilim...Şaka yaptım.
daracık: ok.
MGK: hatta şimdiden belinde kırmızı kurdelayla gez...
daracık: a aa o nedenmiş?
MGK: saygınlıgın artar talibin çogalır!
daracık: beni bilen biliyor annem
MGK: bilmem mi...

 
 Respond to this message   
miata
(no login)
213.243.30.3

kızlık zarı

May 10 2001, 1:21 AM 

iyi bişey olsaydı, bu kadar insanı birbirine düşürür müydü?


 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Kızlık zarının milleti birbirine düşürmesi değil de

May 10 2001, 6:37 AM 

Koca koca adamların kendilerini düşürdükleri durumlar çok komik.

 
 Respond to this message   
omeryy
(no login)
212.146.175.83

nedir?

May 10 2001, 10:27 AM 


2 gündür;küçük ve incecik,kiminin hiç önemsemediği kimininse siddetle olamsı geren bir şey olduğunu savunduğu bir zar muhabbeti....
Peki nedir bu,orada bulunuluş amacı nedir?
-Bak benim zarım var bu ilk defa seninle yatıcam ve senden sonra da kimseyle yatmıycam anlamını mı taşıyor?
Değilse nedir?
Diğer yandan;madem ki bu kadar önemsiz bir şeydi neden bayanlara böyle bir özellik verilmiş?
Luzumsuzsa;İnsan vucudunda,organizmasında luzumsuz bir şey daha söyleyebilirmisiniz??

 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

iki gün mü?

May 10 2001, 1:58 PM 

ömeryy,

Sence bu tartışılan 2 günlük bir olay mı?

Bak sana günlük hayattan ve geçmişten bazı cümleler hatırlatayım...

-Evlenecegim kız bakire olmalı?

-Sen ne diyorsun?Namusun bekaretindir Onu korumalısın!!

-Alın bunları, adli tıpta bekare testi yaptırın!!!

-Aaaaa sen bakire degilsin!!!!!

-Söyleee, nerde kaç kişinin altına yattın!!

-Bana bakire oldugunu söylemiştin!!!!

-Selim aslında ben sana yalan söyledim...Ben bakire
degilim.

-Aaaa siz kendinize bakın,kızımız kız oglan kızdır.

-Anlamıyorsun Cihan!!!bunu diktirmezsem babam beni öldürür.Ya evlenelim ya da diktirelim.

-Olm karı dul....Yol açık yani...

-Hala bakireyim, ama anal yaptık...

-Tez bir bakire bulunsun...Ve kurban edilsin,adagımdır!

-Meryem ana isa yı dogurdugunda hala bakireydi...

Bu cümleler uydurma fantaziler degildir...
Herkesi kendiniz gibi görmeyin.

Bu kelimler hala kullanılmaktadır...

Ama düşkünlük yoktur...
Saygı duyulmalıdır...


 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Bir cümle unutulmuş

May 10 2001, 4:22 PM 

Beni kirlettiler Cüneyit

 
 Respond to this message   
omeryy
(no login)
212.146.175.67

?

May 10 2001, 4:46 PM 


Merak ettim..;
Neden "Meryem ana İsayı doğurduğun da hala bakireydi"
diye belirtme ihtiyacı duymuşlar ki?
Meryem anananın bakire olup olmaması önemlimiymiş?

 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

Güzel Soru ömeryy

May 10 2001, 5:10 PM 

Bir çok açıdan yaklaşabilirmiyiz acaba?...
hehehehe

Mesela adli açıdan;
Meryem ana duhule elverişliymiş.

Erkek açısından;
Tanrı becerikliymiş,karda yürümüş ama iz bırakmamış.

Bizim kafa,yani namus açısından;
Meryem kirletilmemiş...

Teolojik açıdan;
Bir mucize olmasından...

Bir kitaba göre;
Meryem ananın fahişe olmasından.

Türk erkekleri açısından;
Daha önce hiç bakire ile olmadıklarından

dolayı önemli olabilir...

****

Şaka bir yana,

Ben yukarıda bekaret hakkında düşüncelerimi,yaklaşımlarımı,olabildigince gerçekçi olarak ortaya koydum.
Bekaretin önemi konusuna gelince hala turlu iddialar var...

Ancak tamamı ile kişiye ait olan "uslup" nedenli adam yargılayıp sallandırma meraklısı yaklaşımlar yuzunden konu saptırıldı ve başka yönlere çekildi...

"Açıklamalar" işe yaramadı.
"Niyetin ne oldugunu ortaya koymak" da işe yaramadı.

Sidik yarışı her zaman oldugu gibi ön plana çıktı.


Sokakta kime sorsan "önemsiz" dedigi bu konuya,konunun ehemniyeti cercevesinde yaklaşma niyetinde olanlar oldu.Ancak yine gerçeklerden sapkın.

ömeryy mesela sen...
Meryem ananın bekaretinin önemsizligini sorarken
Kızkardeşe gelince önemi aşikar...

Yoksa yanılıyormuyum?

Ben bu filmi çok gördüm dostlar...
Bir konuda sıkışınca karşıdakine saldırma taktigi...

Her yerde bu film oynuyor.

Burada da...

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Çarpıklık da burada başlıyor

May 10 2001, 5:40 PM 

Bu kafa yapısında

Sayfa misyonunu yerine getirdi dememin nedeni de bu idi.

 
 Respond to this message   

(no login)
213.122.79.93

Bekaret

May 10 2001, 9:01 PM 

Sevgili Sailor

Yanitini biraz once okudum cok da keyif aldim aslinda senin curetli olusun ve kendini algilaman zaten konuya aciklik getirmis.

Ama"kiz arkadasindan ne bekliyordun" yaniti cok onemli.
Beni sevmesini, kendi olmasini, durust olmasini. demissin.
BU durumda Kiz arkadasinin seni yeteri kadar sevmedigini dusunebilirmiyiz? Buda seninle normal yonden cinsel iliskiye girmemesine neden sayilabilirmi?
Yani Kiz dusuce olarak senin hic onaylamadigin Bir kadin tipi olabilirmi? Durust degil ve cikarlarini on planda tutan aldatan bir kiz.

Bu durumda, Yanlis kadini sevmenin acisini yasamissin diyebilirmiyiz.

Sen Bekaret'ini cikarci yollarla kulanan kadinlara ve karsisindakini bu sekilde dusundurmeye neden olan erkeklerede karsisin sonucunu cikarabilirmiyiz?




 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Sibosh hanım,

May 10 2001, 11:06 PM 

Kız arkadaşımla birbirimize olan sevgimizi, burada yargılamayı yersiz buluyorum.
Ancak,
"Bu durumda, Yanlis kadini sevmenin acisini yasamissin diyebilirmiyiz" cümlenizin cevabı sanırım evet

"Sen Bekaret'ini cikarci yollarla kulanan kadinlara ve karsisindakini bu sekilde dusundurmeye neden olan erkeklerede karsisin sonucunu cikarabilirmiyiz?"

ben dürüst olmayan çarpık kafa yapsına karşıyım sibosh hanım






 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Tartışma Ahlakı

May 13 2001, 10:51 PM 

Sevgili Bilg,

Bir kaç gun boyunca bekaret konusunda yapılan karşılıklı fikir beyanlarının uslubu hakkında dusundum.Yazıları gözden geçirdim.Tartışmanın bu boyut içerisinde ele alınmasının altında yatan yaklaşımı anlayamamıştım.Hala da tam olarak anlayabilmiş degilim.

Dun bir sohbet esnasında kulanılan bir deyim, kafamda bir "click" e neden oldu;

"Kelimelerine dikkat et"...

Evet deyim bu idi... Bu deyim ile benzer manalara gelen diger deyimler de var.Mesela,"Agzından çıkanı kulagın duysun","Lafını bil de konuş".Bunlar gunluk yaşamda sıkça kullanılan kelimelerdir.Yani bir kişi kullandıgı kelimelerden kendisi sorumludur.Karşıdaki degil.

"Düşkün Olmak"
"Saygı Duymak"

kelimeleri yazınız içinde sizin tarafınızdan kullanmış kelimelerdir.Ben bu kelimeleri yazınızın içinden cımbızlamışım.Ancak bunları cımbızlayarak size karşı bir cevap olarak kullanmamış, hali hazırda bekarete olan toplumun genel yaklaşım şeklini açıklamışım.Size karşı kullanmış olsaydım dahi, bu kelimeler size aittir.Kelimeler anlam itibarı ile saptırılmamıştır. Ayrıca size karşı kullanılmışlıgı da yoktur.

Yukarıdaki yazılara bir kaç defa daha baktım.Tartışma ahlakının ihlal edildigi bir uslup ve yaklaşım şeklini ben göremedim.Size ait olan kelimelerden yola çıkarak bir tüme varım yapmışım.

Arkasından da bunu açıklamışım.Hem de detaylarıyla, örnekleriyle.

Bir sene süren, vajinal duhul hariç, her türlü seks oyunlarının yaşandıgı,karşılıklı ve "duygusal" bir beraberligi komik buldugumdan,(sailor'ın vakasına) yaklaşımımı "ahlaklı" bulmayışınızın nedenlerini bana açıklayın lütfen.

Burada AHLAKSIZCA yapılan nedir?

*Tartışma uslubuma ahlaksız diyorsunuz.Hatta şahsımla olan sohbetinizde "kahpece" gibi kelimleler ile nitelendiriyorsunuz.
*Sailor'ın vakasına olan yaklaşımımı ahlaksız buluyorsunuz.
*Bunu editorluge yakıştırmıyorsunuz.
*Bu yazılanlara "YANLIŞ ANLAŞILMA" şeklinde yaklaşan egeok ile olan sohbetinizi alıp "POZİSYONUNU BİLSİN" mesajı verme şeklinde konu malzemesi yapıyorsunuz.

Nedir bu ahlaksızlık,kahpelik,planlı saldırılarım?

Aslında burada sorgulanması gereken sizin uslubunuz bence. Eger siz kendinize bunu sormuyorsanız ben soruyorum.
Nedir?
Konunun başlıgı olan "bekaret" konusuna deginmeksizin bu "HAD BİLDİRME" telaşı nedir?
Burada ICQ dan alıntılar ile garip bir uslup yaratarak ulaşılması gereken nedir?
Taraf toplama telaşı mı?
Dostlukları buna alet etmenin geregi nedir?
Dostlukları mı yarıştırıyorsunuz?
Benim dostluk sınırım mı sınanıyor?
Yoksa sizin anlayışınız çerçevesinde dostlugun gerekleri içinde "tanış" olmanın gerekleri mi bunlar?

Nedir?

 
 Respond to this message   
adems
(no login)
193.249.168.49

forumu kirleten herkesi kiniyorum

May 14 2001, 4:00 AM 

burada yapilan
basit kavgalari itinayla izliyor
ve kisilik yaristiranlari
sagduyuya cagiriyorum

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Uzatmayacağım

May 14 2001, 4:02 PM 

Dalaşma, dolaşma, dolanma mizahın çok güzel kabul edeceği biçimlerdir. Bir konuyu ele alırsınız sonra onun içinden cımbızla birşeyler ayıklar konuyu öbür tarafa doğru sürüklersiniz konu filan kalmaz ama mizah devam eder. Hiç önemi de yoktur maksat gülünecek şeyler çıkmaya devam etsin.

Konu ciddi bir tartışma konusu olunca da bunu yapabilirisiniz. Örneğin büyük oy kaybetmiş bir parti liderine siz her seferinde bunun nedenini sorduğunuzda onun aslında Şereflikoçhisarın Uğurlu beldesindeki oy artış oranını size vermesi ile karşılaşabilirsiniz. Siz ne sorarsanız sorun cevabı bambaşka olan politikacılar bile eninde sonunda size bir cevap vermek mecburiyetinde kalırlar genede.

''Bana milliyetçiler adam öldürüyorlar dedirtemezsiniz'' gibilerinden olsa bile.

Burada Sailor eski bir tecrübesini ortaya döktü ve bu tecrübeyi kendisine yaşatan kız ve onun kafasındakiler ile dalga geçti sözde tebrik ederek onları.

Ben de veren de sağolsun vermeyen de diyerek bekaretini korumayı ne bahasına olursa olsun tercih edene de saygı duyulmalı dedim.

Varsa adam gibi bir cevabınız onu lütfedeydiniz de dinleyeydik. Belki fikrimiz tazelenir biz de sizin gibi düşünürdük bundan kelli. Ama o adam gibi cevap yerine hem düşkün olursun bakir olmayana hem milletin bekarete düşkünlüğüne laf edemezsin fasaryasından elli tane düşkünlük dönme dolabı inceledik.

Sen dahil benim fikrime karşılık fikrinin ne olduğunu daha öğrenebilen çıkmadı.

İki ihtimal var.

Birincisi fikrimi sadece dalga geçilebilen bir fikir kazıntısı ile fikir bozuntusu arası bir şey belledin onun için etrafında dolaşıp bir cevap yazmaya değer bulamadın.

İkincisi daha anlayamadın. Halbuki çok basiti. Bekaretini korumayana duyduğunuz saygıyı koruyana da duymalısınız. Sanırım normal bir zeka hatta bırakın normal zekayı Sailorun zekası bile anlayabilirdi bunu.

Varsa fikre bir cevabınız yazarsanız okuruz. Yoksa burası Sailorun komik odası olmaktan öteye gidemiyor.

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Konunun adı: Bilg ve Sailor

May 14 2001, 4:45 PM 


Ben mizah'ı seviyorum.Hatta kişiligim mizaha daha yatkın.Bunu mizaha yolladıgım yazılardan görmek te mümkün.Mizahta kullandıgım hiciv uslubumu burada da gözlemlemek ve tespit etmek çok kolay.Ancak DALGA GEÇMEK ile HİCVETEME yi bu derece keyfi bir şekilde işinize geldigi gibi ayrıştırmayın lutfen.Bu haksızlık olur.

Burada fikir beyanında bulunurken benim takındıgım bir tavır ve de şahsıma munhasır bir uslup var.Bundan taviz vermemekle beraber bunun eleştirilmesine lafım olmasa da bunu gereksiz buluyorum.
Nedenine gelince...
Uslubum ne demek istedigime bir engel degil.
Ancak farklı yorumlara neden olabiliyor.
Bu da diğerlerinin bir sorunu diyorum.

Bekaret konusu, gerek toplumda gerekse bu forumda yamuk ve yarım yamalak bir vaziyette dururken, farklı arenalarda birbirinize karşı olan iltifatlarınız ve de giydirmelerinizden de nasibini alıyor.Ve tabii ki ben de.

Burada konuşulacak bir KONU VAR.
Konunun başlıgı da HACİVAT KARAGÖZ degil.
Birbiriniz hakkındaki sahip oldugunuz düşüncelerinizin kurbanı olmak istemiyorum.Ve buradaki ÖNEMLİ bir konunun da olmasını istemiyorum.

Sailor ile kız arkadasının yaşadıkları vakada ben sailor'ın olayını neticelendirmesi bazında HEMFİKİRİM.
Sailor ın bu konuya ironik bir şekilde yaklaşmasının altında kadınlara ve kızlara duydugu bir kinin oldugunu sanmıyorum.Bilg böyle birşey sezinlemiş ise bunu direk olarak sailor a sorabilirdi. Ayrıca Bilg bunu bir ahlaksızlık olarak nitelendirmekte.

Ben Bilg in son yazısına bakınca kendimi Bilg in kızı Sailor'ı da gelini gibi görmeye başladım.

Bu konu da dahil olmak üzere Sailor ın körü körüne bir taraf turma meyili var mı acaba diye bakıyorum.
Evet...
Böyle bir intiba oluşuyor.
Sailor farklı bir açıdan eher zamanki gibi kendine ait olan o duygusal uslubu ile yaklaşmış olsa da, sürekli bir teyidetme gözlenebiliyor.
"Acaba Bilg yanına egeok u bundan dolayı mı alma ihtiyacı hissetti" diyorum?

Evet, bunları gözlemliyor ve soruyorum.
Ama bu işin içinden çıkamıyorum.

Acaba burada dost olmanın gerekleri bazında bir beceriksizlik mi yaşıyoruz?


 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Konunun adı BEKARET

May 14 2001, 4:54 PM 

"Ben de veren de sağolsun vermeyen de diyerek bekaretini korumayı ne bahasına olursa olsun tercih edene de saygı duyulmalı dedim."

Bu iddialı bir yaklaşımdır.

Yukarıdaki yazılarımda bekaretin korunması sonucunda yaşanan bir çok fiziksel ve de psikolojik tarvmalardan bahsettim.
İntiharlardan bahsettim.
Toplum baskısı ve saglıksız birliktelikler ve saglıksız cinsel yaşamlardan bahsettim.

Bilg "NE BAHASINA" diyerek bu bahsettiklerimi de kastediyorsa, bu hakikaten iddialı bir laftır.

Bilg bunları göze alacak kadar bekaretin korunmasını(muhafaza edilmesinin gerekçelerini ortaya koymalıdır.

Bunların gerekçelerini bizlerin anlamasını bekleyerek bunu açıklamaktan kaçınmamalıdır.

Ben bir kez daha soruyorum:
Bilg dışarıda benim o dalga geçme seviyesinde baktıgım yoz zihniyetin bir temsilcisi mi acaba?

Degil ise bu "NE BAHASINA OLURSA OLSUN" cümlesini açmalıdır.



NE BAHASINA ifadesi var ise DÜŞKÜNLÜK te var diyorum.
Var.

Yok ise YOK oldugunu da anlatın lutfen.

Evet nedir bu saygı duyulası şey?

NEDİR?




    
This message has been edited by oduncumahir from IP address 213.153.175.62 on May 14, 2001 7:41 PM


 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Bilg

May 14 2001, 5:28 PM 

Yazında hakaret ettiğin zekama dil uzatmaya öyle kaptırmışsın ki kendini, yazılanları okumaktan ve anlam çıkartmaktan acizsin. Bu şekilde debelenerek kendini daha da komik ve aptalca durumlara düşürmektesin; tıpkı daha önce başka tartışmalarda oldugu gibi.

Benim açtığım sayfa bekaretini koruyan bir kızla yaşadıklarımı anlatmak değil, bunun arkasındaki çarpık kafa yapısına dikkat çekmekti. Tebrik ediyorum o kızı ve o kafadakileri derken bunu söylemeye çalışmıştım, ama sanırım sen cımbızla bana karşı kullanacağın laf ayıklama derdindeyken bunu anlayamadın; sonuçta da kendi yazdıklarınla kendini şapşal durumuna düşürdün.

Fikirlerini yanlış ifadelerle ortaya koymaya çalıştın, kendini ne dediğini bilmez durumuna düşürdün, bu sözlerin sana dönünce kendini bu seferde cımbız teorileri ile paranoyak durumuna düşürdün.

Ben de veren de sağolsun vermeyen de diyerek bekaretini korumayı ne bahasına olursa olsun tercih edene de saygı duyulmalı dedim.

Senin yazdığın yazıya cevabımı hem ben verdim, hem MGK verdi, ama sen burada yazmaktansa gittin arkadaşına şikayet ettin, sonra da o şikayetini geldin buraya döktün, üslubunu göstermiş oldun.

"Bekaretini korumayana duyduğunuz saygıyı koruyana da duymalısınız." Oysa sen bana hakaret etme çabalarından biraz kendini sıyırabilseydin, anlardın ki burada biz bekaretini koruyanı değil çarpık kafa yapısını konu ediyoruz; ki senin yazdıkların, yaptıkların ve tarzın bou çarpıklığın bir başka boyutunu andırıyor.

Zekama dil uzatmaktansa, kendini rezil etmemeyi öğrenmeni tavsiye ederim.

Yazık ediyorsun kendine.

Ha son olarak, yarım yamalak algılamanla Ahlakıma dil uzatmana şöyle diyeyim, gördüğüm ve sezdiğim kadarı ile bana ahlak dersi verecek son adam sensin...Ben Mevlana kadar hoşgörülü değilim; o ahlakı ahlaksızlardan öğrenmiş, ben bunu istemem

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Sailora

May 14 2001, 5:36 PM 

Nasıl derecelendirileceğini sen oratay koyuyorsun ben de gereğini yapıyorum. Ciddi bir tartışmaya kocaman adamlar komik duruma düşüyorlar diye seviyesizlik getirme senin becerin. Bunu becerecek kafa yapısının altında az da olsa zeka aramak boşuna çaba olurdu. Bende bulunmadığını söyleyiverdim. Hiç olmazsa ilerde arayacaklara kolaylık olur.

Ahlak meselesi ise benim meselem değil. Senin kimseden o konuda birşeyler öğrenebilme yeteneğinde olduğunu da sanmıyorum. Sen şimdilik kendine bir karakter oluşturabilme yönünde şimdi yaptığın gibi başkalarının ardındaki pislikleri toplayarak devam et. Günü geldiğinde ve sana ihtiyaç duyulduğunda her zaman yaptığın gibi aynı yere onunla beraber saldırarak aldığın kemiklerin bedelini bir bir ödersin.

Bunun ötesinde benim için sadece mizahi bir vakasın. Zaman zaman işlemeye keyifle devam edeceğim.

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Bir Vaka da benden.

May 14 2001, 5:42 PM 


Master sırasında Suudi Arabistan'lı bir kız ile ilişkim oldu.Yaklaşık 2 sene süren beraberlik idi.

Yaşlarımız 28 ve kız bakire idi.

Bir kaç defa yaşanan yakınlaşmalardan sonra bundan kurtulmak istedigini söyledi ve kendinden emin bir tavır ile kurtuldu.
Kurtuldugunun ertesi günü şu soru ile karşılaştım.

-Ne yapmayı düşünüyorsun?
-Ne konuda?
-Biz konusunda.

Şimdi, okul sonrasında yapmak istediklerim "iş" "sektör seçme" gibi telaşeleri içerirken, bir de "Biz" konusu çıkmıştı.

Bu sorusuna bu düşüncelerim çerçevesinde bir cevap verdim.

Devam etti...
-Benim halim ne olacak?
-Ne hali?
-Artık bakire degilim.Cidde'ye döndüğüm zaman bunun benim başıma açacak işi sen bilmiyorsun galiba.
-Kusura bakma ama bu konuda bir taahhütüm olmadıgından bir sorumluluk ta hissetmiyorum.Seni begeniyorum ama senin bu durumun yuzunden hayatımın planlarını degiştiremem... dedim.

Üzüldü tabiiki...Ben yatıştırmaya çalışıyorum.

Hatta çok iyi hatırlıyorum.Kendisine şunları söylemiştim;

-Bak, diyelim ki bir adamı kendine koca olacak kadar sevdin.O da seni sevdi.Ve siz ömür boyu sürecek biliktelige yani evlilige karar verdiniz.Ve bu niyet ile birbirinize yaklaştınız.Adam baktı ki sen bakire degilsin ve senden vazgeçti...Demek istedigin bu mu?

-Evet.

-Peki o sevgi,o istek,o bir ömür senle beraber olma istegi, sana bakarak,seninle konuşarak,seni yaşayarak oluşmadı mı?

-Evet.

Peki bekaretten dolayı seni şutlar ise bu senaryoda senin "kişiligin" ve "varlıgın" NEREDE?

Buna sadece 2 damla göz yaşı ile cevap verebildi.

Ve ertesi gun okula geldi.
-Diktirelim!!!

Bir doktora gittik.Muayene olmak için girdi ve çıktı.

Agzı kulaklarında...

-Ne oldu?
-Bekaretim bozulmamış...Duhule elverişliymiş.
-E aman iyi bari...


Yarım yamalak Turkçe'siyle...
-BECERİKSİZ...

Aradan bir süre geçti...

Biz tekrar ilk gunlere döndük.
Beraberlik devam etse bir dert,
bitse bir dert.

Ama sürdü.
Çok seviyorduk birbirimizi.

Ve ne o korku kural tanıdı,ne de ben iki damla göz yaşı.

Bir kez daha birlikte olduk.
Pompalı asfalt kırma makinası misali ne varsa her açıdan kazıdım...

Zira bu kez fark vardı...

"BECERİKSİZ olma farkı."

Ögleden sonra sınava girdik.
Çıktık.
Suratı sapsarı.

-Ne oldu be?
-Ne olacak butun sınav boyunca kanadım.

Bu kez ikimizde kahkaha atmıştık.
Ne gözyaşı,ne de aptalca senaryolar bu kahkahaya engel olmuştu.

Nasıl olsa DİKTİRME vardı.



 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Kendini Bu Kadar Kolay Elevermek

May 14 2001, 5:43 PM 

"Ben de veren de sağolsun vermeyen de diyerek bekaretini korumayı ne bahasına olursa olsun tercih edene de saygı duyulmalı dedim."

Evet bilg yinelemiş..Demiş ki NE BAHASINA OLURSA OLSUN SAYGI DUYULMALI"

Yorum yok. Bende zaten aynen böyle davrandığını söylemiştim. Siz ne söylerseniz söyleyin MGK ne duymak isterse onu duyacak ve onun üzerine yazı şekillendirecektir.


 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Bilg'e

May 14 2001, 6:00 PM 

"Ciddi bir tartışmaya kocaman adamlar komik duruma düşüyorlar diye seviyesizlik getirme senin becerin" alakası yok, ben senin debelenemlerinle dalga geçmek için yazdım onu. Tartışmayı egeok la yaptığın çanak sohbeti buraya sokarak saptıran, düştüğün salak durumundan kurtulmak için bunu yapan sensin.

Bunu beceren senin kafa yapının altında neler aramak gerektiğini ise, zaten önceki olaylardan biliyoruz.

Ahlak hakkında yazdıklarını daha önce edebsizlik hakkında yazdıkların gibi sinirden kudurmuş bir adamın salya akıntısı olarak görüyorum, ileride cevap gerekirse yazarım yine kudurursun.

"Bunun ötesinde benim için sadece mizahi bir vakasın. Zaman zaman işlemeye keyifle devam edeceğim."

Men dakka dukka bilg, elinden geleni ardına koyma.

Rezil etmeye devam et kendini, izliyorum.

 
 Respond to this message   

(Login ececan)
213.153.175.62

Untitled

May 14 2001, 6:10 PM 

Konu : Bekaret..
Tartışanlar: Yok

Konunun ilgi görmemesinden dolayı sayfanın kaldırılmasını talep ediyorum...




 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Bilg

May 14 2001, 6:18 PM 

Sanırım bir açmaza girdin.
Bazen kişinin kendisi dahi ettigi bir laftan dolayı sonrasında ne diyecegini bilemez.

Ya şu söyledigin lafı bizlere aç, anlayalım fikrini.

Ya da çıkar şu "küheylan" marka gözlükleri.
Yuzune gitmedi.

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Bakınız

May 14 2001, 6:51 PM 

Ece hanımefendinin yazısı.


Birisi Sailorunda elinden tutup yazıyı okusun ona.

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Teşekkürler

May 14 2001, 8:19 PM 

Sevgili MGK cümlemin içinden yaptığı anlamsız cımbızlamayı düzeltmiş.

Şimdi yazısını baştan aşağı okudum.

Ne bahasına olursa olsun bekaretini korumak....

Bu bahaların içinde neler var.

Cinsel tatminsizlikler var.
Korkular var.
İstemeyebileceği seks türlerine razı olmak var.
Sevgiliyi kaybetmek var.
Sağlıksız ilişkiler var.

varoğluvar. Birde sebepler var.

Koca bulamamak korkusu
Toplum tarafından dışlanmak korkusu
Dini kaygılar
Psikolojik kaygılar
Eğitim

burda da varoğluvar. Yani korumanın bedeli de sebepleride korumak niyetinde olanın sırtında ağır yükler. Bu yükleri yüklenerek kendine avantaj sağladığını sanan da var bekaretini korumayarak çok daha özel avantajlar yakalayan da var. Bunu Siirtte yaparsanız hayatınızın çizgisi başka olur İstanbul Nişantaşında yaparsanız bambaşka.

Koruduğunuz zaman ise toplumda açılan bir sürü başka sorunlarda var. Sağlıksız seks eğitimi ile yetişen nesiller. Seks bilgisini bunu hoca olarak ne şekilde yapacakları çok karmaşık olan fahişelerden elde eden erkeklerin eve yansıtmaları. Anne babadan alınan anlamsız öğütler sonuçta da bir sürü psikolojik sorunlar.

Bekaretin korunması konusunda toplumsal baskıyı savunmam imkansız. Getirebildiği bir tek mantıklı çözüm veya öneri yok bu sistemin. Bu yüzden de batıda terkedilmiş durumda ve sanırım ülkemizde de yavaş yavaş terk ediliyor. Ancak batıda da ülkemizde de bekaretini kendisi için özel birine kadar saklamak bir kadının son derece özel hakkı. Bu açıdan yukarıda açıkladığım bedelleri ödeyerek korur ise neden korudu diye saygı duyulmamasını anlamam.

Ben saygı duyarım. Bu yüzden de uluorta etrafa benle şunu yaptı bunu yaptı ama bi tek bunu yapmadı diye dalga da geçmem.

Duymayan duymaz. Dalga geçer.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Lütfen birisi

May 14 2001, 8:41 PM 

Bilg in elini tutsun, yüzünü yıkayp sakinleştirsin. SOnra heceleyerek yazılarımı okutsun dalga geçme unsuru var mı o yazılarda.

Hatta birileri başka güzellikler de yapsa da azıcık siniri inse.

Ya anlamıyor
Ya terbiyesiz
Ya paranoyak

belki de hepsi birden

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Gelecek nesiller açısından SAYGI duymuyorum.

May 14 2001, 8:49 PM 

Bilg yazısında,

"Bu açıdan yukarıda açıkladığım bedelleri ödeyerek korur ise neden korudu diye saygı duyulmamasını anlamam."
"Ben saygı duyarım. Bu yüzden de uluorta etrafa benle şunu yaptı bunu yaptı ama bi tek bunu yapmadı diye dalga da geçmem."

...demiş.


Bahaları da okuduk...Nedenlerini okuduk.
Hepsi kabul...
Saygı duydugumuz an bu bahaların sebeplerin bedellerin tamamının meşruluk kazanmasına neden olmuyormuyuz?

"Saygı duymak" onaylamak ya da tepkisiz kalamak gelecegi riske etmek degilmidir?

Soruyorum şimdi...

Bu bahaları ve bedelleri göze alacak kadar gözü kara olan birine saygı duymanın getirisi nedir?
Saygı duyula duyula,ses çıkarmaya çıkarmaya bu hale gelmedi/k mi?



 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Şimdi iki yorum yazacağım

May 14 2001, 8:57 PM 

Bunlardan biri, bilge hakkettiğini düşündüğüm cevap. İkincisi de anlamak da direndiği bekaret yaklaşımım.

Bak şimdi Bilg,

Ben bu konuyu açarken, yazımı bitiriş cümlem kız arkadaşımla dalga geçtiğimi gösteren bir cümle değildi; senden başka kimse de böyle algılamadı.

Orada ben, "kafa yapısı" na ilgi çekmek istemiştim.

Ama sen, bir tek sen yanlış anladın; yanlış anlamakla da kalmadın, olayı ahlaksızlıkla nitelendirdin. Ettiğin söze önce MGK yorum yaptı, ki buranın kuruluş amacı bu tartışmak, forumlar tartışma ortamlarıdır.

Sonra ben dedim ki, "tek yönlü bakmayın atladığınız ya da anlayamadığınız bir nokta var yazımda" bu noktanın da altını çizdim. Hala ne alay var, ne de hakaret.

Sen hemen agresif bir tutum sergiledin, benim yazımda konu ettiğim dürüstlük kavramına bir yorum getiremeden olayı tartışmadan aldın dalaşma boyutuna getirdin. Sonrasında ben uygar bir tarzla sana cevap yazdım. Gittin MGK yı arkadaşına şikayet ettin, o yazıyı da buraya paste ettin. Yeri gelmişken, ben bir katılımcı ile aynı fikirde olduğum için bana hakaretler yağdıran sen, bu tarzı kendin kullandın egeok'a, senin deyiminle, pisliklerini toplattın. Sanırım yalnız hissettin kendini. Oysa gerek yoktu. Kafanı toplayıp yazıları okusan benim kimse ile birleşip sana ya da başkasına saldırmadığımı anlayacaksın.

Sonra bir başka yoruma kenar mahalle ağzı ile yanıt verince komiğime gittin, ben de bunu yazınca tam dellendin. Burada cevap vermek duruken gittin mizah forumunda saçmaladın. Orada cevabını alınca, geldin burada yine bana hakaret ettin.

Arada çok şey yaptın, yok efendim Forum Operatoru etiğinden bahsettin, ki o etiği ne hale getirdiğini gördük bir iki ay önce, daha bir sürü komik duruma düşürdün kendini.

Sonrasında ise tam gemi azıya aldın, hakaretleri arttırdın, beni düşman askeri yerine koydun, düşman kazanma yeteneğimden bahsettin filan.

Tartışma adabını hiç bilmiyorsun bilg. Tartışamıyorsun, başkalarına çamur atıp hakaretler düzerek de sıkıştığın yerden çıkamıyorsun.

Kısacası, kendini rezil ediyorsun.

Beni mizah malzemesi olarak ele almaya devam edeceğini söylemişsin, sen beni ele almaya çalıştıkça kendini ayaklar altına attığını göremiyorsun.

Başka söze gerek yok, kendini kendin rezil ediyorsun.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Yorum 2 : gelelim bekarete

May 14 2001, 9:09 PM 

"Korunması" açısından ele alındığında, bekaret herhalde bir genç kızın kızlık zarı değildir. Bekaret, burada ki anlamı ile el değmemişliktir. Bunun korunması ise, cinsel birleşmenin, özel biri olması isteğine işaret eder.

Ancak, bir genç kız, eğer bekaretini korurken, başkaları ile çeşitli boyutlarda cinsellik yaşamışsa bu ya kızın dürüst biri olmadığına; ya da bu davranışının toplumsal baskılardan kaynaklandığına işaret eder ki, işte benim altını çizmek ve tartışmaya açmak istediğim konu başından beri bu idi.

Tabi bir de işin iki yüzlülük boyutu var, seni seviyorum diyen bir kızın sevgilisnde uyandırdığı şüpheler; ancak bunlar şu anda konu ile ilgili değil gibi geliyor bana. Yeri gelirse ileride tartışırız.

Bekaretini saflıkla koruyan yani cinsel ilişkilerden uzak duran bir kızın bu davranışına saygı duymaya ya da duymamaya gelince; şahsi fikrim odurki insanlar başkalarının saygısını tasarrufları ile değil, tarzları ile kazanırlar ya da kazanamazlar. Bu açıdan bu konuda bir genelleme yapmayı ben uygun görmüyorum. Bekaret konusu genç kızın kendisi ve hayatındaki erkek arasında bir konudur.

Ancak, tekrar ediyorum, kız bu olayı yukarıda konu ettiğim çarpık kafa ile ele alırsa. İşe bekareti korumaktan çıkar, ki bu sayfa da asıl tartışılmasını istediğim bu idi, sayfayı açarken.

 
 Respond to this message   
adems
(no login)
193.250.128.215

guzeeeeel

May 14 2001, 10:09 PM 

"Korunması" açısından ele alındığında, bekaret herhalde bir genç kızın kızlık zarı değildir. Bekaret, burada ki anlamı ile el değmemişliktir. Bunun korunması ise, cinsel birleşmenin, özel biri olması isteğine işaret eder.

Ancak, bir genç kız, eğer bekaretini korurken, başkaları ile çeşitli boyutlarda cinsellik yaşamışsa bu ya kızın dürüst biri olmadığına; ya da bu davranışının toplumsal baskılardan kaynaklandığına işaret eder ki, işte benim altını çizmek ve tartışmaya açmak istediğim konu başından beri bu idi.


 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Bir erkek neden bakire ister?

May 14 2001, 10:25 PM 


Bir erkek neden bakire ister?

Daha önce bir erkekle olmamış birini mi ister?
Yoksa
Daha önce bir erkek ile vajinal ilişki yaşamamış birini mi ister?

Ben şahsen bu derece basit ve aşikar bir nuansı gözler önune sermek zorunda kaldıgım için utanç duyuyorum.

Bu konuda erkekler de sanıldıgı kadar ilkeli degiller.

Bakire kız isterim diye tutturan beberuhilerin gerdek gecesi yaşadıkları vakaları buraya gözler önune serdigimiz zaman, ne hale düştüklerini görüp erkek olmanın gereklerini daha fazla düşünmek zorunda kalacakları bir gerçek.

Bekaret bacagın arasında bir zar degildir dostlar.
Onun adı kızlık zarıdır.
Bekaret bir kişiliktir.
Ve bu kişiligin prensipleri vardır.

Bakirenin tarifine açıp bakın.

Kızlık zarı olan kız diye bir tarif/tanım yoktur.
Hayatında hiç seks yapmamış kız demektir.

Eger oral seksi,anal seksi,elle uyarıyı ve benzeri diger seks oyunlarını seksten kabul eemeyerek bakire vajinasında zar olan kişidir diyorsanız ben buna gülmekle de kalmıyorum.Üzülüyorum.

Ne yapacaksınız...

Yozlaşmanın had safhada yaşandıgı bir toplum içerisinde devenin, "nerem dogru ki" demesi misali bu bekaret, bakire, zar, konusu da nasibini almış.

Erkegin ektigini biçmesinden bahsettim, bu bir yanda dursun,erkegin ne kadar ilkesiz, kalitesiz ve aşagılık bir yaratık olabileceginin de ispatıdır.

Nedenine gelince,

Bakire bacısı söz konusu olunca "seks yapmamış kızdır"
ancak,
Sevgilisi için ise,"ne gerekiyorsa" bir tarif olabilir.
Zarı olan,
Sadece anal yapan,
Oral yapan,
Her ikisini yapan.
Mıncıklatan ama girmesini istemeyen
Sadece ustunu çıkaran,
Eliyle orgazm yapan ama vajinasına dokundurtmayan
İki bacagının arasına sıkıştıran ama girmesne izin vermeyen...
Bakarmısınız tariflere...
O zaman tarif gırla gidiyor.
Tarifin bini bir para.

Yani fırçaya ve badanaya,en azına,sınırına razı bir tip....

Erkeklikten uzaklaşmış...Haberi yok...
Olsun farketmez...
Yeter ki seks olsun.

Isterse binbirsurat olsun.

Bırakın bu işleri...

Çıksın bir erkek açıklasın...

Kaldıysa eger...



 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

adems, 80 tane yazıdan sonra mı aklına geldi.

May 14 2001, 11:50 PM 


adems be,karşında bir havvas olsaydı bülbül kesilirdin.Konu üzerine konu açardın da, bu bekaret konusu seni pek açmadı galiba?

Naber?



Bir aç bakalım...

 
 Respond to this message   
adems
(no login)
193.250.209.89

ne diyon yaf

May 15 2001, 2:27 AM 

ben loft story izliyom

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Diyorum ki?

May 15 2001, 10:45 PM 


Diktirmek bir çözüm müdür?
Ahlaklımıdır?
Yoksa BU erkeklere MÜSTEHAKMIDIR?
YA küçük kapsul tabletlerin içine kırmızı boya dolduranlar?

Bekaret olayı sandıgımızdan çok daha derin yaralar açabilmektedir.


 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Vajina Ve Penis

May 16 2001, 2:34 AM 


Ben bakire isterim diye tutturan beberuhi erkek ile ben kocama bakire varacagım diyen kız evlendikten sonra gerdekte bir bakacaklar ki bir uyumsuzluk var...

Her penis, her vajina ile uyum saglayacak diye bir kaide yoktur.

Evlenirken ben hayatımın geri kalan kısmını bu kişi ile geçirecegim diyen iki kişinin seks hayatını karartabilecek olaylara da gebedir bu tür şartları koşmak...

Ten uyumu
Tarzlar
Fantaziler
Fizyolojik uyumlar...

veya uyumsuzluklar...

Bir taraftan bakınca arkası görunen et parçacıgı adına bu riskleri almaya deger mi?


 
 Respond to this message   
adems
(no login)
193.249.168.229

anlamam ben bakirden bilmemneden

May 16 2001, 3:19 AM 

bakarim isime
deh
cikidak cikidak cikidak(bu muzik degil at gidisi)

fazla entel takiliyorsunuz
beynim sulanmaya basladi

dur dur
loft story basladi

bu kadar derine inmeyin canim

yasadigi yer : turkiye
ogrenim durumu: orta 2 terk
meslegi : ne is olsa yaparim abi
onerileriniz : abi afrupaya nasil gidebilirim?

havvas mi dedin?


 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Pşşşt adem egil, kulagına birşey söyleyecegim,

May 16 2001, 10:28 AM 

((Burası mizah degil.Konuları ciddi ele al.Benden söylemesi.Aramızda kalsın,özellikle Bilg duymasın.))

Valla adem işin içine "Bekaret" girdi mi?
orta terk de, orta dogu terk de aynı kafada...

Hakikaten...



 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Fikirler

May 17 2001, 11:42 PM 

Bekaret üzerine:
Bekaretini koruyan bir kişi, bunu sadece kızlık zarını korumak olarak algılamamalıdır.

Dürüstlük üzerine:
Bekaretini koruyan kişi, kızlık zarını korur da diğer her türlü cinsel aktiiteyi yaparsa, dürüst davranmamaktadır. Bu kafa yapısına saygı duymam imkansızdır.

Dalga geçme üzerine:
Ben kız arkadaşımın kafa yapısını yerdim, ancak o kafa yapısı ile dalga geçmedim, bunun altını sanırım 10. kez çiziyorum.

Bu tartışma (bekaret üzerine) devam edecekse cinsel yaşam / bekaret forumunda, başladığı yerde devam etmeli diye düşünüyorum.




 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Bir espri ile devam edelim

May 18 2001, 12:55 AM 

Bana göre bekaret önemli degil.
Kalbi atsın yeter.

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Yetersiz Tanımlamalar

May 18 2001, 11:56 AM 

Bekaret kızlık zarı demektir. Bekaretin bozulması da kızlık zarının delinmesi işlemidir. Aksi takdirde kavram kargaşası başlar. Biri bekaret bir öpüşmeyle bozulur der diğeri bir bakışmayla.

Kavramınıza sahip çıkın. Bekaret diyerek ilk yazınızda kız arkadaşınızın sizinle cinsel birleşme yapmadığı yani kızlık zarını deldirmediği hikayesini anlattınız. Dolayısı ile siz de ilk değerlendirmenizde bunu kızlık zarı olarak algıladınız.

Dürüstlük ile sevişmenin hiçbir alakası bulunmamaktadır. Dürüstler sevişir ya da sevişenler dürüst değildir gibi kavramlarda mantıksız yaklaşımlardır. Ayrıca ''her türlü'' çok anlamsız bir tanımlamadır. Sadece birkaç türlü şeyler yapanlar bu tanımlamanın neresine girerler?

Neticede konuyu getirip önce ittirip sonra diktirene bağlayacaksanız burda çok küçük bir azınlığı konuşuyor olursunuz ki o azınlık ta bekaretlerinden ötürü değil dürüst olmamalarından ötürü saygıyı haketmeyen insanlardan ibarettir.

Sailor tarafından yazılan;

''"Bekaretini" "korumayı" başardığı için tebrik ediyorum o kızı ve o kafadakileri.''

yazısı tarafımca dalga geçmek olarak algılanmaktadır. Başka türlü algılayanlara da saygı duyulur.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Tanımlamalara yorumlar

May 18 2001, 12:58 PM 

Bekaret kızlık zarı demektir. Bekaretin bozulması da kızlık zarının delinmesi işlemidir. Bekaret yani kızlık zarı, daha önce bir cinsel birlikteliğin yaşanmadığının göstergesi olarak algılanmaktadır. Bu nedenle kızlık zarı yerinde olan, ancak değişik şekillerde cinselliği yaşamış bir genç kızın bakireliği sadece kızlık zarının yırtılmamış olmasına odaklanmaktadır; ki bu durumda "ben bakiteryim" diyen kızın dürüstlüğünü forum katılımcılarının takdirlerine bırakıyorum.

Kavramıma sahip çıkıyorum, benim ters düştüğüm, o kızın cinselliğin her yönünü yaşamasına rağmen bakirelik konusundaki iki yüzlü tavrı idi. Dİkkat ederseniz, bu tavır sonrası kız arkadaşımdan soğuduğumu belirtmiştim.

Dürüstlük ile sevişmenin hiçbir alakası bulunmamaktadır. Bulunduğunu da iddia etmedim zaten. Dürüst olmayanlar da sevişir, ancak dürüst olmayan kişinin sevgisine güvenmek en azından benim yapabileceğim bir şey değildir.

"Dürüstler sevişir ya da sevişenler dürüst değildir gibi kavramlarda mantıksız yaklaşımlardır" böyle bir yaklaşımda bulunduğum kanısına nereden vardınız anlmaka kolay değil. Yazılarımı bir kez daha okumanızda fayda grüyorum.

Ayrıca ''her türlü'' çok anlamsız bir tanımlamadır. Sadece birkaç türlü şeyler yapanlar bu tanımlamanın neresine girerler? "Her türlü" kelimeleri kendi içlerinde anlamsız gözükebilirler ancak yukarıdaki tavsiyeme uyup da bir kez daha okursanız yazılarımı, ne ifade ettiklerini anlarsınız diye umud etmekteyim.

"Neticede konuyu getirip önce ittirip sonra diktirene bağlayacaksanız burda çok küçük bir azınlığı konuşuyor olursunuz ki o azınlık ta bekaretlerinden ötürü değil dürüst olmamalarından ötürü saygıyı haketmeyen insanlardan ibarettir."

Bunun azınlık olduğunu iddia etmek için bu konuda veri sahibi olmak gerekir. Ayrıca ittirip diktiren kişinin dürüst olmaması kadar, kızlık zarını koruyan ancak bir erkekle anal, oral birliktelikler yaşayan kişi de aynı şekilde dürüst değildir ve sizin deyiminizle "dürüst olmamalarından ötürü saygıyı haketmeyen" kişilerdir.

''"Bekaretini" "korumayı" başardığı için tebrik ediyorum o kızı ve o kafadakileri.''

Cümlesini yanlış algılamış olmanız, ve sonrasında bu konudaki açıklamaları gözden kaçırmanız, gereksiz tartışmaları başlatan hareket olmuştur.

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Teşekkür Ederim

May 18 2001, 1:13 PM 

Cevabi yazınız için ancak ben tatmin olamadım.

Okuyanlar ayrımı daha iyi yapacaklardır. Bundan sonrasını onlara bırakalım derim.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Açıklama

May 18 2001, 1:17 PM 

Yazımı post ettikten sonra bir daha okudum ve özellikle son cümlesindekia agresif yaklaşım beni rahatsız etti. Burada kişilik yarıştırmıyoruz, fikirleri paylaşıyoruz.

Bazı açıklamalar yapmak istiyorum, buradaki tarışma ile ilgili.

İlk yazımda, kız arkadaşımın bakire olduğunu ve bekaretini korumak istediğini, sonrasında ise paylaşımlarımızın çoğalması ile bu konunun bende rahatsızlık yarattığını söylemiştim.

Yakınlaştıkça ilişkimize giren cinsellik boyutu aramızdaki ten uyumu ve kimyasal çekimle giderek daha canlı olmuştu. Ancak ben artık aramızda bir sınır olmamasını istediğim zaman takındığı tavır, beni rahatsız etmişti.

Çünkü, kız arkadaşımın bekaret ile kızlık zarı sağlamlığı arasında kurduğu denklem, bu iki yüzlü yaklaşım, ilişkimi yeniden gözden geçirmeme neden oldu, ilk yazımda söylediğim gibi. İlişkimizin cinsellik boyutuna da o anda son vermem, bekarete bakışımı bir nebze göstermekte bence. Kız arkadaşım "bakire" olarak kalmak istiyorsa, benimle öpüşebilir, bakışabilir, ancak cinsel organımı ağzına ya da ellerine alamaz. Zira bunları yapan bir kızın "bakireyim" demeye hakkı yoktur.

O kız arkadaşımı asla aldatmamam, ona karşı olan yaklaşımlarım ise saygımın bir göstergesi. Kafa yapısına saygım kalmaması ilişkiyi bitirirken, kişiliğine olan saygım ona karşı tarzımı getirdi.

Sevişmekle dürüstlük arasında elbet bağlantı yok. Asla da bunu iddia etmedim, "her türlü" sözü güçlendirici bir ifade idi içinde geçtiği yazı bütünlüğünde de iyi bir ifadedir.

"Ayrıca ittirip diktiren kişinin dürüst olmaması kadar, kızlık zarını koruyan ancak bir erkekle anal, oral birliktelikler yaşayan kişi de aynı şekilde dürüst değildir ve sizin deyiminizle "dürüst olmamalarından ötürü saygıyı haketmeyen" kişilerdir." kısmını aynen tekrarlıyorum.

Keşke Bilg, keşke açıklama isteseydiniz, seve seve yapardım.

Saygılarımla


 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Bu yazımı

May 18 2001, 1:21 PM 

edit edip post ettiğimde teşekkür yazınızı görmemiştim, sanırım biraz daha açıklayıcı olmuştur.

Ancak amacım sizi tatmin veya ikna etmek değil, fikirlerimi sizinle ve dier okuyanlarla paylaşmaktır, altını çizmekte fayda görüyorum.

 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

"Bekaret kızlık zarıdır" demek, HATALARIN başıdır.

May 18 2001, 2:27 PM 

Bekaret kızlık zarı demek degildir.
Bekaret seks yapmama demektir.
"Kızlık zarı" adı üstünde,bir zardır.

Bakire yani bekareti bozulmayanı "KIZLIK ZARI OLAN" diye tarif ederseniz KİMSE VAJİNAYA DUHUL etmemiş ancak her türlü seksi yapmış manası da çıkabilir.Bu da bakire nin tanımına ters düşmektedir.

Burada yine garip bir bencillik ön plana çıkıyor.

Şöyle ki...

Herkes olayı hayatına giren kıza bakarak durumu degerlendirerek kendine dogru yontmaca yapmakta.

Yani tanımı kendine göre yapmakta.

Halbuki tarif/tanım genel olmalıdır.
Bu anlaşılarak baştan kabullenmelidir.
Bakire ve bekaretin tanımı/tarifi açıktır ve bu işin çıkarı yoktur ve taryışma da götürmez.

Eger her kişinin eline ayrı bir "bekaret tanımı" verirseniz şu andaki mevcut çarpıklıklara çanak tutmuş olursunuz.

Hangi sözlüğü açarsanız açın,hangi ahlak ve din kitabını ya da ansiklopediyi açarsanız açın bakireyi size,bir erkek ile hiç seks yapmamış diye tanımlayacaktır...

Tanımın açıklıgına ragmen bir yerden sonra yaşananlardan sebepli bu sapmalar kişiye göre degişmekte...

Anal,oral,bacagının arasına sıkıştırma gibi oyunları SEKS ten saymıyorsanız o zaman karşınızdki kıza BAKİRE diyebilirsiniz.

Bunun sınırları buradan sonra kişiye göre kaldıgından belirsizleşmeye başlıyor...

Ben size BAKİRE FAHİŞE gördüm diyorum.Bu kişiyle bi fiil konuştum diyorum.

Kızlık zarı olana bakire derseniz kendinizi kandırmış olursunuz.Tanıma ters düşersiniz.

Bakireye,bekarete olan düşkünlük, erkegin,İLK BEN OLACAGIM diye düşünmesinden ve bu isteginden kaynaklanmaktadır.

ANCAAAAAAAAAAAK,

Tüm bu tarifler, sınırlar, beklentiler, tercihler, neye göre degişmektedir?

Kişilerin yaşadıklarına göre degişmektedir.

Aslında gerçek hayatı yani yaşaşnanları düşündüğünüz zaman burada Bilg in yaklaşımı ön plana çıkıyor sanıyorum.

Bu tanımlamalarda KİŞİYE GÖRE DEGİŞEN KISTASLAR farklı farklı oldugundan,ve buna ragmen,"herkes bir kesin sınırlar çizmek istediginden" atışmalar başlıyor bence.Yani herkes yaşadıgını kıstas alıyor.

Şöyle ki...

Eger birisine karşı tutkunsanız,eger birisini kaybetmek istemiyorsanız,eger onunla olmak istiyorsanız bu tanımları başta kenedinizi ikna etmek için bu "AVUNTU TANIMLARINI" geliştiriyorsunuz.Ondan vazgeçmemek onu kaybetmemek adına olanın dışında KENDİ BEKARET TANIMINIZI yapıyorsunuz.

Kendinizi neye karşı avutuyorsunuz?
ÖGRETİLEN,BİLİNEN toplumun deger yargılarına karşı...

Eger birini seviyorsanız,onu kaybetmek istemiyorsanız ya da gerdek gecesi bakire çıkmayan bir kızı yaygara yaparak, hayatınızdan çıkararak, karınız olan kişiyi topluma rezil etmek istemiyorsanız o zaman o kişiyi bakireligine bekaretine bakmaksızın oldugu gibi kabul etmeyi OGRENİYORSUNUZ.

Tüm uydurulan bakire tanımları aslında kabulleniş adına yapılan AVUNTU tarifleridir.

Ve kişiler yaşadıgını tarif etmektedir.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

itiraf.com dan alıntı

May 27 2001, 3:11 PM 

Rümuz: guess_who_
Cinsiyet: Kadın
Yaş: 21
İl: İstanbul

Ciddi bir iliskim olur olmaz bekaretimi kaybedicem. Hic kimse beklemiyor, ben niye bekleyeyim? Oh be! Sirtimdan koca bir yuk kalkacak. Kimse de beklemesin. Bakire kiz kalmasin. Bakalim egoist erkek milleti evlenecek kiz bulamayinca ne yapacak?

Al işte


 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

Hehehehehe

May 27 2001, 4:17 PM 

Su kaynatmış biri daha.

 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

Sanki özelleştirme yapıyor...

May 27 2001, 7:00 PM 

Ben bu memlekette hatun olsam bu işi İHALE USULU yapardım...
Hatta açık artırma...

Zaten yapılıyor da...

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

No Comment

June 11 2001, 6:13 PM 


 
 Respond to this message   
jasmin
(no login)
213.153.175.62

Tebrikler doğrusu!

June 12 2001, 5:52 AM 

Bu gece forumun (bazı katılımcıların "form" şeklinde yazışına inat) "Cinsel Yaşam" bölümünü açtım, en tepede bu daha önce farketmemiş olduğum "konu başlığı" nı görüp haydi bir okuyayım bakayım dedim.

Maşallah, biz kadınların vücüduyla ilgili henüz fonksiyonunun ne olduğuyla ilgili bir kanıya varılmamış (bilimsel açıdan tabii, ne de olsa din kisvesi ya da sosyal klişelere dayanarak sırf erkeklik egolarını tatmin etmeye çalışan ve bu yüzden bekaretin ateşli savunucusu beyler gibi düşünmek durumunda olmadığımdan) bu küçük ayrıntı ile nasıl da ilgili tüm erkekler...

Birincisi, henüz bir fonksiyonu olup olmadığı bilinmeyen kadın vücudundaki zar oluşumundan daha önemli bir şey yok mu bir kadında saygı duyacağınız?

Duya duya bunu "koruyan" kadına da, "korumayan" kadına da saygı duyarak mı çıkıyorsunuz işin içinden?
Hala bu konuya kafa mı yoruyorsunuz?

İkincisi, "kızlık zarı", ya da "bekaret zarı" denen şey, zaten öyle her kadında bulunan bir şey de değil.
Şu bekaretini korumasından ötürü "saygı" duyduğunuz kadınlardan biriyle evlenirsiniz ve karınızın bir bekaret zarının olmadığını keşfedersiniz umarım:)

Üçüncüsü, bu "kızlık zarı" denen şey (bekaret kavramından bahsetmiyorum, çünkü aranızdan bazıları nasılsa zara indirgemiş olayı), zaten 6-7 değişik formda olabiliyor. Kiminde halka şeklinde, kiminde küçük delikleri var, kiminde öyle ince ki kolayca ata, bisiklete binmekle bozuluyor, kiminde de öyle geniş ve esnek ki -bu da sıkça rastlanan bir tür- kadın, doğum yapıncaya dek kızlığını koruyor -Meryem de bu cinstendi kuvvetle muhtemeldir ki-, kiminde ise öylesine kapalı ki, ergenlik çağındaki bir kız çocuğu ilk kez regl olduğunda şiddetli ağrılardan yakınarak en yakın doktora gidip küçük bir operasyonla tümden kurtulmak zorunda kalıyor.

Dördüncüsü, kimi kadınlarda kızlık zarı denen bu "erkek kısmının" gözünde alıp hakkettiğinden fazla bir önem verdiği değersiz zar parçası, zaman içinde kendiliğinden yok oluyor.

Madem bu kadar faydalı, ve bir kadının "ne bahasına" (bu arada ifade "ne bahasına değil, "ne pahasına" olmalıydı, yazan kendini bilir) olursa olsun, koruması gereken bir şey, o vakit olmayan nasıl korusun?

Ha ha ha ha ha...

Her kadında bile olmayan, bilim adamlarının, doktorların bile tam olarak neye yaradığını anlamadığı bir şeyi almış, insanlar cehaletlerinden ötürü bir vakitler pek bir önemsemişler, sembolik olarak başka anlamlar yüklemişler. İçinizden bugün hanginiz aya, güneşe tapıyor? İlk çağlarda yaşayan, aklı, bilinci anca o kadarına yeten insanoğlu, gidip aya, güneşe haydi inanmış, zaman içinde de gün olup ay ortadan kaybolunca kendilerine inanacak başka bir şeyler bulmuşlar. Şimdi bu insanların bir hayli kuşak sonraki torunları da kalkmış bekaret zarını olması gerektiğinden hayli önemli bir noktaya (çıkarları doğrultusunda) koymuşlar diye, onların bilmem kaç kuşak sonrasında yaşayan ve bilgiyle aydınlanmış olması gereken sizler, kadınlar hakkında üzerinde konuşacak ve saygı duyacak başka bir şey bulamıyor da, ancak bir parça zar için mi 102 mesaj yazıyorsunuz?

Sözümün gittiği kişiler kendilerini bilirler.

Bekaret zarı lafını duymayalı çok olmuştu. İlginç tabii, bilg bu arada yanlışlıkla benim gibi bir kadına düşmezsin umarım, benim bekaret zarım ancak doğumla bozulacak cinsten:) Ve de kız oğlan kızım:) desem aksini ispatlayabilirsen hodri meydan...Hahahahaha...

Gidiniz, acilen kafalarınızı "update" ediniz, hatta bunların kullanım tarihleri çok evvel geçmiştir, onun için siz derhal kendinize gidip yeni bir kafa edininiz.
Zira siz bu çağda yaşayan nesli tükenmeye mahkum dinozorlarsınız. Hiç merak etmeyin, çok yakında Türkiye'de de hiç bakire kadın kalmayacaktır. Bakalım, yukarılarda bir yerlerde birilerinin dediği gibi "o zaman ne yapacaksınız?" O zaman kime saygı duyacaksınız, belki işte o zaman öğrenirsiniz zaten saygı duyulması gerekenin kişinin vücüdu ya da cinsel tercihleri değil, yaptıkları, düşündükleri ve bildikleri, en nihayetinde de erdemleri olduğunu keşfedeceksiniz.

Bunu bizler bu forumlarda paylaşarak ve laf cengaverliğinde bulunarak öğretemesek de, merak etmeyiniz, sahip olacağınız kız çocukları size en "ironik" şekilde öğreteceklerdir. Vay halinize diyorum şimdiden:) Bakalım nasıl koruyacaksınız kız çocuklarınızın "masumiyetini" ve "el değmemişliğini" temsil ettiğine inandığınız bekaretlerini?

Böyle düşünenlerinizin hepsine ben şimdiden birer bekaret kemeri hediye edeyim en iyisi...

Son bir şey daha var, böyle "varlığı" ya da "yokluğu" kesin olmayan, kanasa da gerçekte ne olduğunu bilemediğiniz bir şey üzerine kafa yormaktansa böylelerinize daha ölçülebilir şeyler, mesela erdemler üzerine kafa yormanızı tavsiye ederim.




 
 Respond to this message   


(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Hay aaazını öpeyim jasmin...

June 12 2001, 2:25 PM 



Aklın yolu bir demişler...
İş uygulamaya gelince ne baha dinlerler ne paha...
Bakire görmeye görsünler...
Yolarına gül döşer arkasından saygılı bir şekilde yataga mıhlarlar...
Sonra da bacaya damacana diker ilan ederler.
Azıcık fantazi etseler,
Kapsulun içinde patlayan ketçabı
yalayıp yutacaklar.
Peah...


 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

DUYURU

June 12 2001, 2:30 PM 

Daha önemli işlerim olduğundan Jasmin ve MGK nın akıl bekaretleri ile uğraşamayacağım.

Allahtan onlara akıl sağlığı ve okuduğunu anlama yeteneği dilerim.

 
 Respond to this message   

MGK
(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Yakışır...

June 12 2001, 2:37 PM 

Bi de bana tuzakçı der.

Evet itiraf ediyorum.
ICQ da gaza geldim
Burada da tufaya...

Bir ICQ yayınlama hakkım vardı kullanmayacagım.
Bekaretten çok daha önemli bir konuda kullanacagım.

Gerçi bu yukarıda yazdıgım gerçegi degiştirmeyecek...

 
 Respond to this message   
jasmin
(no login)
213.153.175.62

Bay bilg!

June 14 2001, 3:15 AM 

Sayın bilg derdim, ama diyemeyeceğim, zira saygın bir şahsiyet olabilmek için "bekaret zarı" nı ne "bahasına olursa olsun" koruduğu için bakire olup da her türlü herzeyi yemiş yahut yememiş şahıslara saygı duymanız ve bu saygıyı buralarda böyle dillendire dillendire anlatmanız değil, bir küçük zar parçası ile bu kadar ilgilenişinizden daha önemli konularla uğraşmayı seçmeniz gerekir.

Bu kadar lafı bir araya getirebilen aklınızın, bundan daha iyilerine yetebildiği zaman ancak "daha önemli" işleriniz olduğundan bahsediniz lütfen...

Ayrıca sizde bulunmayan bir vücut parçasıyla ilgili davranış tasarrufunu da kadınlara bırakınız...

Biz erkeklerin cinsel organlarını her buldukları deliğe sokma merakında oluşunu (öyle veya değil)sizin kadınların "bekaret zarı" na olan yaklaşımınız gibi ele almaya başlayacak olsak ne olacak?



 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Kızmak Yok Jasmin

June 14 2001, 11:32 AM 

Sen beni okumadan suçlayacaksın ben de bunu söyledğim ve aklını kullanmıyorsun anlamına laf ettiğim zaman kızacaksın.

Olmadı....

Ben ne demişim....

"Ben de veren de sağolsun vermeyen de diyerek bekaretini korumayı ne bahasına olursa olsun tercih edene de saygı duyulmalı dedim."

Şimdi yavaş yavaş ve anlamaya çalışarak okuyalım bu cümleyi. İçinden esas ele alınan anlamı çıkarmaya çalışarak.

''bekaretini korumayı ne bahasına olursa olsun tercih eden''

Bu şu anlama gelir. Bekareti korumanın bir bedeli vardır ve bu bedeli ödemeyi seçerek bekareti korumayı tercih edeni ele alıyorum ben. Eğer sizin dediğiniz anlamda kullanacak olsam o cümle şöyle olurdu...

''ne bahasına olursa olsun bekaretini korumayı tercih eden''

Demek ki saldırmadan önce okuduğumuzu anlayacağız. Bir de bakacağız ki o zaman fikirlerimiz bazı yerlerde aynı bile olabiliyor.

Mesela mı?

Ayrıca sizde bulunmayan bir vücut parçasıyla ilgili davranış tasarrufunu da kadınlara bırakınız...

Hay ağzını öpeyim. Günlerdir bundan başka şey söylüyorsam namerdim. O tasarruf tamamen kadının hakkıdır ve nasıl istiyorsa öyle kullanacaktır. Kullanma hakkına saygı gösterin diyorum ben.

Vermiyorsa değmediğinizdendir diyorum.....
Vermiyorsa hazır olmadığındandır diyorum....
Vermiyorsa istemediğindendir diyorum....
Vermiyorsa daha özel birini aradığındandır diyorum....
Vermiyorsa aldığı eğitimin hakkını veriyor diyorum....

Kısaca vermiyorsa onun bileceği iş. Vermiyor diye saygısızca davranma hakkına erkek olarak sahip değiliz ama veriyorsa ona da saygısızca davranma hakkına sahip değiliz diyorum.

Beni anlamadan dinlemeden okumadan çok ucuza iki şeyinin çıkarına düşmüş tanıdığa sattınız.

Üzdünüz.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

"İki şeyinin çıkarına düşmüş tanıdık" dan biri diyor ki:

June 14 2001, 12:04 PM 

Saldırmadan önce okuduğumuzu anlayacağız diyenlerin, okuduklarını kavramaktana aciz olmalarıdır bu tartışmayı buralara getiren. Tartışmanın özü, iki yüzlü ve aldatıcı kafa yapısını eleştirmek iken; olaya direk ahlaksızlıkdan giren bir üsluptur bazılarının sergiledikleri.

Anlatılmak istenilen, kafa yapısının çarpıklığı iken anlatılana bakmadan anlatanı direk “ahlaksız”, “saygısız” ve “terbiyesiz” olarak gösterme uğraşıdır; yani yazılanı anlamadan yazana saldırma çabasıdır.

Aynı fikirde olmayı yardakçılık ile tanımlayarak zavallı ve komik bir görüntü çizilmesidir sergilenen.

Bir de en son olarak söylenen söz var:

“Beni anlamadan dinlemeden okumadan çok ucuza iki şeyinin çıkarına düşmüş tanıdığa sattınız.”

Bu, söz sahibinin tartışma adabıdır, tartışmayı başka yönlere çekme uğraşıdır, art niyetli davranıştır, çok ucuzdur.

Art niyetli değilse davranış, daha da elzemdir, paranoyadır.

Daha once de demiştim, koca koca adamlar ne hallere düşürüyorlar kendilerini.

Güldürdünüz.

 
 Respond to this message   

MGK
(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Yarı dalgalı olmamalı deniz

June 14 2001, 1:14 PM 

Ya tam durulmalı
Ya tam kudurmalı.

Yarı umit vermemeli sevgiliye,
Ya tam sevmeli,
Ya da cekip gitmeli.

********

Gelelim konuya iki cumle arasındaki fark nedir yaw?

''bekaretini korumayı ne bahasına olursa olsun tercih eden''

''ne bahasına olursa olsun bekaretini korumayı tercih eden''

Cümlelerden birisinde fiil "bekaretini korumak" digerinde "tercih etmek mi"?

"Bedel ödemek" ise açıklamada olan bir cümle.

Bir de "ne bahasına olursa olsun" var...

Burada bir ifade etme guçlulugu mu yaşanmakta yoksa anlama mı?

Şimdi bu "bahaları yukarıdaki yazısılarından birinde Bilg açıkladı.

Bilg in bahsettigi bahaları hatırlayalım:

Ne bahasına olursa olsun bekaretini korumak....

Bu bahaların içinde neler var.

Cinsel tatminsizlikler var.
Korkular var.
İstemeyebileceği seks türlerine razı olmak var.
Sevgiliyi kaybetmek var.
Sağlıksız ilişkiler var.

varoğluvar. Birde sebepler var.

Koca bulamamak korkusu
Toplum tarafından dışlanmak korkusu
Dini kaygılar
Psikolojik kaygılar
Eğitim

burda da varoğluvar. Yani korumanın bedeli de sebepleride korumak niyetinde olanın sırtında ağır yükler.


Şu bahaların,yüklerin ya da sebeplerin hangisinde meymenet var yaw.Tamamı istenmeyen ve saglıksız bir kişilik yaratacak etkenler.

Yani bu yukleri ve sebepleri bir kız TERCİH mi ediyor?

Hayır...

Ettiriliyor.

Dolayısı ile buna saygı duyulmaz.

Acınır.

Ben acıyorum.

 
 Respond to this message   

MGK
(Login oduncumahir)
213.153.175.62

Bir CeM YılMaZ postiti...

June 14 2001, 1:54 PM 

Anlamadıgınız bir kelimeyi anlamak için cumle içinde kullanınız derler.

Hemen kullanalım.

Ben bir bakire gördüm.
Ben bakireye saygı duyarım.

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Sevgili Sailor

June 14 2001, 2:21 PM 

Sen özürlüsün;

1. Dalga geçtiğin halde buna sahip çıkamadığın için.
2. Bekareti buraya kızlığı bozmak eylemi olarak getirip sonra da kırdığın potu anlayınca bekaret kavramı ile oynaşmayı seçtiğin için.
3. Tartışmaya kocaman adamlar komik duruma düşüyorlar gibilerinden abuk sabukluk getirdiğin için.

Bunların daha hiçbirini düzeltmedin ki sana yaklaşırken önyargısız yaklaşabileyim. Önce sen çabala bak ben kaç adım atacağım senin dostluğunu kazanabilmek için.

Ondan sonrası tabii ki şahsi değerlendirmelerin. Onlara da saygı duyayım bari.

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Sağol MGK

June 14 2001, 2:27 PM 

Yazdıklarımı tekrar taşıdın. Sanırım okumamışsa Jasmin de okuyarak düşüncelerimi yeniden değerlendirecek.

Bu baha (veya paha)lara gelince hiçbirine en ufak saygı ben de duymuyorum.

Ben bekarete de saygı duymuyorum.

Ben bekaret hakkını elinde tutan dişinin o hakkı kullanma özgürlüğüne saygı duyuyorum. O özgürlüğü kullanmadığı ya da yukarıdaki toplumsal nedenlerden ötürü kullanamadığı için dalga geçilmemessi gerektiğini söylüyorum.

İstisnalar (yani ittirip ittirip diktirenler) ile de hiç ilgilenmiyorum.

Lütfen anlayın artık.

 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

Ben duymuyorum...

June 14 2001, 2:48 PM 

Yukarıdaki yazılarımda defalarca sebeplerini de açıkladım.

Evet, ben saygı duymuyorum...
Hatta kızıyorum, acıyorum.
Burada bir ara not düşeyim,gulmeyi güldürmeyi hicvetmeyi seviyorum.
Bunu dalga geçiyor diye algılama özgürlüğünüz olsa dahi bu özgürlük yanlış algılamalara engel teşkil etmiyor.

Evet saygı duymak bana anlayış göstermek, tasvip etmek gibi geliyor.
Ancak tasvip de etmiyorum, saygı da duymuyorum.
Yukarıdaki bahaları göze alarak yaşayan bireyleri sevmiyor begenmiyorum.
Cunku arkası çorap söküğü gibi geliyor bunun.
Etkileri nesillere geçiyor ve bir alay kelepçeler vurulmuş dusunce yapıları oluşuyor.

Adam gibi toplum adam gibi bireylerden oluşur.

Ben saygı duymuyorum.

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Sevgili Jasmin

June 14 2001, 3:11 PM 

MGK nın yazısından anladığım (zira açıkca neye saygı duymadığını yazmamış);

Bekaret hakkını elinde tutan dişinin o hakkı kullanma özgürlüğüne saygı duymadığı.

Zira o yazımda başka saygı duyulan hiçbirşey yok.

Şimdi bu durumda ve de şu aşağıdaki yazdıklarınızın doğrultusunda;

Ayrıca sizde bulunmayan bir vücut parçasıyla ilgili davranış tasarrufunu da kadınlara bırakınız...

Top benimle sizin aranızda olmaktan çok MGK ile sizin aranızda.

Benden size ve tüm kadınlara saygı.
MGK dan ise davranış tasarrufunu kullanmama yönünde kullananlara kızma acıma ve saygı duymama.

Kolay gelsin ikinize de......

 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

Yanlış...

June 14 2001, 3:26 PM 

Ben o bahaları göze alarak ve onlara katlanarak kendini komik duruma dusuran kisilere saygı duymam dedim.

Az daha derine azıcık örnekleyerek ineyim.

Seni seviyorum diyerek, vajina hariç her turlu duhule izin veren arkasından kendisine "bakire" diyerek partnerinin karşısında içine dustugu "kifayetsiz" durumunu göremeyen, ya da görmezden gelenlere(erkek kadın farketmez) saygı duyamıyorum.

Bir kızın salt bekaretini muhafaza etme istegine saygısızlık adına en ufak bir yaklaşımım olmadı ve bunu gösterir bir kelime dahi kullanmadım.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Aziz Müstakbel Dostum Bilg Bey,

June 14 2001, 3:41 PM 

Özürlüsün diyorsunuz, ne yazık ki saptamalarınız hatalı. Sanırım bir şekilde yanlış anlıyorsunuz yazdıklarımı

Bir kez daha açayım

1. Dalga geçtiğin halde buna sahip çıkamadığın için.
> Defalarca yazdım, kız arkadaşımla dalga geçmedim, onu yönlendiren çarpık kafa yapısını dile getirdim.

2. Bekareti buraya kızlığı bozmak eylemi olarak getirip sonra da kırdığın potu anlayınca bekaret kavramı ile oynaşmayı seçtiğin için.
> İlk yazımı dikkatli okursanız, tartışmanın özünün aslında bekareti kızlığı bozmakla eş gören zihniyeti eleştirdiğimi anlarsınız. Belki ifade edememişimdir açıkça yazayım, bekaret asla kızlığı bozmak değildir. Bu konuda bir başka yazımı ileride yazacağım.

3. Tartışmaya kocaman adamlar komik duruma düşüyorlar gibilerinden abuk sabukluk getirdiğin için.
> O abukluk bu sayfada hiç yeri olmayan bir tarzın buraya taşınmış olmasına bir tepki idi, bunu da anlayamadınız.

Dolayısı ile, düzeltmem gereken bir şey varsa dahi göremiyorum. Eğer ne konularda özürlü olduğumu bana anlatırsanız, düzeltmem gereken yönlerimi seve seve düzeltirim.

Sanırım esas düzeltilmesi gereken iletişim eksikliği. Benim ifadelerim bir şekilde sizin yanlış algılamanıza yol açıyor. Mesajlarım size değil genele mesajlar lakin yanlış anlaşmalarımız sonucunda burada tartışmalar oluşuyor ki bu şekilde bir kişilik çekişmesi FOrum mantıgına ters bence. Önemli olan bakış açılarını paylaşmak.

Son olarak, "sen özürlüsün", "şapşal" tarzı hakaretkar sıfatların sizin gibi birine yakışmadığını belirteyim.

Saygılarımla.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Konuya Dönersek

June 14 2001, 3:52 PM 

Ben bir kızın bekaretini (kızlık zarına indirgenmemiş bekaretini) koruma isteğine saygı duymadığımı dile getirmedim asla. Yazdığım herhangi bir cümleden böyle bir anlam çıkıyrsa bu ifade / anlama çakışmasındandır, yanlış yönlendirme için özür dilerim.

Fİkrimi, Bilg'in yazısından (hoş görüsüne sığınarak) bir alıntı ile dillendirmek istiyorum:

O kızın sevgilisi buna değmiyorsa, kız hazır değilse, istemiyorsa, özel birini arıyorsa, aldığı eğitimin hakkını veriyorsa; o yatakta o adamla sevişmesinin nedeni nedir?

O yatakta, seviyorum dediği bir erkekle iken böyle davranan bir kız, iki yüzlüdür...herkesden önce kendine iki yüzlüdür.

Burada cümlenin öznesi eski sevgilim değil, onun kafa yapısı. Bu kafa yapısı asla istisna değil.

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Tamam Sevgili Sailor

June 14 2001, 3:54 PM 

Elinden bu kadarı geliyorsa ona da teşekkür.

Söz geride kalanların hepsini unutacağım. Hep bir gemici arkadaşım olsun istemişimdir.

Tanrı verdi bir tane.....

Bari bende kıymetini bileyim.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Sağol Sevgili Bİlg

June 14 2001, 3:59 PM 

Ben de hakaretlerini unutacağım, özür dilemek elinden gelmiyor..varsın olsun.

Denizciler herkesin dostudur

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Elimden Geleni

June 14 2001, 4:07 PM 

Kız arkadaşıma sormak gerekir, yazık ki burada değil, yazamıyor.

Dİlimden gelen ise yukarıda yazdığım kadarı. Sürç-ü lisan varsa affola, anlaşılmayan varsa sorula.

Açıklamalar ücretsiz

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Bekaret ve Çarpıklık

June 14 2001, 4:32 PM 

Cinsel birlikteliği ben sevişmek olarak tanımlarım. Kanımca sevişmek, iki sevgili arasında yaşanan en yakın paylaşımdır, bu nedenle de çok özeldir, çok güzeldir.

Sevişmek, aşk yapmak, bence aşık olunan, sevilen kişi ile yaşanan bir paylaşımdır. Ruhunuz ve kalbinizle sevdiğiniz bir kişiyi bedeninizle sevmektir. Ruhunuz ve kalbinizle sevdiğiniz kişiye karşı tek yükümlülüğünüzde dürüst olmaktır.

Uygarlık tarihi boyunca, bekaret diye bir kavram gelişmiştir. Sözlük anlamı daha önce dile getirilmiş bu kavram, cinsel birliktelik yaşamamış kişileri tanımlamak için kullanılır. Çağlar boyu bazı uygarlıklar bekareti önemsemezken, bazı uygarlıklarda bekaret çeşitli boyutlarda önem kazanmıştır.

Erkeklerin dominan olduğu uygarlık tarihinde, bazı topluluklarda, bekaret kadınlarda iffetin simgesi haline gelmiştir. Bizim toplumumuz da, buna bir örnek.

Ancak, bizim toplumumuz, her konuya olduğu gibi bekarete de çarpık bir zihniyet ile yaklaşmaktadır. Genç kızlarımız, bir erkekle yanyana görüldüklerinde çeşitli baskı grupları (öğretmenler, ebeveynler, vs.) tarafından “bekaret kontrolüne” gönderilebilmektedir; bunun örneklerini medya organlarında sık sık görmekteyiz.

Nedir peki “bekaret kontrolü”, kıstası nedir? Kızlık zarı denilen vücut unsurunun bozulmamış olması. Zar yerinde ise sorun yok. Zarın esnekliği, kırılganlığı gibi vücut fonksiyonları önemli değil. Genç kız daha önce cinselliğin çeşitli boyutlarını yaşamış ya da yaşamamış önemli değil. Kızımız, okul tuvaletinde geçtiği saksafon sololar ile ün yapmış, ama zar yerinde: KIZ BAKİRE, KIZ NAMUSLU...Kızımız, ilk öpüşmesini, ilk temasını sevdiği bir erkekle yaşamak isterken, voleybol oynarken ya da bisiklete binerken zar yırtılmış: KIZ BAKİRE DEĞİL, KIZ OROSPU!!! Atın okuldan, atın aileden, atın aşağı viyadükten...

Zarı sağlam kızın tuzu da kurudur. Zar cı düşünce yapısı içinde koca bulması yani geleceğini kurtarması garantiye alınmıştır. İleride kocasına “sunabileceği” bir şeyi vardır (peh ki ne peh)...Zar yırtılmışsa diktirmek de olasıdır.

Kafa yapısı bir kez böylesine yozlaşmaya görsün, iffeti bekarette, bekareti kızlık zarında arayan örümcek kafalar cinselliği “vermek” bağlamına indirger, nesiller de bu çarpıklıkla büyür.

 
 Respond to this message   
jasmin
(no login)
213.153.175.62

işte bu örümcek kafaların da artık uyanışa geçmesi gerekir!

June 15 2001, 3:55 AM 

Bay bilg,

Siz bahsettiğiniz üzere tasarruf hakkını kullanmayarak kullanan kadına saygı duyarım demekle, MGK'nın da belirttiği gibi, bu davranış biçimini -bir başka deyişle kifayetsizliği- destekler durumda bulunmaktasınız.

Neden mi? İki kuruşluk aklımız var ise eğer, "seksin insanların -kadın ya da erkek- ergenliğe ulaşması ile birlikte yaşanması gereken doğal bir süreç, hayatın yemek içmek kadar doğal bir parçası" olduğunu bu şekilde düşünmeyen -cehalet yahut toplumsal baskı, ufkun darlığı, yobazlık ve benzeri sebeplerle- kesime anlatmak olmalıdır yapmamız gereken. Seks, erkek için olduğu kadar kadın için de yaşanması gereken bir şeydir.

Bunun kadınlar için evlilik öncesi yasaklarla kısıtlanıp, erkekler için de mübah görülmesi büyük bir yanlıştır. Sebepleri çoktur, bunlara değinmeyeceğim.

Fakat, erginliğe ulaşan genç erkek ve kadınlar, seçecekleri yaşam biçimi doğrultusunda başka erkek ve kadınlarla birlikte olacaklardır. Bu kadın için de bir gerekliliktir. Zira kadın da, erkek kadar seksten zevk alma potansiyeline sahiptir, ama elbette uygun bir partner ile!

Evlilik artık kadınlar için ulaşılabilecek nihai bir amaç olmaktan erkekler için olduğu kadar hızla olmasa da yavaş yavaş çıkmaktadır. Bir flört, bir beraberlik yaşandığında kadının bekaretini bir silah gibi kullanması, yahut bir yere kadar seks oyunlarına girişip sonra erkeği yarım yamalak bir noktada bırakması hem kendisi, hem de karşı taraf açısından son derece sakıncalıdır. Cinselliğini doğal biçimde yaşamayan, yahut hiç yaşamamış olan kadınlardaki yatak korkusu, seksten ya da kocalarından-partnerlerinden nefret etme gibi durumlar, işte hep bu kısıtlamalar sebebiyle vuku bulmaktadır.

Seksin, artık yemek içmek kadar doğal bir şey olduğunu, bu konuda da cinsiyet gözetmemek gerektiğini çoktan öğrenmemizin zamanı gelip de geçmedi mi sizce?

Bekaret gibi artık mevzu bahis olarak gündeme bile gelmemesi gereken bir konuyu burada konuşmak zorunda olmak bile, aydın fikirli olmaktan ne kadar uzak olduğumuzun bir göstergesidir.

Amma velakin, açınız Yahoo'yu, Altavista'yı ve bakınız İnsan Hakları Organizasyonları'nın Türkiye ile ilgili raporlarına, acı bir gerçeği dile getirmektedirler.

Hala bir lokantada yemek yiyen anne, kız, teyze alınıp sebepsizce bekaret kontroluna götürülmektedirler; gazeteci kadınlar, polis tarafından yaka paça götürülüp defalarca itiraz ederlerse bekaret zarlarını yırtacakları tehdidiyle muayenelerden geçirilmektedirler. Aynı şey fahişe olduğundan şüphelenilen her şahıs için de geçerli.

Bunların artık değişmesi gerekiyor. Bir insanın bekaretini koruması-korumaması, eline erkek eli değmiş ya da değmemiş olması, saygı duyulacak ya da duyulmayacak bir şey değildir. Kaldı ki, ben de MGK gibi koruyanlara sadece acıyor, üzülüyorum. İçinde bulundukları cehalete, kifayetsizliklerine, kaçırdıkları şeylere, sakladıklarının sakladıklarına değmeyecek bir şey olmasına...

Ayrıca şuna da inanıyorum, herkes mutaassıp, kör cahil, yobaz bir aileden ve çevreden yetişebilir. Ama her insanın okuma, öğrenme, kendini geliştirme, gerektiğinde kendi yolunu seçip verdiği kararların arkasında durma yetisi vardır. Bu yetiyi kullanmayanlara MGK saygı duymuyor, ben de duymuyorum.
Siz de kalkıp kendi anne-babasının zihniyetini aynı şekilde devam ettirecek kadar cahil ve yobaz kalmakta kararlı insanlara bu yüzden saygı duyduğunuzu söylüyorsunuz, eh denecek bir şey yok tabii.

Okumadığımı da söylemişsiniz yazdıklarınızı, okudum efendim. Balık zaten baştan kokar. Siz Sailor'un gayet açık ve net biçimde temas ettiği konuları anlamaktan -adamcağız üst üste tükenmez bir sabırla tekrar tekrar açıkladığı halde- aciz kalışınıza bir bakınız önce.

Ne okuduğunuzu idrak edememek sorunu sanırım ziyadesiyle var. Çünkü anlayabilmek için bütüne değil, içinden seçtiğiniz kelimelere bakıyorsunuz ve onları da kendi algılamak istediğiniz biçimde algılıyorsunuz.
Adam tekrar anlatıyor, siz yine ısrarla anlamıyorsunuz.

Eh ama durum böyle olmasa, konu çabucak kapanırdı. Bu da işin tuzu biberi, iyi ki varsınız:)))

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Sağolunus Efendim

June 15 2001, 11:24 AM 

Son derece haklısınız......

Birimizden birimizde okuduğumuzu anlayamamak gibi bir zaafiyet var.

Bu durumda bir ne yazarsa yazsın hangisi bilmem ama öbürü bir türlü anlayamayacak.

Körler veya sağırlar ile gözü açıklar veya kulağı delikler arasında bir diyalog devam edip duracak.

Ne için;

Zarı delik için....

Kalsın efendim kalsın.

Ne istiyorsanız öyle olsun. Veren versin vermeyen vermesin. Verene hayran olunsun vermeyene lanet edilsin.

Yeter ki çıkalım şu bacak arasından.

 
 Respond to this message   

MGK
(Login oduncumahir)
213.153.175.62

İnanılır gibi degil...

June 15 2001, 11:42 AM 

Bilg;
Yukarıdaki yazıların hiç birinde "vermeyene lanet edilsin" mantıgı ve manası olan bir cümle dahi kurulmadı...

"Vermek" kelimesi dahi kullanılmadı...

Eger bu yazılardan bazı sonuçlar çıksaydı,ki forumlarda bir ilk olurdu, onlarda da şöyle şeyler olurdu...

Önce ben bir kurban keserdim...

bir de...

...ben kız olsaydım sana hayatta "vermezdim" Bilg...
Zarlı da vermezdim.
Zarsız da vermezdim.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

"vermek" kelimesi kullanıldı

June 15 2001, 12:11 PM 

Bilg in yazılarında bir kaç kez geçiyor

Bir de benim son yazımda son cümlede geçiyor...tekrarlıyorum:

"Kafa yapısı bir kez böylesine yozlaşmaya görsün, iffeti bekarette, bekareti kızlık zarında arayan örümcek kafalar cinselliği “vermek” bağlamına indirger, nesiller de bu çarpıklıkla büyür."


 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

http://www.intimacyinstitute.com/sex_data/topics/hymen.html sayfasından

June 15 2001, 12:13 PM 

A hymen is the thin piece of tissue that partially blocks the entrance to the vagina. It is sometimes called the maidenhead or cherry. It is named after the Greek god of marriage and has no known biological function. Although some women are born without a hymen, most have one, and the hymen varies in size and shape from woman to woman. The hymen usually does not cover the entire vaginal opening, since there must be some way for the menstrual fluid, or period, to leave the body.
The hymen has historically been a marker of a woman's virginity. The belief that since the hymen blocked the vaginal opening, it should remain intact as long as a woman did not have sexual intercourse was widely propagated, especially in cultures where a woman's virginity was highly valued. If an unmarried woman's hymen was found to be separated, grave consequences could result, depending on each culture's customs. In some Australian tribes it is the custom for a specially appointed older woman to perforate the hymen of a bride one week before her marriage. If it is found that the hymen has already separated from the vaginal walls prior to this ritual, the woman is subject to public humiliation, torture, and sometimes death.

But it is scientific fact that the hymen can be separated for reasons quite unconnected to sexual intercourse. It can separate when the body is stretched strenuously, as in athletics; it can be separated by inserting a tampon during menstruation or through masturbation; and sometimes it is separated for no apparent reason. A separated hymen is not an indication of having had intercourse, nor can it prove a loss of virginity. In fact, some women must have their hymen surgically removed before the birth of their first child because it is so flexible or small that it remains intact during intercourse.

When the hymen is separated, whether during first intercourse or at some other time, there may be some slight bleeding and a little pain. Both the bleeding and the pain are quite normal and both usually stop after a short time. Some women experience no discomfort at all during this process that is commonly referred to as "losing your cherry".

It is important to remember that a woman can become pregnant even if her hymen is intact and no penis has entered her vagina. If sperm comes in contact with the labia or general vaginal area, it can move through the opening in the vagina and possibly lead to a pregnancy. An intact hymen should not be considered a form of birth control.

As with most information on sexuality, a woman learns about her hymen in many ways, but rarely from parents, physicians or informed adults in a supportive and sensitive manner. Rather, it seems that women learn about the hymen in ways that promote anxiety and uncertainty about their own bodies and behaviors. Knowing the facts about the hymen can help women dispel the myth that it proves virginity, freeing them from the negative effects of popular mythology. Having accurate information about the hymen can assist in normalizing a woman's fears about her body and help promote greater self-acceptance.

Tercümesi geliyor


 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Tercüme etmemeye karar verdim

June 15 2001, 12:21 PM 

Nasılsa İngilizce ya da Türkçe olmasına bağlı değil anlamak veya anlamamak...
...ya da, anlamamazlıkdan gelmek

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Sevgili MGK

June 15 2001, 12:35 PM 

Senin ile bu konuyu konuşma hevesi bende de kalmadı zaten.

Kimseyle kalmadı ya...

Şimdi de verme kelimesi yakaladın onunla oynaşırsın. Fikirle oynaşmak için kelime ile oynaşmaktan fazlası gerektiğinden olsa gerek.

Mecazi anlamda zaten çok erkek olduğun söylenemez... Bugün böyle söyler yarın ben hiç onu demedim diyiverirsin. Bana dönüp;

''ben rahat hatunlar istiyorum...
vermeyi de vermemeyi de kendi iradesiyle yapan.''

deyip sonra da bu kadar yazdıklarımdan sonra

''asıl sen hadi ordan........"kendi iradesiyle"... diye bir kelime göster kendi yazılarında''

diyen de sensin. Bu benim yazdıklarımı ne kadar anladığını en iyi gösteren gösterge zaten.

Bana vermemene gelince;

''...ben kız olsaydım sana hayatta "vermezdim" Bilg...
Zarlı da vermezdim.
Zarsız da vermezdim.''

Ben de sana da seninle aynı kafadakilere de saygı duyar ve en ufak kabalıkta bulunmazdım.

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Sevgili Sailor

June 15 2001, 12:48 PM 

Sen de okuyuver.

İCQ da beraberce planladığınız ''verme'' kelimesi hücumlarınıza devam etmeden önce.

Akıl ''vermek'' gibi olmasın ama fikir zavallılığınızın derecesi ortaya çıkıyor siz böyle yaptıkça.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Bilg

June 15 2001, 12:54 PM 

Bu yaklaşım sana hiç yakışmıyor
Beraberce planlamadır tutturdun gidiyorsun
Yardakçılık iş birlikçilik teorileri kuruyorsun
Ki bunların gerçek dışı oldugunu söyledik

Gerçek değilken bunlara sapman iki olasılık getiriyor akla

ya konuyu dağıtmak için art niyetli davranıyorsun,
ya da paranoyaksın

hangisi?

 
 Respond to this message   

Bilg
(Login paksu)
213.153.175.62

Ne İşse

June 15 2001, 1:04 PM 

Birbirinizde on dakika ara ile başlıyorsunuz aynı yönde saldırmaya.

İlk verme kelimesini ben 7 mayıs tarihinde;

''Bu konuda herhangibir sorumluluk duygusu hissetmeyip canının istediği ilk insana bu özelliğini vermek.''

diyerek kullandım. Ondan sonra da sık sık tekrarladım. Kelmienin yakışıklı mı yakışıksız mı olduğuna hiç aldırmadan. Benim için kelimeleler değil fikir önemliydi.

Başka kelimeler ile oynaşmayı özellikle MGK başta olmak üzere tükettiniz en son geldiniz ''vermek'' kelimesine.

Fikriniz bu kadar zikriniz bu kadar onu anladık ta bu dakikalar farkı ile eyleme kalkışma olayınıza hangi gözle bakacaktım onu anlayamadım.

Fikir tartışması yapmaya başladığınız gün, karşınızdakini aptal sanmadığınız gün, polemikten başka karşınızdaki ile başedebileceğiniz fikirler üretebildiğiniz gün dönerim geri.

O güne kadar er meydanı sizin. Oynaşın durun istediğiniz gibi.

Bacak aranızdaki zara saygı duymam beyninizdeki zara saygı duyma mecburiyeti getirmiyor bana. Her organı kendi işlevi için kullanın lütfen.

 
 Respond to this message   
Sailor
(no login)
213.153.175.62

Şimdi bir bakalım

June 15 2001, 1:24 PM 

14 Haziran tarihli yazınızda diyorsunuz ki
Vermiyorsa değmediğinizdendir diyorum.....
Vermiyorsa hazır olmadığındandır diyorum....
Vermiyorsa istemediğindendir diyorum....
Vermiyorsa daha özel birini aradığındandır diyorum....
Vermiyorsa aldığı eğitimin hakkını veriyor diyorum....

"Vermek" kelimesi sık sık geçiyor.

Ben sonrasında gene 14 Haziran tarihli yazımda, ki başlığı "bekaret ve çarpıklık" şöyle bir cümle kuruyorum :
"Kafa yapısı bir kez böylesine yozlaşmaya görsün, iffeti bekarette, bekareti kızlık zarında arayan örümcek kafalar cinselliği “vermek” bağlamına indirger, nesiller de bu çarpıklıkla büyür"

Sonrasında siz 15 Haziran tarihi itibarı ile "Veren versin vermeyen vermesin. Verene hayran olunsun vermeyene lanet edilsin." buyuruyorsunuz, saat 10:24 itibarı ile.

MGK, 10:42 itibarı ile yazınıza tepkisini dile getiriyor.

Ben saat 11:11 itibarı ile saat 11:13'de post ettiğim görülen İngilizce yazıyı post etmek için girdiğimde bu boyutu farkedip, 14 Haziran tarihli cümlemi yineliyorum, çünkü yinelemek de fayda görüyorum.

10:42 ile 11:11 arasında 29 dakika fark vardır, ilkokul matematiğine aklınız basar sanırım.

Bu kadar detaylı açıklama vermemin nedeni altına saklandığınız art niyetinizi açıkça yüzünüze vurmak.

"Fikir tartışması yapmaya başladığınız gün, karşınızdakini aptal sanmadığınız gün, polemikten başka karşınızdaki ile başedebileceğiniz fikirler üretebildiğiniz gün dönerim geri."

Cümlenize cevaben, zavallık ve polemik örnekleri bu sayfadaki bütün yazılarınızda mevcut; bu mevcudiyet de sizi böylesine aciz ve açmazda bırakan zaten.

Olgunlaştığınız zaman sizi yine beklerim.

Güle güle








 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

Biraz da ben tribüne oynayayım...

June 15 2001, 1:51 PM 


Başından beri sadece bakire,bekaret zar ve buna baglı olarak da tabu,zihniyet,psikoloji olaylarını ele aldım.

Bir yazımda da bir vaka olarak yaşadıgım bir olayımı dile getirdim.Ve onu da yine olayın psikolojisine bagladım...

Bir kere iki olayı birbirine karıştırmaktan vazgeçelim.

Ben olaya toplumsal bakıyorum,benim bahsettigim saygı duymak ya da duymamak, hayatıma giren ya da girmesi muhtemel kişilere olan saygı degildir.
Orada partnerlar arasında anlayış ya da toleranslar devreye girer.

Bilg, sen basından beri beni uçkuruna duskun olarak bekarete karşı çıktıgımı ima edercesine yaklasıyorsun.Diğer bir deyişle sana göre bekaret uçkur düşkünü biri için bir engel...
Eger o iddia ettigin gibi bir fikre sahip olsaydım şunu teklif ederdim;

DOGUM ANINDA GÖBEGİ KESİLİRKEN ZARA DA MUDAHALE edilsin...

HAYIR...

Sadece bilgin olsun diye söylüyüorum,benim kendi uçkurum mevzu bahis olunca karşımdaki kişiye gösterecegim şeyin adı saygı degildir...Ben bir kişinin ÖZELLİKLERİNE saygı göstermem...SIFATINA da göstermem...BAKİRE bir sıfattır.Bir özelliktir..
BEKARETİ kendine tabulaştırıp bakireye de bir put gibi bakan bu yaklaşımını da sana seni tanıdıgım için YAKIŞTIRAMIYORUM...

Bende saygı kişinin davranışları ve bende bıraktıgı intibalar ile gelişir...Kıçındaki bir et parçasıyla degil...

Gunlerdir burada iki şeyi birbirine karıştırmandan bıktım ...

Bakire olarak yatakta partner adını alarak söz sahibi olmaya kalkan bir kadının DAVRANISINI TASVİP ETMEM diyorum...Kadının kendisi toplumda saygı deger biri olabilir...Ya da aşagılık bir kişilikte olabilir...Burada bu kişinin ŞAHSİ KİMLİGİ önemli degildir.

Önemli olan davranışlarıdır.
Ben bu davranışlara saygı duymam diyorum...
O KİŞİNİN KİM OLDUGUNUN DA ÖNEMİ YOK...

Zira, aslında düşünürsen konunun aslında saygı ile de alakası yoktur.

Dogru kelime tasvip etme,anlayış...hoşgörü...tolerans olabilir.
Bu da benimle partnerimi daha dogrusu kişi ile partneri arasındadır.

Ancak baştan beri olayın sosyal yonu ile ilgiliyim ben...

Evet...Olayın

Psikolojisi
Sosyal boyutu
Cinsel boyutu
Bireysel boyutu

bunları döktüm...

Bu konuları konuşurken kullanılan literature de ilginizi çektim...O bile çarpıklıklara bir ışık tutuyor dedim...
Şahsi aldınız uzgunum...
ANCAK BU KELİMELERİ KULLANAN SADECE SİZ DEGİLSİNİZ BİLG

"Düşkünlük"
"Korumak"
"saygı duymak"
"vermek"

...gibi kelimelerin kullanıldıgı bir terminoloji var dedim ve bunu dile getirdim...Bu terminolojiyi yaratan ziyniyette saygın bir zihniyet degil...Çagdaş zihniyetin yerden yere vurdugu bagnaz bir kafa yapısının ürettigi bir terminolojidir bu.Tabuların,çekingelerin,ilahlaştırmaların gizlendigi kelimeler...

Arkasından bekaretin muhafaza edilerek yaşanılan seks hayatının getirilerini ve götürülerini dile getirdim...

Bir kez daha söyluyorum....Bu kelimeleri Bilg degil bir başkası da kullansdaydı aynı tepkiyi verirdim.

Ben "ne" anlattgıma bakarım...Sizler "nasıl" anlattıgıma kafa yormaya devam edin...

Benim anlattıgım gayet açık...
Kısa cümlelerle bir kez daha...
Dediklerim;

*Bekaret olayı kadınlar uzerinde onları psikolojik olarak olumsuz olarak etkileyen bir tabusal toplum baskısı olarak kullanılmaktadır dedim.
*Bu baskı ile kadın özgür ve kendi iradesi ile hareket edememektedir diye iddia ettim.
*Bakire olarak bir seks hayatı yasayan kişilerde oluşabilecek negatif etkenler vardır dedim.
*Bekaretin bir handikap oldugunu anlattım.Nedenlerini ve sonuçlarını iddia ettim.
*Kadının "KENDİ" tercihi oldugu sürece bunun saglıklı ve normal oldugunu düşündüğümü soyledim.

Tüm bunları dile getiren yazılarımdan sonra bilg aga tarafından ortaya çıkarılan sonuca bakalım...

1-Tartışma ahlakı dedi...
2-Kelime cımbızladı dedi...
3-Oynaşan dedi
4-Tuzak kuran

Hani bekaret nerde???

YAZILAR BOYU Bilg efendinin saygısından bahsediyoruz.

Ayıptır...

Ben burada hakikaten bir yanılgımı anladım...

Bilg'in ortaya koydugu bu "saygı safsatası" ile çok buyuk bir vakit kaybettigimi düsünüyorum.

Bilg saygıdan bahsettikçe ve ben buna karşı çıktıkça ortaya aptalca bir mana çıkıyor..Bu manada şu; "Bilg in saygı duydugu her kim/kimler ise onlar saygın degildir" manası...

Benim yaptıgım tam bir saçmalık hatta bir gerizekalılık...
Bilg saygı duysa ne olur, duymasa ne olur...
Neyi degiştirir?

Yukarıda yazılarımda iddia ettigim,bekaret ve bakire kavramının toplum ve kişiler üzerinde;

A-Psikolojik
B-Sosyal
C-Cinsel
d-Bireysel

konularda fikiri olan karşıma gelsin...

Farzedin ki ben, Erbakan'ın sol daşagına degdirmeden güne başlamayan, taksim meydanında ibnelikten kulagı kesik pezvenkliğe terfi etmiş biriyim...

Siz yazdıklarıma bakın...

Evet bakın ne demişim...

Ben rahat hatunlar istiyorum dedim.Vermeyide vermemeyide (size ait terminoloji ile) kendi öz iradesi ile yapan...

Benim ya da onun, bunun, şunun, saygısının derdine düşüp korku yaşayarak degil...

 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
213.153.175.62

İlginç...

June 15 2001, 2:13 PM 

Bıktım şahsi ve kişisel iftira yuklu yazılardan...


Bakın işte yazılar orada...

Bekaret başlıgı altında

toplumsal
psikolojik
bireysel
cinsel

acıdan fikriniz varsa gelin karşıma...

Yoksa birbirinizi yemeye devam edin.

Birden fazla hemfikir olunca buna saldırı demek,
Yazı saat ve tarihlerinden manalar çıkarmak,
Geri planda dönen entrikaların oldugu gibi sanılarla iddialarda bulunmak,

bu saçmalaıklarla ugraşamam...

 
 Respond to this message   

(Login ececan)
213.153.175.62

to ver or not to ver..no comment

June 15 2001, 6:57 PM 

KADINLAR VERMEZZ!

*SAF BI ADAM OLDUGUNU ANLARLARSA NAMUSLUYUM AYAGINA VERMEZ ,SURUNDURUR

*ARKADAS AYAGINA VERMEZ

*KANKINE VERMISTIR VERMEZ

*PARAN YOKTUR VERMEZ

*ISIN YOKTUR VERMEZ

*ISIN COKTUR ILGILENMEZSIN VERMEZ

*IYI DAVRANIRSIN VERMEZ

*FAZLA USTUNE DUSERSIN VERMEZ

*ICIRMEZSEN VERMEZ

*FAZLA ICIRIRSIN VEREMEZ ( KUSAR MUSAR SAA-SOLA)

*ESKI ERKEK ARKADASINI HATIRLAR ESIR ALIR VERMEZ

*ISTEMEZSE VERMEZ

*HASTADIR VERMEZ

*USTADIR VERMEZ

*ILK GUN VERMEZ ( SEVIYORUM , CIKIYORUM OLAYINA
GIRILMISSE)

*EV KALABALIKSA VERMEZ ( ÖYLE ARKA ODADA FALAN KASAR)

*BODRUMDAYIZ (MUGLADA OLAN) VERIR SANIRSIN VERMEZ

*AYAKUSTU VERMEZ

*YAGMUR YAGAR VERMEZ

*SULAR AKMAZ HIC VERMEZ

*DEPREM OLUR KORKAR VERMEZ

* "ANNEMLER GELCEK " DER VERMEZ

*"ANNENLER GELCEK " DER VERMEZ

*UFF DER VERMEZ PUFF DER VERMEZ

*"GOBEGIN VAR " DER VERMEZ, ERITSENDE VERMEZ

*O BUNA VERDI BEN BU SALAGA VERMEM DER VERMEZ (AYNI KEFE KONMA OLAYI)

*AILECEK TANISYORSUNUZDUR VERMEZ ( FILANCA OROSPUYMUS .. OLAYI)

*ICINE ABUK BI CAMASIR GIYMISTIR REZIL OLCAZ DER VERMEZ

*BURCUNU BEGENMEZ VERMEZ (ASLANLAR SADIK OLMAZLAR OLAYI)

*KEDINI SEVER VERMEZ,KOPEGINI GEZDIRIR VERMEZ..( SIVISMA YOLLARI)

*KASARDIR VERMEZ

*KOY KIZIDIR VERMEZ ( 2+2 = 4 ETMEZ HALI BU IKI DURUM ICIN GECERLIDIR)

*OZEL OLMASSA VERMEZ

*ARAMAZSIN, ARAMAZSIN ICAP EDINCE ARARSIN: ANLARSA
VERMEZ" ARKADASIMA YAZILIYOSUN " DER VERMEZ

* " NIYE ARAMADIN " DER VERMEZZZZZ ( EN KLASIK ALISILA GELMIS HAL)

*GULDURMEZSEN VERMEZ

*GULDURURSUN " YAVSAK " DER VERMEZ

KISACASI KARDESIM,

*BU KADIN MILLETI VERMICEGI VARSA VERMEZ...

ece'nin notu: Almak varken niye versinler?

 
 Respond to this message   
MGK
(no login)
212.2.215.79

Azıcık,

June 15 2001, 8:06 PM 

yerli-yersız saygı duy,
üstüne düş,
Şak diye verirler...

Tribüne oynamakta budur zaten...


 
 Respond to this message   
jasmin
(no login)
213.153.175.62

Sonunda!

June 17 2001, 4:04 AM 

Sonunda duvara yazar gibi hissettim kendimi! Bilg'e yönlendirilen yazılar, sanırım yerine ulaşmıyor, başka bir boyut bir çıkarıma da varılamıyor.

Demek bundan sonra bir süre ben, saha müşahidi olmayı yeğleyeceğim, ya da burada yeni bir boyutta konuşulmaya devam edildiğinde katılımda bulunacağım.

 
 Respond to this message   
deniz
(no login)
64.12.104.43

Untitled

June 23 2001, 4:14 PM 

Universitedeyken birlikte oldugum genc ilk bana vermisti (Bu kelime hakkaten yakisiksiz duruyor:)). Ozel birisi icin beklemisti yani..Zari mari olmadigi icin erkegin bakiri tam bakir oluyor. Daha ileri gidemem diyip yari yolda birakmiyor adami hic. Benim sevgilim de oyleydi. Bana sorarsaniz bu insanin omuzlarina biraz yuk oluyor. Insana dusunmek istemese de sorumluluk veriyor. Bakire isteyen erkekler kendilerine cok guveniyorlar herhalde..

Bakire olarek yasamlarini surdurmeye gayret etmis insanlar taniyorum. Iyi okullar bitirmis, pek cok yeri gezip gormus, iyi is sahibi..Bunlardan birisi gecen yil evlendi, bu yil da cocuk sahibi oldu. yirmiyediyil boyunca seks yapmamak nasil bir avantaj sagladi hayatina merak ediyorum aslinda. Ya da cinsel yasamindan mutlu olup olmadigini. Ama bakmayin siz bunlar dayanikli oluyorlar. Bunca yil bir zari korumakta basari saglayan bu insanlar, evlilikleri iyi gitmese de onu muhafaza etmede de ayni basariyi gosterebiliyorlar.

 
 Respond to this message   


(Login dogan)
60.240.216.230

bekarET

February 24 2009, 6:45 AM 

bekarETi bilmemde

dogan sultan
çünki
o hala bekar
happy.gif

 
 Respond to this message   
Current Topic - Bekaret
  << Previous Topic | Next Topic >>Foruma Geri Dön  

kuruluş | kurallar | arşiv 1 | arşiv 2 | arşiv 3 | alternatif TEFSİR | alternatif MEALLER | linkler | e-posta

Copyleft © Temmuz 2000 - 2009

rss